Atıp tutan internet siteleri künyelerini açıkladıkları anda kararıyorlar.
Superpoligon.com‘da ÅŸu ibare var;
“ÅžiÅŸli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.07.2005 tarihli 2005/112 No’lu kararına istinaden WWW.SUPERPOLIGON.COM isimli internet sitesine eriÅŸim engellenmektedir.”
Superpoligon’un ardından Medyatava ve Medyafaresi adlı siteler de künyelerini açıklayacaklarmış. Büyük ihtimal onlara da dava açılacak ve aleyhlerine sonuçlanacaktır.
Ertuğrul Özkök de internet medyasında yaşanan bu devrimi olumlu bulduğunu söylemiş.
Åžahsi fikrim “yalan haber”lerin nerede olursa olsun ortalığa yayılması medya etiÄŸine aykırı olduÄŸunu düşünüyorum. Internet’te sansür hoÅŸ deÄŸil ama hakedenler cezalarını çekmeli bence.
Yayınlanma Tarihi: 23 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Sen git o kadar elektronik bir robot ol, hatta çeÅŸitli renklerdeki arslanların gerçek anlamda, fiziksel olarak birleÅŸmesinden oluÅŸ, sonra da bildiÄŸimiz kılıç kullanarak savaÅŸ…
Ilk sahnelerde “kötü”lerin her bölümde yeni geliÅŸtirdiÄŸi robotu genellikle “IÅŸte ÅŸimdi iÅŸimiz bitti” karamsarlığına kapılacak kadar güçlüdür. Fakat bizim arslanlarımızın arasındaki arkadaÅŸlık baÄŸları o kadar güçlüdür ki, Voltron’ın kılıcı dünyayı yokedebilecek güçteki “kötü robot”u ikiye böler mutlu sonla biter.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 22 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İkizdir bunlar. Zavallı esas kız kendini yarı çıplak yatak odasında bulmadan önce “Nuri” zengin, centilmen, nazik tavırları ve vaadleriyle topu ceza sahasına kadar getirir. Daha sonra Alço’ya “Al da at” dercesine bir pas atar ve Alço da zamanın Tanju Çolak’ı gibi çok klas bir son vuruÅŸ ile fileleri havalandırır.
Esas kız, elleri yüzünde (göz yaşı akıtamadığı belli olmasın diye) “Nolucak benim halim” diye nevresim takımına sarılı bir ÅŸekilde aÄŸlarken, Alço kıza kıçını dönmüş, pantalonunu kaldırmakta ve aynaya bakaraktan kravatını düzeltmektedir. Daha sonra sigarasından derin bir fırt çekerekten “Aptal! Senin gibi bir zavallıyı film yıldızı yapacağımı mı sandın! haha!” diyerek uzaklaşır gider.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 22 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Tercih yapacak arkadaşlara nacizane bir öneride bulunmak istiyorum. Öncelikle ilgi alanınız ile şekillenmiş bir amaç belirleyin kendinize. Üniversite bir amaç değildir.
Yani -ben bu hataya düştüm diye söylüyorum- puanınıza göre tercih yapmayın. Amacınız doğrultusunda bir tercih yapın.
Misal ÖSS birincisi oldunuz. Ve en yüksek puana sahip Boğaziçi Üniversitesi Endustri Mühendisliği -bizim zamanımızda bu bölüm en yüksekte idi- bölümüne puanınız rahat rahat yetiyor. Ama 10 yıl sonra kendinizi mühendislikle alakalı bir işte bulmak istemiyorsunuz. Rica ediyorum mühendislik tercihi yapmayın.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 20 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Universite seviyesinde olanlarımız dahil, bir çoÄŸumuz evreni açıklamaya yönelik ortaya atılmış bir çok teoriden haberdar olmasak da, bunlar bizim “meslek sahibi olma”, “çok para kazanıp zengin olma” gibi emellerimizin doÄŸrultusunda olmasa da uzun zamandır deÄŸinmek istediÄŸim bir konu idi bu “Akıllı Tasarım Teorisi”.
Bu teori ÅŸimdilik bize çok uzak gibi dursa da içinde bir Türk‘ü barındırıyor olması ilginizi çekebilir diye düşünerek sizin duyularınızı kandırarak baÅŸlayayım istiyorum; Mustafa Akyol
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 19 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »