• Kategoriler

Amerika, Irak, 11 Eylül

Belge(sel) zamanın, Amerika savunma bakanlığına baÄŸlı çalışanlarının, dışiÅŸleri bakanının ve Amerikan baÅŸkanı Bush’un bu savaÅŸla ilgili yaptıkları açıklamalardan ikiÅŸer saniyelik kesitler vererek baÅŸlıyor; “Irak’taki kitle imha silahları”, “Irak kitle imha silahlarıyla”, “Bu kitle imha silahları”, “Kitle imha silahları buluduruyor”, “Kitle imha silahları Amerikan halkı ve tüm dünya için büyük bir tehdit” ve “Nükleer silahları”, “Nükleer silahlar üretiyor”, “Nükleer silahlarla”, “Nükleer silahlarla tehdit ediyor”…

Ardından gelen yorumlar;

“Bush mükümetinin Irak savaşı aslında 11 Eylülde baÅŸladı. Bu tarihten sonra ÅŸavaşın baÅŸladığı tarihe kadar gördüklerimiz, savaÅŸ için geçerli nedenler ortaya koymak, yandaÅŸ toplamak ve savaşı uluslararası terorle mücadele kisvesinin altında gizlemeye, meÅŸru hale getirmeye çalışmaktı. Irak hiçbir zaman ne Amerika için ne de Avrupa için ciddi bir tehdit oluÅŸturmadı”

“SavaÅŸa destek bulmak için sürekli aynı ÅŸeyleri tekrarlıyorlardı. ‘Irak biyolojik ve nukleer silah çalışmalara tekrar baÅŸladı’; Oysa 1991′deki savaÅŸta bu fasilitelerin hepsi yokedilmiÅŸti. Bu kadar kısa sürede, bir de ambargo altında tekrardan bu silah çalışmalarına dönmeleri çok zordu. BaÅŸkan, dışiÅŸleri bakanı, Donalt Rumsfeld dahil tüm yetkililer bu konuda kesin kanıtlarının ve saÄŸlam istihbaratlarının olduÄŸunu vurguladılar fakat görüntülerin ve uydu fotoÄŸraflarının hepsi 1991 yılındaki savaÅŸta elde edilmiÅŸ görüntülerdi. Çünkü 1997′de silah denetçileri Irak’tan ayrıldıktan sonra bölgeden hiçbir bilgi edinememiÅŸlerdi. Bunlar imha edilmiÅŸ fasilitelerin görüntüleri idi. CIA tamamiyle etkisiz kalmıştı”

• Görüntü; Bush - “Delillerimiz kesin. Bir an önce harekete geçmeliyiz. Daha fazla bekleyemeyiz. Zaman düşmanlarımızdan yana”

“Irak savaşının altındaki gerçek neden, Amerika BirleÅŸik Devletlerinin dünya üzerindeki üstünlüğüne karşı koyan, onun global amaçlarının önünde duran topluluk ve ülkelerin düşman olarak adlandırılmasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir”

“11 Eylül’den hemen sonraki gün, Beyaz Saray‘da toplantıda olan hükümet, olayın vahametinden çok kuyruÄŸuna basılmış kedi gibi saldıracak yer aramaya çoktan koyulmuÅŸlardı bile. Ve Rumsfeld tam olarak şöyle dedi; ‘Bu olayı global çıkarlarımız doÄŸrultusunda ve Irak’a planladığımız harekata yönelik kullanamaz mıyız’…”

• Görüntü; Rumsfeld - “Irak’ta konuÅŸlanmış olan teror grupları global barışı tehdit etmektedirler”

Saddam ne teröristti, ne de aptal. Zalim ve diktatör bir liderdi, evet. Kendi hayatını ve ülkesinin geleceÄŸini tehlikeye atacak kadar aptal deÄŸildi. 1995′te yaptıkları ‘Tüm biyolojik, nükleer ve kimyasal silah çalışmaları durdurulmuÅŸtur’ açıklamasından sonra bu tür silahları üretmeye ne cesaretleri ne de ekonomik durumları yeterli olmuÅŸtur”

“Amerika’nın öngördüğü Irak’ta konuÅŸlanmış teror grupları tanımından çıkarılan yargı, Usame Bin Ladin‘e baÄŸlı gruplar ile Irak iÅŸbirliÄŸi içinde idi. Ama bu kesinlikle yanlış bir çıkarımdır. Usame Bin Ladin ve Saddam Hüseyin her fırsatta birbirlerine tehditler savuran iki düşmandılar. Ladin, Saddam’i islamiyetin yayılmasının önündeki bir engel olarak görüyordu. Saddam da her fırsatta islami liderlere tehditler savurmaktan geri kalmazdı”

“11 Eylül’den sonra yapılan tüm açıklamalarla Amerikan halkına bu olayla Irak’ın bir baÄŸlantısı olduÄŸu çok net bir ÅŸekilde dikte ettirilmeye çalışıldı. Amerikan halkı da buna gönülden inandı. SavaÅŸtan önce kitle imha silahı üretimine kanıt olarak sunulan ÅŸeyler animasyon ve çizgilerden baÅŸka biÅŸey deÄŸildi. Hatta Irak’ta yerleÅŸik bir kitle imha silahı fasilitesi bulunduÄŸuna inanmayanlar için, kamyonların içine mobil kitle imha merkezlerinin olduÄŸunu iddia eden çizgi resimler sundular. Zaten istihbaratın bu tür kesin bilgiler edinmesi o dönemde imkansızdı”

“Bush yönetimi, 11 Eylül sonrası Afganistan kaynaklı bir terörden bahsederken, harekatta bulunmayı düşündükleri ülkelerin Afganistan’la uzaktan yakından ilgisi yoktu; Irak, İran ve Kuzey Kore…”

“Terorizmi yoketmek için bir ülkeye saldırırsanız insanlar durup, ‘Bi dakka bu terorle alakalı deÄŸil, bu sömürü, bu kolonileÅŸme…’ diyecektir. Bu çok normaldir”

• Görüntü; Bush - “Ulusal istihbarat, Saddam Hüseyin yönetiminin 500 ton sarin gazı üretebilecek materyal ve teknolojiye sahip olduÄŸunu delillerle önümüze sundu”

“Bush yönetimi açıklamalarında uluslararasi silah denetcilerinin 1991 yılında edinmiÅŸ olduÄŸu bilgileri kullanıyor ve gerçekle alakası olmayan sayısal deÄŸerler veriyorlardı. Denetçilerin son dönemde buldukları küçük kanıtları, bu büyük savaşın nedeni olarak göstermekte hiçbir şüphe duymadılar”

• Görüntü; Bush - “İngiltere hükümeti istihbarat örgütü, Saddam Hüseyin yönetiminin Afrika(Nijerya)dan uranyum ve hammmadesi elde etmiÅŸ olduÄŸunu bize bildirdi”

“Bu iddia konusunda kanıt olarak öne sürülmüş tüm delillerdeki, tarihlerin, imzalarin, isimlerin ve mekanların sahte ya da yanlış olduÄŸu savaÅŸ sonrasında, Nijerya yetkilileri tarafından kanıtlanmıştı. Belgelerde adı geçen Jeo Wilson adlı eski istihbarat ajanı daha sonra canlı yayında televizyona çıkarak böyle bir olayla baÄŸlantısının olmadığını söyleyerek tüm Amerika’yı ÅŸok etmiÅŸtir. Zaten hiçbir CIA ya da FBI ajanı bu ÅŸekilde deÅŸifre edilmezdi bunun bir düzmece olduÄŸu başından belliydi. Amerika’nın böyle ucuz bir yalan söylemesi, bu savaşı ne kadar çok istediÄŸini anlamamızı saÄŸlıyor. Daha da önemlisi böyle ucuz yalanların tüm dünya tarafından göz göre göre hazmedilmesi. Bu da Amerika’nın gerçek korkutuculuÄŸunun kanıtıdır”

• Görüntü: Colin Powell - “Evet, istihbarat örgütümüz harekat için kesin kanıtlar toplayamamış olabilir ama bla bla bla…”

“Colin Powell’ın önderliÄŸinde yapılan son kanıt ve delil gösterme toplantısı tam bir tiyatro niteliÄŸindedir. Kesin kanıtlar sunamayan fakat gözleriyle ‘Irak’ta kitle imha silahı var, ben biliyorum, lütfen inanın bana’ mesajı vererek psikolojik bir ÅŸekilde savaÅŸa zemin hazırladılar ve tüm dünya bunu tepkisiz seyretti”

“O gün çok gülünç kanıtlarla geldiler. Irak savunma bakanlığına baÄŸlı bir yetkilinin telefon görüşmesini ve görüşmede komik bir ÅŸekilde ‘Evet, iÅŸte hani bizim kitle imha silahımız var ya’ gibi bir söylevde bulunulduÄŸu iddia ediliyordu. Acaba hangi aptal, ülkenin hangi aptal yetkilisi böyle hassas konuları telefonda konuÅŸurmuÅŸ”

• Görüntü; Hans Blix - “Irak’ta kimsayal silah üretimi yapan bir fasilite hakkında kanıt oluÅŸturacak herhangi bir delile rastlamadık”

“Uydu fotoÄŸraflarında görünen sıradan fasilite binalarını kitle imha silahı merkezi olarak tanıttılar. O binaların içinde ne üretildiÄŸini uydu fotoÄŸraflarıyla anlamak imkansızdır. BomboÅŸ bile olabilirler. İçinde herhangi bir ÅŸey üretilindiÄŸini bize hiçbir zaman kanıtlayamadılar. Belkide o binalar sıradan fabrikalardı”

• Görüntü; Colin Powell - “Güvenilir kaynaklar bize Irak’ta 100 ila 500 ton arasında kimyasal silah yapımında kullanılabilecek hammadde olduÄŸunu bildirdi”

“SavaÅŸtan önce El-Kaide ile Irak arasında herhangi bir baÄŸlantı olup olmadığı hakkında 2,5 yıl boyunca araÅŸtırma yaptılar. Ama en ufacık bir kanıt bile bulamadılar. 100-500 ton kimyasal silah üretiminde kullanılabilecek hammadde olduÄŸunu ileri sürdüler. Ama savaÅŸ sırasında hiçbiri, ufacık bir bölümü bile ortaya çıkmadı. Nerede bu 100 ton hammadde! Nerede 500 ton sarin gazı hammaddesi, nerede nükleer silahlar ya da üretim merkezleri. Hiçbiri ama hiçbiri savaÅŸ sırasında gözümüze çarpmadı”

Ve 19 mart 2003… 1991den kalma gece yanıp sönen Irak imgesinin tekrarı… Bombalanmış, alevler içindeki Irak’ın görüntüleri, aÄŸlamakta olan Irak’lı bir kız, kızgın bir Irak’lı baba, yıkılmış evler, çaresiz bakan kadınlar…

Çeşitli açıklamalar;
• “Pek tabi kimsayal ve nükleer silahların kanıtlarını yavaÅŸ yavaÅŸ buluyoruz”, “Bu kanıtlar her geçen gün artıyor”, “SavaÅŸ alanında yapılan incelemelerde bu tür kitle imha silahlarının bulunduÄŸu gerçeÄŸine gün geçtikçe yaklaşıyoruz”, “Bu kanıtları bulmak sadece an meselesi”, “Evet, ÅŸu an elimizde çeÅŸitli kanıtlar var ama bu kanıtları harekatın ardından açıklayacağız”…

• Bush sıcacık odasında, bacak bacak üstüne atmışken; “Sadece zaman… Gerçek ortaya çıkacak”

• Donald Rumsfeld; “Bu zaman alan bir süreçtir……..and eeeee…. they, they the they have had…”

• Bush, Blair ile yaptığı ortak açıklamada; “a aa i…i, i believe… i believe… certainly… that i, that… eeee… eee… we, we will, we will find the truth…and the truth is……… he, he is, he, he is delevoping the program for mass destruction…”

• Donald Rumsfeld; “Belkide biz bu kanıtları hiçbir zaman bulamayacağız fakat, bu kanıtların eskiden mevcudiyetini bize itiraf edecek kiÅŸiler bulacağız bundan eminiz… Bu define haritasına benzeyen bir ÅŸey deÄŸil… Uluslararasi silah denetcileri bir ÅŸey bulamadı ve biz de çok kolay bulmayı beklemiyorduk zaten…”

• Soru; Is US credibility on the line over “weapons of mass destruction” in iraq? (güvenilirliÄŸiniz sıçtı deÄŸil mi)
Bush’un cevabı; Aaaaa ne demek istediÄŸinizi tam olarak anlayamadım…

Belgeselde yukarıda yazılı olan yorumları yapan kişiler;
- Milt Bearden (Eski CIA Sovyet/Ortadoğu bölümü başkanı. 1964-1994)
- Rand Beers (BaÅŸkanın eski özel asistanı. Ayrıca Ulusal Güvenlik’e baÄŸlı terörle mücadele konseyinin eski müdürü)
- Graham Fuller (CIA’e baÄŸlı istihbarah konseyi eski müdür yardımcısı)
- Karen Kwiatkowski (Savunman bakanlığı)
- John Brady Kiesling (Atina büyükelçiliğine bağlı çalışmış eski politik danışman)
- Patrick Lang (Ortadoğu İstihbarat eski başkanı)
- Dr. David Macmichael (13 yıllık CIA araştırmacısı)
- Scott Ritter (1991-1998 yılları arasında uluslararası silah denetçisi olarak Irak`ta çalışmış)
- ve niceleri…

Bu insanlar acaba hala yaşıyorlar mı…
(bkz: JFK suikasti ve derin devlet Amerika)

Belgeselde üstü kapalı altı çizilmeye çalışılan 11 Eylül olayının derin devlet Amerika tarafından kendi elleriyle, Büyük OrtadoÄŸu Projesine hız vermek için kurgulandığı gibi bir iddia da çıkarılabilir. Pek tabi bu iddia doÄŸruysa Amerikanın ne kadar …. ….. (bkz: sansür)… (bkz: kelimelerin yetersiz kaldığı an)… olduÄŸunu, çıkarları doÄŸrultusunda, kendi insanlarını bile göz kırpmadan yok edebilecek bir zihniyete ve silah üreticilerine peÅŸkeÅŸ çekmek, onları doyurmak, onları büyütmek ve bu sayede kendi ceplerinin dolması adına 1,5 yıldan daha uzun bir süredir süren katliamdan farklı olmayan bir savaÅŸa tüm dünyanın gözleri önünde baÅŸlayabilen ÅŸeytanlığa sahip bir ülke olduÄŸunu anlayabiliyoruz.

(bkz: 11 Eylül saldırisı komplo)
* Bu yazı “The whole truth about the Iraq war” adlı belgeselin metinsel bir özeti mahiyetindedir.

15 Yorum — “Amerika, Irak, 11 Eylül”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.