Birçok siteye eriÅŸimin engellendiÄŸini, o siteleri ziyaret etmeye kalkınca karşılaÅŸtığımız “kırmızı puntolar” sayesinde(!) haberdar oluyoruz. Bu kırmızılığa alışmamak lazım, içgüdüsel boÄŸa tepkisini hep cebimizde gezdirmeli (Bkz: Sansüre Karşı Tepki ve Sosyal Medyanın Gücünün Kanıtı).
Evet, tepkili olmak bireysel haklarımızı koruma adına gayet çözüm odaklı gibi görünebilir ama bir sabah kalktığınızda sitenizin erişime engellendiğini gördüğünüzde ne yapabilirsiniz ki?
Mahkame kararıyla bir sürü süreçten geçmiş ve karara bağlanmış bir hüküm var ve hüküm yaptırıma dönüşmüş ve siteniz kararmış. O an ne yapabilirsiniz? Ne kadar hızlı olabilirsiniz?
Avukat deÄŸil iseniz iÅŸiniz çok zor. Siteniz bir “yanlış anlama” yüzünden kapatılmış ise, bu yanlış anlamayı düzeltmek için kırk kapı aşındırmanız gerekecek maalesef. Bu çaba belki de haftalar sürecek.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 13 October 2008 | İlgili Olduğu Konular »
50-60 yaşında, saçları ve hatta kaÅŸları simsiyah boyalı bir amcanın “Ölümsüz olmak“tan bahsediyor olması sizde nasıl bir his uyandırıyor? Bendeki karşışığı tek; “Korku“.
Bu korkunun nedeni birçoklarımıza göre farklı açıklanabilir ama temel anlamda daha çok yaşamak, daha uzun varolmak istiyoruz. Yani sınırlandırılmış olmak hoşumuza gitmiyor.
Açık büfeden aldıklarımızın hepsini bitiremiyeceğimizden adımız kadar emin olmamıza rağmen, bizi tabaklar dolusu yiyecek almaya iten duyguya benziyor bu.
Çağlar önce, ortalama olarak insanlar 30-35 yıl yaşamaktaydılar. Onlar için hayat o kadardı. 30 yaşında gelen bir ölüm onlar için şaşılacak bir şey değildi.
Şimdi ise ortalama ömür 65-70 yıl. Artık insanlar iki kat daha uzun yaşıyorlar. İki kat daha fazla zamanları var ama ne ironiktir ki, bu çağın insanlarının en büyük şikayetlerinden biri yetersiz zaman.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 11 October 2008 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: anti aging,
bilim,
biyoloji,
fast food,
genetik,
hastalık,
hayat,
korku,
ÖLÜM,
ölümsüzlük,
sağlık,
yaÅŸama sevinci,
zaman