Evet ben de izliyorum
Yazılarımı takip edenler bilir, günümüzün tv-reyting-reklam üçlemesi ile geliÅŸen televole kültürü ve dizi çılgınlığının da katkısıyla geliÅŸen “hayatı televizyonun içinde yaÅŸama” sendromuna küfürler ile karşı çıkar, bağırır çağırırım. Bizi ve kültürümüzü içten içe kemirdiÄŸini, yozlaÅŸtırdığını sayıklar dururum. Amma vekalin…
Amma velakin, ben de izlerim, küfürlerime maÄŸruz kalan bu abidik gubidik tv programlarını. Evet yanlış duymadınız, izliyorum. Hem de büyük bir hazla. E ÅŸimdi bu benim yaptığım ikiyüzlülük, tükürdüğünü yalamak vs vs olmuyor mu? Bana sorarsanız olmuyor. Neden? Çünkü ben kendime bu soruyu sorduÄŸumda egomdan “Yahu ben annem gibi izlemiyorum ki, izlerken ‘Bu ne be!’, ‘Tüü! allap belanızı vermesin’, ‘Haha! Åžuna bak allahım ne hallerdeler’ diyerekten izliyorum” cevabı alıyorum.
Ha, benim objektif deÄŸerlendirme departmanıma “Eee senin ne farkın kaldı ki ÅŸimdi?” diye sorsanız “Vallahi doÄŸru söylüyorsun… Bu aptal ÅŸeyleri hazırlayıp, reyting/reklam ile parayı kırmaya kasan cin tv patronlarının ekmeklerinin üzerine Nutella sürüyorum diÄŸerleri gibi” derim boynum bükük bi ÅŸekilde.
Özellikle KuÅŸum Aydın’ın programı… Bu ve bu tip programları, herkesin deli olduÄŸu dizileri zaman zaman izliyorum. İzliyorum çünkü haz alıyorum. “Bunu kendini vererek, içinden birÅŸeyler kopararak izleyenler var. Ama ben herÅŸeyin farkındayım. Bütün bu reyting oyunlarının bize yaptıklarını çok iyi biliyorum” diyorum izlerken. Ve bu his bana büyük bir haz veriyor. Egomu obeziteye sürüklüyor.
Ruhuma, kültürüme, etik çerçeveme uymayan bu programlardaki saçmalıkları, yanlışları, yalanları, oyunları tesbit edip, yanımdakilere “bakın bakın” diye iÅŸaret parmağımla gösterince kendimi bir bok sanıyorum. Evet belkide bir “bok”um ama bunun gösterilme, yerilme tarzı bu mudur? Bu tespitin ve karşı çıkışın bana ya da çevremdekilere/topluma faydası var mıdır? Bu çirkeflikleri çözmenin, yoketmenin yolu bu mudur? Bizi olumlu etkileyecek yöndendirme bu ÅŸekilde mi olur? Bunu çözebilmiÅŸ deÄŸilim.
Bu konuda, en iyi örnek ve danışman Okan Bayülgen olsa gerek. Ki bu adam, yaptığı bu karşı çıkışla para kazandı, kazanıyor yıllardır. Ve bunu o iÄŸrenç programların üretildiÄŸi merkezlerin ortasından zıplayarak yapıyor. “Bakın, bakın burası nasıl bir çöplüğe dönüştü, nasıl kokuÅŸtu” derken, o bahsi geçen çöplerin içinden haykırıyor.
Bence Okan Bayülgen’e sormak lazım bu iÅŸin astarını, benim hissettiklerimle paralel ilerleyen, kariyerini ÅŸekillendiren tarzını…
Eğer bu yazıya ulaşır da açıklayıcı bir cevap, yönlendirici bir akıl verir ise sizi de haberdar edeceğim, söz veriyorum.
Okan bey, siz aşağıya buyrun.
Not: Bu yazı ironi sosludur.
31 March 2005 | İlgili Olduğu Konular »

Selim Yörük
yine bugün tv’yi büyük bir şevkle açtım. fakat ne yazık ki kuşum aydın ve ekürisi ekrandan uçmuşlar.
ağlamak üzereyim üzerime gelmeyin!
14 April 2005
Selim Yörük
yerine mehmet ali erbil gelmiş (bkz: ah kalbim).
bi aralar nurseli idiz‘in sunduğu çöpçatanlık programına benziyor. ilk konuğu da fatih ürek… artık gerisini siz düşünün… çarkıfelek cıvıklığında olacak gibi (bkz: yürü tükkana).
18 April 2005
Selim Yörük
reyting raporlarına göz gezdirirken “ah kalbim”in 27 nisan çarşamba günü ikinci en yüksek share’e (%25,4) sahip olduğunu gördüm (1. %32,8le Butun Cocuklarım diye bi dizi. adını duymuş değilim). pek garip.
onu sabah sabah seda sayan’la, serap ezgu ile biz bize takip ediyor. bu ne yaa!
29 April 2005
Selim Yörük
Konu ile alakalı bir banner yaptım. Sitesi olan arkadaşlar, isterlerse sitelerine koyabilirler. Buyrun;
Bir de şuna bi göz atın tam olsun.
30 April 2005
Ayşe Gökduman
O bu programları asla izlemediğini iddia edenler yalan söylüyorlar zaten!!!Zap yaparken gözüm takıldı durumu da değil.Onaylamadan,çoğu kez gıcık olarak,ama illaki garip bir keyif ve merakla.Düpedüz seyrettiğini ve durumların(hangisi gerçek hangisi sahte…)nasıl gelişeceğini görmek için çatlayarak.Kendilerine de başkalarına da bu çatlamaları itiraf etmeden elbette.
22 December 2005