» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


YaÅŸasın! Satıyorum… Sattım!

Arabic Telekomun (eski adı Türk Telekom) patronu ismini telafuzda zorlandığım bir ÅŸahıs. Bu muhteremin devlete ve millete sözü vardı. Yüceler yücesi maliye bakanımız -ki Allahu Teala asla başımızdan eksık etmesin- Türk Telekom’u satarken aynen şöle bir ÅŸey demiÅŸdi. Bilmem hatırlayan var mıdır; “%25′lik KDV düşecektir”. Hani Kemal amca düşen bir ÅŸey olmadı? Aksine adamlar döşedikçe döşüyor.

Ha bu arada, unutmamak lazımdır, Kemal amcamızdan Allah razı olsun “Devlet tüccar mıdır ki” demiÅŸti. Åžimdi yurt dışındaki ülkelere baktığımız zaman Zambiya’da dahi Telekom’un yüzde 51 hissesi devlete aittir. Ve yerli yatırımıcı ortakdır. Kemal baba devlet tüccar deilse o zaman seni TMO’yu (Toprak Mahsülleri Ofisi) da satmaya davet ediyoruz.

» Yazının Devamı

Korsan ürünler

Tüm dünyada korsan ürünler çok yaygın. İnsanlar neden korsan ürünleri tercih ediyor? Ayrıntılı ve derin düşünmeye gerek yok:

1- İnsanlara pahalı geliyor.
2- Cd, kitap ve bilgisayar oyunu gibi ürünler çok daha ucuza aynı işlevi görüyor. Aynı kaliteyi veriyor.

İnsanlar zengin bile olsa, bu tip durumda ucuz olanı tercih eder. Hele de ortada insanların sosyalliÄŸini, popülerliÄŸini, özgüvenini okÅŸayacak; “marka olma” durumu yoksa.

Ancak tabiki bu her ürün tipi için geçerli değil. Mesela giyim. Marka olma mevzusunun en yoğun yaşandığı ürün tipi.

» Yazının Devamı

İlgili Konular: , , , , , ,

Danıştay saldırısı ve siyasi süreci

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yıllardır toplumun en büyük sorunlarından olan “türban sorunu”yla uÄŸraşıp durmaktadır. Kimi zaman bu soruna bir çözüm mahiyetinde bazı çalışmalar olmuÅŸÅŸa da, bu çalışmalar çok yavan kalmış ve soruna radikal bir çözüm getirememiÅŸtir.

Türkiye’nin içinde bulunduÄŸu bu durum aslında bazı çıkar odaklarının iÅŸine gelse de Türkiye halkını hiç de memnun etmiyor. Zira halk huzur istiyor, barış istiyor ve en önemlisi inandığı gibi yaÅŸamak istiyor.

Türban sorunun çözülememesinin altında yatan en büyük neden, siyasal ve ekonomik elitlerin devlet aygıtları üstündeki görünen ve görünemeyen baskılardır. Bunun felsefesinin temeli ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında atılmış olan “Halk için, halka ragmen” desturudur. Bu felsefede halk, ikinci plana atılmakta ve tamamen elitlerin isteÄŸi yerine getirilmektedir. Sorun da burada; Madem demokratik bir devletiz neden “halka ragmen”? Hakla beraber olamaz mı?

» Yazının Devamı

Gazete köşelerinde blog havası

Ülkemizde, kariyer sahibi olan ya da olmayan birçok kişi son bir yılda yeni bir alışkanlık kazandı; blog takibi. Bu alışkanlık başlı başına bir mesai haline geldi.

Kahvaltı masasına oturup, bacak bacak üstüne attıktan hemen sonra çayımızdan bir yudum alırken gözattığımız gazetenin yerini dizüstü bilgisayarımızda açık bulunan bloglar almadı henüz ama ben ilerisi için bu değişimin farklı bir yapıda gerçekleşeceğini düşünüyorum (Bkz: Görüyorum. Medya evrilecek). Gerçekleşeceğini düşündüğüm bu değişim, klasik medyanın taşlarını sallayacak.

“Blog kültürü” medyanın sunumunu etkileyen ve ileride de etkileyecek olan önemli olgulardan biri. Ülkemizde de blog kültürü yalnızca “blogcu”lar ile desteklenmekle kalmıyor. Sendeyolla.com bu kültürün kurumsala yansımış ve bir ürüne dönüşmüş ilk örneklerinden. Hürriyet gazetesinin bir iÅŸtiraki. Vatan gazetesi de okurların katılımı için internet sitesi içerisinde bir komunite blogu açmış durumda.

» Yazının Devamı

Laiklik

Fransızca’dan dilimize geçmiÅŸ ve din ve devlet iÅŸlerinin ayrılması manasındakı bu kelimenin aslı Latince “laicus” yani din adamı olmayan kimse, din adamı dişında kalan halktır.

Atlantik ve sanayii devrimlerinin arkasındaki esas iteneklerden biri de kilise ve feodalitenin saf dışı bırakılması gerçeğidir ki Avrupa teknolojik kalkınmayı böyle başarmıştır. Ama şu unutulmamalı ki büyük Fransız devriminin akabindeki mahkeme mantığı devrimin amacına ulaşmadığı fakat kilise ve derebeyliğin önünün kesilmesi teknolojik devrimin önünü açtığı muhakkaktır. Kilise muharref bir dini baskı aracı olarak kullanmakla ve para merkezli yapısıyla ilerlemenin önüne engel teşkil ediyordu.

» Yazının Devamı

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.