Bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi?

Bence bilim Allah’ın ne varlığını ne de yokluğunu isbatlayamaz. Sadece bir taraf bilime göre ağır basabilir. Zaten Allah’ın varlığı ispatlandığında imtihan biter.

Bana sorarsanız bilim çok kez kanıtlamıştır Allah’ın varlığını. Kainatın bir düzen içinde hareket etmesi hiçbir zaman şaşmaması gibi.

Bize düşen biraz düşünmek. Parmak izine bakın, her insanın birbirinden farklı. Bu nasıl kendi kendine olacak? Kainat kendi kendine bunu hafızasında tutup ona göre düzenlemeler mi yapıyor? Eğer evrim gerçekleşmişse nasıl böyle her insan birbirinden farklı olacak, her insanın parmak izi birbirinden farklı olacak?

Yanlışlıkla bir gün güneş niye batıdan doğmuyor? Güneşin batıdan doğması demek kıyametin kopacağına herkesin inanması demektir? Herkes anlayacak ve Allah’a ve Rasulüne iman edecek ama ondan sonra ettikleri iman kabul edilmeyecek ve onlara hiçbir fayda sağlamayacak. Bize düşen bir şeylerin kesinleşmesini beklemek değil onlara kesinleşmeden kesinmiş gibi bağlanmaktır.

Yazan: Ömer K.

151 Responses to “Bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi?”

  1. Selim Yörük diyor ki:

    Ömer bey, bana kalırsa bu tip derin konularda arguman sunmadan önce etraflıca arastirma yapmanızı öneririm. Çünkü halihazırda yıllardır benzeri konularda araştırma yapan bilim adamları bile sizler kadar kesin cümleler kurmuyor.

    “Bana sorarsanız bilim çok kez kanıtlamıştır Allah’ın varlığını” cümlesinin bir dayanağı yok.

    “Yanlışlıkla bir gün güneş niye batıdan doğmuyor?” sorusunun bilimsel bir değeri yok.

    Fakat bilimin metafizik bir olguyu kanıtlayabilecek, yeterli ekipmanı (yöntemi) olmadığı doğrudur. Aslında şöyle demek daha doğru olur; Bilim metafizik öğeleri kanıtlama amacı gütmez. Mantıksal bulgularla evreni anlamlandırmaya çalışır.

  2. ayhan diyor ki:

    güneşin batıdan doğacağı fiziki bir olay olmayabilir. yani kıyamet kopacağı zaman güneş batıdan doğacak diye bir kural yok.

    selim bey. bilim neden metafizik olayları kanıtlama amacı gütmez anlamadım. bilim kanıtlayamadığı ya da anlamlandıramadığı olay hakkında çaresiz kalır demek daha doğu olur kanımca.

  3. ömer diyor ki:

    Selim bey isterseniz yazıyı silebilirsiniz Bende yazdıklarımın arkasında duramıyorum fazla bilgili değilim fazla araştırmıyorum.Ben sadece Allaha ve Rasulüne inanıyorum.

  4. bercenay diyor ki:

    “Bilim metafizik öğeleri kanıtlama amacı gütmez. Mantıksal bulgularla evreni anlamlandırmaya çalışır.”

    “bilim kanıtlayamadığı ya da anlamlandıramadığı olay hakkında çaresiz kalır “

    ikiside dogru gorunuyor.uzerinde biraz daha dusunmek gerekir.

    su gunesin batıdan dogması olayı.
    eger dunya’yı belli bir anda durdurup,donus yonunu cevirirseniz.gunes batıdan dogar.

    dunya’nın donus hızı nasıl belirlenmistir?
    dunya’nın donus yonu nasıl belirlenmistir?
    dunya milyonlarca yıldır sabit bir hızla donmeyi nasıl basarmıstır?ilk ivmesini nasıl kazanmıs ve hızının sabitesi nasıl saglanmaktadır?
    bir gun herhangi bir sebebten dolayı bu hız dusebilir mi veya dunya’nın donmesi durabilir mi?
    nasıl bir mudahale ile dunya’nın donus yonu degistirilir?
    bu olursa dunya’da ne gibi etkileri gorulur?
    dunya’ya mudahale eden guc nedir?

  5. Selim Yörük diyor ki:

    Ömer bey, Serbest Kürsü’ye gonderilen yazılarla aynı goruslere sahip olmadığımda yayınlamama ya da silme gibi bir alışkanlığım yok. Zaten böyle bir şey yapıyor olsaydım bölümün adı Serbest Kürsü olmazdı.

  6. iyibirinsan diyor ki:

    Bir varlığın olmadığını ispatlayamayan bilim,o varlığın varlığı hakkında da insanları tereddüde düşürecek şekilde ileri geri yersizce görüş beyanda edememesi gerekir diye düşünmekteyim.

  7. ömer diyor ki:

    bercenay sana helal olsun diyorum .Allah razı olsun.

  8. ömer diyor ki:

    Selim bey yazının silinmesini istemem kimseye karşı bir tepki değil yanlış anlamayın.

  9. bercenay diyor ki:

    gunesin batıdan dogmasına bir secenek daha;
    dunya’nın kutuplarını ters cevirdiginizde de gunes batıdan dogar.yani dunya’yı ters-yuz ederseniz gunes batıdan dogacaktır.

  10. Shamestun diyor ki:

    Genelde tartışma konusu Din veya Allah olduğunda özellikle Allah’ın savunucuları (sakın “Allah’ın savunmaya ihtiyacı yoktur” demeyin. Her tartışmada savunuyorsunuz) karşı taraf Allah’a veya ilahi bir güce inanmıyorum diyince hakaret ve saldırgan tavırlarla kabullendirmeye çalışır.. Ama görmedim ki hiçbir tartışmanın sonunda bi tarafın fikirlerini karşı tarafa kabullendirsin… Dediğiniz gibi Bilim ne Allah’ın varlığını ne de olmadığını ispatlıyabiliyor…

    Sadece yapılan son araştırmalar neticesinde evrim teorisi moleküler düzeyde ispatlandı.

    (Bkz: http://www.net1tv.com/haber
    (Bkz: http://www.hakimiyetimilliye.org)

  11. faruk diyor ki:

    güneşin batıdan doğmasını bilimsel olarak görmeyenler bilimden anlamayan ve bu evrenin sahip olduğu enerjilerin nasıl işlediğini bilmeyen kişilerdir
    ve güneşin batıdan doğmasının bilimsel delilleri de vardır
    bilim adamları herşeyin bir noktadan sonra tekrar eski haline döneceğini yani bu evreninde bir gün tersine işleyeceğini söylüyorlar
    böyle bir durumda güneşin batıdan doğması muhtemel
    ve bunu söyleyen bilim adamları müslüman bilim adamlarıda diil
    birde şu kainata bakıpta ALLAH ın varlığını anlayamayan insan bence tek kelimeyle saf ötesi olmalı
    bir düşünün ki evrende dünyadan başka hiç bir yerde yaşama uygun şartlara sahip bir gezegen daha yok
    neden acaba hiç düşündünüz mü yoksa bu da mı bir tesadüf mü
    değil tabiki dünyayı yaşama en uygun şekilde yaratan elbetteki herşeyin yaratıcısı olan mutlak hüküm sahibi ALAH tır

  12. Ülfet ÖZÜPEK diyor ki:

    Yüce Allah’ın kanıta ihtiyacı yoktur. Eğer illaki bir kanıt gerekiyorsa ilk olrak şunu düşünmeliyiz. İnsanlar doğarken belli evreleri geçirir. Öncelikle iki farklı cinsiyetteki insanlardan başlar bu süreç bilindiği gibi. Ve daha sonra insanlardaki iç organlarda devam eder. Yani her şeyin bir başlangıcı ve oluşturanı vardır. Tıpkı bu evreni ve herşeyi yaradan ALLAH’IN varlığı olduğu gibi.

  13. Fehmi Cumhur diyor ki:

    Bence de Allah bilimsel yönden kanıtlanamaz. Çünkü Ömer arkadaşın dediği gibi, varlığı ispatlandığında imtihan biter.

    Allah’ın varlığını anlamak için insanların biraz mantıklı düşünerek etrafa bakması yeterlidir. Bu kadar şey tesadüf olabilir mi?

    Dünyanın kendi kendine olması milyarda bir de olsa tesadüftür diyebilir miyiz?

    İşte burdan sonra her şey size kalmış. İnanmak ya da inanmamak. Ben böyle bir tesadüfe inanmıyorum. Allah’a inanıyorum.

    Ayrıca konu ile alakasız olacak ama insanların akli dengesinin yetersiz olacağı bir yere ayak basmak istiyorum.

    Evreni Allah yarattıysa, Allah nasıl oluştu? Allah nasıl her zaman vardı?

    İşte bilim bunu da kanıtlayabilir mi
    ve daha bir sürü soru var. Bence çok detaylara girmesek iyi olur. Sadece iman etmek en güzeli. Çünkü insan aklı bir yerden sonra yetersiz kalıyor.

  14. FUDAYL diyor ki:

    Bilim Allah’ın varlığını kanıtlamıştır.

    Kuran mucizevi bir kitaptır. O bir hikmet kitabıdır. Aynı zamanda Allah’in kelamı olan bu kitap bir bilim kitabıdır.

    Allah’ın varlığına delili İslam dışında arayanlara hayret etmekle birlikte yine de cevap vermeyi, hikmetini çözemediğim bir nedenden dolayı üstüme vazife biliyorum.

    Şöyleki; Batı felsefesinde (big bang) denilen bir teori vardir. En inançsız kitleyi bile susturan
    bu teori Allah’in varlığına somut kanıtlar getirerek aynı zamanda materyalizm kominizm felsefeyi de kökten cürütmüştür.

    Bu konuda detaylı bilgi edinmek için Harun Yahya’nın sitesini okumanızda fayda var.

    Allah’ın varlığı kanıtlandığında imtihan biter!Allah’ın varlığı kanıtlandığında imtihanin bitmesi için, Allah’ın varlığının kanıtıyla imtihan ediliyor olmalısınız ki, bu tesbitinizde bir mantık olsun.

    Sağ-sol, yukari-aşagı, ters-düz vb.unsurlar yalnız sabit bir merkezde söz konusudur. Yani uzayda bu saydıklarım yoktur. Onun için siz kutupları tersine çevirseniz de güneş yine doğudan doğup batıdan batmaya devam edecektir.

    Evrenı Allah yarattıysa Allah nasıl oluştu?
    Allah nasıl her zaman vardı?
    Evreni yaratan Allah elbetteki yaratılmamıştır. O hep vardı. O yaratıcının ta kendisidir. Allah zamandan ve mekandan münezzehtir. Yani zaman ve mekan kavramı yalnız mahlukat için geçerlidir.

    Allah zaman ve mekan denilen bu iki kavramı bile yaratmıştır. “Allah nasıl oluştu?” derseniz ona zaman tayin etmiş olursunuz. Yani(dün yoktum bugün dogdum) cümlesinde dün ve bugün hatta yoktum ve dogdum kelimelerinin hepsi birer zaman kavramı oldugu gibi Allah için
    kullandiginiz “oluştu” kelimesi de bir zaman kavramıdır.

    Sonuçta oluşmak belli bir süreci gerektirir ki, bu da yalnız zamanla elde edilir. Özetle Allah oluşmamıştır. O, hep vardır.

    İslam akıl değil hikmet dinidir. Elbetteki akıl dinidir. Fakat bizim aklımıza göre değil, Allah’ın kendi aklıyla yaratılmış bir dindir.

  15. F. Cumhur diyor ki:

    Yanlış bir kelime kullandım özür dilerim. “Allah nasıl oluştu”. Ama anlatmak istediğim Allah nasıl hep vardı sorusuna insan aklının yetmediği, yani böylece şu an bilimin de yetmediğini görüyoruz.

    “Allah’ın varlığına delili İslam dışında arayanlara hayret etmekle birlikte” tabiki de islam bir delildir. Ama İslam kanıtlıyor diyerekten hiç bilimsel araştırma yapmamak olur mu?

    Biz şu an bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi sorusuna cevap arıyoruz, İslam’ın kanıtladığına dair zaten hiç şüphemiz olamaz. Ama dediğin gibi İslam Allah’ın kendi aklıyla yarattığı bir din ise, biz nasıl İslam üzerinden bilimsel bir kanıt yaparız.

    Ayrıca bilim Allah’ın varlığını kanıtlamış big-bang teorisi var demişsin. Ama teori ile kanun aynı şey değildir. Teori çürütülebilir. Yani bilim tam olarak ta kanıtlamış değil. Olay sadece bir teori den ibaret!

    Ayrıca şunu da ilave etmeden geçemeyeceğim, demişsin ki

    Allah’ın varlığı kanıtlandığında imtihan biter! Allah’ın varlığı kanıtlandığında imtihanin bitmesi için, Allah’ın varlığının kanıtıyla imtihan ediliyor olmalısınız ki, bu tesbitinizde bir mantık olsun.

    Biz tabiki Allah’ın varlığıyla imtihan ediliyoruz. Allah’a ve resulune inanıyorum demek Allah’ın varlığına inanmak demek değil midir? Yani Allah şu an insanlara gelip gözükse ben varım deseydi (ki ihtiyacı yok buna) artık bu imtihanın bir anlamı kalır mıydı. İşte Allah’ı görmeden ona kesin bir şekilde inanmak değil midir iman etmek.

    Tabi ki bunlar benim düşüncelerimdi. Sonuçta burada düşüncelerimizi paylaşıyoruz.

  16. FUDAYL diyor ki:

    Önerdigim siteyi okumamışsınız. Öyleyse ben size anlatabildigim kadariyla izah edeyim.

    Bib bang teorisi: Batılı uzay gözlemcileri evrendeki tüm gezegenlerin hem dünyadan hem de birbirlerinden süratle uzaklastıklarını keşfettiler. Bu, evrenin git gide büyüyor olmasını anlamına geliyor. Yani bir başı var ve bir de ucu.

    Sabit olsaydı, onun hep var olduğuna inanacaktık. Fakat bu büyük keşif bunun aksini kanıtladı. Evrenin genişlemesi, zaman içinde geriye doğru gidildiginde evrenin tek bir noktadan başladığı ortaya çıkar.

    Daha sonra yapılan hesaplamalar, evrenin bütün maddesini içinde bulundurduğu bu noktanın aslında bir ağırlığı ve hacmi olmadığını kanıtladı. Fakat onun yerine yoğundur.

    Daha sonra yapılan araştırmalar evrende her yere aynı orantıyla dağılmış radyasyonu keşfetti. Radyasyon yalnızca patlamalardan sonra görülen bir vakadır. O halde bir patlama söz konusuydu.

    Araştırmalarının ileriki aşamasında görüldü ki kainattaki bütün gezegenler galaksiler güneş aklınıza gelebilecek her sey bu patlamanın eseri olarak vucut bulmuştur.

    Yapılan ciddi, hassas hesaplamalar sonucunda bu hacimsiz noktanın patlayarak evreni oluşturduğunu gösterdi. Bu büyük kaşiflere kainati doğuran bu noktaya neden hacmi olmayan bir nokta ismi verildiği sorulduğunda şöyle cevap vermişlerdi;

    Çünkü, insan aklı patlamanın olmayan bir şeyden doğduğunu algılamakta zorlanır

    “BEN kainatı yoktan var ettim”
    — Ayet

    Somut deliller getirilmiş teoriler çürütülemez. Ömründe hiç sogukla tanışmamış bir sıcak iklim insanını soğuk iklime getirip, ona kalın giyin üşürsün derseniz bu herkesce kanıtlanmış teorinizin çürütülmesi ne kadar ihtimalsizse, bahsettigim somut örneklerle kanıtlanmış Big Bang teorisinin çürütülme ihtimali de o kadar azdır. Yani yoktur.

    BEN gizli bir hazineydim bilinmek istedim”
    — Ayet

    Dikkat buyrulursa, bu ayette varlığımın kanıtlanmasını istedim buyurmuyor ALLAHU teala. Çünkü bizi yaratarak, bir yaratıcının var olduğunu kanıtlamıştır.

    Kanıtla ALLAH’ın süretinin, zatının görülmesini istiyorsanız bunu ölmeden başarabileceğinizi zannetmiyorum.

  17. F. Cumhur diyor ki:

    Açıklamalarınız için sağolun.

    “BEN gizli bir hazineydim bilinmek istedim”
    — Ayet

    Hangi ayet olduğunu yazsaydınız iyi olurdu ama önemi yok.

    Ben kanıtla Allah’ın suretinin görülmesini istiyorum demedim. Görülseydi imtihanın bir anlamı kalmazdı dedim. Yanlış anlamışsınız.

  18. Mehmet Kolan diyor ki:

    Arkadaşlar ‘Allah var mıdır,yok mudur?’ vesvesesine düşen biri ne yapmalıdır? Yardımcı olursanız sevinirim.

    Ben bu konuda şöyle düşünüyorum. Buna dair bazı kanıtlar var onları açıklayayım:

    1-) Bir şeyin hareket etmesi için bir neden ve bunu yapan birisi olmak zorundadır. Sonsuz hareketler dizgisi olmayacağından bir ilk neden olmalıdır. Bu da Yüce Allah’tır.

    2-) Dünya üzerinde 7 çeşit hareket vardır. Bunlardan biri de dairevi harekettir. Yeryüzünde canlılar bu hareket çeşidi hariç tüm hareketleri yaptırabilirler. Fakat dairevi hareket evrende vardır. Örneğin dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi gibi. Bu yüzden bunu yapan birisi olmalıdır. Bu da Yüce Allah’tır.

    3-) Evrende her şeyin bir nedeni vardır. Mesela suyun olma nedeni insanların ve canlıların yaşamasıdır. Sonsuz sebepler zinciri olamayacağından bir ilk sebep olmalıdır. Bu da Yüce Allah’tır.

    4-) Evrende her şey müthiş bir düzen içindedir. Bu düzenin bir kere bile şaşmaması Allah’ın varlığına bir delildir.

    5-) Arsadaki bir binanın nasıl bir yapıcısı varsa, koca evreninde bir yapıcısı olmalıdır. Bu da Yüce Allah’tır.

    Ben sadece bunları biliyorum. Daha fazla bilen varsa paylaşırsa sevinirim. Bir de en başta sorduğum soruya cevap verirseniz çok sevinirim.

  19. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Siz O

  20. Baba Horoz diyor ki:

    “Bence bilim Allah’ın ne varlığını ne de yokluğunu isbatlayamaz. Sadece bir taraf bilime göre ağır basabilir. Zaten Allah’ın varlığı ispatlandığında imtihan biter.

    Bana sorarsanız bilim çok kez kanıtlamıştır Allah’ın varlığını.”

    Yukarıdaki iki paragraf senin ilk iki paragrafın. Daha baştan kendi görüşlerinle çelişmişsin.

    1.de bilim ispatlayamaz demişsin,
    2. ci de birçok kez bilim ispatlamıştır zaten diyorsun.

    Sevgili Ömer, sanıyorum bir an bir yazı yazmaya karar verdin, yani heveslendin. Bu cesaretin, düşüncelerini paylaşma isteğin çok güzel ama, bu bir birikim, araştırma ve en önemlisi bu ikisini aktarma yeteneği ister. Hele hele bu bilimsel bir yazı olursa. Zaten sen de farkına vararak yazının kaldırılmasını istemişsin. Buna gerek yok çünkü çok önemli bir konu ve yorumcular zaten çoğu düzgün yazılarla senin ana fikrini geliştirmeye başlamışlar. Sen güzel bir olaya neden oldun, bak şu Ramazan gününde belki bu yorumları okuyan birkaç kişi daha Allah’a ulaşmayı başaracaktır.

    Selam ve sevgiler.

  21. Evrim diyor ki:

    Benim bir sorum olucak. Bu kadar şeyin yaratıcısı Allah’sa o nu kim yarattı ya da nasıl oluştu?

    Çok kez düşünüp, her düşündüğüde de kendimle çelişkide kaldığım bir soru.

  22. SavaGe diyor ki:

    Bilimin yeni ispatladıgı olaylar Kuran’da belirtilmiştir.

    Atmosferin Katmanları ;
    Zaten sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O herşeyi bilendir (bakara suresi,29)

    Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi… Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti… (Fussilet Suresi, 11-12)

    Kuran’da gök kelimesi tüm evreni ifade etmek için kullanıldığı gibi, Dünya göğünü ifade etmek için de kullanılır. Kelimenin bu anlamı alındığında, Dünya göğünün, bir başka deyişle atmosferin 7 katmandan oluştuğu sonucu ortaya çıkmaktadır ve dediği gibi her bir katmanın görevleri wardır

    Denizlerin birbirine karışmaması ;
    Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)

    Birbirine açılan, fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. “Yüzey gerilimi” adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller .

    Ve daha fazlası bilimin yenı bu yenı kanıtladığı olaylar 14 asır önce Kuran-ı Kerim’de belirtilmiştir. Kuran mucizelerini araştırmanızı dilerim.

  23. Can diyor ki:

    İnsanlar her zaman bir şeylere tapmak inanmak ister. Her zaman bir yaratıcılarının olmasını isterler. Bunu da nerden biliyoruz, en basit örnek putlara tapmak, onların karşına geçip dua etmek. Yani bir şeyler istemek. Bu da bizi yöneten, bizi kontrol eden, bizim istediklerimizi kabul eden bir şeylerin olduğunun ispatıdır.

    Bir yaratan olduğu kesin. O zaman bunun kanıtlanmış olduğunu sanıyorum. Bu yaratıcı da öyle büyük bir kudrete sahiptir ki insanlar kendi çabalarıyla yapamadığı şeyleri isterler yapabildikerini değil.

    Etrafımız da yaşananlar veya bizim yaşadıklarımız asla tesadüf olamaz. İnsanların parmak izlerinin farklı olması mesela buna bir örnektir bence veya el yazısının her zaman aynı olması, hiçbir zaman değişmemesi. Yani yazıdaki titreşim laboratuarlarda bulunabilen şeyler bunlar. Bunu herhangi bir karakola gidip sorabilirsiniz en kolayından.

    Bir tohum düşün en basitinden, onun koca bir kavak ağacı olduğunu kimin beyni alır, kimin mantığı alır. Bu da kanıtlanmış bir olaydır.

    Kuran’da da Allah’ın varlığı söylenmektedir. Neden Kuran’a inanalım ki diye bir soru da gelirse eğer cevabı şudur. Arapça öğrenip Kuran okunduğun da o kelimelerin dizilişi, özenle seçilip konulması yani yazılarda ki cümle yapısı normal bir insan tarafından söylenmeyecek büyük bir kudretin ancak bunları söyleyebileceği görülmektedir.

    İşim yokta Arapça mı öğrenicem derseniz eğer, hakikaten bir şeyler öğrenmeye çalışmıyosunuz demektir ki o zaman bu sorular boşuna. Armut piş ağzıma düş gibi bir şey oluyor ki hiç kimse doğuştan bilmez bir şeyleri öğrenerek veya öğretilerek başarı sağlanır.

    Bir de Allah’ı kim yarattı sorusuna karşılık şunları söyleyebilirim; eğer Allah’ı yaratan birisi varsa demektir ki Allah’ı yaratanın da yaratıcısı var. O zaman onun da var onun da var onun da var… Bu böyle sürüp gider. Şöyle de bir örnek verebiliriz. Bir iskemle düşünün, normalde 4 bacaklı olması lazım ama 2 bacaklı olduğunu. Ayakta duramaz değil mi. Onu dengede tutabilmek için bir iskemle daha lazım. Onun da 2 bacaklı olduğunu düşünün onu tutmak için bir tane daha lazım onu da o şekilde düşünün bunun sonu nereye varıcak? en sonuna 4 bacaklı veya 2 bacaklı iskemleden daha kuvvetli bir şeyler konulursa denge sağlanır!

    Ve terar söylemek isterim yazının başında demiştik. İnsanlar doğası gereği bir yaratıcılarının bir koruyucularının olduğunu bilmek isterler. Çünkü insan aklı ve gücü her olayın altından kalkamaz.

    Normal insanların beyinlerinin %3 %4 ünü kullandıklarını biliyoruzdur. Peki ya geriye kalan %97 si ne oluyor. Biz sadece yaratılmayı yaratmayı doğmayı biliyoruz. Bizim bilmediğimiz belki de başka yaratılma doğma şekilleri var öyle değil mi. İşte bu geri kalan %97 nin için de saklı.

    Einstain beyninin %7 sini kullandığını bilinir. Ve bu %7 ile neler bulmuştur öyle değil mi. Bi hayal edin %20si ile daha neler bulunur. İşte bu insanların elindedir ama bunu yapabilmek asıl önemli olandır. İşte o zaman sizler de ben de aklımdaki bi takım soruları cevaplayabilirim.

    Şimdiye kadar kimsenin bunu yapabidiği görülmemiştir. Ama Einstain’in zamanından önce de beyninin %7 sini kullanan görülmemişti öyle değil mi?

    Bizler dünya da aslında sınavdayız. Mesela okulda öğretmen ders anlatır ve o dersi öğrenip öğrenmediğini kontrol amaçlı sınavlar yapar. Sen eğer o derse çalışırsan iyi bir not alırsın eğer çalışmazsan üzülürsün sonucu pekte iyi olmaz. Dünyada da böyledir.

    Allah’ın buyurduklarını gerçekleştirmezsen nasıl bu dünya da düşük not alıyosun cezanı çekiyorsan aynen öbür dünya da da oranın şartlarına, işleyiş sistemine göre cezanı çekiceksin.

    Bunlar mantıklı düşünerek akıl edilecek şeylerdir. Bu mantığı kurmakta çok basittir. Ben çokta dindar birisi değilimdir. Ama söylenen şeyleri yapmaya çalışırım. Çünkü şöyle düşünürüm cehennem diye bir şey yok, o zaman çok iyi ama ya varsa… Ya yazılanlar, söylenenler gerçekse o zaman ne olucak? Yoksa bile boşuna mı yapmış oluyoruz sizce. Sizce namaz kılmak yerine gidip sigara veya kahve içsek bir cafede… Hangisi vücudumuza daha yararlı? Yani sigara içsek kahve içsek daha mı yararlı? Tabi ki içicez ben de içiyorum ama en azından daha az içmiş olurum!

    Her zaman şunu sorarım kendi kendime; ya gerçekten söylenenler, yazılanlar doğruysa? O zaman vay halimize!!!

    Ve son olarak bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi? Bilemiyorum hiç bilimsel bir araştırma yapmadım. Sadece yapılanları izledim, okudum ve öğrendim. Ama şunu bildiğime eminim insan beyni Allah’ın varlığını anlayabilir. O kadar kuvvetli bir varlıktır ki insan her şeyin altından kalkabilir. Düşünün şeytan tarafından bile kıskanılmışız zamanın da :)

  24. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Bilimin en son çıkardığı sonuç maddenin görünürde var oldugudur. Önceleri maddenin yapı taşının atom olduğu tezi vardı. Daha altına inip kuantum boyutuna maddenin aslının ışık olduğu tespitine vardılar.

    400 fizikçi bilim adamının 2005 Kopenag buluşmasında çıkan sonuç algılanan her şeyin “bakana göre” var olduğudur. Yani algıda var olan bir evrende yaşıyoruz.

    Bilim bunu kanıtlayarak Allah ve sistemi hakkında çok şey kanıtladı. Bu buluşu bizim tasavvuf ehli dediğimiz kişiler çok önceleri bu gerçeği çözmüşler. Yunus, Mevlana, Muhiddin Arabi vs..gibi. Yunusun bir sözü bu gercege isret eder.

    Dünya malın mülkün yalan, var biraz da sen oyalan!

    Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm!

  25. Selim Yoruk diyor ki:

    “Ya söylenenler doğruysa. Vay başımıza gelenler” mantığının doğru bir akıl yürütme olmadığını düşünüyorum.

    Yani bu şu demek mi?

    Biz dini kaideler uymazsak halimizin nice olacağını bilmiyoruz. O yüzden korkuyoruz. Yani başımıza bir şeyler gelebilir, söylendiği gibi cayır cayır yanabiliriz maazallah. En iyisi mi biz dini kaidelere uyalım da en azından doğruysa yanmamış oluruz, acı çekmemiş oluruz

    Bu tam anlamıyla bir korkudur. Sevgi değil. Tanrı sevgisi ile tanrı korkusunu karıştırmamak lazım. Korku ile yapılanın ruha bir yararı yoktur bence.

    Dini kaidelere uyma kriterimizin ruhumuzla bağdaşması olduğunu düşünüyorum, korku değil.

  26. Cenk diyor ki:

    Turan Dursun’u okuyun en azından.

  27. Cakkallo diyor ki:

    Arkadaşlar dini duygularınızı bir kenara brakın ve düsünmeye baslayın ozaman bu sorunun cevabını bulacaksınız.

  28. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Bilim bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama anlayana!

    “Maddenin ZANnettigimiz gibi varolmadığı gerçegini ve insan denen yapının da mükümmelliğini”

    “Ben Hak’kım” diyen ve bunun için organları parçalandıktan sonra katledilen Hallacı Mansur’un; yine, “Ete-kemige büründüm, Yunus diye göründüm!” diyen Yunus Emre’nin; “Tanrı mı gönüldür, gönül mü tanrı”, diyerek bir gerçege dikkati çeken Mevl

  29. DeCanter diyor ki:

    Düzen mi hangi düzen?

    Ne kadar düzen varsa bir o kadar da kaos var.
    Direk Allah’a inanmak boyun eğmek demek bence sorgu ve sualler sormamayi gerektirir.

    Kabul etmek, ileri gitmeyi engeller. Bilim her zaman maddeyi araştıracağı ve kesin bilgilerin doğrultusunda gidecegi için metafizik bir olguyu kanıtlama gereği duymaz ki. duymamalıdır da.

    İnanalar hep şöyle derler; “Bu kadar rastlantı bir araya nasıl gelebilir”. Gelemeyecegini düşündükleri için bilemedikleri olayları hiçbir zaman bilemeyecekleri kesin olan Allah’a yani metafizik açıdan bir olguya bağlarlar. Halbuki hayat bir zorunluluktur.

    Verdikleri örneklerde bile anlamsızlık vardır. Matematiksel çok yüksek sayıları hesaplayıp olma olasılığı yok derler. Halbuki olma olasılığına değil nasıl oluyorda bu sistem işliyor diye soru sormak gerekir.

    Kendi açımdan bakarsam benim düşüncem hiçbir kitabın yüce bir güç tarafından indirilmediğidir.

    Zamanlarında çok güzel etkiler ile insanları bir arada tutmayı başarmış, kurallar içeren bu kitaplar bence bir devirden sonra sadece insanları sevgisiz saygısız birer birey, sorgulamadan her söylenene inanıcak birer köle gibi yetiştirmektedir.

    Hatta şu anda insanları taraf yapıp birbirine düşürmekte, savaşlara sebebiyet vermektedir. Misal papa Türkiye’ye geliyor her yer pankart dolu. Papa’yı istemiyoruz diye nedir bu kin.

  30. Fanivebaki diyor ki:

    Allah ismi ile neye işaret ediliyor acaba? Allah ismi ile ne anlatılmak istenmiştir zamanında?

    Samimi olalım derim, biz bizeyiz şurada! Hiç düşündük mü bu soruları ciddi manada acaba?

    Yoksa, Allah işte. Neyini düşüneceğim ki. Bu kelimeyi, ve bu kelime ile anlatılmak isteneni herkes bilir; her şeyi vareden, diğer adıyla Tanrı dediğimiz şey diye mi düşünüyoruz?

    Nereden çıktı şimdi bu dersek arkadaşlar. Allah ismi ile, veya adına Tanrı diyelim. Tanrı ismi ile işaret edilmek, anlatılmak istenilen kavram nedir bunu bilmeden, varlığını doğal olarak ne biz, ne de bilim ispatlayamaz.

    O isim ile ne anlatılmak istenmış o anlaşılmadan, varlığı nasıl ispatalanacak?

    Görüşüme göre, o isim ile anlatılmak istenilenin ne olduğunu anlamış olsa idik. Varlığını ispatlamak için bugün hala çaba sarf etmezdik. Veya edemezdik. Edemezdik diyorum! Ve buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum arkadaşlar.

    Bir bilim adamı, bir de varlığı ispat edilecek Allah diye O’ndan ayrı ikinci bir şey söz konusu olamaz. Çünkü Allah ismi ile işaret edilen kavram TEKtir ve kendi dışında ikinci bir varlık söz konusu değildir. Dolayısı ile bir siz bir de Allah diye bir şey söz konusu değil ki. Biri diğerinin varlığını sorgulasın.

    Bilmem birazcık da olsa anlatabiliyor muyum?

    Bu kalem bundan ötesini yazmaz dostlar.

    Sevgimle.

  31. Belma Gürler diyor ki:

    Yumurta, bu maddeler doğada mevcut, hadi bilim bize yumurta yapsın :)

    BAZI ŞEYLER, somut ifade edilemeyecek kadar güzeldir.

    Mesela, Allah varsa “Hani nerde” diye soran bir ahmağa ben, “Beynin var mı? Hani nerde?” diye soruyla yanıt veriyorum.

    Yanıt bulamadığınız yerde ilahi gücü bulursunuz.
    Allah’ın selameti üzerinize olsun.

  32. Güneş diyor ki:

    Yorumları okudukça sinirlerim gerilmeye başladı. İnsanların tartışılamayacak kadar aptal olmasına aptal olmalarına katlanamıyorum. Sözüm güneşi batıdan doğuranlara ve evreni ters döndürenlere.

    Keşke batıdan doğsa güneş. Sabah işe işe giderken hep gözümü alıyor batıdan doğsa almaz.

  33. SavaGe diyor ki:

    Ben anlamıyorum, bu tür araştırmalar insanımıza ne faydalar verir. Boş işlerle uğraşılıyor. Yazık o verilen emeklere, harcanan paralara.

  34. Tamer Nazlı diyor ki:

    Bunun halen tartışmasını yapan insan aciz insandır diyebilirim ancak.

    Bunu değil bilim, felsefe bile kabul ediyor. Bazılarının yaklaşımı aynen Musa zamanında yaşayan İsrail halkına benziyor.

    Bu gibileri direk Allah’ı görmek istiyorlar. Ama merak etmeyin az kaldı. Kafirler istemese dahi Allah nurunu dünyada tamamlayacaktır.

    Bu arada Ömer arkadasımız süper yazmışsın. Tabrikler.

    Allah’a emanet olun.

  35. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Allah kendisinden ‘başka varlık’ olmadığına şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de, O’ndan başka ilah yoktur! (Al-i imran-18)

  36. Barlas Öztürk diyor ki:

    Bir deli kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor. Hey gidi memleketimin insanı…

  37. Haşimoğlu diyor ki:

    “Şey” bu kelime ne anlam ifade eder biliriz. İçi boş ve içi doldurulması gereken bir cümle.

    Peki, ilim ve bilim Allah-u Teala’nın varlığını ispatlayamıyorsa, hatta yokluğunu da ispatlayamıyorsa o halde bizim elimize bir “Şey” kelimesimi kaldı. Hadi içini doldurun bakalım bu şeyin.
    Saygılarımla

  38. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Bizim şunu çok iyi anlamamız lazım. Allah adıyla isatet edilen Zat

  39. Ege diyor ki:

    Arkadaşlar Allah’ın varlığını bilim tabi ki kanıtlar. Mesela, Güneş’i düşünelim. 1 milim Dünya’ya yaklaşsa Dünya kavrulur. 1 milim uzaklaşması da donmasına sebeb olur.

  40. Kesinbirbilgiyle (Hasan) diyor ki:

    Bilim kanıtlayabilir mi? Bilim; evreni kendi içinde mantıksal öngörülerle açıklamaktır diyecek birtakım aklıevveller. Yani yine de bir mantık oluşturması için bir şeylere ihtiyaç duyuyor bu bilim dediğiniz, sığındığınız meret. Peki, onun dayandığı o fizik kuralları nerden çıkmış ortaya? Kendi kendine mi?

    Şu an mükemmel bir resim sayılan Mona Lisa’nın en önemli özelliği, her insanın yüzünde kullanılan altın oranın kullanılmış olmasıdır. Şimdi ben çıkıp desem

    Ne ressamı canım, o resim kendiliğinden boyalar ve tuval bir araya geldi. Milyonlarca yıl çalkalandı. Patladı birbirlerine çarptı, bütün ihtimalleri denediler (bu arada bu tuval boyalar şuursuz ama ve ben bunları yazarken sinirden gülüyorum ;)) denediler ve en son böyle güzel bir şekil çıktı. İnsan yüzü.

    Çok garip acaba güzel olduğu kanısı da nerden çıktı. Oysa en sağlam yapılarda bu oran kullanılır. Deniz kenarında yaşayan o dünyanın en gamsız insanları baksa, istiridyelerin kabukları üzerindeki döngülerde de aynısı var. Yine mineraller toplanmış trilyon kere trilyon ihtimalden biri olan o şekli oluşturmuşlar. Üstelik kendi kendine

  41. Erdal Ladre diyor ki:

    Selam sevgili arkadaşlar, Ömer beyin ve sizlerin yazdıkları, girilmemesi gerekilen, birbirinden çok çok farklı konular.

    Allah’a bilimle değil, sadece ve sadece inançla ulaşılır. İnsan sadece Allah’ın varlıgını içinde, derinlerinde varlığını kabul edebilir.

  42. Emre Kılıç diyor ki:

    Hasan kardeşim Allah senden razı olsun. Yazının her kelimesi “İşte gerçek bu” diye bağırıyor.

    Ama sen de biliyorsun ki bu inkarcı insanlar bu yazıya gülüp, her zamanki saçmalıklar diyecek. Ama olsun kardeşim belki içlerinden biri senin benim sayemde doğruyu görürde Avrupa ve Amerika’nın açtığı çukurdan çıkar.

  43. Efe Vatansever diyor ki:

    Yüce Allah Kuran’da insanlara bilimle uğraşmaları gerektiğini, okuyup mucizelerden haberdar olmaları gerektiğini ve Kuran’ın bir safsatadan ibaret olmadığını ve peygamberin bir şair değil, gerçek bir elçi olduğunu kullarına inandırmak için bilimin son derece önemli olduğunu vurgulamaktadır.

    Bilim elbette isbatlayabilir Allah’ın varlığını. Bir zamanlar ateistler evrenin hep olduğunu vurgulayıp, herhangi bir yaratıcısının olmadığını vurgulamakta ve evrim teorisini kullanmakta idi. Ama şimdi biliyoruz ki zaman geçtikçe evren genişlemekte. Zamanı geri sardığımızı varsayarsak evren küçülmekte ve en sonunda yok olmaktadır. İşte size evrenin yoktan varolduğuna dair koca bir ispat.

  44. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Biz hala bize söylenenleri anlamamakta dirensekte, bir gercek var, o da hayalimizde yarattığımız tanrı gerçeği. Yok böyle bir tanrı, ona tapınırsak bize kıyak yapıp cennetine koyacak. Kafaya alamassak, bizi cehennemine atıp cayır cayır yakacak.

    Bizi yakacak bir şey varsa o da kendi cehaletimiz. Aslımızı, hakikatimizi, özümüzü, varlığımızı tanıyamamak ve kendimizi bir beden kabul edip, arzular ve korkular içinde hayal ve imgeyle birde tanrı yaratıp ondan meded ummak.

    Bizi yakan kendi bakış açımız, değer yargılarımız, şartlanmalarımız.

    Bize azap veren sahiplik duygumuz ve bundan kaynaklanan arzu ve korkularımız.

    Çarpıtmadan okumayı, imgelemeden bakmayı öğrendiğimiz zaman, anlıyacagız ki, din denilen olay bizi özgürlüğe götüren bir yol. Kendi özümüzün bize bir seslenişi.

    Bırakalım hayalı, Resullullah bakın ne diyor.

    Kendini bilen Rabbini bilir.

    Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın.

  45. Selim Yörük diyor ki:

    Yorumlarınıza katılıyorum Sabahattin bey. Gerçekten doğru bir yorumda bulunmuşsunuz.

    Dindar olmanın amacını “Cayır cayır yanmaktan kurtulmak” olarak beynine kazıyanlar ne garip bir inanç içerisindedir.

    Benzer bir düşünce ile daha önce yazmış olduğum bir yazı ilginizi çekebilir; “Kampanya fırsatçıları dine de dadanınca

  46. Ali diyor ki:

    Öncelikle bu kadar insanın bu konu için tartışması bence yazık. Bilimin ALLAH’ın varlığını kanıtlayıp kanıtlamaması benim için hiç önemli değil. Çünkü ben bir müslüman olarak ALLAH’ın varlığına hiçbir delil aramadan inanıyorum. İnanmamak insanların kendine kalmış. Kimseyi zorlayamazsınız.

    Diğer hususta, benim ve benim gibi müslümanların ALLAH’ın varlığına inanmalarında hiçbir kaybı yok. Yani inananlar günlük yaşantılarına devam ediyor dini vecibelerini yerine getiriyor. Sonunda öleceğine, hesaba çekileceğine ve cennet-cehennem’in var olduğuna inanıyor. Dünyadaki bütün hal ve hareketlerine buna göre yapıyor. Kaybettiği birşey varmı? Yok!

    Ya ALLAH’a inanmayanlar! Sizlerin ne gibi bir durumla karşılaşacağınız hakkında bir fikriniz var mı? Mademki size göre ALLAH (haşa) yok. Ölüm sizin için bir son anlamına mı geliyor?

    İşin kötü tarafı eğer bizim inandığımız gibi (ki bu bir gerçek) ALLAH varsa ve yine inandığımız gibi hesaba çekilip cennet ve cehenneme gitmek varsa, inanmayanların çok büyük bir kaybı olacak.

    Tabiki yine hiç kimseye zorla bir şeyi kabul ettirmeye çalışmıyoruz. Dediğim gibi inanmaka ya da inanmamak herkesin kendi elinde olan bir şey.

    Fakat Sebahattin Zorlu beye bir şey söylemeden geçemeyeceğim.

    Demişsiniz ki;

    Biz hala bize söylenenleri anlamamakta dirensekte, bir gercek var, o da hayalimizde yarattığımız tanrı gerçeği. Yok böyle bir tanrı, ona tapınırsak bize kıyak yapıp cennetine koyacak. Kafaya alamassak, bizi cehennemine atıp cayır cayır yakacak.

    ve yine demişsiniz ki;

    Bırakalım hayalı, Resullullah bakın ne diyor.

    “Kendini bilen Rabbini bilir.”

    “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın.”

    Biliyorsunuz ki Rasulullah = Allah’ın resulu (yani elçisi) demektir. İnanmadığınız bir şeyin nasıl elçisi olabiliyor?

    Herkese selam ve saygı ile.

  47. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Resullulah Allah denilen varlığın bir tanri olmadığını, varlıktan ayrı ötelerde bir yerde yaşayan ve oradan bize bazen karışıp, bazen kendi halimize bırakan, bazılarımıza kıyak geçip, bazılarımızı da cezalandıran bir ilah olmadığını açıklamıştır.

    Hayali bırakalım, bakın Allah diye dilimizden düşürmediğimiz ama gönlümüze bir türlü alamadığımız, hep ötemizde düşündüğümüz O Kudret, ayetlerle kendisini nasıl açıklamış.

    O’nu gözler algılamaz, O ise bütün gözleri idrak eder. O öyle latif ve öyle herşeyden haberdardır. (Enam 103)

    Kendinizde de; hala görmeyecek misiniz? (Zariyat 21)

    Gerçek hayat sahibi ancak O’dur. (Mümin 65)

    O, sizi tek bir nefisten yarattı. (Zümer 6)

    Halbuki sizi ve yaptıklarınızı Allah yarattı. (Saffat 96)

    Ve: ‘O’na iman ettik! ‘ demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede? ! ‘ (Sebe 52)

    Biz, o EMANETi göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar ve ondan korktular da insan yüklendi onu. O gerçekten çok zalim, çok cahildir. (Ahzab 72)

    Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de şüphe yok ki, Allah herşeyi bilir. (Ahzab 54)

    Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. (Ahzab 4)

    Allah, gerçeğin ta kendisidir. O’ndan başka çağırdıklarınız hep batıldır. (Lokman 30)

    Gerçeğin Allah’ın olduğunu bilmiş olacaklar ve o uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır. (Kasas 75)

    Fakat zulmedenler bilgisizce heveslerine uydular. (Rum 29)

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Onundur. Hepsi O’na divan durmaktadır. (Rum 26)

    Vicdanlarında bir düşünmediler mi? ( Rum 8 )

    İşte bu misaller var ya, Biz onları insanlar için getiriyoruz; fakat onlara ilim sahiplerinden başkasının aklı ermez. (Ankubat 43)

    Allah’tan başka dostlara tutunanların durumu, kendisine bir yuva yapan örümcek örneği gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü de örümcek evidir, eğer bilselerdi. (Ankubat 41)

    Size Allah’tan başka ne bir dost var, ne de bir yardımcı! (Ankubat 22)

    Allah’la birlikte diğer bir tanrıya daha çağırma; O’ndan başka tanrı yoktur. O’nun zatından başka herşey helak olacaktır. Hüküm O’nundur ve nihayet döndürüIüp O’na götürüleceksiniz. (Kasas 88)

    Sineleri ne saklıyor ve ne açığa vuruyorlar, Rabbin bilir.

    Allah O, O’ndan başka tanrı yoktur. Önünde sonunda hamd O’nadır, hüküm O’nundur. Nihayet döndürülüp O’na götürüleceksiniz.

    De ki: ‘Söyleyin bakayım, eğer Allah, geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılarsa, size bir ışık sağlayacak Allah’tan başka tanrı kim? Hala dinlemeyecek misiniz? ‘ (Kasas 69.70.71)

    Nihayet geldikleri zaman, Allah: ‘Siz, Benim ayetlerimi, onları ilmen kavramadığınız halde yalanladınız mı? (Neml 84)

    Allah’la birlikte bir tanrı mı var? Hayır, onların çoğu ilim ehli değildir. (Nelm 61)

    O ki, kalktığın vakit seni görüyor

    Ve secde edenler arasında dolaşmanı da.

    Çünkü, herşeyi işiten, herşeyi bilen ancak O’dur. (Suara 218.219.220)

    O ki, beni yedirir, içirir.

    Hastalandığım zaman O bana şifa verir. (Suara 79.80)

    Gördün mü o tanrısını canının istediği edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın? (Furkan 43)

    Allah dilemedikçe, hiçbirşey dileyemezsiniz! (insan 30)

    ‘Her nerede olsanız sizinle beraberdir’. (Hadid 4)

    Uyanın, göklerde ve yerde ne varsa hep Allah’ındır. O, sizin bulunduğunuz durumu mutlaka bilir. Hele O’na döndürülecekleri günde ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah herşeyi hakkıyla bilendir. ( Nur 64 )

    Allah:’Korkmayın, çünkü Ben sizinle beraberim; işitirim ve görürüm. (Taha 46)

    Gerçek şu ki, O’dur işiten gören! (isra 1)

    Ve o gün Allah’a teslimiyet göstermişler, bütün uydurdukları ortaklar kendilerini bırakarak kaybolup gitmişlerdir. (Nahl 87)

    Oysa göklerde ve yerde ne varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah’a secde eder. (Rad 15)

    O’ndan başka herşeyden uzağım (Hud 55)

    Her ilim sahibinin üstünde bir bilen vardır.(Yusuf 76)

    ‘ALLAH’ı hakkıyla idraka çalışmadılar

  48. Godintrick diyor ki:

    Sosyal hayata yansımaları bir yana, Allah’ın varlığı veya yokluğu meselesi, akıl işi değil inanç işidir. İnançla bağlı olunan bir kavramı akılla kavramaya çalışmak, malzemesi akıl olan bilim enstrümanını bu işe karıştırarak kanıtlamaya çalışmak beyhude.

    Dünya nası dönüyo la böyle, diye düşünerek Allah’ın varlığına bilimsel bakımdan kani olmak mümkün değil. Öyle kontur sorular vardır ki, inanmak dünyanın en saçma şeyi olarak görülür.

    Allah’ın varlığı bilim veya bir başka yolla kanıtlanamaz; sadece ona inanılır veya inanılmaz. Bilim felsefesi açısından bu kavram varlığından çok yokluğunu kanıtlama sürecidir.

    Bu nedenle burada ahkam kesmek gereksiz. Ne Allah’ın ve dinlerin bilimle işi olur, bilimin Allah’la.

  49. Abilen diyor ki:

    Allah, kainat, insan hakkında daha fazla bilgi için http://www.geocities.com/rabbimiz adresini ziyaret edebilirsiniz.

  50. Song diyor ki:

    Açıkcası üstte konuyla ilgili hiçbir şey uymuyor. Yani konu başka anlam başka. Açıklayıcı olunması geriyor.

  51. İsimsiz diyor ki:

    “Nereye dönerseniz ALLAH’ın yüzü işte oradadır” fazla söze gerek yok. ALLAH kesinlikle vardır ve inanmayanlar için de Ahiret’te elem verici bir AZAP vardır.

    ALLAH’ın varlığı bilimle veya ufacık bir düşünceyle bile kanıtlanabilir. O her şeyi bilendir, görendir!

  52. Eflatun diyor ki:

    Yukaridaki ayetler gerçekten çok etkileyici. Bize büyüklerimizin öğrettiği Tanrı imajina hiç uymuyor. Sabahattin beye teşekkürler.

  53. Recep diyor ki:

    Sevgili Arkadaslar,

    Bilirim, bazen ürpertici oluyor bu konular, ama boşa dememişler, “Korkunun ecele faydası yoktur” diye! Korkumuzdan da gerçeği saklayamayız.

    Bizler insanız. Gören, düşünen varlıklarız. Ben kendime baktığımda, “Ben, benim” derim, ama kendimi ben (tövbe) yaratmadım ki. “Nerden oluştum ben” diye de sorarım.

    Bir düşünsek, ve de kendimize “Neden ben, nasıl ben, niye ben” diye sorsak, ne gibi cevaplar üretebiliriz?

    Bu sorularin veyahut bu fikirlerin cevabı Allah’ın (bizleri yaradanın) varlığının ispatı degil midir?

    Bilimin Allah’ın varlığını ispatlar mı sorusu, aslında zaten cevaplanmıştır. Bilim adamları yaptıkları araştırmalar sonucu öğrenmişlerdir ki, bu kainatin bir yaradanı olduğunu! Fakat onlara, bu gerçeğe inanmak zor geliyor!

    Onlar aklınca, asıl olanın (gerçeğin) tersini ispatlamaya çalışıyorlar (yoktur deme maanasından), ama ispatlayamadıklarından, durmadan araştırırlar!

    Araştırıyorlar, ama yine de farkında değiller!
    Aslında onlar, Allah’ın büyüklüğünü (kudretini) inceliyorlar, ve de o kudreti çözemediklerinden (tamamlayamadıklarından) hep araştırırlar (SORU ÜSTÜNE SORU üretirler) durmaksızın!

    Gerçekleri bizler zaten bilmekteyiz. Ufaktan da olsa, az bir derin düşünsek, farkındayız ki, Allah’ın bizleri yaradanın, kontrolü altında yaşadığımızı ve de onun izni olmadan hiçbir şeyin olamayacağını!

    Bir rolümüz var hepimizin bu dünyada. Deneniyoruz bir film içinde, gizli çekim altında. Zamani gelince de, alacagız mükafatlarımızı, filmimiz rolümüzce bitince!

    – BIR HIKAYE MISALIN-
    Bir zamanlar çocuktum. Duydum, “Dedem” (Babamin Babasi) ölmüş. Şimdi evliyim, çocuklarım var. Bu çocuklarımın dedeleri de (benim “Babam”) öldü. Yarın artık torun sahibi olacağım. “Dedem” yok, “Babam” yok, şimdi sıra kimde?

    Allah bilir, ama bence “bende”!

    Ölümü düşünmek, varlıklara (bizlere) korku getirir, ecelin elbet geleceğini andırır!
    Ama ecelden kaçılınmıyor, zamanla da hepimizi bulacak.

    Gerçek olan bunlar degil mi? Zamanımız dolmadan hazırlansak, yanlış mı olur? Bizim kendimizin zaten bildiğini (Allah’ın var olduğunu), bildiğimizin de ispatını bilimden bekleyemeyiz! Bilimden cevap beklememiz, Allah’ın varlığını inkar etmek ve de şüphe duymak değil midir!

  54. Oğuzhan diyor ki:

    Arkadaşlar yazdıklarınızı biraz okudum ve anladığım kadarıyla sonuca varamıyorsunuz. Ben bunlara başka bir boyut getirmek istedim.

    En son bilimsel verileri takip etmişseniz mutlaka duymuşsunuzdur. Aslında bizim gördüklerimizin hepsi hayal. Nasıl diyeceksiniz, görüntü dediğimiz olgu beynizimizde oluşan elektrik sinyalidir. Yani bilimin verileri elektrik sinyalidir.

    Somutlaştırmak gerekirse, oyunları bilirsiniz. Oyunu yöneten biziz. Yönettiğimiz karakter bunu bilmemekte.

    Sonuç olarak bilim Allah varlığını ispatlayamaz. Çünkü Allah bizim her yerimizde. Yani bizim bilgisayarı yönettiğimiz gibi. Biz kendimizi yönetiyoruz. Bu da şudur, kendi kendine düşünen bilgisayarlar yapılacak. Bunun gibi düşünün.

    Şunu unutmayın, Allah bizi izliyor.

    Neyse toprlayamadım tam. Olmasa da yaralı bilgiler verdiğime inanıyorum. Adresim astlud@hotmail.com mesajlaşmak isteyen gelsin, buyursun.

    Kendinize iyi bakın.

  55. Yıldo diyor ki:

    Hayır hiçbir zaman için Allah’ın varlığını kimse kanıtlayamaz ama biz onun olduğunu biliriz. Bana da bu çok saçma gelir?

  56. Filozof diyor ki:

    İnsan beyninin bugün bilinen özellikleri ve yapısı(daha bulunmamış birçok şey var) ve devasa gezegenlerden, atom içerisindeki mikro evrene kadar her şey görevini eksiksiz yerine getiriyor.

    Bugün en güçlü bilgisayarlar bile insan beyni yanında aciz kalıyor. Zaten bilgisarları üreten de insanın sahip oldugu biyolojik bilgisayarımız beyin değil mi?

    Bana kalırsa bu kadar muhteşem ve kusursuz dizayn ancak bir yaratıcı tarafından oluşturulabilir. Ben bilgisayar gibi işlem yapan ve iyi bir aleti tasarlayıp oluşturabilirim. Bilgisayar da onu programladıgım kadarıyla bir şeyler üretebilir.

    Bilgisayar ürettigi şeyden daha üstün. Çünkü onu kendisi üretiyor. Ben bilgisayardan çok daha iyiyim. Çünkü onu üreten de benim.

    Bir bilgisayar doğada kendiliğinden var olamaz. Onu ancak bir insan üretebilir. Peki insan beyni gibi muhteşem bir yapıyı ne oluşturmuştur?

    Bu mantık çerçevesinde insan beynini ondan çok çok daha üstün bir varlık oluştumuş olmalıdır. Yani Allah. Şöyle bir soru akla gelebilir, affınıza sığınarak söylüyorum; “Peki yaratıcıyı kim oluşturdu?”

    Burada artık sorduğumuz soru bile anlamını yitirir. Çünkü nasıl bilgisayarın yapacağı şeylerin sınırını ben belirliyorsam, beni yaratan da benim sınırımı, insanoğlunun sınırını belirlemiştir. Ondan öteye geçiş hakkım yok. Artık bu noktada yaratanın bildirdiklerini kabullenmem gerekir.

    Şunu da belirtmem lazım. İnsanoğluna verilen düşünmenin sınırı hiç de az değil. Ama her nedense çoğumuz bu sınırın çok küçük kesirlerinde kalıyoruz.

  57. Emre Kılıç diyor ki:

    Nedense insanların çoğu akıllarıyla her şeye bir çözüm, her soruya da bir cevap bulabileceklerini sanıyorlar. Halbu ki insan aklının sınırları vardır. Her canlının aklının bir sınırı olduğu gibi.

    İnsan aklının sınırları yaratılan diğer tüm canlılardan daha geniştir. Ama bunu çoğu insan kabul etmiyor ve yavaş yavaş büyük bir yanlış arayışın içine giriyor. Arayışını devam ettirirken kendine yüzlerce hatta binlerce soru soruyor ve cevaplarını da kedince buluyor ama bu insanların hataya düştüğü nokta şu; Son sorunun da cevabı olduğunu düşünüyorlar.

    Soru şu; Madem beni Allah yarattı, peki Allah’ı kim yarattı? O ne zamandan beri var? Sonsuzluktan bu yana diyolar ama sonsuzluk olmaz ki elbette bir başlangıcı olması gerek.

    İşte ataistlerin ve ataist olma yolunda ilerleyenlerin var olma sebebi bu. Yukarıda yazdığım kısacık cümle. Bu kişiler kendilerini her sorunun cevabını bulabileceklerine şartlandırmışlar ve akıllarını sınırsız kabul edip, onun bulamadığı şeyleride yok kabul ediyorlar.

    Aynen Yıldo gibi insanlardan bahsediyorum.

    Asırlardır anlamıyorsunuz ve asırlarca da anlamıyacaksınız. İnsan aklı sonsuzluğun sırrını çözecek kadar geniş değil. Ancak Allah’ın varlığını bilimle ispatlayamayacak kadar dar da değil.

    Eğer Allah’ın varlığını gerçekten bulmak istiyorsanız bilimle uğraşmanıza gerek yok. Öldükten sonra size ne olacağını düşünün yeter.

    Herkese saygılar.

  58. Akın Tunca EYÜBOĞLU diyor ki:

    Arkadaşlar bilim gerçeklerden ve gerçeklikten ibarettir. Orta çağdan bugüne kadar insanların sığınma arayışlarına ilaç olan ama aslında var olmayan seyleri tabi ki ispatlayamaz.

    Allah’ı inanan kişi ispatlayabiliyor mu? Cevabı hayırdır. O halde bilimden olmayan bir şeye çare beklenemez. Ki Kuran-ı Kerim’de bir surede geçen tek bir olgu ve bunun aksini kimse iddaa edememiştir. Her şeyi yaratan bir varlıktan bahsedilmektedir.

    Peki o halde sizin inandığınız Allah’ı yaratanı gösterin, ben de söz veriyorum bilim aracılığı ile size Allah’ı ispatlayacağım.

  59. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Allah yadsınamaz, inkar edilemez. Çünkü apacık ortada olandır. Biz uyku denilen bilecek bir vaziyette olduğumuzdan ya da körlüğümüzden apacık ortada olan bu hakikati farkedip yaşayamıyoruz.

    “Dünyada kör olan ahirettede kördür, üstelik iyice yolunu sasirmistir.” ( isra 72 )

    “O, ilk ve sondur; görünen ve görünmeyendir. Hem O her seyi bilendir!” ( Hadid 3)

    Hazreti Muhammed bunu ‘Eshedu’ ile anlatmak istemiş. Eshedu’nun manasi GÖREREK sehadet ederim demektir.

    Öyleyse ‘Eshedu’yu sadece sözle söylememeli, fiilini de tamamlamali.

    Imanin bu şartina “Kelime-i Sehadet” getirmek diyorlar. Sahadetin sadece kelimesinde yani sözünde kalmamalı, bizzat şehadet etmeli, yani Allah’ı görmeli.

    Bu görme fiili tabiki baş gözüyle değil bilinç gözüyle, basiret ile olur. Yoksa O

  60. Xul diyor ki:

    Bilimden kanıt mı istiyorsunuz? Buyrun:

    Şu anda yaşayan kompleks canlıların ya da -basit farketmez- yapılarında proteinler bulunur. Proteinler ise binlerce aminoasitin birleşiminden oluşur. Her bir aminoasitin 1.000.000.00……(400 sıfır) çeşit dizilimi vardır. Bunlardan ise sadece 1’i işe yarar.

    Yani işe yarar bir canlının tesadüfi oluşumu için (en basitinden bir mikro organizma için)gerekli olasılık 1/1.000.000.00(400 sıfır)sayısının 1000’inci kuvveti (1000 çeşit protein alayım dedim en azından) olur. Bu komik ihtimal ise bilimle hareket edersek matematikte 2×2=5 gibi bir şeydir.

    Bu proteinler doğru zamanda doğru anda yanyana gelecek sonra radyasyon ışınlarına maruz kalmadan, sıcaklıktan etkilenmeden, fırtınalardan kurtularak büyüyecek sonra kendini eşleyecek eşi içinde aynı durumlar söz konusu.

    Yapmayın arkadaşlar Allah’a inanmamamak uçan spagettilere inanmak gibi bir şey olur.

  61. Hasan K diyor ki:

    Arkadaşlar bazı yorumlar dikkatimi çekti ‘Allah ın ispata ihtiyacı yoktur’gibi. Bazılarımızsa bu tartışmanın delinin kuyuya attığı taşı çıkarmak olarak görmüş! Fakat doğru olmadığına inandığım birkaç noktayı belirtmek isterim.

    Birincisi tabiki Allah’ın kanıta ihtiyacı yoktur ama karşımıza inançsız biri çıktığında bir müslüman olarak amacımız ona elimizden geldiğince doğruları aktarmak değil midir?

    Kimi zaman imanı olmayan kişilerle Allah’ın varlığı hakkında tartışmaya girmiyor muyuz? Bu kişi bize Allah nerde? Allah’ı göremiyorum o halde yok dediğinde ‘Allah ın ispata ihtiyacı yok dediğimiz zaman hem ikna edici bir cevap verememiş hem de komik duruma düşmüş olmaz mıyız?

    Biz Allah ve O nun varlığı hakkında elimizden geldiğince bilgi edinmeli ve inanmayan kişilere uygun bir dille anlatıp onları mutluluğa ulaştıracak yola yönlendirmeye çalışmalıyız.

    Dikkatinizi çekerim onları kurtarmaya çalışmalıyız demiyorum çünki biz kimiz ki.

    Örneğin en basitinden gözünün arkasındakileri bile görmekten aciz bir insanın Allah’ı görmesinin imkansız oldığunu söyleyebiliriz. Allah bize bu dünyada işte ben burdayım deyip, gözükürse gözünüzü seveyim imtihanın ne anlamı kalır?

    Kimi zaman çok zeki insanlar yani mantıklı insanlar şu kainatın kendiliğinden oluştuğuna, yaratıcının olmadığına dair ithamlarda bulunuyorlar.

    Arkadaşlar sizler zeki insanlarsınız. Matematikten anlarsınız. Çevrenize baktığınızda bu dünyanın yüz üzerinden yüz dengeyele, güzellikle yani kusursuz yaratıldığını görürsünüz.

    Siz zeki insanlara soruyorum. En basitinden 100 soruluk sınavda kafadan atarak 100 net yapmanın oranı nedir? Kaldı ki bu müthiş güzelliklerin bir yaratıcı olmadan kendiliğinden oluşma olasılığını hesaplayabilirseniz anında meclisinizin üyesiyim!

    Arkadaşlar bol bol okuyalım, araştıralım. İnançsızlar karşısında dut yemiş bülbüle dönmeyelim. Ağzımız bu durumun bize vereceği plastik tadından mahrum olsun inşallah.

    Sakın ola kimse inanmayanlara karşı kin beslediğimizi sanmasın. Bize düşen düşüncelere saygı duymaktır.

    Saygılarımla.

  62. İmdat diyor ki:

    Çok güzel bir konu. Çok güzel ve faydalı yorumlar. Ben iki arada bir derede kalmış birisi olarak kendimce hissemi aldım. Ama aklıma birkaç şey takıldı.

    Şimdi ben kendimce iyi bir insanım. Kimseye zarar vermişliğim yok. Kimsenin hakkını da yemedim ve büyük günahlardan “hiçbirini” işlemedim. Ama Allah’a inanmak ve inanmamak arasında gel-gitler yaşıyorum.

    Aklımda çok soru var. Allah Adem ile Havva’yı gönderdi ve onların torunları oldu vs. e Adem ile Havva Allah’ın varlığından bihaber miydi? Neden kendi çocuklarına yaymadı, onlar da diğerlerine yani hiç putperestlik filan olmazdı o zaman.

    Birkaç soru daha var aklımda. Neden şimdi başka bir din çıkmıyor ya da peygamber? Neden sadece bir din yok? Allah tek ve gerçek ama dinleri tek değil? Neden insan klonlama engellenmeye çalışılıyor? (özellikle Vatikan tarafından) ayrıca genetik olarak insanları mükemmel yapmak artık mümkün. Anne rahminde genler ile oynanabiliyor. yani bu da kadere direkt etkidir.

    Öyleyse bu buluştan önce yaşayan insanların kaderi kanser olmaktı ama artık insanların kaderi kanser olacakken anne rahminde kurtulmak mı? Neden karşı cinsin uzuvlarını görmek insanı kirletir? Onu da Allah yaratmadı mı?

    Eğer giysi diye bir şey hiç olmasaydı giyinmek abes olacaktı değil mi? Hem giysiyi Allah yaratmadı, hiç üretilmemiş olsaydı kapanmak diye bir şey olmayacaktı. Yani herkes günahkar olacaktı?

    Ayrıca bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Bunu tartışmak manasız. Çünkü din bir inançtır. Yani “inandığın kadar vardır”. Din bir inanç değil midir? Peki inanç gerçeklik midir?

    İnanç gerçeklik ise biz yazı yazdığımız bu bilgisayarın gerçekliğine inanıyoruz. Öyleyse bilgisayar var. Yani ben şu an trilyoner bir insan olduğuma inanıyorum. Öyleyse trilyonerim. Mantık bu mudur?

    İnsanlar ölmek ister mi? Kimse ölmek, yok olmak istemez. Bu nedenle başka bir hayatın varolduğuna inanırlar? Yani ölmeyeceklerine ve cennete gideceklerine.

    Bu ve bunlar gibi birçok soru sorabilirim. Çünkü ben artık bir inança sahip olmak ya da hiç olmamak istiyorum.

    Bitirmeden bir şey daha sorayım. Çok adi, ucuz bir insan Allah’a inancı tam ve İslam’ın tüm gerekliliklerini yerine getiriyor ama diğer insanlara yapmadığı kötülük yok. Kasten ya da dolaylı yollardan. Benim ise kimseye kötülüğüm yok ama Allah inancım sorgulanır. Cennet ve cehennem var ise sizce hangimiz cehenneme gitmeyi hak ediyoruz?

    Benim derdim polemik yaratmak değil. Benim “gerçekten” bu konuda yardıma ihtiyacım var. Lütfen bana yardım edin.

    Saygılarımla.

  63. Arda diyor ki:

    Bildiğim kadarıyla dünyanın en belirgin kıyamet alametlerinden biri olan dünyanın aksi yönde dönmesini bilimsel bir kanıtı var.

    Buna göre ortalama 780.000 yılda bir olan kutupsal değişim sonucu dünyanın çekirdeğininde aksi yönde dönmesine, bu da dünyanın aksi yönde dönmesine neden olucak.

    Bu bile aslında başlı başına bir mucize. Bunu dışında Kur’an sembollerle doludur. Önemli olan okuyup, anlamlar çıkarmak.

    Belki evrimini tamamlayan ilk homosapiensler Adem’le Havva idi aslında düzgün bir yorumla Kur’an daki her şey bilimle örtüşebilir. Çünkü Kur’an içerik olarak kainatın kitabıdır ve içinde belki milyarlarca keşfedilmeyi bekleyen barkod gibi anlamlar vardır.

  64. Mrym diyor ki:

    Kabil Allah’ı biliyordu. Buna rağmen şeytanı dinledi ve kibrine yenildi. Kardeşini öldürdü. Kabil ve habil hikayesini okumanızı tavsiye ederim.

    Yani demek istediğim suki Allah’ın varlığından %100 emin olan kabil bile günahkar oldu. İnananlar Allah’ın varlığına inanırken şeytanın ve nefsimizin olduğunada inanır.

    Hz. Havva’nın yanlış değilsem 300 çocuğu var. 1 isi kendi menfaati için diğerine vesvese verse yoldan çıkar. Ya da Kabil gibi birisini kıskansa ve gururlansa Allah’ın yolundan şaşar ve şeytanın yanına gider. Şeytanın da neler yapabilecceği aşikar.

    Din konusu; ilk önce Allah’a iman konusunda bişiler söylemek istiyorum. Şöyle düşünelim. Bir balığa gidipte “Sen balıksın, ben insanım” desen hiçbir şey anlamaz. Ama yemini her zaman belli bir yere koysan hep oraya gelir.

    Yani balığın algılayacağı şey vardır. Algılayamayacağı şey vardır. Balık anlamıyor diye “onun balık olmadığı” manasına varılmaz heralde.

    Şimdi biliyoruz ki biz beynimzin belli ve küçücük bir kısmını kullanıyoruz. Elbetteki algılayamadığımız şeyler olmalı. Zaten her şey tesadüfle olsa bile o tesadüfleri de birinin yaratması gerek.

    Misal maymunlar gelişti insan oldu tesadüfen dedik hadi, peki maymunu kim yarattı?(anlatmk istediğimi anlamışsınızdır heralde) bir yaratıcının olması illaki gerekiyor yani.

    Biz Allah derken zaten belli birinden bahsetmiyoruz. Ki bu büyük bir kolaylık. Biz sadece Onu görmediğimizi, yerini bilmediğimizi söylüyoruz. Bunda takılacak bişi yok heralde.

    DİN: Hz.Musa museviliği getirdiğinde bütün dünyaya yayılmadı. Bu sadece belli bir bölgeye gelen dindi. Aynen Hristiyanlıkta. Yani bu dinlerin döneminde tek din yoktu. Hz. İbrahimin dinine inanan birçok kişi vardı. Allah’a inanıpta bir dini olmayan insanlar. Çünkü ya haberleri yoktu ya da bu dinler sapıttırılmış, kitapları değiştirilmişti.

    Peki İslam neden tek din? Bu vereni yaratan gücün nasıl bir güç oluğunu anlamak için çok basit bir şey yapın. Annenize babanıza kardeşinize vs. bakın: 2 kaş 2 göz 1 burun 1 ağız hepsinde. Ama hpsi birbirinden farklı. Ya da üç beş kelime söyleyin. Nasıl becerdiğinizi, konuşmayı nasıl öğrendiğinizi tam manasıyla kavrayabiliyormusunuz.

    İşte böyle bir güç(yaratıcı) gelceğide geçmişide bizim hakkımızdaki her şeyi de bilir. O zaman için tek din olması imkansızdı. Yayılamazdı. Ama şimdi eğer 1’den fazla din olsaydı “Madem 1 Allah var neden farklı şeylere inanıyoruz?” diye sormaymızdık.

    İNANÇ MESELESİ gerçekten derin ama herşeye inanmak için gözüyle görmeyi bekleyenlere bir sorum var. Dünya yuvarlak, uzaydan çekilen fotoğraflar var ama içinizden kim uzaya gittide gördü yuvarlak olduğunu. O kadar arabaylşa gidiyoruzda bi yuvarlaklık yok. Her yer düz. Fakat ne diyoruz eger dünya yuvarlak olmasaydı uzaktan gelen bir geminin önce dümenini vs vs görmezdik.

    Velhasılkelam inanç böyle birşey. Dünyada da görmediğimiz ama tamamen inandığımız o kadar şey var ki.

    Şu dakikada içinizdeki ALLAH şüphesini yendiğinizi varsayıp, devam edicem.

    Böyle büyük bir Allah eğer şuanda dünyadaki herkes yanılsa ve yanlış yönden giyseydi illaki bir işaret gönderirdi. Ama şu anda dünyadaki bir inanç biçimi doğru. NEDEN İSLAM?

    Yahudiler peygamberlerinin Allah’la güreştiğini ve Allah’ı yendiğini idda ediyorlar. O zaman Allah kendi yarattığından güçsüz sonucu çıkar. Biz böyle büyük bir Yaratıcıya inanmışken bunu nasıl kabul ederiz.

    Hrıstiyanlık: peygamberlerini Allah’ın çocuğu olarak görüyorlar. Yani tanrının çocuğu insan mı yani? Ya da tanrıysa bize mi benziyor. Hem tanrıysa bizim gibi ölebiliyor mu?(hz.İsa nın öldüğüne inanıyorar)

    Bence bu iki dinide kabul etmek çok zor. Bu konuda da bir sorun kalmamıştır umarım.

    KADER: gentik şifrelerinin değişmeside kaderinde vardır insanların.

    TRİLYONER OLDUĞUNU SÖYLERKEN NEKADAR İNANDIN? Emin ol trilyoner olmadan trilyoner olduğuna inanamazsın. Eğer inanmayı GERÇEKTEN başarabilirsen ben trilyoner değilim diye bir sonuç cümlesi kuramazsın.

    Hocalar neden kopya çekmeyi yasaklar. Konuyu anlatan hocalar değil midir? Eğer bir şeyler yasak olmasaydı sonucunda mükafat diye bir şey olmazdı.

    Yani biz aslında kıyafetsiz dolaşmaya alışsaydık utanma duygumuz oluşmazdı (pskolloji bazı duyguların sonradan öğrenildiğini söyle: utanmada onlardan biri) ve bu iğrenç bişide değil. Ama sürekli kapalı dolaşmak bir kadın için zor bir şey, güzelliğini saklamak demek.işte bu mğkafatlandırılacak bir şey koyar önümüze.

    ÖLÜM; insan doğmak istedimi peki? Bunun cevabını bilen var mı aranızda. Kimse ben istedimde doğdum demez. Hem yok olsak bizim için bir şey değizmez ki. Bu konu üzerinde bence düşün.(bir güzellikten haberin yoksa o güzellik senin için bişey ifade edemez)

    Eğer bir insan çok iyiyse ve Allah’a inanmıyorsa bu dünyada Allah Ona karşılığını verir. Örneğin Avrupalılar İslam’a inanmıyor ama bilimde çok öndeler, çok çalışıyorlar ve karşılığınıda almıyorlar mı.

    Aaa bunlar kafir nasıl dünyayı yönetirler, Allah nasıl izin verir?. Kafir bu dünyada çalıştığının yaptığının karşılığını kesinlikle alır. Ama mümine asıl karşılık sınav bitince verilir.

    Sorularınıza kendi felsefemle cevap vermeye çalıştım. Aklımız maalesef her şeye yetmiyor. Ama yettiği kadarıyla düşünmek bence çok güzel.

    Yani sırf alnlayanıyoruz diye Allah’ı ve Hz.Muhammed (s.a.v)i bir kenara atıp inanmamak kolaya kaçmak olur. Eğer yanıltıcı bir şeyler yazdıysam bilenler düzeltsin lütfen.

  65. Ela diyor ki:

    Bu konu biraz karmaşık gibi ama degil insanlar biraz düşünerek anlayabilirler bu konuyu.

    Evet tabiki de kanitlayabilir bilim ALLAH’ın varlığını. Zaten olmasaydı kutsal kitabimiz olan KURAN-I KERIM nasıl gelecekti. Evren nasil bir düzende olacaktı.

    Tabi bunların çok kanıtı var böyle. Bence her ne dal olursa olsun ALLAH var ve bunu kanitlayabilir.

  66. Ammo diyor ki:

    Şu ana kadar olan bütün yorumları dikkatlice okudum. Anladığım şu; bilimsel olarak veya olmayarak Allah’ın varlığı.

    Herkesin söylediğinden farklı bir yorum yapmak istiyorum. Öncelikle inanıp inanmamak kişinin kendisiyle alakalı bir sorun Kuran-ı Kerim’de yüce mevlamız şöyle buyuruyor. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Bakara – 7. Ayet, bu ayetin üstüne bilim ilim ne yazarsanız yazın boştur. Sizin kanıtlamaya çalıştığınız şey tamamiyle nefsinizin sizi bir şekilde inandırmaması yüce mevlanın varlığını tartışıyosunuz

    Peki neden? Gözünüzle görmediğiniz için değil mi bu konuda da ayet var

    ”Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar”
    Enam 111. Ayet

    Eğer ki Kuran-ı Kerim’i okumamışsanız kafanızda soru işaretleri oluşabilir. Ben de okumadan önce kafamda bir takım soru işaretleri vardı taki okuyana kadar. Öncelikle yapılması gereken tek bir şey var Arapçasını bile bilmiyosanız üşenmeden bir Kuran meali alıp okuyun. Ondan sonra inanıp inanmamak siz kalmış şu an bile dünyada 6 milyar insan olduğunu varsayalım bunların yüzde 70-80’i Allah’a inanıyor geri kalanları malum bu sürünceme kıyamete kadar da sürecek bizlere düşen görünmeyene inanmak.

    Zaten şu an yaşadığımız dünyada da görüpte inanabileceğimiz ne var ki, yaradan zaten iyiliği emrederek kendini ispatlamış ki kendini ispatlamaya ihtiyacı yoktur. Bize düşen sadece iman etmek. Bunu yapan bir insanla yapmayan bir insan arasındaki farkı da belki bu dünyada belki ahirette göreceğiz.

    Allah’ın selameti üzerinize olsun.

  67. İntifada61 diyor ki:

    Ne kadar kanıtlamaya çalışsak da o kendisini göstermektedir. O’nun varlığının kanıta ihtiyacı yoktur aslında.

    Gecenin düzenli olarak gündüzü takip etmesi, doğada hiçbir düzensizliğin olmayışı. Bunları bir tesadüf eseri demek pek mantılı değil. Bir iğneyi yapan, bir elbiseye bakıp onu diken kişi vardır diyorsak bu dünyayı ve herşeyi yaratan yoktur demek pek akıllıca olmasa gerek.

    Gelelim Allah’ı kim yarattı sorusuna. O hiç yaratılmamıştır. Çünkü varlığı kendindendir. Yaratılmak aciz olan varlıklar için gereklidir. insan hayvan vb. ancak Allah’ın eksik hiç bir yönü yoktur. Yaratılmak için hiç birnedene ihtiyaç duymamaktadır.

    Bir trenin vagonlarını çeken kompartıman kendisini bir şey çekmeden gider. Bu durumda peki ilk kompartımanı ne çekiyor diye sormaz. O kendisi her şeyi çekiyor. Yani onun öyle bir acziyeti yoktur. İşte materyalizmin kavrayamadığı konu ”ilk neden” adı verilen kavram budur.
    Her şey nedene ihtiyaç duyar ancak Allah duymaz. Çünkü neden yetersiz varlıkların ihtiyaç duyduğu şeydir. Allah hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. Çünkü o Sübhan’dır. Tüm eksikliklerden beridir. Her daim saçı uzayan insanın kaşını uzatmayanı bilememesi ne üzücü. Yine insan bazı ses frekanslarını duyamaz. Çünkü kapasitesi almaz. Ama varlığını bilir. Bazı aletler kullanır.

    İnsanda eksiklikler fazladır. Yani Allah’ı görebilecek sistemi yoktur. Ancak O’nun yarattıklarıyla onu bulabilir. Bir bilgisayara bakıp onu icat edenin var olduğunu bilmesi gibi.

    Allah maddeten kavranamaz. Çünkü gerekli techisatımız yoktur. Ancak etrafımıza bakıp bunlar nasıl oluştu sorarsak cevap gelecektir. Telefonda bir ses duyduğumuzda karşıda birinin olduğunu görmesek de biliriz. Kabul ederiz. İşte teşbihte hata olmasın Allah’ın sesi olarak kainat yeter.

    Peki görmeden inanmam demek ne kadar doğrudur. Biz hiçbir zaman acımızın varlığını görmeyiz. Hatta karşısındakiler bile bunu göremez. Yani acısının olduğunu karşısındaki anlayamaz. Ama buna inanır. Bu konuyla ilgili bir olay anlatmak uygun olacaktır.

    Bir gün bir adam bir alimin yanına gelir. Ona soru sorar. Sen şeytan var diyorsun hani görmüyorum. Varsa nerede? İkincisi diyorsun ki şeytan yanacak. İyi ama o atelten yaratılmışken nasıl yanar?

    Alim cevap vermez. Yerden bir taş alıp adamın kafasına vurur. Adam direkt olarak kadının yanına koşar, olanları anlatır. Kadı adama kendisini savunmasını isteyince alim başlar açıklamaya.

    ‘Bana dedi ki: şeytanı görmüyorum. Öyleyse yok. Ben onun kafasının acıdığını görmüyorum. Bana bunu kanıtlasın. Ayrıca dedi ki şeytan ateşten yaratıldı. Öyleyse ateş onu yakmayacak. Kafasına taş attım. Ne olsa o da topraktan taş ta. Öyleyse bu onu acıtmamalı.

    Bu olay anlatmıştır ki var olmak demek görülmek demek değildir. Ya da hissedilmek. Bazı şeyler görülmese de vardır. Ruh gibi. Ruhun yokluğunu iddia eden adam ölü adamla diri adamın farkını nasıl açıklayacak.

    Allah öyle bir kainat yaratmıştır ki, içerisinde hiçbir eksiklik yoktur.

    ”O ki, birbirine uygun yedi gök yaratmıştır. O Rahman’ın yarattığında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Haydi çevir gözü(nü), görebilir misin hiç bir çatlak, bir kusur? Sonra gözü(nü) tekrar tekrar çevir; o göz, güçsüz, yorgun bir halde sana döner!”
    (mülk suresi 3-4)

    Şimdi kim kalkıp diyebilir ki bunlar tesadüf. Kainatın böyle bir düzenle oluşmasını rastlantı olarak algılamak ne kadar akıllıca olur. Yıllar boyunca böyle bir rastlantı niye olmamıştır bir kez daha. Ya da durup dururken herhangi bir şey oluşmuş mudur? Hem insanın bir pıhtıan yaratılmasını nasıl açıklayacağız.

    Sıfırdan oluşmak ne kadar mantıklı. Buna bir yüce yaratıcı ol demezse nasıl olacak. Şimdiye kadar hiç elma var eden insan çıktı mı ortaya? Güneşin her zaman doğması bile O’nun varlığının en büyük delillerindendir.

    Bu durum gösteriyor ki öyle bir güç vardır ki, her şeyi yaratıyor. İşte Allah budur. Biz susalım Kur’an-ı kerim konuşsun:

    Ya da halkı sürekli yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? De ki: “Eğer doğru söylüyor iseniz, kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz.
    (Neml Suresi, 64)

    Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.
    (Bakara Suresi, 186)

    Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.
    (Talak Suresi, 12)

    Onlar görmüyorlar mı ki, gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan (Allah), ölüleri de diriltmeye güç yetirir. Hayır; gerçekten O, herşeye güç yetirendir.
    (Ahkaf Suresi, 33)

    Gözler O’nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, Latif olandır, haberdar olandır.
    (Enam Suresi, 103)

    Burada da belirtildiği gibi Allah’ı gören gözler değildir. Böyleyken onun yarattıkları O’nu idrak etmektir.)

  68. Neverwhere diyor ki:

    Nereden bakılırsa bakılsın, olayı pozitif ya da negatif mantıklarla kaosa sürüklemek ve dumur halde yaşamak mümkündür. En azından şimdilik…

    Pozitif mantık içinde düşünmek gerekirse, yani Tanrı yoksa, bilim her şeyin üzerinde ve doğruysa ve buna inanıp bu şekilde yaşamak gerekirse, yani yıllardır inanılan ve bilimsel bir doğru olan “Her şey enerjidir. Hiç bir şey yoktan var edilemez, vardan da yok edilemez” gerçeğine inanırsak, bilimsel olarak var olamayacağı için “aslında” etrafımızda hiç bir şey yok.

    Gözler de gereksiz organlar. ( Quantumcular bu açığı kapatmaya çalışıyorlar şeklinde duyumlar alıyorum ) Aynaya baktığımızda kendimizi kandırıyoruz. Ya da bilim adamları geri zekâlı ya da bilimsel olarak “bilim” kocaman bir yalan.

    Negatif mantık içinde düşünmek gerekirse de, her şeyi “ol” diyerek yaratan bir varlığı, yarattığı bir şeyin kafasının içinde çalışan katmanlı sıvı ve sinir kütlesi ( beyin ) ile çözmeye çalışmak ise ayrı bir “ukalalık” tır. Bir vatandaşın bir eczacıyı dahi anlayamadığı bir dünyada tutupta tanrıyı anlamaya çalışmak tamamen abesle iştigaldir.

    Kişinin inandığı pozitif yaklaşım sırasında bilim adamları “Pardon biz bunu yeni bulduk İsviçre’de bulduk. Artık yoktan var etmek mümkünmüş ama bunu biz yapamıyoruz bunu insanüstü ya da doğaüstü bişi yapabilir o da tanrı olabilir şimdilik bakıyoruz” derse, “Ne diyonuz lan olum siz, biz yıllarca sizin yüzünüzden inanmadık öldükten sonra paso yanıcaz o zaman ” şeklinde bir serzenişte bulunabilir, iyi ki ölmedik falan diye de sevinebilirler.

    İllede kim önde ile ilgilenmek gerekirse bilim, inancın çok çok gerisindedir. İnanılan şey kişinin “kendi” doğrusu, bilim ise insanlığın “geçici” doğrusudur.

    İşte bu yüzden bu durumun adı inançtır.

    Tartışılmamalı, yazılmamalı, başkalarıyla sidik yarışına girilmemelidir.

    Sadece ve sadece kayıtsız şartsız ( Pozitif mantık ,sebep sonuç ilişkisine uymasa bile ) inanmalı ve inanca göre yaşanmalıdır.

    İnancı ve doğruları oluşmamış kişiler, saçma sapan sorular ve açıklamalarla tanrıyı aramak yerine, kendilerini her konuda anlamaya ve geliştirmeye çalışarak yine kendi doğrularını ve inançlarını oluşturmalı ya da oluşturmamalıdır.

    Örnek : Mevlana ya da Zen, inançlarını ondan bundan, kitaplardan ya da bloglardan oluşturmamış, gerekli inanç enerjilerini kendi içlerinde bulabilimişlerdir )

    Mantık taki algoritmarın ve işleyiş yönlerinin büyük bir oranını “çevrelerinin” belirlediğini göz ardı etmemeli, olaya “kompakt ” olarak yaklaşabilmeli ya da kaos mantıkları üzerine çalışmaları gerekmektedir şeklinde düşünüyorum…

    Örnek : Düşündüğünüz birisiyle 3 dakika sonra karşılaşmanız ya da sizi telefonla araması, bomboş bir yolu izlerken periyodik olarak kavşaklardaki trafik sıkışmaları, birbirlerine ikiz gibi benzeyen insanlar, Ben bu olayı yaşamıştım “Dejavu” lar…

    Kısacası hemen hemen herkesin başına hergün gelen olaylar…

    Şimdilik bilimsel olarak ciddiye alınamamakta “Tesadüfler” adı altında geçiştirilmektedir. ..

    Çünkü bimadamlarının çoğu artık parayı bulmak için mesai harcamaktadırlar…

    Saygılar…

  69. cemal diyor ki:

    Bilim deneye ve gözleme dayanır ve bunlar yalnızca fiziksel evren içinde işler. Metafizik olan herhangi bir şey, söz gelimi tanrı, fiziksel evrende işe yarayan gözlem ve deney metodlarına tâbi olamayacağından bilimin konusu dışında kalacaktır. Dolayısıyla bilim tarafından varlığı ya da yokluğu ispat edilemeyecektir.

    Evrende mucizevi görünen bazı olayların tanrının varlığına delil olarak sunulması ise kişilerin kendi hissiyatlarına dayanır. Objektif olmadıkları için bunlar da bilimin dışındadır.

  70. meryem diyor ki:

    Allah insana irade; akıl vermiş tabiki insan düşünüp Allah ı arayacak .Ama unutmayalım ki; Allah her yerde aynı zaman da hiçbir yerde değil.O zaman zaten olan birşeyi nasıl kanıtlayabilirsiniz ?herşey somutluk değildir. Öyle olsaydı insan sevmez ,düşünmez vb. hayvandan farkı olmazdı ozaman hissediyorsanız Allah vardır ister kanıtlansın ister kanıtlanmasın “ALLAH IN İLMİ HERŞEYİ KUŞATMIŞTIR.”

  71. FATMA diyor ki:

    ömer beyin en başta heveslenip birşeyler yazması çok güzel ama daha güzel olan onun yazdıkalrının ardından dökülen incilerdir. çok güzel bir paylaşım siteyi incelemedim ama bu kısım çok çok oşuma gittti ömer bey vesile olmuş tebrik ederim

  72. Yigit diyor ki:

    ”O inanmayanlar bilmiyorlarmı ki hayatı olan herşeyi sudan yarattık,yerle gök bitişik iken biz ayırdık.Hala inanmıyorlar mı?”

    Allah vardır.Böyle bir düzenin oluşması için gereklidir.

    Bircok kitap okudum.kuran ve bilimsel olmak üzere

    Kuran cok daha mantıklı.

    Einstain atomu incelerken bir yaratıcının oldugunu keşfetti.Sarfettiği cümle
    ”Böyle mükemmel bir yapının kendi kendine oluşma olasılıgı yoktur.Mutlak bir yaratıcı vardır,olmalıdırda”

    Unutmayın.

    Allah size zulm etmez.Siz kendizine zulm edersiniz.Cennette ne dilerseniz o olur.Sonsuz bir hayat vardır.Irmaklar,şelalelerden mis gibi ballar sular akar.Siz dilerseniz bal gelir dilerseniz su dilerseniz şerbet
    Hastalık yoktur,dert yoktur.Sevdiklerinizle uyumadan sürekli olarak ebedi bir eğlence yaşarsınız.Bu dünyada yaşayamadıgınız bir cok şeyi
    Cennette olan şeyler bu dünyadaki güzelliklerden 10000 kat daha güzeldir

    Kafirler içinse şöyle buyuruluyordu;
    ”Dikkat et eyyy kafir.Orda sana acınmayacak.Son kez düşün”

    Allah kendisine isyan edenlerin olacagını biliyordu.Bu yüzden bir cok ayet gönderdi inanmayanlarla ilgili

    Günahlar içinde kıvrananlar için,kafirler için zalimler için ebedi bir yer vardır;cehennem
    Nasıl ki bu dünyada adelet istiyoruz diye haykırıyorsak Allah’da adaletlerin en büyüğünü uygulayacak.
    Sonsuz sonu yok sonu hiç yok.Ebedi bir azap.
    Ölmeyi dileyecekler.Ölüm gelmeyecek.

    Aclıklarından yemek isteyecekler.Ağızlarına kaktüsler verilecek.Yutamayacaklar.Su isteyecekler.Ağızlara sıvı insan dışkısı verilecek,kaynar su verilecek ki yutabilsinler.

    Bakın kafirler Allah’a iman edin.Çekecekleriniz inanılmaz şeyler
    Ben ibadetimi cennet için değil Allah için yapıyorum.Bunu yapınca otomatiktan Allah seni onurlandırıyor

    Allah kendisine ibadet eden kullarını sever.

    Tekrar söylüyorum Allah size zulm etmez siz kendinize zulm edersiniz

    Bugün afrikadaki kişiler dünyaya ibrettir.Allah’ın bir lütfudur.Onların yeri cennetliktir.Bu bakımından dünyada cektikleri cile bir hiçtir cennetteki huzurun yanında

  73. güray diyor ki:

    Allahın varlıgına veya birligibne inan,ki bende öyleyim bir kardeşin birbiriyle baraber olacagının günah oldugunu herkez bilir..pekii herkez Hz.Adem ve Hz.Havanın cocukları ise herkez kardes ve bunların cocuklarının bir zina sonucu oldugunu ortaya koymazmı??

  74. prog_xp diyor ki:

    Allah’ın varlığı elbette bilimsel olarak kanıtlanır..
    Newton yer çekimi keşfinde moleküllerin biribirini çektiğini, çekmek istediğini görmüş, ama bu moleküllleri hareket ettiren gücün ne olduğuınuda merak etmiş ve Allah demiş….
    Bir de şöle mantık vardır.Eğer bazı şeylerin daha fazla detayına girip, bilimsel açıklamasınız istedğiniz zaman bilim yetersiz kalır…Bu daha fazla ayrıntılarda Allah ın varlığı açıktır. !
    örn: Atom yapısındaki çekirdekte proton ve nötron mevcuttur, peki proton ve nötron neyden oluşmuştur…??????????

  75. oruç diyor ki:

    Yüce Allah’ın varlığının ispatınımı istiyorsunuz ?Kısa ve öz ;

    ”kendinize bir bakınız”

  76. gülcan yılmaz diyor ki:

    her işin bir ustası oldugu gibi bu işinde bir ustası var

  77. tuba aktas diyor ki:

    biliyorsunuz heralde müslümanlara peggamberimizi yolluyo kim yolluyo? allah yolluyo bunu bilinki bizi yaratan ALLAHTIR. herşey yarata ALLAHTIR.

  78. Tankut Yılmaz diyor ki:

    Bir sitede bu seviyede ve olgun bir şekilde bir bilimsel bir tartışma yürütüldüğünü görmek beni çok mutlu etti.. diğer bilimsel konularada göz attım.. Selim Yörük sizi kutluyorum güzel yaılarınız..

    Son olarak Bilim herşeyi açıklayamaz Allah inancını kuvvetlendirir düşüncesindeyim. Bundan kasıt her bilim adamı müslaman olacak anlamı çıkmasın.. Ama tek Allaha inandıklarını düşünüyorum..

  79. ceyhun diyor ki:

    allahın varlığnı ıspatlamak için beş parmağın beşini
    bir araya getirin göğe doğru uzatın allah ismi
    karsınıza cıkar ama ben ce bunlarda mataryalisler
    alllah verdır birdir bunu insan olu b,ilmez ken hayvanlarda bile
    o akıl var allahım insan oğluna akıl fikir versin

  80. BeRkAn diyor ki:

    bilgileriniz için teşekkür ederim.

  81. ömer diyor ki:

    kimse Allah’ı ,spat etmeye çalışmasın.Allah vardır ve varlığını ne başı ne de sonu vardır.

  82. serkan diyor ki:

    bir kimse allahın ispatını bana olarak belirleyemez ama allah bir işaret verirse olabilir

  83. Ali Katrancı diyor ki:

    olmayan bir varlıgın ne kanıtı nede inkarı olur.onun ne peygambere ne kitaba nede bir kula ihtiyacı yoktur.o isteseydi ben burdayım buyum derdi.onun azametine ululuguna yakışır bir şekilde.. ama hani nerde.eger varsa ona kalmiş bir şey bilin mek isterse bildirir.ilah aramak zayıflık hastalıktır.ilahsız olsa olmazmı yani.ilahsız yaşamak tarafsız bir insan olmak çok önemli ve illede insan olabilmek.ilah ilah olabilir.ama insanlıktan haberi yok neye yarar.insanoglunun dünyada ne zorluklar içersinde oldugundan haberi yoksa o ilahtan ne çıkar varsa da hiç yoksa da.

  84. eczacı diyor ki:

    öncelikle çok tşkler. aklımdaki pek çok soruya cvp buldum yazdklarınızla. Ancak hala aklıma takılan pek çok soru var. Aslında Allah inancı olan bi insanım Allahın olduğuna inanıyorum çevremdeki delilleri geçtm kendi yaşadığım olaylar Allahın karşıma çıkardığı fırsatlar mucizevi olaylar Allah a inanmam için %1oo kanıt oluştıruyo. eskiden allaha inancım şüphesizdi, sorgusuzdu. yakın zamanda aneannemi kaybettm yaşadığım acı kayıp beni bu dünya , evren,allah, din ölümden sonraki hayat hakkında düşünmeye itti.acaba şimdi anneannem nerde ne yapıyo yada hissettiği bi hiçlik mi yani nasıl doğmadan önce bu dünyadan, yaşamın varlığından hbrimiz yksa öldükten sonrada öle mi oluyo. bu düşüncelerle ahiret inancm zayflıyo. ikinci sorum ise diyoruz ki herşey allahın dilemesyle ol demesiyle oluyo peki ben inanmıyorsam bu allahın dilemesyle olmuyomu o zaman allah ol dese istese ben inancam. bu düşüncede inançsızlığın sorumluluğunu insanın üzerinden kaldırıyo. ayrıca insanların hayatlarına baktığımda o kadar büyük bir dengesizlik var ki kimi trilyonlar içinde yüzerken kimi dileniyo kimi çok mutluyken kimi çok mutsuz yani bir adaletsizlik söz konusu bunun karşılığınını öbür dünyada verileceğine inanıyormusunuz ?benim annemle babam ayrılar. annem zamanında babamla evlenmek istememiş ama aile zoruyla evlenmiş. annem uslu ,sessiz ve mülayim bir insan. belki de zamanında direnseydi onunla evlenirsem kendimi öldürürüm diye ailesini korkutsaydı babamla evlenmemiş olcktı ve belkide şimdi çok mutlu olcktı. yani kaderin insanın elinde olduğunu düşünüyorum .ben yarınki sınavıma çalışmazsam büyük ihtimal kalıcam bu bir gerçek çalışırsam geçerim çalışmazsam kalırım benim elimde bu da kader inancımı zayıflatıyo. dediğim gibi Allahın varlığına inanıyorum ama kader ve ahiret inancı konusunda şüphelerim var.İmanın 5 şartınada bütün kalbinle inanmazsan dinden çıkarsın dedi bi hocamız sadece birine inanmak yeterli değilmiş. şimdi bende bu durumdaym ve çok üzülüyorum kafamdaki vesveseleri kötü düşünceleri kimseye anlatamıyorum anca buraya dökebildim düşüncelerimi bana yardmcı olursanız ve fikirlerinizi yazarsanız sevinirim

  85. Ahmet Kar diyor ki:

    Çok yanlış düşünülüyor.Aslında Allah’ın varlığı tek gerçek olandır.Bunun dışındaki herşey ise sadece algı mertebesinde vardır.Kişiler Allah’ın varlığını gözle görmek, kulakla işitmek vs. istemektedirler.Bunun yanlışlığı zaten ortadadır ki hiçbir canlı varlık adını verdiğimiz şey kendisini bir madde olarak açıklayamaz. Çünkü varlık beyinde oluşan elektrik sinyallerinin bir ürünü olduğu için aslında dışarıda sandığımız varlıktan emin değiliz.Tıpkı rüyalarda olduğu gibi.İnsanlar rüyalarında da görür,tadar.işitir vs. Ama gerçek olmadığını sanarız.Aynı şekilde Counter-Strike gibi Birinci Şahıs Nişancı tipi oyunlarda da bu durum bulunmaktadır.Herşey his mertebesinde vardır tek gerçek ise Allah’tır.

  86. Atti diyor ki:

    arkadaşlar, bazılarınızın anlayamadığı şey şu: sana göre mükemmel olan, bir başkasına göre mükemmel olmayabilir, bir başkasına göreyse mükemmeliyet veya na-mükemmeliyet diye bir şey yoktur. Mükemmeliyet sadece algıdan ibarettir. örneğin evrenimiz eğer başka fiziki kanunlara sahip olsaydı o zaman(fiziksel kanunlara göre) mesela şeklimiz, şemalimiz veya algılarımız daha başka olurdu veya hepten şekilsiz, şemalsiz canlılar(örneğin, boşlukta süzülen, madde diye bir olgunun var olmadığı bir evrende vs vs) olabilirdik. o zaman da, atıyorum, bir kısmımız çıkıp ona mükemmel diye bakardık, bir kısmımızsa mükemmeliyetsizlik diye. işte anlamadığımız şey “mükemmeliyet” kavramının ne kadar göreceli olduğudur. doğal olarak “mükemmeliyet,düzen” vs kavramıyla Allah’ın varlığı veya yokluğunun ispatına argüman sunmak abesle iştigaldir. doğal olarak da bilim Allah’ın varlığı veya yokluğunu ispatlamakla uğraşmaz. Lütfen bilimi din karşıtıymış gibi sunarak veya bilimsel verileri çarpıtarak bilimi halka düşman etmeyin.

  87. burcuisminde diyor ki:

    bence siz bunları yazmayın Allah var yukarda carpar valla :))

  88. ozan diyor ki:

    bence allah ın varlığı ile kimse uğraşmasın allah zaten kendini bizlere ıspatlıyor denizin allah yazısı şeklini alması ağacın ve denizin ortasındaki kayanın secdeye durması yeterli yaprakta allah yazması yeterli değilmi herşeyden önce kuranıkerimin yazılışı hiçbir hata yok sıradan insan yazmış olsa hiçmi hata olmaz noktası virgülü kelimesinde hiçmi hata olmaz

  89. summit--23 diyor ki:

    Herkese merhabalar öncelikle,herkes düşüncelerini paylaşmış hoş güzel herkesede saygı duyuyorum ben de allahın varlığının kanıtı olarak şunları söylemek istiyorum.Bilim diyor ki insan ve de maymun ortak bir atadn geldi ve br kısmı maymun olarak gelişti bir kısmıda zamanla şimdiki halimize gelende dek gelişerek insan oldu bu ortak atada tesadüfen hiç bir gücün etkisi altında kalmadan küçücük parçacıkların birleşmesi sayesinde oldu.Şimdi bunu diyenlere ve burda bu tarz düşünenlere soruyorum.1.sorum:parçacıklar birleşti ya hani birleştiğinde meydana gelen insan bebekmiydi yoksa yetişkin bir insanmıydı.2.sorum:bu parçacıkların birleşmesi sonucu meydana gelen insan sonuç olarak tekti çift değildi erkekmiydi dişimiydi?3.sorum:erkek olduğunu varsayalım dişisininde olacağını kim biliyorduda birleşeceğini umarak cinsel organıda vardı.4.sorum farzedelim ki dişiydi nereden biliyoduda erkeğinin geleceğini cinsel organı oldu.5.sorum erkek yada dişi gelişigüzel tesadüfler neden oluşan bu insanın çoğalmasını umsunlardı ki akıllarımı vardı?6.sorum gelişigüzel tesadüfler sonucunda oluşan insan farzedelim ki yeni doğmuş bir bebek gibiydi ya ona kim baktı???yoksa tesadüflermi emzirdide büyüdü ?? 7.ve son sorum tesadüfler iki cinsi aynı anda ortaya çıkaramazdı nerden hadi birini çıkardılar ve farzedelim ki o da erkekti nereden biliyordu tesadüf onun yaşayıp yaşamadığınıda karşısına bir de üreyip çoğalsın diye dişisini çıkardı çıkmaz ya hadi çıktı diyelim nerede çıktı ???farzettim ki erkek türkiyede dişiside avustralyada meydana geldi o kadar yolumu katedip kavuştular birbirlerine soruyorum bilime ve onun taraftarlarına cevaplarınızı bekliyorum merakla bakalım bununda bi açıklamasını yapabileckmisiniz ben kesinlikle bilime karşı bir insan değilim aksine insanlara faydaları büyük ama inanç konusunda herşeye kanıta dayandırmakla çok büyük bir yanlış yaptıklarının farkında değiller allah isteseydi kendini gösterirdi o zaman inanmayan olurmuydu bununda cevabını verin bana olurmuydu hey inanmayanlar sizlere soruyorum yine de inanmazmıydınız ?ama o zaman ne anlamı kalırdı ki sınavın cevapları öğrencinin önüne konmuş bir sınav nasıl bir sınav olurduysa o da aynı olurdu sınavın anlamı kalmazdı o bizi yarattı ,sınav etmek denemek istedi bunun neden diye sormanın kesinlikle bi anlamı yok çünkü onun cevabını bilemeyiz sebebini sadece o bilir sınırlarımızı bilerek beynimizi çalıştırmamız ve durulması gereken yerdede durmamız lazım diyorum hepinize saygılar hoşca kalın.

  90. summit--23 diyor ki:

    bir şey daha eklemek istiyorum ben insan örneğini verdim dünyada insandan başka sayısını bilemediğimiz birçok canlı var onların hepsi de çift varmı tek olan tek olsaydı zaten varlığı sadece o zamanla sınırlı olur ve biterdi arkadaşlar biraz bence etrafınıza bakın bakında neler oluyor bir görün neden neden diyeceğiniz yerde mantıklar yürütün bence nedenleriniz neden olarak kalmasın cevaplar bulun dediğim bu olay hayatın anlamı olan çiftler tesadüflerin iradesi değildir olamazda beyni olan her insan bunu kabul eder her şey onun iradesi isteğiyle oluşmuştur bana zamanında bir arkadaşım şöyle bir soru yöneltmişti .Madem allah var ve herşeyi biliyor bizim öldükten sonra içersinde bulunacağımız durumuda biliyor neden insanları direk oralara koymadıda dünyaya gönderdi? ve benim düşünceme göre de ona verdiğim cevap şuydu;eğer bu dünyaya gönderilmeseydikte ,senin dediğin gibi cennet ve cehenneme konsaydık ,ona neden diye sorma hakkımız olurdu,oysaki o insanı mükemmel bir hafızayla yarattı ve insan bugünü yaşarken nasıl dününü hatırlıyorsa,öldüğündede yaşamını tamamen hatırlıyacak ,iyi yada kötü ahirette içinde bulunduğu durumunda tamamen kendisinin oluşturduğunu bilecek ben kendi adıma sebebi bu diye düşünüyorum yanılıyo da olabilirim belki dahada başka bi sebebi vardı doğrusunu o bilir.

  91. ~~isimsiz~~ diyor ki:

    Allahın vardır ve daha fazla teferruata gerek yoktur. bilimden ALLAHIN varlığının kanıtını isteyenler görmuyorlarmı ki bilim ALLAHIN varlığını zaten kanıtladı – HİÇ BİRŞEY TESADÜF DEĞİL-
    Allahın yarrattığı en küçük bir hayvan dahi işleyişi itibariyle bizim en küçük teknoloji ürünümüzden binlercederece daha harikadır… “Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de!” (Hac Suresi, 73).

    “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Mutlak hakim ve hak olan Allah çok yücedir. O’ndan başka İlah yoktur. O, yüce Arş’ın sahibidir” (el-Mü’minün 23/115-116).

    şu muazzam kainattaki herşey ALLAHın varlığına kanıttır!!!!

  92. 3876 diyor ki:

    bilim allahın varlığını ve yokluğunu kanıtlayamaz

  93. Şizofren diyor ki:

    Ya Hz. Muhammed (sav) çok zekiydi tüm senaryoyu kendisi yazmıştı, yada anlattıkları gerçekten doğruydu.

  94. ail diyor ki:

    allah ne dormuştur nede dogurummuştur
    allah iyi olmamızi saglar

  95. bilal fatih duran diyor ki:

    Her canlının bir çiftinin olması ve her birisinin farklı bir üreme şeklinin olması en büyük kanıtlardandır.Darwinistleri bile şaşırtan arıların iç güdüleri sanki daha önceden kendilerine öğretilmiş gibi ağaçların polenlerini alarak bal üretirler.Ve her hayvanın yaşaması için iç güdüleri vardır.Her hayvanın yaşaması için rızıklanması için kendine özgü aletleri vardır.Ve herşeyin bir düzen içinde olması ve insan vücudu Allah’ın varlığına en büyük kanıtlardır.Vücuda alınan besinler en küçük yapıtaşlarına ayrılarak hangi organın ihtiyacı varsa oraya ihtiyacı miktarınca giderler.İşte hiç şaşırmaksızın bu işlerin olmasıda büyük kanıtlardır.

    Amino asitler birleşerek proteinleri oluşturur.En basit proteinin dahi oluşması milyarda bir ihtimaldir.Ama bunu vücudumuz bir anda milyonlarcasını üretir.Yani bu şuursuz organın böyle büyük bir görevinin olması Allah’ın varlığını kanıtlamaz da nedir.

    (Allah’tan en çok korkan ancak âlimlerdir.) [Fatır 28]

    ayetinin tılsımıyla bilimin Allah’a ulaştıracağı bir gerçektir.

  96. emin diyor ki:

    bence ömer beyin dediği doğru ben ters bir eleştiride bulunmuyorum

  97. emin diyor ki:

    özür dilerim yazımda Ömer “beyin” dediği doğru demişim aslında Ömer abi desem uygun olur buraya bir ödev araştırırken baktım gerçekten ben yazıyı şahsi görüşüm olarak beğendim bence ne kadar kesin konuşlmuş olsada yinede 10 üzerinden 10 verirdim tebrik ederim.

    Teşekkürler…

  98. Recep diyor ki:

    Bence Selim beyin dediğine katılmıyorum.İyi bir düşünsün

  99. roka diyor ki:

    Allah ın varlığını kanıtlamak benim haddime değil ama şu kadarını söyleyebileceğimi umuyorum:
    muhteşem mimari bir yapı düşünün.Mesela süleymaniye camisi.Süleymaniye camisini yapmak için yanlızca çimento demir tuğla vb. malzemeleri yanyana konulsaydı ortaya bu kadar muhteşem sanat eseri ortaya çıkabilir miydi?yani süleymaniye camisi bir tesadüf eseri oluşabilir miydi ?mutlaka böyle muazzzam bir eseri meydana getirecek bir bilinç olmalıydı.aynı şeyi kainattaki tüm eserler için düşünebiliriz.teşekkürler….

  100. tornado diyor ki:

    Arkadaşlar Allah’ın varlığını bilim tabi ki kanıtlar. Mesela, Güneş’i düşünelim. 1 milim Dünya’ya yaklaşsa Dünya kavrulur. 1 milim uzaklaşması da donmasına sebeb olur.
    ……………………………………………….
    recep kardesim iyi güzel konusuyorsunda dünya her geçen yıl güneşe birazdaha yaklaşıyor ee nasıl oluyor bu ? :)

  101. by.? diyor ki:

    yaklasşık 1.5 yıl ateist olarak yaşadım,ateist kelimesini yazarken bile kendimden nefret ediyorum nasıl bu kadar aptal olabildim diye.Allah ın olup olmadğını burada tartışmak yerine Kuran ı ANLAYARAK okuyup tüm sorularınıza yanıt bulabilirsiniz…

  102. HAYAL diyor ki:

    söler misinz bana bilim nasıl kanıtlatı allah yoktur allah yada dier dinlerin kndi tanrıları bnlar hep kapitlzmin oyunlarıdır karl marx yazılarını okuyun inanamayacaksınız emin olun ! şöle düşünür müsünz mesela siz budistsnz ve onlara göre putlardn bşka tnrı yok onlarda bizim cehnnnemde ynıcapmızı yada günaha grdiğimze inanıolar peki hngisi doğru bi düşünün açıklayın gerçkten merk ediyoruummm ya onların tnrıları gerçkse ve biz büyük bi günh işliosak bu sadece budistler için geçerli diil…dier dinler ini geçer bi sürü din var bi sürü tanrı bi sürü melek cin şeytn yada tnrı şeytansa yada başka bi dünün tnrısı ise yada yunan miteolojsndeki gbi tnrılar ve tnrıçalar var herkes kndi görevini yapıosaaa biraz düşünün şu ana kadar yazdıklarımda tanrının olmadığından bahsettim..
    imdide varlığından bahsedicemm bu evren nasıl işliolar dünya güneş onlar nasıl işliorr bi güç olmalı biz nasıl dünyaya geldik gerçktn toprktanmı türedik ve ilk insnlar mymun gbiydiler kıllı fln peki ademle havva nasılda pürüzsüz olbliooo adem havvayı doa yaratamaz demkki tnrı vardır ama bi sürü din var bi sürü tnrı var peki hngisi doru bizi insanları allahın varllığını anlybleck kapsite yok mesela şınları göremioruzz allahın varlığınada bi fkr üretemeyiz bn bi agnosiğim agnostiizm inancına göre bu böledr allah vardı yada yoktur diyemeyiz çnküBİLEMEYİZZZZZZZZZ!!!!!!!!!!!!!allah olsaydı bilim bulrdu allah kndisine inanamaızı isteseydi bilimi kndisini kntlamasına izn verrdi demkki yok !

  103. HAYAL diyor ki:

    Allahın varlığını kanıltlamk yokluğunu kanıtlamakla aynı şeydir. insan beyniyle algılanabilecek ve bulunabilecek kanıtlarla varlığından emin olunabilen bir tanrı doğaüstü olma özelliğini yitirmek zorunda kalır. eğer fiziksel ve bilimsel kanıtlarla bir tanrının varlığını kanıtlayabiliyorsanız, o kanıtladığınız şey muhtemelen tanrı değildir, dolayısıyla tanrının yokluğunu kanıtlamış olursunuz.

  104. HAYAL diyor ki:

    açıklayıcı oldu heralde…

  105. menenjitli diyor ki:

    Merhaba

    Son yoruma gelene kadar bişi yazıcamı sanmıyordum

    Sevgili Hayal lütfen daha düzgün bir Türkçe kullanmaya gayret ediniz .. Samimiyetinizi ispatlamaya çalişirken ciddiyetsiz bir yazım şekliyle cevap vermişsiniz ..

    Neyse konumuza gelelim .. Yer yer çok hoş yorumlarla karşilaştım Açikçası beni inanılmaz mutlu etti .. Hassasiyetiniz konusunda sevgili arkadaşlarıma Teşekkürlerimi sunuyorum .

    Yağmurlu bir günde camın arkasına sığınmış grinin en koyu tonlarını taşiyan bulutları izlerken nasıl oluyorda onlar havada asılı kalmakta ya da nasıl oluyor da damlalar yer yüzüne düşmeden birbirlerine karışmamakta (: Bu kadar inceliğin bu kadar zarifliğin Bu kadar mükemmeliğin tek sahibi ancak benim RABBİMdir diye düşündüm . Sevgili Arkadaşlar Sizi Esmâ-Ül Husnâyı okuyup anlamaya davet ediyorum ..

    el-AZÎM

    Bütün büyüklüklerin sâhibi…

    Azamet, büyüklük mânasınadır. Hakikî büyüklük Allah’a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve ekmel büyüklük, ancak O’nundur ve herşey O’nun büyüklüğüne şâhiddir. Bu sıfatta da Allah’a herhangi bir denk bulunması muhaldir.

    el-KEBÎR

    Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen…

    Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O’na mahsustur.

    er-RAHMÂN

    Ezel’de bütün yaradılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran;

    Sevdiğini, sevmediğini ayırdetmiyerek bütün mahlûkatını sayısız nimetlere garkeden…

    Hayatları için lüzumlu olan bütün rızıkları veren…

    ****
    el-MELİK

    Bütün mahlûkatın hakikî sâhibi ve mutlak hükümdârı…

    Allah’ın, ne zâtında ve ne de sıfatında hiçbir varlığa ihtiyacı yoktur. Bilâkis herşey zâtında, sıfâtında, varlığında ve varlığının devamında O’na muhtaçtır. Bütün kâinatın hakikî sâhibi, mutlak hükümdârıdır.

    ****
    el-MÜ’MİN

    Gönüllerde îman ışığı yakan, uyandıran;

    Kendine sığınanlara aman verip onları koruyan, rahatlandıran…

    Allah Teâlâ, kalblere îman ve hidâyet bağışlayarak oralardan şübhe ve tereddüdleri kaldırmıştır.

    Kendine sığınanlara aman verip korumuş, emniyetle rahatlandırmıştır.

    Gördüğünüz gibi herşey Rabbimizin isteği üzerine olmaktadır .. Kendi adıma söyleyebileceğim şey Ben Ömrü hayatım da bir kere olsun Rabbimin varlığını sorgulamadım sorgulayamam da ama öğrenerek kendimi beslemişimdir Onu daha iyi tanıyabilmek ve anlayabilmek için ..

    Allah Teâlâ, kalblere îman ve hidâyet bağışlayarak oralardan şübhe ve tereddüdleri kaldırmıştır. Burda ki açiklama yeterli olacaktır diye düşünüyorum

    Hakkınızı helal ediniz ..

  106. cihan ayyıldız diyor ki:

    selim yörük seni şiddetle kınıyorum kendi yaratanını inkar ediyosun sizin gibi insanları anlamıyorum at gözlüklerinizi çıkarıp etrafa baksanız allahın varlığını ispat eden o kdar sey varken görmemezlikten gelmeniz en azından ispat olarak kur’anı kerimde yazılanların insanın yazamayacagı kadar mukaddes olmasını anlamayacak kadar cahil olmanız aynı atadan hz. ademden gelme kardesin olarak kendimden utanıyorum siz niye yasıyosunuzki bi düsünün hangi amaç ugruna dünyaya geldiniz lütfen bi düşünün.!!

  107. koray diyor ki:

    hmm yazılanların bazıları basit ,bazıları değişik kelimeler kullanılmaya calısılıp batırılmıs bu konuyu ben düşünürken psikolojim bozuldu bi kanıya varamazsınız Allahın varlıgına inanın sadece. bi düsünelim yazı yazan parmaklarımızı nasıl oynatabiliyoruz acaba beyin emir verio dimi hadi öle böle oluştuk dielim yaratılmadık yani diyelim biz nasıl hareket edebiliyoruz bu enerji nerden gelio kafatasımızın icindeki et parcası nasıl bişeyki sayesinde düşünebiliyoruz kendi kendimize bişeler keşfedebiliyoruz hücreler falan filan hepsi nasıl hareket ediolar

  108. Rozerin Gülşen diyor ki:

    Arkadaşlar “bilim bir çok kez kanıtlamıştır Allah’ın varlığını” bu cümle çok tepki alsa da şimdi vereceğim örnekte bu cümlenin ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz.
    Kuranda 1400 yıl önce (bilimin neredeyse sıfır noktasında olduğu dönemde) Evrenin genişlediği belirtiliyor ki bilim bunu daha yakın tarihte keşfediyor.Demirin atom numarası belirtiliyor ki o devirde atom biliniyor muydu acaba?. Petrolün oluşumundan tutun da insanların kromozom sayılarının 46 olduğuna kadar herşeyin Kuran`da 1400 yıl önce belirtilmesi mucize değil midir?
    (bu yazı alıntıdır.)
    gördüğünüz gibi gerçekten de bilim allahın varlığını kanıtlamıştır!
    Allah herkesin gönlünü imanla doldursun..

  109. muhammet diyor ki:

    allah varmı yokmu diye tartışmayın.öz ve net allah vardır birdir.bizi ve bu kainatı yaratan o dur.öldükten sonra dönüş ancak onadır.şöyle etrafınıza bi bakın,suyun ne bi rengi var ne de kokusu.böyle kusursuz birşey nasıl olur.yorumlar beni sinirlendirdi gerçekten bırakın güneşin doğuşunu onu ilahi rahmet düzene koymuş işliyor.siz iman edin yeter.öldüğümüz zaman hayat bitmiyor,yeniden başlıyor.

  110. HAYAL diyor ki:

    sizin beyinleriniz ölmüş …gökten inen kitaplara görünmeyen şeylerle dolmuş taşmışş ..

  111. Eda diyor ki:

    Arkadaşlar!Allah yüce rabbimiz bizi yarattı,kafanızda sorular var evet,kabul ediyorum.Ama Allah’ı göremiyoruz.Ölünce kısmetse göreceğiz.Dalga geçme gibi değil!Ama Yüce Rabbim biz öldüğümüzde Cennet’in kapısında sorabiliriz :/ Aslında ne kadar ilginç geliyor şimdi düşününce.Allah’ımız bir sırdır.Allah’ımızın nasıl varolduğu bir sırdır.Onu bence öğrenemeyeceğiz.Ve Hayal,Allah bize akıl fikir vermiş,KUTSAL KİTABIMIZA HAKARET ETME ŞANSINI TANIMIYOR KİMSE SANA!GÖRÜNMEYEN ŞEYLER Mİ?!CİN Mİ?Cin’i de Allah yaratmıştır herkesin bildiği gibi.Ve tartışmayın,Allah olmasaydı bu Dünya ve altını çiziyorum SİZ olmazdınız,biz olmazdık şuan bunları tartışamazdık.Ve Allah var ki biz bunca sene Allah’a tapıyoruz.Veee Bayramınız Kutlu Olsun oruç tutanlar Allah’ Kabul etsin**

  112. bilmem ki diyor ki:

    Bu zamana Kadar ki yaşantımda doğa üstü olayda yaşadım. Şu yaşantımında bir mucize olduğunu düşünüyorum. Yani düşünebiliyorum ,konuşabiliyorum, ama bir et parçasıyım ve Bu bedenle yaşıyorum. Ben kendime baktığımda bu durumun ne bilime nede bir kitaba ihtiyacı var . yani insanlar baştan beridir akıllı ve sosyal bir varlık ve Musa ,Nuh,İsa, ve son peygamber olan HZ Muhanmed ise aynı şeylerden hareketle birşeyler yapmış. Yani bunları bırakıp Allah yok demek yada biz böyle basitce oluştuk demek bana göre çok saygısızca bir durum hem kendine hemde dünyaya. Allah a inanıyorsa zaten bunları düşünmüyordur.

  113. HAYAL diyor ki:

    EDA ben ALLAh yok demiyorum yukarıdaki yorunlarımıda oku istersen biz ALLAH ‘ın var olup olmadığını bilemeyiz çünkü evrendeki en üstün zekalı canlı olsak bile beynimizin aklımızın ermediği şeyler var !!! ayrıca ben ALLAH a karşı değil dinlere karşıyım deiszm diyoruz buna ! … senin mantığın bi melekle havadan bi kitabın inmesini , meleklere konuşan bi peygamberi , uçan bi peygamberi , denizi yaran bi insanı , kumlardan deve yaratabilen bi insanı sığıyorsa beynin ölmüş demektir .. felsefik açıdan :/ ..
    TANRI BİZE AKIL VERDİ DİN DEĞİL !!

  114. yusuf diyor ki:

    Allah Var Mı?
    Tanrı konusu insanlık tarihi kadar eski bir mesele, bu konuda günümüzde yazılmış yüzlerce ilahiyat, dinler tarihi ve bilimse anlamda sosyoloji ve antropoloji gibi alanlarda çalışma ve yazılar mevcut buna ek olarak hem İslam medeniyeti hem de diğer medeniyetlerin tarihleri boyunca konuyla ilgili birçok görüş bildiren eserler yazılmış. Halen de tartışılmaya devam etmesi insanlığı ne kadar etkilediğinin bir kanıtı. Tanrının gerçekten var olup olmadığının tartışmasını bir kenara bırakırsak insan canlısının dinle olan ilişkisini incelemek bize dinin insanlık için ne ifade ettiği ve neye yaradığı konularında bazı veriler sağlayacaktır. Şöyle bir dinler tarihi ve Özellikle mitoloji ile ilgili bazı yazıları okursak göreceğimiz üzere din ve tanrı(tanrılar) sosyal yaşamımızın ideallerimizin ve soyut düşüncemizin birer temsilcisi olmuşlar. Aslında biz istesek de istemesek de zihnimiz bilinçaltı süreçlerimiz her zaman mitlerle ve soyut inançlarla dolu olacak.

    Eğer gerçekten inandığımız şeylerin var olup olmadığını merak edersek o zaman bazı tabularımızı yıkmamız gerektiğini anlarız. Bunun nedeni dinin kendisini yaşamaktan çıkıp dini tartışılabilir bir şeye çevirmektir. Aslında her insan öyle yada böyle inançlarını sorgular ancak inançlar sosyal hayatımızı sürdürmeye sorumluluk sınırlarımızı belirlemeye kendimizi güvende hissetmemize ve toplumsal kabul için model olmaya yaradığı için bunu sorgulamak sanki büyük bir tehlikeymiş hissine kapılırız.. Çünkü dinin dışına çıkmak tamamen reddetmek büyük bir güvensizlik yaratacak kâinat bilinmezlerle dolayısıyla korkularla dolu bir yere dönüşecektir. Üstüne üstlük toplumdan bir yabancılaşma ve köklerimizden kopma hislerine neden olacaktır. Buradan bazı insanların neden dinin tartışılmasına öfkelendiklerine bir sebep çıkartabiliriz. Tabi başka birçok sebebin yanında…

    Bilimin din ile bu şekilde karşı karşıya gelmesi aslında tarihte ilk defa bu düzeyde son çağlarda (aydınlanmadan itibaren) görülmektedir. Özellikle İslam medeniyeti (Seyyit hüseyin NASR’ın İslam ve İlim Kitabı) Bilimle çatışmamış kâinatı kendi inancıyla okumanın bir aracı olarak görmüş ve bilimi müthiş bir hızla geliştirmiştir. Diğer medeniyetlerde de bilim her zaman ilahi bir kuvvet olarak görülmüş ve bilim adamları kutsal sayılmıştır. Aydınlanma özellikle bağnazlaşmış değişime ve gelişime kendini kapatmış elindeki gücü korumak adına dini kullanmış Hıristiyan kilisesine karşı bir akıl ve mantık atılımı olarak ortaya çıkmıştır. Bu süreçte aklın hâkimiyeti önemsenmiş ve rasyonalizm tek gerçek olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla kilise bu dönemde bilim ve akıl öncülerini aforoz etmiş lanetlemiştir. Aydınlanma bu gün bilim ve yaratılışçılık tartışmalarının asıl başlangıcını teşkil etmektedir. 1800’lü yıllara gelindiğinde bu gün Türkiye’de de faaliyet gösteren özellikle Harun YAHYA’NIN temsil ettiği yaratılışçılık akımı ortaya çıkmıştır. Özellikle Katolik kilisesinin desteğiyle Avrupa ve Amerika’da güçlenmiş bir düşünce akımıdır. Son 30-40 yıldır da Türkiye’de kendini göstermektedir. Amacı aklın ve mantığın çürütücü bir eleştirisini yaparak rasyonalizmi çökertmek ve yeniden Kilisenin hâkimiyetini sağlayabilmektir. Bunu genellikle kendi araştırmalarının sonucu olmayan alıntı bilimsel bilgilerle rasyonel mantığın zayıflığını göstermeye çalışarak yaparlar. Ancak ilginç bir şekilde bilimle gerçek bir bağlantıları yoktur. İnsanlara kendi belirledikleri bilimsel yorumları içeren bir mantığı zorunlu bir yöntemmiş gibi göstermeye çalışırlar. Bir de yaratılışçılara cevap verme derdinde olan ve bunu bir siyaset ve görev meselesi olarak gören bir kesim vardır. Bunlar da Bilimin her şeyi açıklayabileceğini, inanca ihtiyaç olmadığını ve dindarlığın bir tehlike olduğunu bilim ve inancın bir arada olamayacağını söylerler. Dikkat edilirse bazı siyasi, ekonomik ve mevkileriyle ilgili kaygılarının olduğu rahatlıkla fark edilir. Bilim adamı olmak pek alakaları yoktur. Bazılarının unvanı profesör olsa bile.

    Buraya kadar anlattıklarımız konuyla ilgili küçük bir girizgâh. Görüyoruz ki insanlar ya bağlı bulundukları toplumdan çıkmanın dışlanmanın psikolojik baskısından, ya sahip oldukları saygıyı mevkii ve etkiyi kaybetme korkusundan ya da bazı siyasi çıkarların elde edilmesi ümidinden hareket ediyorlar. Gerçekten tanrının var olup olmadığını merak ediyorsak gerçekten objektif bir şekilde kaygılarımızdan uzak bir araştırma zemini oluşturmamız gerekir. Karşımıza çıkan sonuçlardan korkmamalı kabullenmekte güçlük çekmemeliyiz. Yoksa hangi tarafta olursak olalım ister yaratılışçı dindar ister bilimselci bağnazlıktan kurtulamayız.

    Yusuf KASAP

  115. ariif gülfidan diyor ki:

    allah olmasa yiyecekler meyveler insanlar mesela insanlara kim verdi konuşma yrteneyini allah vardır

  116. yunus diyor ki:

    Durun bi benim ödevim var.Ama ödevim pergamberlerin allah’a inandırmasına örnekler.
    Mesela örnek:pergamberlerden birisini söylücem,bir mağarada saklanmışlar pergamberimizle bir kişi gevurlar onları arıyorlar mağaranın önüne örümcek ağ yuvası yapmış sonra bir kuş yuna yapmış.Bir yılan pergamberi görmek için deliklerden gelmeye,çalışmış ama pergamberin arkadaşı ise delikleri kapamış ve yılanda pergamberin arkadaşını ısırmış böyle bir örnek diyorum işte ödev yardımcı olun lütfen…hadi cevap bekliyorum.

  117. düşün diyor ki:

    düşününce yazının doğruluğu ortaya çıkıyor insanlar zerlerinden sorumlulukları atmak için basit yoldan inkar ediyorlar

  118. HAYAL diyor ki:

    bakın arkadaşlar.. PEygamber dediğiniz insana vahiy geldiğine inaıyorsunuz .. ama kimse buna şahit değil! vahiy gelirken kim vardı o adamın yanındaaaa.. belki uyduruyor . yeni bir din akımı çıkarmak için önceki insanların devamını getiriyor nerden biliceksiniz ya düşüncesine bi insan nasıl uçabilir kandil gecesi olark kutluosunuz bunu bide !! yada cebrail dediğinz melekle konuşyor o zaman bu bi insan değil çünkü iz insanız ve insanlar cinlerle iletişim kuramaz ama o peygamber kurmuş sizce mantıklı biraz kafa yorun ben 2-3 sene önce her yaz kuran kursuna giderdim kuranın yanı sıra ilim işte müslümanlığın gerekçelerini öğrenirdim ve şimdi anlıyorum doğruyuuu sizde geç olmadan doğu yolu bulun ALLAH YOK !! BİZİ YARATAN Bİ GÜÇ VAR AMA O SİZİN TANRINIZ OLAN ALLAH DEĞİL !!!

  119. zahir tuz diyor ki:

    sevgili kardeşlerim abilerim ablalarım ben ilköğretim mezunu taşeron bir firmada ekmeğini helalce kazanan sizin gibi bir müslümanım yaşım 26 erzurumluyum.ben bu yaşıma kadar karşıma yüzlerce dek çıkan şu soruya bu cevabı verdim.soru:bilader allah varmıdır?cevap:vardır.genelde aldığım yanıt.eeee yokmuş gibi yaşıyosun.bu yanıtı her aldığımda kendime şu cahil aklıma bi sordum evet ben bu yaşıma kadar yokmuş gibi yaşadım ve tövbe edip namaza başladım elime geçen her kitabı okudum din hakkında tabi.allahın varlığını aklıma kazır ve onun varlığını kesin kanaatimce kanıtlarsam ben en iyi müslüman olur ve allahımın o zaman kulu olurum dedim.benim bilimin kanıtladığı bir teoriye ihtiyacım yoktu aslında bilimin bana vereceği çok şey var tabiki bunu inkar edemeyiz.ancak bilimin ortaya çıkardığı şeyler yüzde yüz doğru olsaydı şuan burada bilimi tartışmak zorunda kalmazdık.allahın varlığına inan mak için karşımızda yüzlerce kez çıkan olaylar var hangilerimi mesela:
    1:ben ilk okula giderken öğretmenlerimiz bizlere 7 çeşit yaprak öğrettiler evet bildiğimiz yaprak.ama bana açıkça fotosentezi öğretmediler .ben fotosentezi öğrendiğimde imanımın katlandığını gördüm
    2:su hergün insanların mecbur tüketmek zorunda olduğu su.suyu anlatmak şimdi burda günlerimizi alır.ne kadar kıymetli bişi olduğunu kimi zaman yağışların olmadığında anlıyoruz dimi sularımızın kesildiğinde nekadar kıymetli bişi olduğunun farkına varıyoruz.şimdi söleyin bana allah aşkına suyun aklı dili olsaydı eğer bizlere kıçını yıkatırmıydı.belliki bu mucizevi suyu birisi bizim emrimize vermiş.
    3:ben bu yaşıma dek mevlanayı vallahi dans hocası biliyordum.çünki bana tam anlamıyla öğretmediler. bu büyük zaat diyorki dünya kabuğunun içindeki yumurtaya ben zer dikkat edin bakın yumurta demiyor kabuğunun içindeki yumurta diyor.dişimizdeki bakteriler nasıl bizim görünüşümüzü tarif edemiyorsa allah aşkına bu adam nasıl görmüş dünyayı yukardan
    4:peygamber efendimizin en büyük kurtarılış mucizesi olan örümcek ağı bu hikayeyi hepiniz biliyosunuzdur dimi.ayetlerde şöyle yazıyor.
    bismillahirrahmanirrahim.biz onun hayatını o gün bir örümcek ağına bağladık o öldürülemez çünki muhammet allahın resulüdür şüphesiz allah birdir.
    bu ayete baktığınızda arapçasına dikkat edin lütfen,arapçada bir harf vardır Q işaretine benzer bu ayet yazılırken örümcek yazısının yanında bulunuyor bu kelimenin anlamıda dişi dir yani peygamberimizi o gün kurtaran örümcek dişiymiş bu özellikle açıklanmış ayette.evet bilim adamları 1983 yılında kesin olan bir şeyin farkına varıyorlar.oda nemi:örümcek ağını sadece dişi örümcekler yapıyormuş yani erkek örümcek ağa yapamıyor sizce bu bir tesadüfmüdür yoksa allahın varlığının bir kanıtımı
    5:domuz eti müslümanlara haram kılınmıştır biliyosunuz neden diye hiç sordunuzmu kendinize peki.ben sordum.ve şu cevabı aldım.
    allah domuz etini bizlere haram kıldı inekleri,koyunları,develeriyse helal çünki
    domuz:bu hayvanın sindirim sistemi yoktur.yediklerini hazmedemez ve aldığı yiyecekleri direkt olarak vicuduna işler.yediği yemekler ise şunlardır
    1:kendi dışkısı ve diğer hayvanların dışkısı insanlarda dahil
    2:çöpler
    3:leş
    4:ölü doğan yavrusu ve buna benzer şeyler.

    inekler,koyunlar ve develer kısacası müslümanlara helal kılınan diğer hayvanlar.bu hayvanlarda 12 adet sindirim sistemi odası bulunmaktadır ve 12 saat boyunca sindirim yaparlar bildiğiniz gibi geviş getirirler bu hayvanların vicudu sadece besinleri ve proteinleri alır etide bu yüzden lezzetlidir. yedikleri şeyler;
    1:sölememe gerek yok bile aslında.
    arpa,yeşillik,saman ve benzeri şeyler
    işte bu yüzden allah insanlara haram kılmıştır bu hayvanı.peki allah bu hayvanı boşunamı yarattı diceksiniz belkide hayır tabiki.deminde bahsettiğim gibi.bu hayvanlar çevremizdeki artıkları ve leşleri temizlerler.bu hayvanın en büyük özelliği ise hiçbir insan oğlu çam kozalağı ile çam fidanı çıkaramaz evet yanlış duymadınız bunu sadece domuzlar yapar ormanlarımızdaki ağaçların buden li çoğalmasında en büyük faktör domuzlardır.kozalağı diker ve bi salgı bırakır bir müddet sonra o kozalak filizlenir ve çam olur.
    bu ve buna benzer olaylar.
    sevgili büyüklerim bizlerin allahın varlığına inanmak için birilerinin yardımına ihtiyacı yoktur.hepimiz akıl irade sahibi insanlarız.bakın diş doktorları profları bu yıla dek bi diş yapabilmişlermi.bir protez diş için ağızdaki bütün sinirleri almaları gerekiyor eğer bunu yapmadan protez diş yaparlarsa ilk kırdığınız fındıkla beyniniz patlar.allah yutkunmayı bizlere bıraksaydı eğer bir günde yüz defa boğulurduk.burnumuzda ve ağzımızdaki muhteşem kılima düşünün dışarda -30 derece soğuk bir hava derin bir nefes alıyosunuz vicudunuza -18 olarak giriyor.söyleyin allah aşkına parmağımızın gözümü varki kaşınan bir yerimizi anında buluyor.
    kardeşlerim abilerim ablalarım benim sizden ricam bişeylere inanmak için birilerine ihtiyaç yok bizler akıl fikir sahibi insanlarız hiçbir insan bir insandan üstün deil.allah bizlerden fazla bişi istemiyor.basit bir güne 24 saatini ayırıyorsunuz bunun sadece 1 saatini bana ayırın namaz kılın bunu yaptığınız taktirde geri kalan 23 saati dünya hayatına bırakın ben siz tuvalete bile gitseniz bunu ibadet sayacam diyor
    şüphesizki allah birdir muhammet onun kulu ve resulüdür
    sadakallahülazim allah yar ve yardımcınız olsun amin…
    VE UNUTMAYINKİ BİZ MÜSLÜMANLAR HAYATA BİR SIFIR GALİP BAŞLADIK

  120. erdal aga diyor ki:

    arkadaşlar niye KURAN I KERİMDE ilim adamları araştırıyor yanlış birşey bulamıyor mesala bigbag büyük patlama ne biliyim dişi arılar anlatıyor kutsal kitabımızda bilim adamları araştırıyor yuvalarına kızıl ötesi gözlükler anca bugünlerimizde kanıtlanıyor eeee senelerce kutsal kitamız söylüyor nsl söylüyor ben şunu demek isterim hksin görüşü ayrı ALLAH A inanırsanız bişey kaybetmiş olcanızmı sizce nasıl ölüm ve yaşlılığa care yok 100 senede yaşasan ölceksin ama ebedi hayatı bir düşünün

  121. veysel diyor ki:

    Bu konuya şöyle yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Allah bizi yarattığına göre bizim beynimizi de yarattığna göre bizim aklımızdan geçen herşeyi de uygulayabilir ve yaratabilir. İnsan aklının düşünübileceği bir nokta vardır. Onun ilersinde düşünümez düşünmeye çalıştığında ise aklını yitirir. İşte bazı divaneler vardır ki Allah’ın varlığını okadar yargılamış düşünmüşlerdir ki bir süre sonra malum duruma düşmüşlerdir.
    Son olarak demek istediğim tamamen düşünmeden inanmayın. Zaten bu dinimizin istediği de değil araştırın soruşturun. Ama sakın ola işi Allah’ın yokluğu (haşa) durumuna getirmek için uğraşmayın

  122. mert diyor ki:

    allah resulullah herkesi görür ve duyar bence bu sitede bosa zaman harcamayın

  123. Süleyman diyor ki:

    Zahir tuz ALLAH senden razı olsun. ALLAH’ın varlığında şüpheye düşenlere Risale-i Nur okumalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca birkaç risale-i nur talebesinin ismini vereyim. Çok istifade edersiniz.. HASAN AKAR, UĞUR AKKAFA, ALAATTİN BAŞAR

  124. Süleyman diyor ki:

    HAYAL, ALLAH’A İNANDIĞINI SÖYLÜYORSUN. Buradan yola çıkarak senin aklına hitab ediyorum. Bu kadar yarattığı mahlukatını konuşturan Allah elbette konuşmayı bilir. Madem konuşmayı bilir. Kulları ile elbet konuşacaktır. Kullarını niçin yarattığını, kullarından ne istediğini., onlardan nasıl razı olacağını söyleyecektir. Ama bu konuşmayı en layık olan kulları ile yapacaktır. İnsanların en mükemmeli ise dost – düşman herkesin ittifakı ile peygamberlerdir.ALLAH peygamberlerini indirdiği kitaplarla,mucizeleriyle, peygamberlerine düşmanlık edenleri kahretmesiyle desteklemiştir.ALLAH bu kainatı ve bu sevdiği kullarını boşuna yaratmamıştır.O kullarını ebedi cennette ebedi ziyafetlerle ağırlamak istiyor.O yüzden bu dünya denilen imtihan meydanını açmıştır.Kendisine inanan ve itaat eden kullarını ebedi cennette kimsenin görmediği kimsenin hayal edemediği sofralarla iltifatlandıracaktır.Kendisine inanmayan ve asi olan kullarını da cehennemine koyacaktır.Bu ALLAH ın sonsuz adaletinin ve merhametinin ve hikmetinin gereğidir.Biz kulların ALLAH a karşı bir itirazının olmaması için bu imatihan yurdu gereklidir.Din de bir imtihandır.Akla kapı açar ihtiyarı yani iradeyi elden almaz.

  125. ahmet diyor ki:

    allah dogmamıstır dogurulmamıstır o tektır hıc bır benzerı yoktur onu anca cennete gıdınce ogrenecegız cahıl kafanıza sokun

  126. DERYA diyor ki:

    Bazı abLaLarımız ve abiLerimiz biraz mantıksız cumLeLer kurmus ama gercekten cok guzeL yorumLar.. bazıLarı bu sitede bosuna zaman kaybetmeyin demeyi biliyor ama karsına ALLAHA inanmayan biri ona madem ALLAH var hadi bana onu kanıtLa dediği zaman ne dicek biLemiorum acıkcası.. boLe karaktersizLerin yorumLarı aLınmasa iyi oLur bence.. sahsi fikrim her hangi bir saygısız cumLemde oLduysa ozur diLer hakkınızı heLaL etmenizi isterim.. henüz 16 yasındayım maruz görün :) kendinize iyi bakın allaha emanet olun..

  127. elif diyor ki:

    ben 16 yasındayım ve birkac aydır dinimle ilgili birçok soru var aklımda bunlardan bir kaçı: Allah ne doğurulmamıstır peki nerden gelmiştir? ilk insanlar adem ve havva bunların bir çok cocukları vardır ve kardes kardsle evlenmiş o zmn günah deilde nedenşimdi günah? dünyamız nasıl düşmeden durabilio? Allah bize(erkeğe ve kadına) hormonlar verio ve zina yı yasaklıor madem o hormonları verio nie yasaklıo? Allah herkesn cennete ve cehenneme qidip gitmiceni bilio peki nie bizi dünyaya getirdi? Aneem hep Allah ın adaletinden şaşma der biri uyusturucu kacakcısı hayatını yasıo biri alnının teriyle calısıo sıkıntı içinde bu mu peki adalet? ve ben görmediğim hissetmediğim ve nerden geldiğini bilmediğim Allah a Nie iman ediyim?

  128. fatı diyor ki:

    evrende her şey düzensizliğe göre hareket eder.hiçbirine verilmiş bi görev yoktur.allah olsada olmasada bu yine böyleddir.allah var mı yok mu. bilmeme ama gerek siz olduğu kesindir.yokluktan var etme bilime göre her maddenin birde karşıtı vardır.(elektron-pozitron………….)gibi yoluk varken varlıkta vardı.big bang önce mutlak yok yoktu

  129. engin58 diyor ki:

    s.a.öncelikle bugün saatlerce buradaki yazıları okuyup biraz düşündüm neler yazabilirim diye ama burada ki değerli insanar zaten çoğu konudan bahsetmişler mükemmel bir şekilde..mesela bitkiler hayvanlar insan yaratılışı gerçekten ibretlik nesnelerdir ve bir arkadaş bahsetmiş altın oran noktasından ki gerçekten çokta güzel açıklamış herşeyi.ben buna bir ilava daha yapmak istiyorum..dünya nın altın oran noktası tam olarak mekke şehridir.bunu http://www.kutsalgizemler.com/ adlı adreste ki video danda bulabilmek mümkündür.bir de neden bu kadar din var diye bi soru gözüme ilişti.benim için islam hariç herhangi bir din yok.çünkü Kur an ı Kerim de ‘hak din islamdır’ diye bazı ayetler gözüme çarptı ve tam olarak açtığım zaman ‘tek din islamdır’manasının çıktığını anladık.sen Allah ın gönderdiği peygamberleri öldür ve onlara uyma ondan sonra mucizelere büyü de sihirbazlık de kitapları Allah sözünden çıkartıp kendi istediğin gibi değiştir ondan sonra neden bu kadar din var de..çok komik gerçekten.ben herkesin düşüncesine ve inanış şekline çok büyük saygı duyarım ama olmayan bir din e yani Allah ın bütün insanlara son olarak gönderdiği kitaba ve peygambere uymayıp onlara saygı duymamı beklemesin kimse.burdan kasıt şudur.ben sadece Allah ın sözüne saygı duyarım değiştirilmiş bir kitaba(insan sözüne) değil.ama düşünceye saygım sonsuz.istersen maymuna tap istersen ineğe.birde adalet diye bir konu var.şimdi adalet şudur..aklı olan herkes aynıdır.çünkü akıl Allah ı bilmek için verilmiştir.dikkat edelim akli dengesi yerinde olmayanlara benim bildiğim kadarıyla hesap-sorgu yok ya da cehennme atılmayacaklar.eğer tam bilen varsa bunu daha ayrıntılı anlatabilir.artı Allah helal kıldığı eşlerle cinsel ilişkiyi yasaklamıyor..eğer benim eşimse neden günah olsun ki..biraz mantıklı sorular soralım ya da gidin Kur an okuyun.Allah ın doğmamış ve doğrulmamış olmasını yukarda değerli arkadaşlarımız bence harika anlatmışlardır..ben desem (haşa)Allah ı şu varlık yaratmıştır o zaman peki onu kim yarattı diye sorucan.anlıcan sonsuza kadar gider bu böyle..şunu bilelim ki en son Allah a gidicez.ŞİMDİ SEN GÖKLERDEN GELECEK VE İNSANLARI KUŞATACAK O DUMANA BAK! BU ACI BİR AZAPTIR (Duhan Suresi 10-11)..

  130. engin58 diyor ki:

    ve bilim Allah ın varlığını değil ama dünyadaki herşeyin Allah ın bizler için yarattığı birer delil olduğunu kanıtlayabilir..

  131. Cesuryürek! diyor ki:

    Arkadaşlar; çölde giderken yada ne bileyim en sevdiğiniz caddede yürürken,kaldırımda bir saat görseniz. akli dengeniz yerindeyse demezsiniz ki doğaya bak yada tesadüflere bak bir saat meydana getirmiş.Basit bir saatin meydana gelemeyeceğini düşünen anlayan idrak eden muhteşem yaratık insan,şu bedenine bakıp kafasını yormaz mı;bir saat bile tesadüfen meydana gelemezken insan gibi (düşünen,aklı olan,hafızası olan,bünyesi eşi olmayan bir fabrika gibi işleyen ve insanı inceleyen bilim adamlarını hayrete düşüren)harikulade varlık nasıl tesadüfen meydana gelir.Arkadaşlar sadece biraz düşünelim.Sadece…

    Allah’ın varlığının delilleri o kadar çok ki.Yüce Allah’ın kelamı Kuran’ı Kerim’de bilimin 1 asır önce keşfettiği ama Allah’ın 14 asır önce haber verdiği,parmak izi,dünyanın şekli,dünyanın ve gezegenlerin dönmesi,denizlerin birbirine karışmaması gibi mucizelerden haberdar olun Allah aşkına…

    İnsanın içine girersek; materyalizmi,evrim teorisini yıkan bilim aynı zamanda hayatın tesadüflerle oluşamayacağını ve cansız maddelerin canlı maddeleri oluşturamayacığını kanıtlıyor şöyleki:
    Canlılığın en küçük detayına kadar inen 20. y.y. teknolojisi,hücrenin insanoğlunun karşılaştığı en kompleks(karmaşık) sistem olduğunu ortaya çıkardı.
    Bugün hücrenin içinde;enerjiyi üreten santraller,yaşam için zorunlu olan enzim,hormonları üreten fabrikalarboru hatları,dışarıdan gelen hammeddeleri depo edecek sistemler,bir bilgi bankası DNA(DNA deyip geçmeyin eğer DNAdaki bilgiler kitaba dönüştürelecek olsa 65 mtre uzunluğunda kitapalr üst üste dizilirdi.Bilim adamları bunu kanıtlamışlardır.Sadece biraz araştırın.) v.b. Bu saydıklarım sadece son derece kompleks hücrenin bir bölümünü oluşturur.
    Hücre o kadar komplekstir ki tesadüfen meydana gelebilmesi;basım evindeki bir patlamayla şans eseri bir ansiklopedinin basılıvermiş olmasından çok daha düşük bir ihtimale sahiptir.
    İngiliz matematikçi Sir Fred Hoyle;”tesadüfler sonucu canlı bir hücrenin meydana gelmesiyle,bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir boeing 747 uçağının oluşmasında bir fark olmadığını belirtir.Yani,insanın tek bir hücresinin tesadüfen meydana gelmesi mümkün değildir ve mutlaka yaratılmış olması gerekir. Hücreyi geçtim tek bir proteinin tesadüfen meydana gelme olasılığı 10 üzeri 950 de 1 ihtimaldir.(Matematikte 10 üzeri 50 de 1 ihtimallerin gerçekleşme ihtimali “0” yani “imkansızdır”).
    Eğer msn adresimi(en altta) eklerseniz size bu olasılıkların hepsini İSPATLARIM.

    ARKADAŞLAR SİZLERE HARUN YAHYA’nın eserlerini ve sitesini(http://www.harunyahya.org/) tavsiye edebilirim.
    Ve kafanıza takılan tüm sorularınızı http://www.sorularlaislamiyet.com sitesine sorabilir ve cevaplarını alabilirsiniz.
    Kanıt ve delil isteyen arkadaşlarım isterlerse msn adresim:
    cesur-yurek1453@hotmail.com
    eklerlerse inşAllah elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırım.

  132. hidayet diyor ki:

    arkadaşlar neyin tartışmasını yapıyorsunuz ben size bir soru sorim bunu çözün aradığınız sorunun cevabını da bulursunuz şimdi bir bardak süy var bundan .peynir.ayran,yoğurt ve daha cok şeyler yapııyor siz bana sütün içinde bunları ğösterin çevabıda bulursunuz yani ne bilim nede başka bişey allahın nasıl yaratıldığını öğrenemez .
    1.alla hütala diyorki insan oğluna berdiyim aklın binde birini insan oğlu eyerki kullanabilseydi bir çicmi yerden hiç dokunmadan kaldırabilecek akla sabit diyor…..

  133. yusuf diyor ki:

    bilim Allah’ın var olduğunu kanıtlayamaz.niye derseniz siz bana aklının var olduğunu kanıtla desem kanıtlyabilirmisiniz?bence yok işte Allah her şeyi bir düzel içinde yaratmıştır ve düzen içinde de hareket ettiriyor

  134. mali diyor ki:

    Arkadaşlar…
    Yazarsız bi kitap olabilir mi?
    Bilimsel olmasada mantıksal bi ispat…

  135. serhat diyor ki:

    aklın sınrını akıl ölçüyor diye yazıyordu bir yerde akıl neden sınırlı açıklanamıyor bazı şeyler

  136. Hasan Ali diyor ki:

    Bilim, ölçebildiği,görebildiği şeylere inanır,Allah soyut bir varlık olduğu için bilm tarafından ispatlanamaz ama burda evrenin mükkemmeliği ve İnce ayar akla gelir.Bilimle uğraşan birisi evrenin ve hayatın kendi kendini nasıl var edeceğini açıklayamaz ve Allaha iman eder.

    Peygamber efendimizin hadisindede buyrulur ki;

    Allah’tan hakkı ile ancak Alimler korkar…

  137. said nursi diyor ki:

    bütün kafanıza takılan soruları RİSALE İ NURDA bulabilirsiniz.EY materyelist zındıklar allhla ilgili ne ileri sürüyorsanız hepsi RİSALE İ nurda onu okuyun ve sonra saten susacksınız.

  138. ergin diyor ki:

    yorumların tamamına yakınını okumama rağmen kimseden tatmin edici cevabın gelmemesi aslında bazı arkadaşların dogma bir inanca sahip olduğunun göstergesi.bazı arkadaşların din çerçevesi içinde verdiği çözümlemeler inancı olmayan arkadaşları tatmin etmez çünkü zaten yazdığın kur’an ayetlerine inanmıyo ki bu arkadaşlar.bazı arkadaşların da ateist arkadaşlar hakkındaki yorumları da onları bu tür düşünsel boyuttan soğutacak cinsten.bir insanın islamı seçmeden önce Allah ın varlığını sorgulaması nı gayet insaflı ve rasyonel bi davranış olarak düşünüyorum.bu konuda tanrı nın varlığının ispatını bilimsel olarak bulmaya çalışan arkadaşlara devrin en büyük dahisi olan stephen hawking hakkında bilgi vermek istiyorum.
    Şimdi, meselenin özü şu: İçinde yaşadığımız evrenin nasıl var olduğu, çok eski bir soru. Eski Yunan’daki materyalistler, bu soruya “evren zaten hep vardı, bir başlangıcı yoktur” cevabını vermişlerdi. Buna karşılık İbrahimi dinler, “evrenin Allah tarafından yoktan yaratıldığını” söylediler.

    Söz konusu “hep var olan evren” ile “yaratılmış evren” modelleri, 20. yüzyıla dek iki ayrı felsefi görüş olarak kaldı. Ancak 1920′lerden itibaren bir dizi bilimsel bulgu ile desteklenen Big Bang (Büyük Patlama) teorisi, evrenin bundan 13.7 milyar yıl önce “başladığını” ortaya koydu.

    Yani Big Bang, ilahi dinlerin öğretegeldiği “yaratılış” fikrini destekledi. 1992 yılında teoriyi destekleyen yeni kanıtlar bulan astronom George Smoot, işte bu yüzden “eğer dindar iseniz, bu Tanrı’nın yüzüne bakmak gibi bir şey” demişti. NASA fizikçisi Robert Jastrow ise, “bilim adamlarının cehalet dağını aştığı, en yüksek tepeye tırmandığı, ancak en üstteki kayaya çıkınca orada binlerce yıldır oturan ilahiyatçılarla karşılaştığı” yorumunu yapmıştı.

    Fakat Big Bang’in böylesi “Tanrısal” sonuçlar vermesinden rahatsız olanlar da oldu. (Tanıdık bir mantıkla: “dincilere malzeme vermeyelim!”) Bu rahatsızlığı paylaşan bazı bilim adamları da, teoriye “yaratılış”a kapı aralamayacak yorumlar getirmeye çalıştılar.

    Anlaşılan Stephen Hawking’in yeni kitabında yaptığı da bu.

    Peki nasıl yapmış bunu? Ne demiş?

    Putların dönüşü

    Bizim basının da yazdığına göre Hawking’in dediğinin özü şuymuş: “Yerçekimi gibi bir kuvvet olduğu için evren kendi kendini hiçten yaratabilir ve yaratacaktır.”

    Yani, yerçekimi gibi doğa kanunlarının evrenden önce de var olduğunu ve evrenin bu kanunlar sayesinde ortaya çıktığını savunmuş.

    Ancak, dikkat ederseniz burada bir tuhaflık var. Çünkü “doğa kanunları”, bilimsel yöntemle, yani “deney” ve “gözlem” yoluyla bulduğumuz şeyler. Oysa “evrenin öncesi”ne dair hiç bir deney ve gözlem şansı yok. Matematiksel hesap şansı dahi yok. Bırakın evrenin öncesini, uzayın “Planck zamanı” denen ilk anı bile, her türlü hesap-kitabın dışında.

    Dolayısıyla, Stephen Hawking, “evrenden önce de var olan yerçekimi”nden söz ederken, “bilimsel” bir şeyden söz etmiyor. “İnandığı” bir “metafizik”ten bahsediyor.

    Yani, aslında, “ben, kendisi yaratılmamış olan, fakat evreni yoktan yaratan, dahası galaksileri, yıldızları ve gezegenleri ortaya çıkaran bir güce inanıyorum” demiş oluyor. Sonra da o güce “yerçekimi” diyor.

    Bir başka deyişle, dindarların “Allah” dediği güce Hawking başka bir isim vermiş oluyor sadece.

    Yani onun da bir “Tanrı”sı var. Ama bu duymayan, görmeyen, bilmeyen bir tanrı…

    Ve sanırım bu ilginç tablo karşısında Robert Jastrow’un yukarıda aktardığım alıntısını şöyle geliştirmek yerinde olacak:

    “Bilim adamları cehalet dağını aştılar, en yüksek tepeye tırmandılar, ancak en üstteki kayaya çıkınca orada binlerce yıldır oturan ilahiyatçılarla karşılaştılar.

    Bu durumdan hoşlanmayan bazı bilim adamları ise, o civarda yine binlerce yıldır duran bir başka şeye sığındılar: Duymayan, görmeyen, bilmeyen ama yine de ‘ilah’ kabul edilen maddelere.

    Yani putlara…”

    Ayrıca daha fazla bilgi için tanrı nın varlığını bilimsel olarak ispatını isteyen arkadaşlara stephen hawking in ”zamanın kısa tarihi” kitabını okumalarını öneririm.

  139. adnan idiz diyor ki:

    arkadaslar alla vardı ve bırdır ondan baska ılah yoktur
    ben tek allahtan korkarım seytandan korkmamm
    allah babasız ana sız dır ne ortagı var nede esı var
    benden bukadar arkadaslar

  140. Bir genç diyor ki:

    Ben allaha inanıyormuyum inanmıyormuyum bilmiyorum. daha genç olduğum için o kadar bilgim yok. ama şunu merak ediyorum allah ona iman etmemizi istiyor. ancak iman kuralları biz gençler için fazla baskıcı. allaha sadece inanmamız neden yetmiyor. neden namaz kılmamız erkeklere bakmamız zekat vermemiz vs. şeyler gerekiyor. neden kadınlar daha altta kalıyor. erkekler daha serbest oluyor. ben bi bayan olarak erkek olmayı din açısından isteyebiliyorsam kadın erkek ayrımıdır bu .

  141. murat aslan diyor ki:

    Yüce yaratıcının nasıl bir yapıya sahip olduğunu tahmin edebiliyorum.Bunu izah edebilirim yalnız burada değil bu kolay olmadı ve kolayca paylaşılamaz dikkate alınmasını tavsiye ederim hiç duymadıklarınız ve mantık dışı olmayan tamamen bilimsel çok güçlü varsayımlar

  142. ahmet diyor ki:

    arkadaş dunyanın sabıt hızla donduğunu soylemış oysa biraz coğrafya çalışsa bunun sabıt olmadığını gorecek yanı dunya 3 ocakta guneşe yaklaşır bu sebeple dunya hızlı doner ve 4 temmuzda dunya goneşe en uzaktır boylece dunya yavaş doner kısacası sabıt bır hızı yoktur dunyann blimde metafizikle uğraşmaz çunku bilim gorunenı araştırır bilimin konusu nesnel varlıklardır

  143. burak diyor ki:

    hani be allahın varlığını kanıtlamıyorlar

  144. Burhan diyor ki:

    Bence bu konunun üzerinde baya bi düşünmek qerekiyo ALLAH’ın var oLduqunu KURAN’ı KERİM ıspatlamıyomu sizce ama bu konu üzerinde nekadar aksine yazılırsa okadar cok qünaha qirilir ALLAH’a inanmayan dünya ve insan ve diyer canLıLar nasıL qeLdi die düşünmüyomu acaba
    Bilim Allah’ın varlığını kanıtlayabilir mi?
    Bence bilim deiLde kuran’ı kerim ıspatlar

  145. feti diyor ki:

    Sizce rüyalar alemi tek basina Allahin varliginin delili olamazmi ?Bu benim kisisel fikrim lütfen yanlis anlamayin fakat insanin basina gelen bir cok olayin önceden rüyalarda görülmesi önyargisiz bir insan icin apacik bir ayettir.Örnegin benim ninem ölmeden 4 gün önce rahmetli kocasinin mezarini kazdigini gördü.Dedigim gibi önyargisiz bir insan icin apacik bir delildir bu.Simdi ne alakasi var diyeceksiniz.Demeye calistigim henüz gerceklesmemis bir olayin öngörümü metafizikle aciklanabilir bilincalti ile degil.

  146. Hatice-tül Kübra diyor ki:

    ALLAH’ın varlığına ve birliğine hamd olsun… Bazı arkadaşlar o kadar güzel şeyler yazmışlar ki gerçekten yürekten tebrik ediyorum… Bir yaratıcının olduğunu inkar eden zavallı insanlara acıyorum… Kuran da ALLAH boşuna’ ey akıl sahipleri’ ‘hala düşünmüyor musunuz’ diye hitap etmemiş… İstediğiniz gibi yaşayın.. Her türlü pislikten geri kalmayın.. Dinini yaşayan insanlara da gerş kafalı yobaz yaftasını yapıştırın… Öldükten sonra herşeyin hesabını vereceksiniz nasılsa…

  147. Ben diyor ki:

    Bende yorum yapiyim;
    1.insanın iradesi var mıdır?
    Her insan kendi seçmediği farklı bir beyin, vücut ve çevrede doğuyor, kararlarını çevre koşullarına, algısına, beynin yapısına göre veriyorlar fakat böyle düşündüğümüzde insan iradesi olmuyor.Bu da insan iradesi varsa madde ötesi birşey olması gerekir.
    2.Gelecekten bilebilirmiyiz?
    Aslında şimdiyi bilebilirsek geleceği bilebiliriz.Fakat zaman sürekli geçiyor yani ŞİMDİ geçiyor, bu da bilmemize zaman vermiyor, eğer zamanı durdurabilirsek geleceği bilebiliriz.
    Maddeler sonsuzmudur?
    Maddelerın şu anda en küçük elektron galiba.
    Fakat gittikçe daha küçüğü bulunmaya çalışılıyor.Belkide MADDENİN EN KÜÇÜK PARÇASI SONSUZ KÜÇÜKLÜKTEDİR.
    Belkide sonsuzluğun içinde yüzürüyozdur.
    Kendi yorumumdur, sizde üzerine bir yorum yazın…

  148. Ben diyor ki:

    Eksik yazmışım
    1.insanın iradesi var mıdır?
    Her insan kendi seçmediği farklı bir beyin, vücut ve çevrede doğuyor, kararlarını çevre koşullarına, algısına, beynin yapısına göre veriyorlar fakat böyle düşündüğümüzde insan iradesi olmuyor. insan iradesi varsa madde ötesi birşey olması gerekir demekdir.
    2.Gelecekteği bilebilirmiyiz?
    Aslında şimdiyi bilebilirsek geleceği bilebiliriz.Fakat zaman sürekli geçiyor yani ŞİMDİ geçiyor, bu da bilmemize zaman vermiyor, eğer zamanı durdurabilirsek geleceği bilebiliriz.
    Maddeler sonsuzmudur?
    Maddelerın şu anda en küçüğü elektron galiba.
    Fakat gittikçe daha küçüğü bulunmaya çalışılıyor.Belkide MADDENİN EN KÜÇÜK PARÇASI SONSUZ KÜÇÜKLÜKTEDİR.
    Belkide sonsuzluğun içinde yüzürüyozdur.
    Sayılar sonsuzdur sayılar birbirine sonsuza kadar bölünebilir
    .Fakat sayıların 0 ‘a bölümü tanımsız,yani sayılardaki yok sayısı tanımsız.
    Kendi yorumumdur, sizde üzerine bir yorum yazın…

  149. kerim erk diyor ki:

    Herkese merhaba,
    Çalıştığım iş yerinde bir süredir bu konuları tartışıyoruz.

    Bu konuları ortaya atanları bence iki gruba ayırmak gerekiyor. Birinci grup gayet samimi ve bir yere ulaşmaya çalışıyor. İkinci grup ise kendince bir yere varmış ve diğerlerinin kafasını kurcalamak istiyor.

    İçinizde çocuk sahibi olan varsa, bir çocuğun oluşumundan Allah’a direkt olarak ulaşabilir. Ya da evrenden ya da parmak izinden ya da kar tanelerinden ya da fotosentezden vs vs vs…

    Burada asıl mesele sammiyet. Bir de Allah’ a ulaştıktan sonrası var. Bundan sonrasında da yine aynı iki gruba ayırmak mümkün. Bir grup Allah’a ve dinine iman ediyor (gereklerini yerine getiriyor ya da getirmiyor) diğer grup ise mesuliyetten kaçıyor. Çünkü özellikle genç yaşta kendini “ortamlardan” soyutlamak, en kudretli döneminde bir güce boyun eğmek, şehvetine gem vurmak, vs.. bunlar zor işler ve herkes kabullenemez. Zaten bu grup benim söylediğimi de kabullenmeyecek. Ancak yukarıda bir bayan arkadaş bunu alenen söylemiş. İslam “zor” demiş. Bu arkadaşı gerçekten samimiyetinden ötürü tebrik ediyorum. Ama gerçekten zor değil. İslama teslim oldukça özgürleştiğini hissedeceksin..

    Birisi bir şey yaparsa kenarda bir işe yaramadan dursun diye yapmaz. Bir masa dahi amaçsız imal edilmezken, koskoca bir kainat amaçsız mı olacak? Kusursuz sanat eseri “insan” ortalıkta boş boş gezinsin diye mi yaratılacaktı. Bir öğretmen 40-50 saat ders anlattığında karşılığında sınav yapıp hakedene mükafat, etmeyene zayıf verirken Allah beni taktir et, benim için vakit ayır demeyecek mi?

    Lütfen objektif bakalım ve aklımızın ermediği yerde bırakalım. Sonsuzluk denen bir olgu var. Hadi gelin de bu olguyu anlayalım. Anlamanın tek yolu vardır “kabullenmek”. Yoksa bu akılla sonsuzluk nasıl anlaşılabilir? Bildiğin, algıladığın herşey sonlu iken, sonsuzluğu nasıl anlayacaksın..
    Kabullenmezsen sonsuzluğa da inanamazsın. O zaman da matematikte bile sınıfta kalırsın ; SAYI / SIFIR = SONSUZ :)

    Herkese iç huzuru dileklerimle..

  150. ahmet diyor ki:

    iki doğunun ve iki batının sahibi diye birşey geçiyor kuranda açoklarmasın

  151. tacettin diyor ki:

    yok olan şeyin bu kadar tartışması olmaz .dünyanın var oluşundan bugüne bugündende sonuna kadar inanan ve inanmadigina inanan kimseler cıkacaktır.allahın varlıgını 124 bin veya 224 bin peygamber veya sayısını allah bılır aynı ifadelerle insanlara anlatmişlardır neticede inanan insan mutlu insandır çünki o inanmayana karşı daima karlıdır maraşal tıto son sozunde bunu şu şekilde ifade etmiştir eyer bizim inandigimiz gibi deyilde muslumanlarin inandigi şekilde cikarsa vay halimize.allah en çok ilmi sever allahtanda en çok alimler korkar çunki allahı ençok alimler bilir.

Leave a Reply