Boğaziçi Üniversitesi
Åžu sıralarda, medyada çıkan “Özel üniversiteler akademik baÅŸarı açısından, ünlü devlet üniversitelerini geçti” baÅŸlıkları bir devlet üniversitesi açısından onur kırıcıdır. Evet.
Haberden de anlaşılacagı gibi devletin her kademesinde görülen aksaklık ve yetersizlikler, yıllardır karizmasını ve ihtiÅŸamını koruyan devlet üniversitelerinde de kendini gösterdi. Robert Koleji‘ne dayanan bir geçmiÅŸe sahip Bogaziçi Üniversitesi yıllardır süren “Öss birincilerini kapma” dalında kimseyi rakip olarak görmüyor.
Çogu zaman tarihi binalarının ve boÄŸaz manzarasının da tercihleri etkilemede önemli rol oynadıgı vurgulansa da, üniversite içerisindeki öğrencilerin çogu girdikleri üniversite sınavında ilk 1000 içerisinde olan öğrenciler. Çogu “Neden Bogaziçi Üniversitesi’ni tercih ettiniz?” benzeri sorulara tam olarak cevap veremese de, yıllardır süren, Bogaziçi Üniversitesi ihtiÅŸamını bozmamak ya da kendisini bu ihtiÅŸamın içerisinde hissetmek gibi nedenlerden dolayı bu üniversiteyi tercih ediyor.
Fakat bir devlet üniversitesi olan Bogaziçi Üniversitesi de diger tüm devlet üniversitelerinin yaşadıgı mali sorunlarla boguşuyor. Bu mali sorunlardan dolayı birçok değerli öğretim üyesini de özel üniversitelere kaptıran, saygıdeğer üniversite, akademik açıdan bir hayli zayıflamış gözüküyor. Mali sorunları aşmanın yolunu da kayıt üçretlerinden karşılamaya çalışıyorlar. 2000-2002 yılları arasında bu üçret %830 artmış (bkz: Sabih Tansal). Öğrenciler öğrenim görebilmek için bu parayı ödemek zorundalar. Aksi takdirde Online kayıt sistemine katılamıyor, ders seçemiyorlar.
Güney kampüs’ün etkileyici havasına kapılan hazırlık -YADYOK- öğrencilerinin ders gördügü sınıflar içler acısı. Çogu zaman dirsek dirsege ufacık yerlerde egitim veriliyor. DoÄŸal olarak yeni gelen öğrenciler de umduklarını bulamıyorlar. Belki de hayallerinde büyüttükleri “Bogaziçi Üniversitesi”nin o anda onlara diÄŸer yetersiz devlet üniversitelerinden farklı kalmıyor. Zaten ilerleyen dönemlerde aralarından çatlak sesler de çıkacak, her dönem oldugu gibi; “ODTÜ daha iyiymiÅŸ abi. Varya bi kampüsleri varmış içinde her biÅŸi bulunuyomuÅŸ, bi de bizim halimize bak”…
Bütün bunlara ragmen Güney Kampüs’ün ve o çimlerin cazibesi hala ayakta. Her gün öğrencilerle dolup taşıyor. SeviÅŸgenlere mekan olmuÅŸ durumda. Çogu zamanda standların arkalarında duran güzel kızlarla, yakışıklı erkeklerle kesiÅŸiliyor. Zaten o standlar da yaa üniversiteye büyük meblaglar ödeyip gelen, reklam peÅŸindeki firmalar ya da öğrenci kuluplerinin önde giden tikky elemanları. Sosyal olduklarını, radikal olduklarını belirtme çabası içerisindeki bireylerden oluÅŸuyor. Sosyete Kantin, Orta Kantin tikky avı için ideal.
Åžaşılacak bir ÅŸey daha. Öğrenci otoparkı hiç boÅŸ kalmıyor. Evet kapısında “KuÅŸ serisi giremez” tarzında bir ibare yok ama, Peugeot 206′dan da kötüsünü bulamazsınız. Tüm Mango çantalı kızların bu tip arabaları var. Bilemiyorum… bizim gibiler sayın rektörümüzün koydugu kayıt parasını ödemeye çalışır iken, bazıları da son model arabaları ile caka satıyorlar. Müşterileri de çok zaten. Bilemiyorum artık kaç senedir öğrenciler ama bazılarının 90′lı yıllarda ortadan kaldırılmış iki yıllık bölümleri sürdürdükleri söyleniyor.
Evet yukarıda anlatılan bir kısım mevcut ama, göze güzükmeyen idealist kısım da yadsınamaz, triple, double götüren, insan üstü yaratıklarda mevcut. Daha dönemin ilk haftalarında studylerde (çalışma odaları) sabahlayan, Nescafe müptelası otçullar var. Belki de olması gereken bu fakat ben daha farkına varamadım herhalde.
Çogu zaman Bogaziçi Üniversitesi’ne hiç girmemiÅŸ, akademik ya da sosyal üniversite hayatına karışmamış bireylerin nidalarını duyarsınız “BoÅŸ üniversite boÅŸ! ÅžiÅŸirilmiÅŸ orası” ÅŸeklinde. Ne kadar ÅŸiÅŸirilmiÅŸ olsa da Türkiye sınırları içerisinde her yönden en iyi ve en zevkli üniversite hayatının geçtigi ve geçecegi üniversitedir Bogaziçi Üniversitesi. Kim ne derse desin, bu bir gerçektir. Çogu birey gıpta ile bakar fakat sadece bazıları oraya girmeye hak kazanır. Belki de bundandır o anlaşılmaz nidalar, “Hadi canım sende oranın manzarasından baÅŸka hiçbiÅŸisi yok”lar…
Sonuç olarak Bogaziçi Üniversitesi, üniversite karizması ve mezunun iÅŸ bulma kolaylıgı açısından yıllardır zirvededir ve bu ÅŸekilde kalması da muhtemeldir. Herkes bir kere Bogaziçili olma hayalini kurmuÅŸtur fakat her sene sadece %1′lik bir kısmı bunu gerçekleÅŸtirebilmiÅŸtir, degiÅŸmezdir, takdir edilesidir.
13 October 2002 | İlgili Olduğu Konular »

Ömer
AÖF işletme mezunuyum ve boğaziçi işetme mezunlarından daha bilgili olduğuma eminim. Çünkü ben dersleri türkçe gördüm onlar ise ingilizce. Ben okurken çalışıyordum onlar ise okulun bahçesinde aşna fişne konser le meşguldü. Bizim ders kitaplarının türkiyedeki en iyi kitaplar olduğunada eminim. Hiç bir boğaziçi mezununun cnbce deki programları anlayacak kadar ingilizcesi olmadığınada eminim. Ama gelde bunu patron milletine anlat.
07 January 2007
Boğaziçi Üniversitesi
AÖF’li Ömer,sakin ol. Kendini bizim İngilizce bilmediğimize ya da başka şeylere inandırmak zorunda değilsin. Bizlerse gerçeklerin farkındayız: Boğaziçi Üniversitesi bizlere dünyanın en iyi okullarının (ki bu okulların Harvard ve Yale olduğu görülmüştür ve görülmektedir) kapılarını açtı.
Dünyanın en önemli şirketlerinde çalışabiliyoruz. Çünkü onlar bizi tercih ediyor. Örnek vermek gerekirse, P&G firması sadece Boğaziçi başka birkaç saygın üniversitenin öğrencilerine özel mülakat düzenler. Sadece onların katılabileceği yarışmaları vardır. Ve bu yarışmalar yetenek avı niteliğindedir.
Yoksa sen o firmayı hiç duymadın mı? :)) Aa ama unutmuşum biz genelde kampüste yatarız, İngilizce de bilmiyoruz değil mi?
O şirketler de, o ünlü üniversiteler de bu kadar aptal bizi kabul ediyorlar :)
Aslında arkadaşlarım anlayamayacak neden bu yazıya cevap verdiğimi. Ama o kadar tuhaf geldi ki böylesine bir körlük, böylesine bir önyargı. Sanki vatan görevi gibi geldi karanlıkta kalmış birini aydınlatmak. Yoksa çok bulunmaz Güney Kampüs’te böyle bir yazıya cevap verecek birisi. Belki de o yüzden bu kadar atıp tutan var :)
Not: Çalıştıkça herkes başarılı olur. Moralini bozma :)
24 February 2007
sibel
:)) böyle bi yorumu da ilk kez görüyorum ama cevap yazmaktan kendimi alamadım,ya ben öss ye girdim ama boÄŸaziçi ,odtü gelmiyor diye 1 sene bekledim.iÅŸte bu sene yine sınava giriyorum..tabi ki boÄŸaziçi daha iyi ve ben de bi iÅŸ adamı olsam ilk önce boÄŸaziçi üniversitesindeki ( özellikle de iÅŸletme için koç ya da bilkent) ögrencilere öncelik veririm ama bu marmara ,ege,cukurova ya da yüzüncü yıl üniversitesindeki ögrencileri görmezden gelecegim anlamına gelmez..bi insanın böyle bir komplekse girmesi bile o kiÅŸinin ne kadar ilerleyebilecegini az çok gösterir.. ne istersen o olur bunu unutma ve senin gibilere genelde ‘the secret’ ı izlemelerini tavsiye ediyorum :)) sen 3-4 sene çalış ve merak etme bir süre sonra maaşın da ,ÅŸirketteki konumun da artar :)) komiksin ya :)))
23 November 2007