» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Dünya Türkiye’yi nasıl bilir?

Her birimizin dışa yansıttığı bir imajı var. Bilinçli ya da bilinçsiz, bizi ilk kez görenlerin hakkımızda edinebilecekleri izlenimleri biz oluşturuyoruz aslında. Konuşmamız, tavırlarımız, oturuşumuz bile karşımızdakine bir mesaj gönderiyor.

İletişim kurduğumuz insanların bizim ile ilgili yorumlarını şekillendiren bizim dışarıya gönderdiğimiz mesajlarla oluşur. Bu yüzden, bu mesajları denetimsiz bırakamayız. Hakkımızda çok yanlış izlenimlerin oluşmasına sebebiyet vermemek için hal ve hareketlerimize dikkat ederiz.

Ülkelerin imajları da benzer şekillerde oluşur. Ülke bir bütün olarak, insanları, yönetim biçimi, kültürü ve daha birçok özellikleriyle dışarıya mesajlar göndermektedir. Her vatandaş, dış ülkelerde yabancılar ile iletişim kurduğunda, hem kendi hem de ülkesi hakkında küçük ipuçları dağıtmaktadır. Ayrıca ülke, dünya gündemine hangi hal ve durumlarla konu oluyor ise onunla tanınır.

Bir devlet, yönettiği ülkenin dışarıya doğru tanıtılmasını sağlamak durumundadır. Kültür bakanlıkları bunun için vardır. Ülkemizi ele alalım. Türkiye adındaki bu ülkenin tüm dünyaya tanıtımını resmi olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmaktadır. Çeşitli ektinliklerle, tanıtım organizasyonlarıyla bu sağlanmaya çalışılmaktadır. Fakat, bana kalırsa, devletimizin her kademesine yayılmış olan baştan sağmalık ya da hafif tabiri ile çok detaya inmeden yapılan çalışmalar yetersiz kalmakta.

Bu düşüncelerle, ülkemizin yurtdışında, sıradan insanlar tarafından nasıl tanıntığını, ülkemiz hakkında neler bildiğini öğrenme amacıyla Justcurio.us adlı sitede “What do you know about Turkey (Türkiye hakkında ne biliyorsunuz?)” başlıklı bir konu başlattım. Ve bu konuya gelen yorumlar tam da tahmin ettiğim gibi oldu;

“Çok fazla bir şey bilmiyorum. Halkın %98′i müslüman sanırım”

“Ülkenin doğusunda büyük bir Kürt nüfusu var. Yanlış hatırlamıyorsam Türklerin çoğu Kürtleri barbar ve basit insanlar olarak görüyorlar. Ülke Avrupa Birliği’ne girmeye çalışıyor. Ülke, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı yerde kuruldu…”

“Türkler 1 milyonun üzerinde Ermeni’yi öldürmüş. Ve Yunanistan ile pek iyi anlaşamıyorlar”

“Osmanlı İmparatorluğu, Üç Paşa, alfabeyi değiştiren adam*, Rahibe Theresa

“Topkapı, Sultanahmet, Efes”

“Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorum. Özellikle tatlı kızları… çıplak kızlarını…”

“Tekstilde çok iyiler, kot pantalonları da…” (bkz: Mavi Jeans)

“Ermeni soykırımı, kötü yemekler, nazik insanlar, Yunan mubadelesi, Kürtlere baskı, İstanbul güzel bir şehir”

N.A.T.O‘daki ikinci büyük askeri güç”

Görüldüğü gibi bilinenler ya olumsuz ya eksik ya da yanlış. Arada gülümseten şeyler çıksa da genel olarak dışarıda kötü bir imajımız var malesef. Peki bu kimin suçu? Peki tabi en başta ülke yönetiminde olmuş ve halihazırda olanlar. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı. “Görevlerini hiç yapmıyorlar!” gibi bir şey demiyorum ama yapılan yorumlarda da görüldüğü üzere tam istenilen sonuçlara ulaşamıyorlar.

“Ülkemiz hakkında yüzümüzü güldüren yorumlara nasıl sahip oluruz?” “İmajımızı nasıl düzeltiriz?” bu ve buna benzer konular derinlemesine incelemeler, araştırmalar gerektiren konular. Pek tabi en başta, ülke olarak yüzümüzü kızartacak hal ve hareketlerde bulunmamalıyız. Çağdaş bir toplum olma adına adımlar adımlar atmalı. Hem vatandaş olarak biz hem de bizi yöneten devlet adamları dışarıya gönderdikleri mesajlarda çok daha dikkatlı olmalı, olmalıyız.

Ülkemizin tanıtımında lale kullanmak Kültür Bakanlığımızın bir pazarlama ürünüdür sanırım. Bunun hangi mantıkla yapıldığını ve işin kötüsü nasıl hala bu şekilde devam ettirildiğini anlamak güç. Evet belki de iddia edildiği gibi lalenin kökeni ülkemizdir, bilemiyorum. Ama öyle olsa bile bu nasıl bir tanıtım metası olabilir ki? Kesin olmayan bir iddia ile ülke tanıtımı yapmaya çalışmak nasıl bir mantıktır?

Ayrıca daha kötüsü, arkadaşlar, bu ülkenin kurulduğu topraklarda yaşayan, atalarımız dediğimiz Osmanlı İmparatorluğu’nda “rezil” bir dönem bu adı almış (Bkz: Lale Devri). Bunun kimse farkında değil mi?! Nasıl bir mesaj veriyoruz? “Çalışmayı sevmeyiz biz. Yatarız. Gel keyfim gel” mi? Anlamak mümkün değil. Ya da beynimin kapasitesi buna müsayit değil, bilemiyorum.

Son olarak Zikzak‘da rastladığım bir siteden söz etmek istiyorum; We Are The Turks. Bu sitede ülkemizin yüz akları tanıtılmakta. Profesörlerimizden tutun da yazarlarımız, mühendislerimiz, bilişimde öncü olmuş isimlere kadar birçok kategoride başarılı Türkler tanıtılmakta. İlgili bakanlığımızın yapamadığı (ya da yapmayı düşünmediği), kişisel gayretlerle yerine getirilmeye çalışılıyor. Siteyi hazırlayan arkadaşlara çok teşekkür ederim, ülkemizin tanıtımı adına böyle bir hizmet sundukları için. Devlet dairelerinde de o tembel devri ifade eden laleleri görmeye devam edelim, ne güzel!




43 Yorum — “Dünya Türkiye’yi nasıl bilir?”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.