14 Şubat Sevgililer Günü
Sevgi ve romantizm doruk noktasına çıkar bu günde. Bu günün adı çok da güzeldir; Sevgililer Günü. Her yılın 14 Åžubat’ında kutlanır. Her sevgiliye garip beklentiler, garip heyecanlar ve bolca da romantizm yaÅŸatır.
Sevgililer birbirlerine olan aşklarını çeşitli yollarla dile getirirler. Bu yolların en baskını çoğu zaman hediye almak olur. Hediyelerin içinde de bir kırmızı gül.
Bu güne kırmızı çok yakışır. Nasıl yılbaşında her yer karı simgeleyen beyazla süslenirse, bu günde de her yer kırmızıdır. 14 Åžubat’ın belirtgeç rengidir kan kırmızısı, daha doÄŸrusu kalp kırmızısıdır. Sevginin kalp denen organımızda doÄŸup, büyüdüğünü düşündüğümüz için…
Benden duymuş olmayın ama aşkın, sevginin kalple pek fazla bir bağıntısı yoktur. Daha ziyade tüm soyut eylemlerin mucidi beyin sorumludur sevgiden, aşkdan. Eğer amansız bir hastalığa yakalanmış gibi bir kişiye sevdalanmışsanız bu kalbinizdeki bir yara değil, beyninizin size oynadığı bir oyundur.
Aslında, böyle bir günü, romantizmin dışındaki ifadelerle tanımlamak yasaklanmalıdır : ) Yılda bir kere sevginin en ön planda olduğu bir günü gölgelemek kimin haddinedir? Ayrıca yıl boyunca esnafların beklediği 14 Şubat hareketlenmesine de laf ettirmemeli. Esnaf bugün sevgilisinden bağımsız bir gülümseme ile gider evine. Cepleri dolu : )
Dünya genelinde “Valentine’s Day” yani “Valentine’in Günü” olarak bilinen bu günün ortaya çıkış nedeni olarak 3. Yüzyıl’da yaÅŸamış Valentine adlı bir din adamı olarak gösterilir. Daha önceleri dini bir gün olarak anılan 14 Åžubat, Orta ÇaÄŸ’a gelindiÄŸinde bazı nedenlerden dolayı romatizm ve aÅŸk ile baÄŸdaÅŸtırılmıştır.
Bu nedenler hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, rivayetler İngiltere ve Fransa’da 14 Åžubat’ın kuÅŸların çiftleÅŸme günü olarak da kabul edilmesi nedeniyle, “Valentine’in Günü” ile zaman içinde kaynaÅŸtığı öne sürülür.
Ta ki 1900′lü yılların ortalarına kadar dini takvimlerde önemli gün olarak sayılan 14 Åžubat 1969 yılında dini takvimden çıkarılmış ve günümüzdeki “Sevgililer Günü” halini almıştır.
Tüm sevgililerin, sevenlerin, yanı başında elini tutup, sarılabileceği, gözlerinin içine bakınca kanını hareketlendiren birine sahip olan herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun.
Böyle birisine artık sahip olmayan ya da yakın zamanda kaybedenler için de bu gün bir hatırlatma günü olsun. Hayalinizi, eski sevgilinizi düşünün. Üzülerek deÄŸil ama. Gözünüzden bir damla yaÅŸ gelebilir, sorun deÄŸil. EÄŸer o damla gülümseyen dudaklarınıza deyiyorsa…
Yaşadığınız güzel günlere sevinerek, o günleri, o mutlu anları sevdiğinizle birlikte yaşadığınıza şükrederek hatırlayın bu günü. Hatırlayın ki, bir dahaki sefere elinize böyle güzel bir şans geçtiğinde değerini bilerek hareket edin.
Yılın kalan günlerinde de, ömrünüzün kalan yıllarında da sevgili kalmanız dileÄŸiyle…
14 February 2007 | İlgili Olduğu Konular »

Sevgi Çankaya
Sevgili Selim, yazını okudum. O bahsettiğin gözyaşlarımı tutamadım.
Ben de canımdan çok sevdiğim eşimi, 1.5 yıl oluyor, kanser hastalığı nedeniyle kaybettim.
Sadece sevgililer gününde değil, ben onu her an hatırlıyorum. Ve tanrıma şükrediyorum ki, bana 34 yıllık güzel bir evlilik ve iki evlat verdiği için.
Bu hastalığa doktorlar 6 ay süre verdi. Benim sevgim onu 2 yıl yaşattı. Bunları niye söylüyorum, kendimi acındırmak için değil, sadece günümüz gençlerinin sevginin ne olduğunu düşünmeleri ve her şeyi maddesel anlamda algılıyan bu dünyada biraz olsun düşünmeye sevk etmek için.
Ne olur yaşıyorken birbirinizi sevin ve sadece sevgililer gününde sevgilinizi hatırlamayın.
Gerçekten yalanı yaşadığımız dünyada manevi değerlere önem verin. Son olarak bu dünyayı hem kendiniz için, hem de çevreniz için yaşanır kılın.
Size ve okuyan herkeze sevgiler, sevgiler, sevgiler.
15 February 2007