» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Bilim ve Teknolojinin Sonuçlarının Kontrol Edilebilirliği

Bir önceki yazıda insanlığın Dünya üzerinden silinmesinden sonra, yaşanması muhtemel evreleri oldukça çekici görüntüler eşliğinde veren bir belgeselden bahsetmiştim. Gerçekten çok etkileyici idi.

Yine aynı yazıda, gelen yorumlarla birlikte insanlığın gelişmişliğinin kendi varlığına olan tehdidinden de bahsetmiştik. Acaba gerçekten böyle bir şey gerçekleşebilir mi?

İnternet ile birlikte insanoğlunun bilgiye ulaşmasının ışık hızına yakınsadığını varsayabiliriz. Şöyle düşünün; onlarca yıl önce, bilgiye ulaşma gücü, sahip olunan kitap sayısı ile birebir doğru orantılı idi. Şimdi baktığımızda böyle bir korelasyonun varlığından bile söz edemeyiz. Çok garip. Çok hızlı değişiyoruz.

Peki bu değişim ve gelişimimiz kontrol altında mı?

İnsanoğlunun her çağda en büyük çabası gelişmişliğini bir adım daha ileri götürebilmek olmuş. Bilim ve teknoloji bundan 10 yıl önce, şu an geldiği noktanın neredeyse yarısındaydı. 50 ya da 100 yıl öncesini ve kaç katlık bir gelişmişliğin gerçekleştirildiğini hesaplamak abesle iştigal olur sanırım.

» Yazının Devamı

İnsanlığın yok olması ve ardında kalan Dünya

İnsanoğlunun tümünü elimize aldığımızda, istisnasız olarak söyleyebileceğimiz, korkmadan genelleme yapabileceğimiz, tanım olarak kullanabileceğimiz yegane terimlerden biridir egosantirizm.

Dünya bizim etrafımızda dönüyor. Onu istediÄŸimiz gibi ÅŸekillendiriyoruz, kirletiyoruz, kendi hallerinde, belli bir dengede (doÄŸal equilibrium) yaÅŸayan canlıları yok ediyoruz hatta bazılarının soyunu tamamen tüketiyoruz. Ne için? ÇeÅŸitli boyaları yüzümüze vucudumuza sürebilmek için. Yüzümüz ve vucudumuz daha güzel gözükebilsin…

Bazılarını evimize hapsediyoruz zorla, sözde sevmek için. Kullandığımız kimyasallar nedeniyle çoğunu yetişemez, büyüyemez hale getiriyoruz. Harcıyoruz, bitiriyoruz, tüketiyoruz dünyayı

Tüm bu yeteneklerimiz(!) aynı zamanda -ne ironiktir ki- bizi, dünya tarihinde kendi neslini bir anda yok edebilecek tek canlı türü yapıyor.

İşte ÅŸimdi sizi, o kendi elimizle gelecek olan kıyamet gününün ardında kalan Dünya’yı düşlemeye davet ediyorum. Korkmayın yalnız deÄŸilsiniz. History Channel bu durumu konu alan ÅŸahane bir belgesel hazırlamış.

Büyük bir ilgiyle izledim. Sizinle de paylaşmak istedim. Buyrun efendim;

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.