• Categories

Babanın uzaktan kumandayı ele geçirmesi

Çocukken engelleyemediÄŸimiz, karşı çıkamadığımız bir durumdur. Babaya karşı “soru sormadıkça konuÅŸmama/konuÅŸamama” politikası izlediÄŸimiz çekingen dönemlerde başımıza gelen bir hadisedir.

Anne akÅŸam yemeÄŸinin ardından bulaşıkları yıkamaya gitmiÅŸ, baba yemeÄŸi yemiÅŸ dışarı çıkmışken, televizyon üzerinde hegemonya kurmuÅŸ, kanepeye uzanmış bir ÅŸekilde taÅŸaklarımızı yayarız. Prime-time denen zaman diliminde çogu zaman kumanda çocuklarda olur. Taki anne bulaşığı bitiripde “ayy beliim”, “ayy ellerim buruÅŸtu ayyy ayy” diyerek tvnin oldugu odaya gelene, baba dışarıdaki gayriresmi akÅŸam mesayisini bitirip eve dönene kadar.

Baba gelmeden önce anne kumandaya yönelik sözlü ültimatomlar verir;

- bu ne be… çarkıfeleÄŸi açsana (bkz: #2475050)
- ne çarkıfeleği yaa

- aç bakiim avrupa masalı başlamıştır
- bikere adını bilmiyosun bir istanbul masalı o
- anneye bikere denmez… neyse ne…
- bu bitsin…
- çocuum aç… bitcek ÅŸimdi bir avrupa masalı
- anne dur yaa… hem bugun pazartesi deÄŸil ki…
- a aa deÄŸil mi

Anne püskürtüldükten sonra merdiven otomatiÄŸi yanar. “hss s.ktir” çektirir. Çünkü baba gelmektedir. O hem lojistik açıdan hem de politik açıdan daha güçlü bir yapıya sahiptir. Ayrıca ona direniÅŸ de gösterilemez. O istediÄŸini alır.

Kapı açılır baba içeri girer, ilk yaptığı televizyonun önüne geçip üzerini deiÅŸtirmektir. Daha kumandayı ele geçirmemiÅŸ olmasına raÄŸmen kısıtlamalar baÅŸlar. Bu kısıtlamayı gayri ihtiyari yapmış olsada altında “evdeki diÄŸer bireyleri s.klemiyorum göremezseniz göremeyin zaten birazdan benim istediÄŸim yer açılacak” anlamı yatar.

Baba televizyonun önünde çeketini falan çıkarırken, kumanda üzerindeki hegemonyasının son dakikalarını yaÅŸadığını bilen çocuk, saÄŸa sola kayarak izlediÄŸi ÅŸeyden son bi kaç kare görmeye çalışır. Adeta idama gideceÄŸini bilen bir mahkum gibi yüzünü kara bir hal alır. Içinden “ÅŸansımı skiim… süper filmdi yaa… üff yaa… ühüüü” feryat figanları atar ama dışarıya ses geçirmez.

- ne bu?
- (çocuk izlediÄŸi ÅŸeyi savunur. babasının ilgisini çekmeye çalışır. izlediÄŸi ÅŸeyi sevmesini saÄŸlayıp, beraber mutlu yarınlara yürümek ister) 23 dalda oskar almış bi film baba… süper!
- yaa
- hakkaten… (ümitsiz savunmalarına devam eder) adam türk düşmanı baba
- bak sen ÅŸu puÅŸta!
- yaa… Türkiye’ye olmadık hakaretler ediyo
- yok mu Türk cengaveri filmde… e tabi cavur filmi… hiç Türkü severler mi… biz vakt-i zamanında (Osmanlı’nın çeÅŸitli baÅŸarılarından bahsedilir. Viyana kapılarına dayanılır (bkz: #3674012)) bla bla bla…
- valla bilmiyom belki ilerde çıkar…

baba üzerini çıkarmış, çizgili pijamasını giymiş koltuğuna oturmuş, kıçını kaşıyıp, kumandayı ele geçirme harekatını başlatmaya hazırlanmaktadır. çocuk sonun yaklaştığını anlar

- e hani türk?
- eee… çıkar herhalde birazdan
- olm Türk mürk dedin de hiç bişi demiyolar türkiye hakkında
- eee… aslında (politika deiÅŸtirilip baÅŸka bi yerde vurmaya çalışılır) bi dansöz var onu bulmaya çalışıyolar…
- dansöz ha? dansetti mi hiç
- yok daha deÄŸi… bulunca ettirirler herhalde…
- hmm

dakikalar geçer baba işkillenir
- hani lan dansöz
- eee…
- ver bakiim ÅŸu kumandayı…

SavaÅŸ kaybedilmiÅŸ, ÅŸehrin tüm kaleleri zapdedilmiÅŸtir. Çocuk içinden duvarları yumruklar, ÅŸansına küfürler yaÄŸdırır ama dışarıya belli etmez. En fazla, kumanda ele geçirildikten hemen sonra memnuniyetsizlik belirtisi olarak “anne yatcam ben” denir.

- yavrum saat daha 10
- üfff! yatcam iÅŸte…

Ne var ki bu trip babanın skinde deÄŸildir. Kıçını kaşıya kaşıya zap yapmaktadır. En sinir edici hadise ise, zap yapmaya hiç ara vermemesidir. Sürekli yarı baygın bi ÅŸekilde kanal deiÅŸtirir durur. Arada yanlış tuÅŸlara basar. Uzun uzun kumandayı izledikten sonra tekrardan zapa dönmeyi baÅŸarır. Bu süreç çocuÄŸun sinir katsayısını “yahu bunun için mi elimden aldın onu” gibi içsel isyanları arttırır.

Bi süre sonra zap yaparken uyuyup kalır. Ama iş işten çoktan geçmiştir. Güzel programların hepsi uçup gitmiştir. Ama daha da sinir edici durum, babanın kumandayı hiç ulaşılamayacak bi yerde bırakıp uykuya dalmasıdır. Yaa kıçı ile kanepe arasındaki o dar bölmededir. Ya da yastık misali başının altına almıştır.

Televizyon üzerindeki hegemonyasını uyurken bile kaybetmemesi takdir edilesidir. Ama işin gerçeği bu onun farkında değildir. Bu savaşa girdiğinden bile habersizdir. Aslına bakılırsa bu onun umurunda bile değildir. Aslına bakılırsa adam gün boyunca çalışıp yorulmuştur. Beyninde bi sürü şey dolaşmaktadır. Çocuk gibi beyninin daha %20sini dolduramamış bi canlı gibi uzaktan kumanda için özgürlük savaşına girecek derecede işsiz güçsüz tasasız değildir. Malesef.

İlgili Konular: , , ,

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.