Gerek Güney Kampüs’te gerekse Kuzey kampüs’te, deli danalar gibi, bir ordan bir buraya koÅŸan, suratlarında sahte bir telaşın izleri olan, çogu zaman üzerinde “Adventure” yazan beyaz t shirtlerle, beÅŸ altı kiÅŸilik arka arkaya geçmiÅŸ bir düzen içerisinde, Fantasy Role Playing adlı oyunu, büyük bir gaz ve ilgi çekme amacı içerisinde gerçekleÅŸtirmeye çalışan, Bogaziçi Üniversitesi “dikkat çekme” alanında okuyan öğrenci modelleri.
Bahsi geçen beÅŸ altı kiÅŸilik sıranın en önündeki bireyin elinde telsiz vari bir edevat bulunur. Digerleri bir masterın arkasından koÅŸarcasına körü körüne onu takip ederler. Çogu zaman, “AraÅŸtırma yapmalıyız”, “Åžunu bulmalıyız”, “Aman tanrım ne yapacagız”, “Kahretsin yetiÅŸemeyecegiz” nidaları arasında bilgisayar lablarına dalarlar, sinir edicidirler, kendilerini bir bok yiyoruz sanırlar.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 27 May 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Sabahın beşinde, 5 kmlik bir yolun 4. kilometresinde, her iki tarafı da ağaçlı olan bir yolda, kaldırıma yakın bir çizgi üzerinde, aşagıdan yukarıya doğru, ölmüş bitmiş bir şekilde pedal çeviriyorken ve arada bir baygın gözlerle yolu kontrol ediyorken birden Freddy Krueger misali kaldırımdan yola atlayıp, o şişman vucudu ile incecik tekerinizin altına girmeyi başaran birey tipi.
3 kilometre/saat hızla ilerleyen bir araçla -araç dediÄŸimizde çelimsiz bi pisiklet yani- tokuÅŸan yaÅŸlı teyzemiz, kaburgalarının kırıldıgını, omuriliÄŸinin yerinden çıktıgını ve hatta hatta hamile kaldıgını iddia ederek sizin paranızla bir güzel check-updan geçer, “sapasaÄŸlam” çıkar. Üzerine bir de para ister tedavi için.
Yayınlanma Tarihi: 22 May 2003 | İlgili Olduğu Konular »
İlkokul şakalarına alet olur çogu zaman.
Eblek bir akradaşınız vardır, sinir edici, bayat şakalar yapmakla görevli. Bahçede otların içinde bankta oturuyorsunuzdur, ne talihdir ki o eblek arkadaşınız gelir ani bi hareketle pisipisi otunu kolunuzun içine sokar, başlar sürtmeye.
Pisipisi otunun doÄŸası gereÄŸi, ot sürtündükçe yukarı yukarı çıkar. Taaa ulaÅŸamayacagınız yerlere. Eblek ÅŸey bundan büyük bir zevk alır. Sinir sinir güler. Bununla da yetinmez, birkaç kiÅŸiye olayı anlatır. Gerekirse parmağıyla “Åžurdaki salak varya…” giriÅŸli cümleleriyle karşıdan katıla katıla gülerler. Allap belanızı versin. Töbe töbe…
Yayınlanma Tarihi: 17 May 2003 | İlgili Olduğu Konular »