• Categories

Babam ve OÄŸlum

babam-ve-oglum.jpgHer hafta yeni bir bölümü yayınlanan televizyon dizisi için gereÄŸinden fazla kaliteli olan, ekran başında gözlerimizi dolduran, yüreÄŸimizi burkan, her karesi kartpostal tadı vermiÅŸ “Çemberimde Gül Oya” ile adından söz ettiren ÇaÄŸan Irmak ürünü olan ve adı artık “AÄŸlatan film”e çıkan “Babam ve OÄŸlum“un methini çok duymuÅŸ fakat izleme ÅŸansı bulamamıştım. Tüm korsan cd’cilerde rastlayıp, “AÄŸlatan Baba ve OÄŸlun DVD’si çıktı abi!” sloganıyla pazarlanmasına raÄŸmen “Bu filmi sinemada izlemeliyim” dirayetini gösterip, korsana “Yahu korsan bey, orjinal DVD’si çıkmadı ki. Bu neyin DVD’siymiÅŸ?!” diyerek elimin tersi ile ittim üzerinde 700mb/80min Recordable CD yazan “DVD”yi. O da alınmış olacak ki “Abi ben korsan deÄŸilim, filmler korsan” dedi.

Yerinde bir karar verdiÄŸimi “Babam ve OÄŸlum”u sinemada izledikten sonra ispatlamış oldum korsana pardon korsancıya. Gerçi onun bu ispattan haberi olmadığını bilsem de içime garip bir haz yerleÅŸti. O hazla şöyle bir sarıldım filmi beraber izlediÄŸim kız arkadaşıma. Yazık, o da filmin etkisiyle salya sümük bir halde, sarılmamı “aÄŸlama geçti geçti” niyetine yorup başını omzuma yasladı hıçkırarak.

Gözlerindeki yaÅŸları elinin tersiyle silerek “Hiç aÄŸlamadın” dedi. AÄŸlayan insanlar daha bir güzelleÅŸir ya, parıldayan ceylan gözüne dönmüş sevgilimin gözlerine bakmaktan kendimi alamayarak “öyle iÅŸte” anlamı vermek için silktim omuzlarımı. “Sevmedin mi?” dedi, sanki biletleri aÄŸlatma garantili almışız gibi. “Sevmem mi hiç, insan hiç sevmez mi” dedim. AÄŸlamaktan kızarmış burnunu çekerek “Çok güzeldi ya” dedi son “a”yı olabildiÄŸince uzatarak.

Erkeğim ya, ağlama özürlü olduğumu zannetmesini istedim. Halbuki film boyunca boğazıma bir yumru oturmuş, gözlerim dolu dolu olmuştu. Şöyle sımsıkı kapasaydım gözkapaklarımı şıpır şıpır damlayacaktı gözyaşlarım. Ama yapmadım. Hiç ağlanır mı. Hele yanımda kız arkadaşım varken.

Burnumun direÄŸini sızlatan filmin içimde açtığı görünmez yarayı saklamak, basite indirgemek için “Bu aslen YeÅŸilçam senaryosu” dedim. “Farkı; oyunculuk mükemmel, kurgu mükemmel, diyaloglar gerçek” diye de ekledim. İşin gerçeÄŸi benimkisi kıskançlıktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi. En yakın arkadaşı yazılıdan 100 tam puan alan baÅŸarısız çocuk gibi hissettirdi bu film beni. Sanki yönetmenim de…

Aslında daha film baÅŸlamadan bile farkını hissettirmiÅŸti. Bir kere sinema salonundaki “ak ÅŸaçlı” oranı bir hayli yüksekti. DiÄŸer eÄŸlencelik filmlerde olduÄŸu gibi ellerinde patlamış mısırla bıcır bıcır konuÅŸan çocuklar ortalarda pek yoktu. Arkamızda hıçkıra hıçkıra aÄŸlayan kadınlar virgul olarak kullandıkları burun çekme efektleri arasında “İkinci izleyiÅŸte bile aÄŸlatıyor yahu”, “Ben bir kez daha izleyeceÄŸim” benzeri cümleler kurmaya çalışıyorlardı kesik kesik. Yanımızda ise birden fazla kez izledikleri belli olan “Bak burası çok güzel”, “Bak ÅŸimdi şöyle olacak” diyen baba ve oÄŸlu vardı. Kız arkadaşım ise film boyunca sımsıkı tuttuÄŸu elimi yalnızca gözyaÅŸlarını temizleyebilmek, yenilerine yer açmak için bıraktı.

Fakat şöyle de bir ÅŸey var; “KardeÅŸim pek fena öksürdün. Hasta mısın diyecem ama soÄŸuk da yok ki. Yazın ortasında…” repliÄŸinin ardından filmin gidiÅŸatı ÅŸak diye düşüvermiÅŸti gözlerimizin önüne. Belki de bu yüzden YeÅŸilçam yakıştırması yaptım bilemiyorum ama bu tahminedilebilirliÄŸe raÄŸmen, özellikle Çetin Tekindor’un performansı ve diÄŸer aktör ve aktristlerin oyunculukları oldukça tatmin ediciydi (kusursuzdu ama kıskanmışım ya bi kere).

Anneme soruyorum, “Yazlık sinemeya aÄŸlatan film geldiÄŸini duyunca ne yapar eder bir yolunu bulur, bilet parasını denkleÅŸtirir koÅŸardık” diye cevap veriyor. Babam ise daha sormadan, her normal erkek gibi “Biz savaÅŸlı filmlere giderdik. Hiç öyle filmlere gitmezdik” diyor ama sorsanız size tüm Tarık Akan - GülÅŸen BubikoÄŸlu, Türkan Åžoray - Kadir İnanır filmlerini sayar. Yani “Ne tür filmlere giderdiniz?”in cevabı hiç öyle “Komik, eÄŸlenceli filmlere giderdik” olmuyor. Bu hiç komedi filmine gitmedikleri anlamına gelmiyor ama insanlar gülmeÄŸi deÄŸil aÄŸlamayı daha uzun süre hafızalarında tuttuklarından olsa gerek, bu tür “acılı” eserleri hatırlıyorlar ve onları tercih ediyorlar.

“Babam ve OÄŸlum” da “Cemberimde Gül Oya”nın ardından ÇaÄŸan Irmak’a yakışan bir film olmuÅŸ. Sanırım bundan sonra onun adı “AÄŸlatan ÇaÄŸan” olarak anılacak, öyle görünüyor. Bir de izlemeyenlere yine “AÄŸlatan ÇaÄŸan” imzalı, küçük bir “modern zamanlar” eleÅŸtirisi tadındaki “Mustafa hakkında her ÅŸey“i öneririm.

29 Yorum — “Babam ve OÄŸlum”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.