• Categories

Arama motorları ve önemleri

Arama motorları her geçen gün binlerce yeni siteyi daha fazla kişiye ulaştırıyor. Özellikle tanıtım ve reklam konusunda sıkıntı çeken site sahiplerinin imdadına yetişiyor bir bakıma.

Ve bu yüzden arama sonuçlarında sitenizin listenin üst sıralarında görüntülenmesi hayati bir anlam kazanıyor. Pek tabi üst sıralarda görüntülenebilmek için ünlü arama motorlarından anahtar kelime satın alıp bir anlamda o kelimeye ya da kelime grubuna sponsor olabiliyorsunuz (bkz: Google Adwords). Örnek olarak Google’da ‘hosting‘ kelimesini aratalım. SaÄŸda normal sonuçlardan farklı olarak uzayıp giden bir liste görüyorsunuz.

O listede bulunan siteler ‘hosting’ anahtar kelimesinin sporsorları oluyorlar. Ama sporsor olmak için yüksek bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Sitelerinden ticari bir beklentisi olmayan fakat sunduğu içeriğin daha fazla kişiye ulaşmasını isteyenlerin yapması gereken ilk şeylerden biridir arama motorlarına kaydolmak.

Fakat arama motorlarının geliÅŸmiÅŸ algoritmaları ve örümcek (spider) denen site tespit edici modüller artık manuel olarak kaydolmanızı da gerektirmiyor. Çünkü arama motorları pazarında da büyük bir yarış var. Daha çok siteyi tarayabilen firma daha fazla kazanıyor. Daha fazla kazanan firma daha çok büyüyor. Daha çok büyüyen… Yani uzun lafın kısası sizin ürettiÄŸiniz içerik her ne kadar sizin için ticari bir anlam ifade etmese de arama motorları için yeni bir kazanç kapısı durumunda.

Diğer yandan komplo teorileri de üretiliyor arama motorları hakkında. Minority Report filmini izleyenler bilir. Filmde anlatılan gelecek resminde, insanlar her köşe başında bulunan, gözleri tarayan ve kimlik tesbiti yapan aletler ile dakika dakika takip ediliyorlar. Güvenlik için yapıldığı söyleniyor. Arama motorları için de öne sürülüyor bu dakika dakika takip edilme, izlenme durumu. Aslında varolmayan bir şeyden de bahsedilmiyor. Birçok arama motoru kullanıcılarından çeşitli bilgiler aldığını ve depoladığını açıkça belirtiyor.

Ama kastedilen bu kaydedilen bilgilerin kullanılma biçimi. İddialara göre bu bilgiler birçok ticari firmayla ve hatta çeşitli devletlerin güvenlik birimleriyle düzenli olarak paylaşılıyor/satılıyor. Bu iddialar doğruysa nelerden hoşlandığınız, nelerle ilgilendiğiniz, son zamanlarda hangi konularda bilgiler edindiniz, kullandığınız bilgisayarın dünya üzerindeki yeri ve daha birçok kişisel bilginiz üçüncü kişi ve kurumların elinde. Yani birden kapınızın Mit görevlileri tarafından kırılıp içeriye dalınması içten bile değil.

Aynı şey e-postalar için de geçerli. Amerikan istihbarat örgütlerinin her ay milyonlarca e-postayı taradığı, okuduğu ve buralardan aldığı bilgilerle suçluları kolayca yakaladığı iddia ediliyor.

Kısacası, arama motorları ilk çıktığı zamanlardaki gibi basit bir formdan ibaret değil. Internetin engin denizindeki, ücra köşelerdeki her türlü dökümanı önünüze ücretsiz olarak sunmasının karşılığında, sizi kalleş bir arkadaş gibi ispiyonluyor mu acaba?

Not: Blog.Hostbul.net‘de yayınlanmış bir yazıdır.

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.