Her normal insanın içinde birazcık da olsa hissetiği duygudur.
Çocukken savaşcılık oynamamız da bu türden bir duygunun göstergesidir. Bazılarımız şiddeti izlemekten zevk bile duyuyor ve bunu açıkca belirtiyor iken, bazılarımızın şiddet sahneleri çıkartılmış film gibi yaşanan bir savaşı takip etmeyi özlemesinin yadırganması oldukça garip doğrusu.
YaÅŸ itibari ile öncelikle Birinci Körfez Savaşı ardından da İkinci Körfez Savaşı’nın etkilendiÄŸi olgudur. Belki bir itiraf belkide olagan bir açıklama olarak; SavaÅŸ ile ilgili haberler duymak, desteklenilen tarafın cesaret verici baÅŸarıları*, küfredilen tarafların birbirine düşmesi*, zaman zaman duyulan aptal öteki savaÅŸ hataları* ile ağır bi özlem duyuluyor savaÅŸa. Evet insanlar ölüyor, herkes acı çekiyor ama bunu bir de alter egoya sorun.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 24 July 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Åžehir karmaÅŸası, toz, kir ve benzeri nedenlerle durmaksızın kirlenen saçları ve bu yüzden içine dert oturan diÅŸiler betimlenirken de kullanılan bir herekettir. “Ulan evden çıkarken mis gibi yıkadım, iki dakkada pasaklı olduk…Offff ben ÅŸimdi napıcaam” anlamındadır.
Reklam bu yaa, çözüm açıktır. Hemen “misgibi” ÅŸampuanı kullanılır. TozmuÅŸ, kirmiÅŸ hiç takılmaz. Üzerinize bi kamyon kum bile dökülse, ÅŸampuanınız sizi tüm etkilere karşı korur, derinlemesine temizler. İki haftada kepeklerden arırdırır. Zaten, burnunda koca bi et beni olan, “kıh kıh kıh” gülen, sivri çeneli, pasaklı saçlı bir cadının yaptıgı iksirdir o. Hatta formülü çok çok çok gizlidir.
Yayınlanma Tarihi: 21 July 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Yağmurlu ve gökgürültülü havalarda paranoya yaratan bazen de gerçeğe dönüşen korkunun tek nedenidir.
Dilinde piercing olan bir Ingiliz, Yunanistan’da yaÄŸmurlu bir havada dolanırken, başının üzerine yıldırım düşüyor ve kızımız çayır çayır yanıyor. “Hebe hübe” ÅŸeklinde konuÅŸmaya baÅŸlıyor. Aman yarabbi…
Dikkatli olmakta yarar var. Şekil yapayım derken kömür aluvermek istemez kimse herhalde.
Yayınlanma Tarihi: 14 July 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Net cafelere sabahın köründe yerleÅŸip, yok Dust‘tı, yok Assault‘tu, yok fragdı diye kasıp, gece yarılarına kadar oturdugu yerden kalkmama sonucu pekala döt bölgesinde çıkabilecek olan yaradır.
Bir de bunlarla yetinmeyip, 10-15 dakıkalıgına cafeye gelenlerin kulak saÄŸlıgını “Arkandaaaa arkandaaaaa”, “Olm sana sadece bıçakla geliceksin demedik mi”, “Aaaaa sitecem ama, sotecisiniz be!”, “Ayna yapıyosun”, “Ah be mermi bitmiÅŸ”, “Abi kanas var sag sol yap” gibi inleme ve bağırtılarla tehdit etmekte olan kiÅŸiler bu tip yaralar çıkarırlar. Göz bölgesinde.
Yayınlanma Tarihi: 12 July 2003 | İlgili Olduğu Konular »