» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Empati Kuramıyorum

OlaÄŸan bir gün. Sabah kalkıyorum ve bir kiÅŸi beni msn listesine eklemiÅŸ. Zaman zaman oluyor. Genellikle site hakkında görüşlerini bildirmek istiyorlar. “Postliner” kod adlı kiÅŸinin o arkadaÅŸlardan biri olduÄŸunu düşünüdüm önce.

Listeme ekler eklemez “selim abiiiii” gibi bir mesaj alınca ÅŸarşırdım. Bu da kimdi böyle. Net üzerinden tanıdığım hiç bir kimse ile bu tür bir yakınlık oluÅŸturmamışımdır. OluÅŸturmayı da düşünmüyorum. E o zaman kimdi bu? Hemen akabinde gelen “ben…” ile baÅŸlayan mesaj herÅŸeyi açıklıyordu fakat ÅŸaÅŸkınlığım yerini hayrete bıraktı. Bu, benim kuzenimdi.

Onunla bayramdan bayrama görüşebiliriz ancak. Özleriz birbirimizi, severiz. Bir araya gelince saçlarını karıştırıp, havaya kaldırıp döndürmekten başka bir eylem yapacak kadar birlikteliğimiz olmaz genelde. Fakat daha önceleri, ben de bir çocuk iken, çamurdan arabalar yapar iken paylaştığımız çok şey oldu doğal olarak. O benim kuzenim.

Ilk anda “nasıl olur” diye düşündüm. En son onu çamurdan araba yaparken “ÅŸu kaba su doldur getir bakayım” halinden hatırlıyordum. Ama ÅŸimdi yüzlerce kilometre uzakta, karşımda benimle “msn” denen iletiÅŸimi son noktaya vardırmış bir biliÅŸim nesnesi ile sohbet ediyordu. Bu geliÅŸim hangi aralıkta olmuÅŸtu. Evet bi ara “Selim abi senin bi siten var deÄŸil mi” dediÄŸini hatırlar gibiyim ama… Bu kadar çabuk nasıl öğrendi interneti, kendine “ingilizce” bir nick seçmeyi, mail hesabı açmayı, msn’ye kayıt olup, internet kafeden tıkladığı browser ile araÅŸtırma yapıp, msn’ye kayıtlı e-mailimi bulup da bana ulaÅŸtı.

Işte bu süreci nasıl bu kadar kolay hallettiğini anlamadım. Hala da anlayamıyorum. Kendimi onun yerine koyuyorum, sessizim, akrabaların yanında pek konuşmam, boynumu bükerim ama küçük detaylarda bile zeki olduğumu gösteririm. Buraya kadar tamam da yahu nasıl bir anda bu sürece geldi bu çocuk.

Ona Anafikir.com domainli bir e-mail hesabı açtım. Pek sevindi. Hesabı açarken “yahu bu çocuk bunu nasıl kullanabilir ki” diye düşünürken, ertesi gün “Selim abi napıyosun bakalım” baÅŸlıklı bir mail aldım. Gözlerime inanamıyordum. Hayır çok üstün yetenekler gereken ÅŸeyler deÄŸil bunlar ama iÅŸte bilemiyorum… Birden sindiremiyorum bu süreci…

Insan bünyesi teknolojiye alışıp, ustaca kullanma adaptasyonunu ne hızlı gerçekleştiriyor. Teknoloji ürünlerini ne kadar çabuk benimsiyor ve sanki yıllardır kullanıyormuş gibi önemsemiyor. Bana sorarsanız ben hala (çalışma prensibini bilsem de) televizyonların içine nasıl adam sığdırılıyor, böyle bir şey nasıl mümkün, o kabloların arasından koca görüntü nasıl çıkıyor gibi düşünceler sahibim.

Zaten yaşlı insanların da çevreyi benim gördüğüm gibi göremediklerini, hatta önlerinden geçip gitsem beni farketmemelerinin doğal olduğunu düşünüyorum. Halbuki böyle bir durum söz konusu değil. Işte dedim ya empati kuramıyorum. Başka bir açıda aynı görüntünün olabileceği ihtimalini hissedemiyorum.

Görkem defalarca dedim ama “afferin yahu”…




“Empati Kuramıyorum”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.