Tarihte bi çok kaliteli grubun başına gelmiÅŸ bir hadisedir. Özenti birey söz konusu grubun çok popüler ve karizma yükletici etkisini farkettikten sonra hemen koyu bir fanı oluverir grubun. Fakat “Hangi albumlerini beÄŸeniyosun?”, “Sence ilk albumleri mi güzel son albumleri mi?”, “Ben en çok ‘Six Degrees of Inner Turbulence’ albumünü seviyorum ya sen?” sorularınının tümüne “Yaa valla çok haklısın ben de ÅŸimdi aynısını sölicektim… Çok kaliteli grup hastasıyım… eee… Bizim eve gidelim mi… Su yatagım var” tadında cevaplar verir. Söz konusu grubun adını kirletir. Dışarıdan bakıldıgında bu grubun tüm fanlarının içi boÅŸ izlenimi verir.
Ortaokul Metallicacıları da bu türden bireylerin oluşturduğu bir topluluktur.
- dream theater seviyorum…
- hmm
- oldu mu?
- ne oldu mu…
- ama bana direk etkisini gösterir demiÅŸlerdi. hayret… metallica seviyorum?.. müslüm baba?
…
- dt seviyorum
- peki seviÅŸelim
Yayınlanma Tarihi: 27 Åžubat 2004 | İlgili Olduğu Konular »
Evlerinde evcil hayvan besleyen sahiplerin soyunduğu roldür.
Misal solucan besliyor tanrımız; ilk olarak evreni yaratma sürecine girer. yaratacağı evren camdan olacaktır ve en sevdiği sayı miktarında günde yaratmalıdır. camcıya sipariş verir;
- selam hayri abi bana 100×50x20 boyutlarında bi akvaryum gibi biÅŸey yapar mısın?
- peki…akÅŸama iÅŸten dönüşte hazır olur…
- yok akÅŸama olmasın…13 gün sonra gelir alırım ben…
13 gün gün sonra camcıya gider. ol der ve evren olur. evreni kolunun altında evine götürür. uygun bi köşeye koyar. yaratacagı evren sumilasyonu gerçekçi olsun diye, üstün güçleri ile bahçeden humuslu toprak alır ve evrenini daha bi geliştirir.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 17 Åžubat 2004 | İlgili Olduğu Konular »
Sözlükle* ilk kez tanışan bitirici-aceleci bireylerin endişesini belirtir. Istedikleri; her şeyin kendi kontrollerinde olmasını sağlamaktır. Daldan dala atlamak istemezler. Başladıkları bir işi yarım bıraktıklarında sinir olur, geceleri uyuyamazlar.
Sözlük onlara göre bi yer değildir. Sözlüğü bi oturuşta bitiremezsin. Hadi haftalarca aç susuz uğraştın bitirdin, ruh hastasısın ya. Ertesi gün bi bakarsın yeni bişiler daha yazılmış. Sinir olursun.
Çok düzenli tertiplisin ya, alfabetik sırayla baÅŸlarsın. Bu kez bkz’lar iÅŸi bozar. Tüm bkz’ları bi kagıda yazarsın unutmamak için.
Sonra çok ilgilendiÄŸin bir baÅŸlık görürsün saatlerce okur okur okur, istemeden de olsa bkz’lara dalar geldiÄŸin yeri unutursun saatler sonra. Kendini labirentte kaybolmuÅŸ çaresiz bi fareye benzetirsin ki bu fıtratına uymaz. Öyle deÄŸil mi? Çünkü dünyanın orijin noktası sensindir. Tabi haklısın.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 16 Åžubat 2004 | İlgili Olduğu Konular »
Zamanında Türk-Yunan iliÅŸkilerini geren bir hadise olarak tarih kitaplarında -Kemal Kara‘nın liselerimizde okutulan kitaplarında olmasa da- yer almıştır. Ki hemen sonra Kardak Krizi meydana gelmiÅŸtir. Bu zincirleme reaksiyon ve tepkimelerle ÅŸu sıralar Avrupa BirliÄŸi kapısında yalvarır durumdayız. Hep bu yüzden.
Bahsi geçen dalgıç amcamdır. Zavallı Murtaza amcam dalmaya, yüzmeye, kurbalamaya, döt yanaklarını yüzgeç olarak kullanmaya çok meraklıydı. Yine bu meraklı gunlerinden birinde Izmir‘den denize giren amcam öyle bi dalmış ki, kafasını suyun üzerine çıkardığında kendini Yunanistan kıyılarında bulmuÅŸ.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 07 Åžubat 2004 | İlgili Olduğu Konular »