“Issız Adam” neden bu kadar vurdu bizi?
ÇaÄŸan Irmak‘ın yeni filmi Issız Adam‘ı izledim geçtiÄŸimiz günlerde. Tek başıma gittim. Normalde sinema benim için “birliktelik” iÅŸidir. Yani yanımda en az bir arkadaşım olmalı. O büyülü karanlığa, perdede geçen kurgulanmış hikayelere tezat olsun diye gerçekle bir bağım olsun isterim yanıbaşımda.
Issız Adam ile ilgili mümkün olduÄŸunca az eleÅŸtiri, az ön bilgiye maÄŸruz kalmaya çalışmıştım gitmeden önce. Kulaklarımı tıkadım. Buna raÄŸmen sızan ön bilgiler arasında öyle bir tanesi vardı ki, muhakkak yalnız, tek başıma gitmeliydim. O ön bilgiyi paylaÅŸmak istemiyorum. Ama gerçekten de “yalnız” gitmek doÄŸru bir kararmış benim için.
Öncelikle Issız Adam’ın aceleye gelmiÅŸ bir film olduÄŸunu düşündüğümün altını çizerek baÅŸlamak istiyorum. Senaryo öyle kopuk ki, sanki 5 sezon devam etmiÅŸ bir dizinin 5, 16, 21, 34, 43, 51. bölümlerini izlemiÅŸim gibi bir his verdi. Yani “film” olarak alındığında Issız Adam baÅŸarılamamış, hikaye oturtulamamış, zıplayan bir yapıya bürünmüş.
Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2008 | İlgili Olduğu Konular »
