• Categories

Yönetmenin kendi filminde başrol oynaması

Bazılarının inancına göre, bir gün gelecek ve tüm hayatımız boyunca hem yönetip, hem de başrol oynadığımız filmleri herkes en ince ayrıntısına kadar izleyecek.

Farkı, bunun bizi mutlu etmemesi. Filmin gişe rekorları kırması o an için pek önemli olmayacak malesef. Daha ziyade, kimse bilmeyecek, kimse görmeyecek diye rahatça çektiğimiz çirkef, rezil sahneleri herkesin izleyecek olması bize soguk terler döktürecek. Keşke sadece terle kalsa…

(bkz: Dünya benim)

İlgili Konular: , , ,

Rubens Barrichello

2002 Ingiltere gp’de bir destan daha yazıp, hem altındaki aracın gücünü, hem de kendi yetenegini kanıtlamış sürücü.

Formasyon turunda aracını çalıştıramayınca 21. cepten start aldı, 2-3 tur içerisinde ilk on arasına girdi, hatta yagmur bindirmeden biraz önce 7. sırayı kapmıştı. Daha sonra hem takımının dogru lastik seçimi, hemde kendi sürüş kabiliyeti ile yükselişini devam ettirerek poydumda ikincilik kürsüsünü kapmıştır.

2004 yılına kadar Ferrari ile kontratı bulunan sürücü. Takım yetkililerinin yaptıgı açıklamalara göre, takım emirlerine boyun eğen ve Michael Schumacher’in şampiyonluguna seve seve katkıda bulunan Barrichello ile 2004 sezonundan sonra da devam etme yolunda görünüyorlar.

2003 Avustralya gp’sinde 6. turda yariş dışı kalmasini “head and neck support system”in verdigi aci dolayisi ile yarisa konsantre olamamasi olarak gostermistir (bkz: #2220774).

Michael Schumacher ile pardon Ferrari ile iki[2] yıllık bir anlaşma imzalayıp “Peki…sucu mahiri iki yıl daha şampiyon yapmak için çalışıcam” demiştir.

Sinemada meydan savaşı oncesi sahneleri

Güçsüz ordunun cengaver komutanı kıyıda köşede düşünceli bi şekilde bekler önce hazırlıklar yapılıyorken; “Hay skim… Heriflerin mancınıkları varmış yahu. Biz bu kıçı kırık çapulcularla ne bok yicez. Hayır bişi diil daha iki üç sahne önce öğrendi bunlar kılıç tutmasını”

O beklediği yerde koskoca komutanı kimse farketmez sanki. Birisi bile gelip “Ne o tek taşşak… Tırstın mı? Ne bu hal?” demez. Herkesin yapılacak, planlanmış bi işi varmış gibi koşuşturur. Ha, birini tutup sorsan, “Nedir bilader, ne koşuyon, nereye koşuyon?” desen “Valla yönetmen kameranın ordan paralel karşıya koş dedi, koşuyorum” der anca.

» Yazının Devamı

İlgili Konular: , , , ,

Çamlık

Halka açık, piknik yapılabilen, yarı çakıllı pilajına arabalarla (bkz: Renault 12 Toros) günübirlik gelip serinlerken, eblek deniz şakaları yaparken, plajda anneler fistanlarını dizlerine kadar çekmiş kenardan sular geldikçe “oho oh ohşş oyy ıhşş” diye diye yürüyerek zıplarken, yankesicilerin büyük bi ustalıkla arabadaki tüm değerli eşyaları bir yılan sissiliğiyle yürütüp, soğana çevirebildikleri bir yer. Nerde olduğu önemli değil. Türkiye sınırları içinde oldugu taktirde olur, başa gelir bu. Her zaman.

Hayır giyecekleri, gömlekleri, donları bilmem neleri neden yürütüyosunuz, iyice kelaynağa ceviriyosunuz adamı. Bu kadar da göstere göstere t.şak geçilmez ki… Not bıraksaydınız bi de; “Arbanızı da çalacaktık ama, belli ki uzak yoldan, gurbetten gelmişsiniz acıdık”

Cam göbeği

Daha beş-on seneye kadar en çok kullanılan iç çephe duvar boyası renğiydi bu. Camiler, eski evler her yer, her yer… “Nasıl bu kadar sevilir oldu bu acaba?” diye merak ediyoruz mine gibi soğuk, ciddi, tatsız bir rengi tercih eden günümüz insanı olarak. Bilindiği gibi yeşil dinginliği, otu, ağacı, müslümanlığı temsil ediyor. Ve işte eski insanlar da seçimlerini belki kasıtlı belki bilinçaltının bi etkisiyle bu renkten yana kullanıyorlardı. Belki de her yerde bu rengi görüyor ve topluma uyum sağlıyorlardı.

Şimdi hala ellerinde baston, zorlukla yürüyen, fakat yüzünde acımtırak bir gülümseme ile şehrin bi ucundan diğer ucuna sadece bu renk duvar boyası almak ve kendi kendine boyamak, başkasına yük olmamak için 3 saati gözden çıkarmış, tonton teyzeler seçerler kullanırlar bu rengi. Oğlu, kızı büyük şehire gitmiş, sözde büyük adam olmuştur.

» Yazının Devamı

İlgili Konular: , , , , ,

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.