Üçü, beÅŸi, yirmibeÅŸi, yani dahili numarayı tuÅŸlarsınız, ÅŸuh bi hatun konuÅŸmaya baÅŸlar. Ya “baÄŸlanıyor” der ya da bulundugu mevkinin adını söyler. Alttan da çogunlukla Mozart’ın 40. senfonisi çalar.
İki saniye konuÅŸursunuz, “Tamam baÄŸlıyorum”la birlikte duymaya baÅŸlarsınız. Her karşınıza çıkan, “BaÄŸlıyorum”larla sizi bu melodiye yönlendirir. Her karşınıza çıkan yönlendirilmiÅŸ olduÄŸunuzdan habersiz, sanki direk onu aramışsınız gibi “KardeÅŸim bunun için beni mi aradın yani” der gibi cevap verir ve hemen “sizi bilmem kime baÄŸlıyorum” diyerek daha önce yönlendirilmiÅŸ olduÄŸunuz birine yönlendirir, “Dur aman… o deÄŸil… yapma” demeye kalmadan. Bu dögü siz melodiden sıkılana dek devam eder gider…
Yayınlanma Tarihi: 30 November 2003 | İlgili Olduğu Konular »
2005′te Montoya‘nın Mclaren ile sözlenmiÅŸ, niÅŸanlanmış olmasıyla “Yaa iÅŸte artık Coulthard gelecek sezon boku yedi. 2005′te kesin takımdan kovulacak” gibi ithamlarda bulunan arkadaÅŸların biraz daha geçmiÅŸe bakmaları gerekir.
F1 öyle iki üç hadisenin anlık etkileÅŸimi ile ÅŸekillenen bi spor olmamış bugüne kadar. Birikimler sonucu transferler gerçekleÅŸmiÅŸ, ortamın nabzı tutulmuÅŸ, sponsorlara sorulmuÅŸ…
Åžimdi bu arkadaÅŸlar Coulthard’ın takımdan ayrılması hadisesinin Montoya’nın transferine mi baÄŸlıyorlar? Sanırım. Fakat eksik hem de çok.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 30 November 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Aydın’ın Sultanhisar ilçesine baglı, fakat baÄŸlı bulundugu ilçeden daha çok nufusu bulunan, Atçalı Kel Mehmet’i ve ÅŸehir planı ile ünlü küçük, ÅŸirin bir kasabadır Atça.
Åžehir planın Paris’in bir kopyası olmakla birlikte, sokaklarının temizligi ve yeÅŸilin bollugu ile dikkatleri çeker. Bu ÅŸirin yerin sınırları bir çember ÅŸeklinde çizilmiÅŸtir. Birbiri ile 45 derece açı yapacak ÅŸekilde düzenlenmiÅŸ sekiz ana cadde ve bunları dik kesen küçük sokaklardan oluÅŸmuÅŸtur. Yukarıdan bakıldıgında dilimlenmiÅŸ pizza’yı andıran bu planda çemberin yani yerleÅŸim biriminin merkezinde yeÅŸilliklerle çevrili yine yuvarlak olarak dizayn edilmiÅŸ bir park bulunur.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 30 November 2003 | İlgili Olduğu Konular »
Masturbatif bir kiÅŸiliÄŸe sahipken, yaÅŸ kemale ermemiÅŸken, Almanlardan öğrendiÄŸimiz kadarıyla, esas hadisenin öncesinde yapılan bir aktivite idi. “Hadi bitse de…”, “Abi iÄŸrenç yaa, ben partnerime imkansız böyle biÅŸi yaptırmam!!” ÅŸeklinde cümleler kurdururdu.
Daha sonra belli tecrubelerin ardından, bu atraksiyonun sadece filmin “SaÄŸdan say” sırasını bozmamak için gerçekleÅŸtirilmediÄŸini, hatta prezervatif abimizin olmadığı kuru ortamlarda illaki gerekli olduÄŸunu, “acı” tecrubelerle öğrendik.
Fakat hala Almanların bu eylemi neden 25-30dk gibi sonsuz bir sürede gerçekleştirmekte ısrarlı olduklarını anlamış değilim.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 30 November 2003 | İlgili Olduğu Konular »
2002 Kore-Japonya dünya kupasında kale önünde oluşan ve şutla sonuçlanan her atagı yukarıdan aşagıya hızla hareket ederek yakalamaya çalışan eblek kamera. Karizma yaratıyor bir bakıma.
Serbest vuru$larda ya da ceza sahası dışından çekilen, falsolu bir ÅŸekilde hareketlenip, aÄŸlarla buluÅŸan topun en iyi takip edildiÄŸi kamera çeÅŸidi. Bir diÄŸeri de üstten çekimdir. Her iki görüntüde de haz seviyesi bir hayli üst limitlerdedir. Tekrar tekrar izlenesi, “ooooaaaaaahhhh” denilesidir.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 11 November 2003 | İlgili Olduğu Konular »