Evrim, Akıllı Tasarım ve Bilim
Dört ay öncesine kadar, Evrim Teorisi‘nin çoktan tarihin tozlu sayfaları arasına gömülmüş olduÄŸunu düşünüyordum. Ancak, bir arkadaşım sayesinde hala bu teorinin güncelliÄŸini koruduÄŸunu, hatta ÅŸiddetli tartışmalara neden olduÄŸunu gördüm.
Yanılmış, bir o kadarda şaşırmıştım. İlkokul yıllarımda bu konuyu görmüştüm ve daha o yaşta saçma gelmişti bana. Yüzeysel bir anlayışla maymundan ya da ona benzer bir şeyden gelmiştik.
18 yaÅŸ civarında, hayatı sorgulamaya baÅŸladım. Nedenler, nasıllar, vs… Aklıma gelen herÅŸeyi sorguluyor, üzerinde düşünüyor, gözlemliyor, araÅŸtırıyordum ve bugün hala bu böyle. 10 yılı aÅŸkın bir süredir evrende mevcut bir denge, düzen ve tasarımın olduÄŸunu biliyordum. BilmediÄŸim bunun “Akıllı Tasarım” adı altında bilimsel bir teori olarak sunulduÄŸu idi.
Evrim tartışmaları ile birlikte Akıllı Tasarım’dan, Mustafa Akyol‘dan, Harun Yahya‘dan ve bilimin düştüğü vahim durumdan bu 4 aylık süreç içerisinde haberdar oldum. Mevcut durumdan büyük endiÅŸe ve üzüntü duydum.
İyi bir gözlemciyimdir ve bu tartışmalarda yaşananları ve birkaç araştırmamın sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
GözlemlediÄŸim en önemli ÅŸeylerden biri, Evrim ve Akıllı Tasarım konularının bilimsel bir düzeyden ziyade ideolojik bir tartışma zeminine otuyor olması. Ateist, materyalist, marksist, sol görüşlü kesim Evrim’i, dini inancı olan, saÄŸ görüşlü kesim Akıllı Tasarımı destekliyor. Tartışmalar bu ideolojik görüşler üzerinden yapılıyor.
Evrim teorisi; Yaşamın rastlantısal olarak ortaya çıktığını savunuyor.
Akıllı Tasarım; Yaşamın rastlantılarla oluşamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu savunuyor.
Evrim teorisinde oldukça fazla açıklanamayan açık nokta bulunuyor. Akıllı Tasarımda herşey net. Açık kalan tek nokta, ortada bir tasarımın oldugu açık ancak tasarımcının kim ya da ne olduğu.
Gözlemlerim ve araştırmalarım neticesinde tespit ettiğim en önemli şeylerden bir digeri ise bilimin aslında pek de bilimsellik taşımadığı idi. Benim anladığım bilim objektif olmalı, tarafsız olmalı, hiçbir fikir ve düşünce baskısı altında olmamalı, kişisel ve toplumsal çıkarlara alet olmamalı.
Gördüm ki Evrim Teorisi’ni desteklemek için bilim adamları sahtekarlıklar yapabiliyor, toplumları kandırabiliyor ve bu yapılanlar bilim çevreleri tarafından görmezden gelinebiliyor. Üstelik çarpıtılarak ve sahtekarlıkla yapılan düzenlemeler ders kitaplarına girip okutuluyor. Ne kadar acı bir durum. Kendi adıma bilimin bu yüzünden utanç duydum.
Tahmin edebileceğiniz gibi ben yaşanan bu tartışmalarda geçmişten beri gelen düşüncelerim neticesinde taraf oluyorum.
Akıllı Tasarım’ı destekleyen biri oluyorum. Åžimdi gelelim Akıllı Tasarım ve Mustafa Akyol meselesine. Akyol sitesinde 700 Darwinist akademisyene çaÄŸrıda bulunuyor, meydan okuyor. Bunlar üniversitelerimizin seçkin bilim adamları, profesörleri vs. Bir kiÅŸi de çıkıp tartışmak istemiyor. Bizim üniversitelerimiz, profesörlerimiz bu kadar aciz mi ki bir araÅŸtırmacının karşısında bilimsel bir teoriyi savunamayacak.
Ben bundan şu sonucu cıkarıyorum; Üniversitelerimiz ve bilim adamlarımız bilim üretmek konusunda son derece yetersiz ve kendine güvensiz. Bilim çevrelerinde ideolojik çıkarlar gözetiliyor. Destekledikleri teori aslında elle tutulacak ve arkasında durulacak kadar sağlam değil.
Görünen o ki, yakın zamanda bilimde, yaşamın oluşumu ile ilgili köklü değişiklikler olacak. Çünkü akıl, mantık, gözlem, araştırma ve yeni bilimsel bulgular bunu gerektiriyor. Gerçekler bir gün mutlaka ortaya çıkar.
İlgili konular:
- Akıllı Tasarım (Intelligent Design Theory)
- Mustafa Akyol ve Türkiye’de “Akıllı Tasarım”
- Kambiryan patlaması
- Akıllı Tasarım bilimsel midir?
Yazan: Bigalıoğlu
20 March 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
Şöyle demişsiniz: “Gözlemlediğim en önemli şeylerden biri, Evrim ve Akıllı Tasarım konularının bilimsel bir düzeyden ziyade ideolojik bir tartışma zeminine otuyor olması. Ateist, materyalist, marksist, sol görüşlü kesim Evrim’i, dini inancı olan, sağ görüşlü kesim Akıllı Tasarımı destekliyor. Tartışmalar bu ideolojik görüşler üzerinden yapılıyor.”
Gözlemlerinizin büyük ölçüde yanlış olduğunu belirtmek zorundayım. Dünyada yüzbünlerce belki milyonlarda Evrim Teorisini destekleyen teist bilim adamı vardır. Yani Evrimi ateist, materyalist ve sol görüşlülerin desteklediğini söylemek yanlıştır veya daha doğrusu eksiktir. Günümüzde Akıllı Tasarım ve yaratılış düşüncesi karşısında evrimi savunanların en önemlilerinden biri Kenneth R. Miller‘dır ve kendisi bir Katoloktir. Kenneth Miller gibi yüzbinlerce tesit bilim adamı yaratılışı veya AT’yi değil evrimi savunmaktadır. Yani bu tartışmanın dini görüşlerle bir ilgisi yok veya olmaması gerek ama AT’ciler ve yaratılışçılar işi bu noktaya çekiyor çünkü onların savundukları görüş dini görüşlerini desteklemek amaçlı ortaya atılmış şeyler. Bu konuda yazmış olduğum Akıllı Tasarım: Bilim mi din mi? ve Akıllı Tasarım Hareketinin amacı nedir?
başlıklı yazılarımı okumanızı öneririm. Konunun içine dini görüşlerin nasıl sokulduğunu çok rahatlıkla görebilirsiniz. Olayı bilimsel platformdan çıkarıp dini platforma sokanların yaratılışçılar ve AT’ciler olduğu çok açık ve net olarak ortadadır. Ama dini görüşlerine göre bilim yapmayan birçok bilim adamı yaratılışa ve AT’ye karşı çıkmaktadır.
Daha sonra şöyle demişsiniz: “Evrim teorisinde oldukça fazla açıklanamayan açık nokta bulunuyor. Akıllı Tasarımda herşey net. Açık kalan tek nokta, ortada bir tasarımın oldugu açık ancak tasarımcının kim ya da ne olduğu.”
Evrim Teorisi sonuç olarak bilimsel bir teoridir ve her noktayı mükemmel bir şekilde açıklayamıyor olması gayet normaldir. Zaten her bilimsel teoride bu tip sorunlar vardır. Bu bilimin bir gerçeğidir. Herşeyi mükemmel olarak açıklayan bir teori zaten yoktur. Ama AT ile ilgili söyledikleriniz daha da yanlış. At sadece tasarımcının kim yada ne olduğunu değil ayrıca tasarımın nasıl yapıldığıyla ilgili de hiçbir şey söylemiyor. Sadece tasarımın olduğunu söylüyor. Yani AT tasarımın olduğundan başka hiçbirşey söylemiyor.
Daha sonra şöyle demişsiniz: “Gördüm ki Evrim Teorisi’ni desteklemek için bilim adamları sahtekarlıklar yapabiliyor, toplumları kandırabiliyor ve bu yapılanlar bilim çevreleri tarafından görmezden gelinebiliyor. Üstelik çarpıtılarak ve sahtekarlıkla yapılan düzenlemeler ders kitaplarına girip okutuluyor. Ne kadar acı bir durum. Kendi adıma bilimin bu yüzünden utanç duydum.”
Bu söyledikleriniz de baştan aşağı yanlış. Tek kelimeyle gerçek dışı. Bu söylediklerinizi tam tersine yaratılışçılar ve AT’ciler yapmaktadır. Eğer benim blogumu ziyaret ederseniz yaratılışçıların yaptıkları birçok sahtek
21 March 2006
Da Vinci
Kenneth Miller bir “Katolok” değildir Katoliktir :))
Ufak bir yazım hatası olmuş.
21 March 2006
bigalıoğlu
sayın Da Vinci;
su kadarını soyleyeyim.sizinle bu dort aylık surec icerisinde epey uzun suren tartısmalarımız oldu.sizin dusuncenizde
olan onlarca arkadasla daha bu tartısmalara katıldım.o yuzden aynı tartısmaları burada tekrarlamanın bir geregi oldugunu dusunmuyorum.
ben yazımda zaten;acıkca taraf oldugumu yazmısım.ayrıca nedeninide yazmısım.bununla beraber yukarıda acıklamıs oldugum gozlemleride,taraf olmama ragmen hatalı bir durum ortaya cıkmaması icin butunuyle tarafsız olarak yaptım.
22 March 2006
Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
Siz elbette tarafsız olarak yaptığınızı düşünebilirsiniz ama ben de kendi açımdan bu gözlemlerinizin neden gerçekleri yansıtmadığını açıklamaya çalıştım. Artık okuyanlar neyin ne olduğuna karar verirler.
22 March 2006
Tansel GÜÇLÜ
Sayın Bigalıoğlu,
Bu nasıl bir tarafsızca gözlem anlayamadım. Gözlemlerinizin yanında biraz da bilim felsefesi okusaydınız keşke. AT’nin asıl yaptığı kurgudur. Teorideki boşluklar üzerinden hareket edip aralara tanrıyı yerleştirmekten başka bir şey yaptıklarını göremedim.
24 March 2006
bigalıoğlu
sayın GÜÇLÜ;
bu yazıyı buraya yazdıgımın ertesi gunu sky turk tv’de mustafa akyol,akıllı tasarım tartısması yayınlandı.o programı izlediniz mi bilmem.ancak yukarıda yaptıgım gozlemleri bir kez daha canlı canlı onaylamıs oldum.aksini iddia etmeniz icin biraz daha gercekci olmanız gerekir diye dusunuyorum.
24 March 2006
Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
Gözlemleriniz doğru olduğunu iddia edebilirsiniz ama gözlemlerinizin tarafsız olmadığını açık ve net örneklerle yukarda açıkladım. Eğer yazımı okusaydınız bunu zaten görebilirdiniz. Ama sorun burda zaten. Olaya tarafsız bakamadığınız için gözlemleriniz taraflı olduğunu da göremiyorsunuz. İlk yazımda bunları çok açık bir şekilde örnekleriyle birlikte ortaya koydum zaten.
24 March 2006
bigalıoğlu
sayın Da Vinci;fikir ve dusunce olarak akıllı tasarım’ı destekliyor olmam tarafsız gozlem yapamayacagım anlamına gelmez.
oyleki benim gozlemlerimin dogrulu kanıtlanmıstır ve kanıtlanmaya devam ediyor.
aksini iddia ediyorsanız bunu kanıtlamanız gerekir.
10.03.2006 tarihli
http://www.gencbilim.com/haber/haber_bilim_goster.php?id=412
buradaki yazıyı bir okumanızı oneririm.
gozlemlerimin ne derece olduguna bir kanıt daha size…
24 March 2006
Selim Yörük
Da Vinci ve Tansel beye bu konuda katılıyorum. Sayın Bigalıoğlu ile sohbetimiz sırasında bende de bu izlenimi bıraktı. Objektif olduğundan o kadar emin ki, objektif olmaktan çıkıyor.
O kadar kesin ve net doğrular çizmiş ki kendine, onun dışındakileri kabul etmiyor.
Ben en net örneğini “Evrende kesin ve net bir düzen vardır” savında gördüm. Nasıl bu kadar emin olabildiğini sorduğumda kendince düzenin olduğunu düşündüğü sistemlerin örneklerini vermekle yetindi.
“Örnekler bilimsel bir sonuca ya da kanıta ulaştırmaz, bu yalnışlanabilirlik ilkesine terstir” dediğimde ise “Bu kadar kesin ve net bir şeyi nasıl göremiyorsunuz” gibi garip bir çıkış yaptı.
Malesef bunun adı objektiflik değil, Sayın Bigalıoğlu. Sanırım bilimselliğin çerçevesi konusunda biraz eksiğiniz var.
24 March 2006
bigalıoğlu
sayın Yörük;
evrendeki denge,duzen ve tasarımla ilgili olarakta sizede bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
19.03.2006
http://www.gencbilim.com/haber/haber_bilim_goster.php?id=444
25 March 2006
Selim Yörük
Sayın Bigalıoğlu,
Gittikçe garipleşiyorsunuz. Verdiğiniz örnekte sizi destekleyen ne gördünüz acaba? Denge, düzen ya da tasarımla alakalı hangi kanıtı gösterdiğinizi anlayamadım da…
25 March 2006
kübra
da vinci ve yörük abilerim haklı:) kendine göre bazı şeyler dogru gözükebilir ama en azından kafanda olan netligi yazınada yansıtman gerekiyor
25 March 2006
Tansel GÜÇLÜ
Açıkçası buradaki sıkıntı bilimin ve bilimsel yöntemin ne olduğunun bilinmemesinde yatıyor. Evrim teorisi esasında bir teoriler topluluğudur ve pek tabii ki her bilimsel teori gibi eksiklikleri de vardır. Ama var olanın üstünden hareket eder. Yani realiteye dönüktür. AT ise kurmacadır. Eğer bilim yapacak isek hem de bu pozitif bir bilim ise kesinlikle var olan bir gerçeklikten yola çıkarak bir şeyler çıkarmalıyız. Yoksa herkes birşeyler kurar durur. Zaten Selim beyin bahsettiği yanlışlanabililik ilkesi buradan gelir. Ama bu olgu sosyal bilimlerde epey tartışmalıdır fakat buranın konusunu aşar. O yüzden sayın Bigalıoğlu’na acilen bilim felsefesi okumasını öneriyorum.
26 March 2006
Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
“aksini iddia ediyorsanız bunu kanıtlamanız gerekir” demişsiniz. Heralde ilk mesajımı okumadınız. Orda örnekler vererek neden objektiflik iddianızın doğruları yansıtmadığını açıkladım. O yazımı bir kere olsun okumanızı tavsiye ederim.
27 March 2006
bigalıoğlu
sayın Da Vinci;
yazılarınızı okudum.ancak siz benimkileri okumamıssınız galiba.sizinle uzun tartısmalarımız oldugunu soylememe ragmen hala bana “yazılarımı okumamıssınız” diyorsunuz.
bununla beraber sizinle ilgili bir gozlemimide ilave edeyim musaadenizle.
siz siddetli bir evrim savunucusunuz.durum ne olursa olsun bu davayı savunmaya devam edeceksiniz.goruluyorki evrimle birlikte sizinde kaybedeceginiz cok sey var.tum hayatınız,inanclarınız ve hayal kırıklıgınız olabilir mi acaba.
her fırsatta ve her ortamda eksikliginizi hic hissettirmiyorsunuz.hatta bir ara yazımda mustafa akyol,harun yahya ve sizin adınızıda yazmayı dusundum.belki bunu yapsaydım tarafsızlık ve objektifligimi bu kadar sorgulamayacaktınız.
size son verdigim linkte oldugu gibi;maalesef benim inanc genim gelismis,sizinki gelismemis.
bu duruma gore siz ateist olmaya ben yaratılıscı olmaya devam edecegiz.
28 March 2006
Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
Ben sadece yukardaki ilk yazımdan bahsediyorum. Objektiflik iddianızın neden yanlış olduğunu yukardaki ilk yazımda anlattım.
Bu arada daha savunduğunuz şey bilmediğinizi görüyorum. Evrim hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Zaten tartışma konusu olan şey de evrim değildir, evrimin nasıl gerçekleştiğidir. AT evrim olmadığını değil evrimin tasarımcının tasarladığı şekilde belirli bir plan dahilinde gerçekleştiğini iddia eder. Tabi siz AT’yi Mustafa Akyol’dan öğrenirseniz AT’nin gerçeklerini de öğrenemezsiniz. Mustafa Akyol müslümanları memnun etme çabası içinde işine geldiği şekilde anlatır AT’yi. Onun için AT’yi düşüncenin gerçek sahiplerinden öğrenmenizi tavsiye ederim.
28 March 2006
bigalıoğlu
“Evrim hiçbir zaman kaybetmeyecektir. “
ne yazık ki;gozlemlerimin ne derece dogru oldugunu tekrar tekrar ispatlıyorsunuz.
bu bilimsel gerceklikten cok ideolojik bir saplantıdır.teori’leri “hic bir zaman kaybetmeyecek”seklinde tanımlayamazsınız.
28 March 2006
Da Vinci
Sayın Bigalıoğlu,
Siz çok temel bir şeyi anlamamışsınız. Ben evrim kaybetmeyecektir dedim. Evrim Teorisi kaybetmeyecektir demedim. Evrim bilimsel bir gerçektir, bir teori değildir. Evrim Teorisi bir teoridir. Bugün bilim dünyasında evrim oldu mu olmadı mı diye bir tartışma yoktur. Ortada dönen tüm tartışma evrimin nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir. Yani evrimin gerçekleştiği gün gibi ortadadır ve aklı başında hiçbir bilim adamı bunun aksini iddia etmemektedir. Tartışma evrimin mekanizmalarıyla ilgilidir yani evrimin nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir. AT’ciler evrimin tasarımcının planladığı şekilde gerçekleşemesi gerektiğini savunurlar. Yani evrimin olmadığını falan savunmazlar. Ben siz önce neyi savunduğunuzu öğrenin ondan sonra gelin böyle yazılar yazın. Bu vesileyle Uğur Mumcu’nun bir sözünü hatırlşatmak isterim: “Fikir sahibi olmak için bilgi sahibi olmak gerekir.”
28 March 2006
bercenay
“Biyolojide evrim, türlerin nesilden nesile değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır. Evrim sonucunda farklılaşan türler, yeni türlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.”
sayın Da Vinci;
yukarıdaki tanım dogrumudur?
yukarıda “olabilir” ifadesi kullanılmıs.o zaman olmayabilirde.demekki,sizin soylediginiz gibi evrim bilimsel bir gerceklik degilmis.
ayrıca evrim ile evrim teorisi birbirinden cok farklı seylermidir ki bu kadar keskin bir sekilde ayırma ihtiyacı hissediyorsunuz.
“Evrim: canlıların sürekli değişen ortam şartlarından dolayı oluşan olumsuz koşullara direnç sağlayabilmek için geliştirdikleri adaptasyonlardır.”
buda farklı bir tanım.evrim’in tanımıda evrim geciriyor sanırım.buradaki tanım evrim degil;dogal sartlara uyumdur.
ucuncu tanımıda sizden bekliyorum sayın Da Vinci.hazır buradayken sizin bahsettiginiz evrim ile evrim teorisi’nin farkınıda bir acıklarsanız cok sevinecem.
28 March 2006
bercenay
EVRİM
Bundan yaklaşık 3-4 milyar yıl önce evrensel bir piyango çekilmiş ve büyük bir olasılıkla en büyük ikramiye dünyaya isabet etmiştir.Bu kendi benzerini üretebilen, çoğalabilen, yenilenebilen, değişebilen; fakat ancak belirli koşullar niteliğini koruyabilen canlılığın ilk mayasıdır.Bu eşsiz öz, doğanın eşsiz labaratuvarlarında 3-4 milyar yıl süreyle işlenmiş, dallandırılmış, çeşitlendirilmiş ve geçmiştekini göz önüne almazsak bugün yaşayan yaklaşık 700.000 civarında bitki, 1,500,000 civarında da hayvan türünün ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Cansızların ve canlıların zaman süreci içerisinde meydana getirdikleri bu değişiklikleri inceleyen bu bilimdalına ” E v o l u s i o n = E v r i m ” denir.
Prof Dr.Ali Demirsoy’un evrim tanımı ve acıklaması
http://www.geocities.com/kibele2tr/makale_demirsoy.html
ben acıklamayı cok bilimsel buldum.siz ne dersiniz.bence bilimsel bir gercekliktir,dunya’ya isabet eden piyango.
ben profesor degilim ama evrim teorisinin bilimsel bir sacmalık oldugunu soyleyebilirim.siz atıp tutmaya devam edin sayın Da Vinci.
28 March 2006
memo
Evrimi anlamak istiyorsaniz, Afrika
28 March 2006
Da Vinci
Sayın bercenay,
Neyseki bilim, siz ve sizin gibilerin düşüncelerine göre işlemiyor. Evrimin e’sini bilmediğiniz halde “evrim teorisinin bilimsel bir sacmalık oldugunu soyleyebilirim” diyen biriyle benim işim olmaz. Sadece iki cümle yazıp bırakacağım.
Evrim bilimsel bir gerçektir, evrim teorisi ise bu olayın nasıl gerçekleştiği açıklayan bir teoridir.
Yaratılışçı ve akıllı tasarımcıların iddialarının ne kadar yersiz ve bilimsel temelden uzak olduğunu sitemedeki yazılarımda defalarca açıkladım. Bir kere daha size özel açıklayacak değilim.
Bu arada o tanımdaki “olabilir” yerine “olur” koyabilirsin. Bu tanım gözlemler sonucunda ulaşılan bir sonuçtur. Bir hipotez veya teori falan değildir. Bu bir gerçektir. Zaten bilim dünyasında aklı başında kimse evrimin olmadığını savunmaz. Hatta canlıların ortak bir atadan evrimleştikleri konusunda da kayda değer bir tartışma yoktur. AT’ciler bile ortak ata fikrine karşı çıkmamaktadır.
Her zaman söylediğim gibi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Ama konu evrim olunca nedense konu hakkında kulaktan dolma 3-5 satır bilgisi olan herkes kendini bu konuda ahk
29 March 2006
bercenay
sayın Da Vinci surekli olarak ezberden konustugunuzun farkındamısınız?
onunuze bir cocugun bile anlayabilecegi acık gercekler ve kanıtlar konuluyor.okuyup anlamak hicte zor degil.ama siz ısrarla evrim gercektir masalını anlatıp duruyorsunuz.tıpkı prof.dr Ali Demirsoy’un yaptıgı gibi.
piyango cekilir.
buyuk olasılıkla.
eşsiz öz.
doganın eşsiz laboratuvarlarında islenmiş.
geçmiştekileri göz onune almazsak.
1.500.000 civarında hayvan turu.
way anasını sayın seyirciler.bu doga ne menem bir seymis boyle nelerde yaparmıs.
siz bunları buyuklere masallar kitabına koyabilirsiniz.
isin en acıklı tarafı bu sozlerin bir prof.dr un agzından cıkıyor olması.
yukarıdaki yazıyı bir kere daha okuyun sayın Da Vinci.
ben bu zihniyetteki prof’larada yazıklar olsun diyebilirim.bilimsel bir makaleden cok masal kitabından alıntıya benziyor.
29 March 2006
Da Vinci
Sayın bercenay,
Sizinle önceden yaptığım tartışmalardan öğrendiğim birşey size inanmadığınız hiçbir şeyin kabul ettirilemeyeceğidir. Onun için sizi ikna etmek için uğraşacak değilim. Ben diyeceklerimi dedim ve blogumda bu konuları işlediğim birçok yazım var.
Siz hala piyango falan diye kendinizi avutmaya devam edin. Bilgisizliğiniz verdiği cesaretle atıp tutmaya devam edin.
29 March 2006
bercenay
sayın Da Vinci;
blogunuzda cok objektif ve tarafsızmıs.
ateistforum’un butun mudavimlerini toplamıssınız.sizi tebrik ederim.
Yaratılışçı yalanlara cevaplar 3
Yaratılışçı yalanlara cevaplar 2
Yaratılışçı yalanlara cevaplar 1
İnsan Evrimi ve Yaratılışçılık
NETcevap.org’daki “Net Yalanlar”
Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya’nın Yanılgıları 2
Miller-Urey Deneyi ve Harun Yahya’nın Yanılgıları 1
Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları
Harun Yahya’nın Sahtek
30 March 2006
bercenay
sayın st anger;
“prof.dr ali demirsoy’u aşağılarcasına konuşmaları ise küstahlıktan öte değildir.
sn bercenay ali demirsoy gibi bir bilim adamının yaptığı tanımlara kalıp bulmaya çalışacağınıza onun fikirlerini tartışma mertebesine yükselmeye çalışınız…”
size sadece tek bir sey soracagım.
http://www.geocities.com/kibele2tr/makale_demirsoy.html
bu adresteki yazıdan bir alıntı.
Prof.Dr.Ali Demirsoy
Bundan yaklaşık 3-4 milyar yıl önce evrensel bir piyango çekilmiş ve büyük bir olasılıkla en büyük ikramiye dünyaya isabet etmiştir.Bu kendi benzerini üretebilen, çoğalabilen, yenilenebilen, değişebilen; fakat ancak belirli koşullar niteliğini koruyabilen canlılığın ilk mayasıdır.Bu eşsiz öz, doğanın eşsiz labaratuvarlarında 3-4 milyar yıl süreyle işlenmiş, dallandırılmış, çeşitlendirilmiş ve geçmiştekini göz önüne almazsak bugün yaşayan yaklaşık 700.000 civarında bitki, 1,500,000 civarında da hayvan türünün ortaya çıkmasına neden olmuştur.
sadece mantıgınızı kullanarak soyleyin.bu yazı sizce bilimsel bir yazımıdır..?
03 April 2006
ömer
bercenay islamiyetgerçekleri o sitenin Harun Yahya nın olduğuna eminmisin
Bundan yaklaşık 3-4 milyar yıl önce evrensel bir piyango çekilmiş ve büyük bir olasılıkla en büyük ikramiye dünyaya isabet etmiştir.Bu kendi benzerini üretebilen, çoğalabilen, yenilenebilen, değişebilen; fakat ancak belirli koşullar niteliğini koruyabilen canlılığın ilk mayasıdır.Bu eşsiz öz, doğanın eşsiz labaratuvarlarında 3-4 milyar yıl süreyle işlenmiş, dallandırılmış, çeşitlendirilmiş ve geçmiştekini göz önüne almazsak bugün yaşayan yaklaşık 700.000 civarında bitki, 1,500,000 civarında da hayvan türünün ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Ben bu yazıyı ilk okuduğumda akıllı tasarımı ne güzel açıklamış diye düşünmüştüm.(Biraz bakış açısına bağlı Bütün düşüncelerinizi bir kenara bırakıp bu yazıyı bir daha okuyun )
Nazmiye hanımın sorusuda çok hoş
Eğer biz maymundan insana dönüşmüssek niçin hala insan olmamış maymunlar var.
Bu evrim belli bir süre sonra kendi kendine duruyormu.(açıklarsanız sevinirim.)
03 April 2006
ömer
Aslında islamı anlamak için sadece azıcık araştırması ve birazcık düşünmesi gerekiyor.
Bigalıoğlu güzel yazı olmuş şöyle demişsin
Akıllı Tasarım; Yaşamın rastlantılarla oluşamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu savunuyor.
Doğru ama yaşam bu kadar karmaşık olmasa bile yinede kendi kendine olamaz en basit işleri bile yapan sonrada onunla ilgilenen birisi var.
03 April 2006
bercenay
ömer bey;islamiyet gerceklerini gozden kacırmısım,insancıl bir zaafiyet.o site ateistlerin.
evrim teorisi’ne gore insanlar maymundan gelmistir.toplum arasında boyle bilinir.zamanında oyle lanse edildi.
ancak sonradan bu fazlaca uyduruk bulunmus olacak ki.evrimciler bu gorusten kıvırtmıs ve;
“insan maymundan degil,ona benzer bir yaratıktan gelir,o yaratık dogal sartlarla evrim gecirerek simdiki maymunu ve insanı olusturur demisler.yani ne idugu belli olmayan bir hayvan zaman icinde hem insan olmus diger taraftanda maymun olmus.yani doga bize kıyak gecmis.maymunun oyle olması bizim boyle olmamız tamamen dogal sartlardan dolayıymıs.mıs.mıs.
tabii boyle bir acıklama bile bugunku mantıga terstir.
isin ozu su;
evrim;dinsizligi ayakta tutan bir kose tasıdır.evrim coktumu ateizm ve onun diger uzantılarıda otomatik olarak cokecektir.
o yuzden evrim;sartlar ne olursa olsun,sonuna kadar savunulmalıdır.
siz acık gercekleri istediginiz kadar bu adamların gozunun icine sokmaya calısın,onlar gormemekte direteceklerdir.cunku bu davaya butun hayatlarını adamıslardır.hayatları,gorusleri,fikirleri herseyleri bunun uzerine kuruludur.
bugun tanrı’nın olmadıgı ispatlansa siz ne hissederdiniz..?
03 April 2006
Tansel Güçlü
bercenay,
Yanlışlanabilir veya doğrulanabilir olmak birbirinden farklı şeyler değildir. Ortaya attığınız herhangi bir argümanın doğrulanabilir veya yanlışlanabilir olması gereklidir. E tabi pozitif bilimler için. Popper yanılmıyorsam bunu sosyal bilimler için de söylemişti ama orası pek karışık.
Yani mesele şudur ki herhangi bir akıllı tasarımcının varlığını veya yokluğunu (doğrulanabilirliğini veya yanlışlanabilirliğini) kanıtlamak imkansızdır. Bilimsel verilerin bize ilettiği maddi olgulardan fazla birşey söylemek bilimin biraz dışına kaçmak olur. Yani her ihtimale karşı diye bir durum yoktur. Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik aynı şeylerdir. Ayrıca bilimde şunun sonu yakındır falan gibi beyanlar geçersizdir. Önümüze bir şeyler koymak gereklidir.
Saygılar.
TG
03 April 2006
st anger
ilk olarak evrime inanlara ateist demeniz ve evrim teorisinin çökmesi halinde ateistlerin amacına ulaşamayacaklarını savunmakta olduğunuzu görüyorum.buna bir acıklama getirmek istiyorum: Kuran tefsircilerinin bazilari ; “insanin kökenini diger bitki ve hayvanlardan aldigi” seklinde yorum getiren Hafizlar, Yorumcular vardir.Bugun PAPA bile evrimi yaradilis olarak kabul etmis ve yaradilisin bu sekilde olduguna kanaat getirmistir.ayrıca mevlana da özümleme yolula evrim fikrini işlemiştir.
görüyorum ki,falanlar olabilirlikler şeklinde geliştiğini düşünenler sanırım evrim teorisinin intelligent design teorisiyle çöktüğünü düşünmekteler.ancak evrim görüşü son 150yıldır çok sayıda kantla desteklenmiş ve bir teori gerçeğe dönüşmüştür.
“ğer biz maymundan insana dönüşmüssek niçin hala insan olmamış maymunlar var” sorusunaysa kısıtlı bilgilerim doğrultusunda kısaca cevap vermek istiyorum.bugün varyasyonların mutasyonlarla oluştuğu bilinmektedir.”herbölgedeki koşullar birbirinden farklı olduğundan özelliklerin seçimi de her bölgede farklı olur.çevrede meydana gelecek değişiklikler,tekrar yeni uyumların meydana gelmesini sağlar.birçok döl boyunca meydana gelecek bu tip durumlar,daha doğrusu doğal seçilim, birzaman sonra atasından tamamen değişik yeni bireyler topluluğunun ortaya çıkmasını sağlar yani farklı türler oluşur” (yaşamın temel kuralları prof.dr. ali demirsoy) tıpkı size bir kıvırmaymış gibi gelen ortak atadan maymunun ve insanın oluşması gibi.şte bu nedenle hem maymun hem de insan vardır. dna mutasyonları sonucu ortaya çıkan genetik çeşitlilik mutlaka farklı türler oluşturacak diye bir durum yoktur.bana göre bunun en açık örneklerinden biri de zenci kadınların DNAlarının beyaz kadınlarınkinden büyük ölçüde farklı olmasıdır.ayrıca geçenlerde gazetede okuduğum bir habere göre insan kafatası geçtiğimiz 100yıl içerisinde farklılaşmış.yani değiştiğimizin yani evrim geçirdiğimizin bir kanıtıdır bu da yani evrim durmuş değildir.
ayrıca öer bey ben demirsoy’un görüşleri hakkındaki yorumumu zaten bildirmiştim.ancak benim anlayamaığım bir durum var:1)bu cümlelerin neresine takıldınız. 2)bilime kendini adamış, bilgi abidesi olan ve 30.000 sayfa kitap yazmış bir bilim adamının niçin 2cümlesine takılıyorsunuz. size belki mantıksız gelmiş olabilir orada söyledikleri. tabiki olabilr farklı düşünebilirsiniz sonuçta insanlar farklı düşündükleri için insanlık gelişmiştir. ancak lütfen sadece işinize gelen kısma takılmayınız ve de okuyunuz.
03 April 2006
Tansel Güçlü
Selim bey;
İşte orada bir problem var. Bu ilke sosyal teorilere uygulanamıyor. Marksizm için de bu geçerli. Popper’in yaptığı hata bence böyle bir şey.
Ona bakarsanız iktisatta Marksizme (emek-değer teorisine)karşı saf olarak bilinen marjinalistler için de aynı şeyler geçerlidir. Sosyal bilimlerde teori oluştururken yapılan soyutlamalar biraz böyle neticelere yol açabilirler. Bu sadece Marksizm için değil birçok sosyal teori için geçerlidir. O yüzden örnek bence pek tutmamış. Ama pozitif bilimler için kesinlikde doğruluğu tartışılmaz bir ilkedir.
Saygılar.
TG
03 April 2006
st anger
…tabi son paragrafım bercenay için de geçerlidir.
03 April 2006
ömer
st anger
papa kabul edebilir bu evrimi ama Mevlana gibi Mesnevi yi yazmış bir din büyüğü bunu destekleyen bir şey yapmaz.
Ali Demirsoy bilgili birisi olabilir.Onun hakkında fazla fikrim yok ama ben o yazıyı ilk okuduğumda aklıma geleni söyledim.
03 April 2006
Tansel Güçlü
bercenay;
“evrim teorisi’ne gore insanlar maymundan gelmistir.toplum arasında boyle bilinir.zamanında oyle lanse edildi.
ancak sonradan bu fazlaca uyduruk bulunmus olacak ki.evrimciler bu gorusten kıvırtmıs ve;”
Bunlara cevap vermeye zaten gerek yok. Teori başından beri insan maymundan gelmiştir demez zaten. Ortak ataya vurgu yapar. Yani insanla maymunun ortak atası vardır. öyle mış muş falan yok. Kaynakları iyi takip edin. Piyango diye birşey de yok. Rassallık diye bir kavram vardır.
Saygılar.
TG
03 April 2006
ömer
ama Ali Demirsoy ne kadar bilim adamıda olsa düşünceleri yanlış. Bilim adamlarına niye bu kadar güvendiğinizide anlamıyorum sonuçta onlarda insan hata yapabilirler ve yapacakları kadar yapmışlar zaten. Büyük ihtimalle onlar da inanmıyor evrime ama sürdürmeye çalışıyorlar.
03 April 2006
bercenay
sayın Güclü;devam edelim ve,
“insan maymundan degil,ona benzer bir yaratıktan gelir,o yaratık dogal sartlarla evrim gecirerek simdiki maymunu ve insanı olusturur demisler.yani ne idugu belli olmayan bir hayvan zaman icinde hem insan olmus diger taraftanda maymun olmus.yani doga bize kıyak gecmis.maymunun oyle olması bizim boyle olmamız tamamen dogal sartlardan dolayıymıs.mıs.mıs.
tabii boyle bir acıklama bile bugunku mantıga terstir.”
demisim.
ayrıca piyangoyu afedersiniz ama ben bir tarafımdan cıkarmadım.sizin su cok saygıdeger prof’unuzun agzından cıkan bir kelimedir.
ayrıca su meshur yanlıslanabilirlik konusunda sizden bir bilgi istemistim.hala cevap alabilmis degilim.yoksa ateist arkadasların hic dilinden dusurmedigi su kelimeyi kullanmak zorundamı kalacagım.
“bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz mı”demeliyim.
03 April 2006
Tansel Güçlü
bercenay,
Sizinle herhangi bir tartışmaya girmek niyetinde değilim. Söylediğim şey açıktır. Pozitif bir bilim icra ediyor iseniz önermenizin yüzde yüz yanlışlanabilir veya doğrulanabilir olması gerekir. Yalnız sonundaki -ebilir eki önemlidir. İllaki yanlışlanması veya doğrulanması gerekmez. Doğrulanabilir olması gerekir. Gerisini birçok kitaptan öğrenebilirsiniz. Bunları benim size açıklamak gibi bir zorunluluğum yoktur. Bunu da aklınızda tutsanız iyi olur. Bir ev ödevi nasıl başkasına yaptırılmaz ise…
Son paragrafınızı ise işgüzarlığınıza veriyorum. Söyleyebilirsiniz tabii ki. Sizi kısıtlamak istemem ama benim hakkımda da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorsunuz dikkat edin diyebilirim. Bilgi sahibi olmak için bol bol okuyorum. Hem de tahmin edemeyeceğiniz kadar. Zaten işim bunu gerektiriyor.
Saygılar.
TG
04 April 2006
st anger
sn da vinci;
bilimsel bakış açısıyla yaklaşarak yani duygularınızı ve dini düşüncelerinizi karıştırmadan evrimi anlatmaya çalışıyorsunuz.ancak bu insanlar sizin de söylediğiniz gibi öylesine bilgi sahibiler ki tartışmanın sonunda erdoğan’ın bu konudaki görüşlerini öne sürerek bilimsel tartışmaya girecekler..
prof.dr ali demirsoy’u aşağılarcasına konuşmaları ise küstahlıktan öte değildir.
sn bercenay ali demirsoy gibi bir bilim adamının yaptığı tanımlara kalıp bulmaya çalışacağınıza onun fikirlerini tartışma mertebesine yükselmeye çalışınız…
04 April 2006
bercenay
sayın Güçlü;
yanlıslanabilir mi,dogrulanabilir mi?biraz karısık bir durum.
sanırım popper’in bilim’in temeli haline gelmis;”yanlıslanamayan bir teori bilimsel degildir” gorusu catırdamaya basladı.sizde her ihtimale karsı ikisinide soyleyim dediniz.
dogru bir yaklasımda bulundunuz,popper’ın da sonu yakındır.bilim dogru yolu gecte olsa bulur.ancak yanılgı sureci bazen uzun olur bazen kısa.yanılgıların uzun surmesinin tek nedeni maalesef ideolojik zaafiyetlerdir.
uzuldugum tek sey boyle bir donemde insanların akılcılıktan bu derece uzaklasmıs olmasıdır.
tarafsız ve objektif olması sartı ile gorusleriniz benim icin degerlidir.
saygılar bizden olsun efendim…
04 April 2006
nazmiye
Eğer biz maymundan insana dönüşmüssek niçin hala insan olmamış maymunlar var.
04 April 2006
Da Vinci
bercenay, ne müvadimlerinden bahsediyorsun?
Yazılardaki yorumlara bakarsan yorumların %95′inin karşıt görüşlü kişiler tarafından gönderildiğini görürsün. Özellikle Evrim-Yaratılış tartışması alevlendi başlıklı yazıma gelen yorumlara bakmanı öneririm. Evrim karşıtı 10′larca iddia geldi yorumlarda. Hepsinin de cevabı bilimsel kaynaklar dahilinde verildi.
Bu arada blogumun tarafsız olduğunu kim söyledi? Ben evrim karşıtlarının bilim dışı iddialarını çürütüyorum. Elbette onların karşısındayım. Ben bilimin tarafındayım, tarafsızım demedim. Ama objektif olmak başka tarafsız olmak başka. Ben bilimsel kaynakları kaynak olarak alıyorum ve bu konuda objektifim. Objektiflikle tarafsızlık farklı şeylerdir. Ben bilimin tarafındayım ve objektifim.
Ayrıca evrimi ayakta tutmak gibi bir çabam yok. Evrim zaten sapasağlam ayaktadır. Ama ülkemizde bilgisizlik ve cehalet öyle seviyelerde ki tüm dünyada bilinen bu gerçekleri Türk halkına sunmak gerekiyor. Ben de bu amaçla yalan yanlış bilgilerle zehirlenmiş halkımıza panzehir olsun diye bilimsel kaynaklara dayanan bilimsel bilgileri veriyorum. Almak isteyen alır ve cehaletinden kurtulur, almak istemeyen (cehaletiyle yaşamaktan mutlu olanlar) almaz ve oldukları gibi kalmaya devam ederler.
04 April 2006
bercenay
“Ben bilimin tarafındayım ve objektifim.”
sayın Da Vinci;
ateizm mi bilimin tarafında yoksa bilim mi ateizm’in tarafında?
“Ayrıca evrimi ayakta tutmak gibi bir çabam yok. Evrim zaten sapasağlam ayaktadır. Ama ülkemizde bilgisizlik ve cehalet öyle seviyelerde ki tüm dünyada bilinen bu gerçekleri Türk halkına sunmak gerekiyor. Ben de bu amaçla yalan yanlış bilgilerle zehirlenmiş halkımıza panzehir olsun diye bilimsel kaynaklara dayanan bilimsel bilgileri veriyorum. Almak isteyen alır ve cehaletinden kurtulur, almak istemeyen (cehaletiyle yaşamaktan mutlu olanlar) almaz ve oldukları gibi kalmaya devam ederler.”
sayın Da Vinci;
bende normal bir vatandas olarak objektif ve tarafsız bir kaynaktan bu meseleyi bir ogreneyim dedim.girdim google’a; “evrim” yazdım,arattırdım.bakın karsıma neler cıktı.
www.evrimaldatmacasi.com
www.evrimbelgeseli.com
www.populerbilgi.com
www.evrimmasali.com
www.islamiyetgercekleri.org
bunlar sizin sahtekar harun yahya’nın siteleri
www.geocities.com/kibele2tr
buda sizin evrim gerceginin sitesi.
hani prof dr Ali Demirsoy’un makalesinden alıntı yaptıgım site yukarıda.piyango sitesi yani.
sayın Da Vinci;sizinkiler cok fakir ve yanlız galiba.topu topu bir tane adam gibi siteleri var.oda beles site.
sanırım davanızda tek basınızasınız.
dinciler her yeri tutmus.bu ulkenin garip insanları evrim bilgilerini hep sahtekar harun yahya’dan alıyor.onlara gercekleri gostermek sizin asli goreviniz olmalı.
insan sunu soylemeden edemiyor.
“yokmu kardesim evrimci adam gibi bir prof.cıksın konussun soyle.”
ancak;sahtekar HY’nin sitelerine bakıyorum.adam yuzlerce ornek bilgi,belge sunmus ortaya.hatta birini ateistforum’da sizlerin onunuze koydum.the guardian meselesi.bilmem hatırladınızmı.kıvırtacak taraf bulamadınız.
sizin sitenizedeki bilgiler ile HY sitelerindeki bilgileri karsılastırdıgınızda sizin ortaya koyduklarınız cok zayıf kalıyor.ancak bazı yerlerde HY’nin konu saptırmalarını guzel yakalamıssınız.sizi tebrik ederim.
ancak butun bunlar evrim’in bilimsel bir gercek oldugunu kanıtlamaz.
nedendir bilinmez,bu konuda bilim cevreleri giderek buyuk bir suskunlugun icine girmekteler.
siz HY’ sitelerindeki yazıların tamamının yalan-yanlıs oldugunu iddia edebilirmisiniz?
05 April 2006
bercenay
http://www.geocities.com/kibele2tr/agac.html
bakın daha burada neler varmıs,evrim agacı.bakın bakalım bu hale gelmeden once daha ne hallere gelmisiz.
http://www.geocities.com/kibele2tr/Embriyoloji.html
aha bu da embriyoloji.yahu biz ne kadar balık,domuz,sıgır vs hayvanlara benziyormusuz.bereket versin doga isini iyi biliyomus ta tavuk gagalı veya domuz burunlu olmamısız,mazallah.
http://www.geocities.com/kibele2tr/kuram_nedir.html
burada da evrim kuramı var.
“Bilim gozlemleyebildigini yorumlar, fizik, matematik, biyoloji ve kimya bilimlerinin yontemlerini kullanarak sonuclar cikarir ve bu sonuclara inanir; din ise inandigini yorumlar; yani din once inanir, sonra bu konuda yorum yapar.”
yukarıda bir alıntı yaptım.bilim sonuclara inanırmıs.din yorumlar oyle inanırmıs.
“Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline getirdik. Kan pıhtısını bir çiğdemlik et yaptık. Bir çiğdemlik etten kemikler yarattık. Kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık.
(Mü’minun : 13-14)”
bu alıntıyıda ömer arkadastan yaptım.o da kur’an’dan yapmıs.tabi kur’an bir yorum kitabıdır ve muhammed zaten bunları bir tarafından uydurmustur.
dinciler hep yalan soyler zaten.bilimciler her seyi cok bilir.bilim ve dini karıstırmamak lazım.
nemelazım ateistler dine doner felan.
allah iki goz vermis goresin diye.
akıl vermis anlayasın diye.
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az…
05 April 2006
Selim Yörük
Yanlışlanabilirlik ilkesini tanımlayan, Ekşi Sözlük’te yazmış olduğum yazıyı buraya aktardım;
08 April 2006
bercenay
sayın Güçlü;
“Yanlışlanabilir veya doğrulanabilir olmak birbirinden farklı şeyler değildir. Ortaya attığınız herhangi bir argümanın doğrulanabilir veya yanlışlanabilir olması gereklidir. E tabi pozitif bilimler için.”
yanılıyorsam beni duzeltin,
yanlıslanabilirlik,yıkımdır,terslemedir.
dogrulanabilirlik,destektir,guclenmedir.
bunların her ikisininde aynı sey oldugunu dusunmek veya iddia etmek biraz mantıksız degil mi?
“Yani mesele şudur ki herhangi bir akıllı tasarımcının varlığını veya yokluğunu (doğrulanabilirliğini veya yanlışlanabilirliğini) kanıtlamak imkansızdır.”
herhangi bir akıllı tasarımcının varlıgını(dogrulanabilirligini) ispatlamak imkansız degildir,yoklugunu (yanlıslanabilirligini) ispatlamak imkansızdır.eşsiz öz ve doğanın eşsiz laboratuvarları yanlıslanabilir ancak dogrulamak imkansızdır.
“Bilimsel verilerin bize ilettiği maddi olgulardan fazla birşey söylemek bilimin biraz dışına kaçmak olur. Yani her ihtimale karşı diye bir durum yoktur. Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik aynı şeylerdir.”
popper’in soyledigi;
“yanlıslanamayan bir teori bilimsel degildir.”sozunde
yanlıslanamayan kelimesinin yerine mantık kelimesini koyarsak bilimin dısına kacmıs olmayız.poper’i catırdatanda iste bu mantık tır.
“mantıken dogrulanamayan bir teori bilimsel bir teori degildir.”nasıl oldu.
bilim’in ve bilimsellikten anladıgımız seyin zamanla degismesi bilim’in gelisimini gosterir.bilime “yanlıslanabilirlik ilkesi” adı altında sınırlar koymaya calısmak zamanla bilgi birikimimiz,akıl ve mantıgımız tarafından yanlıslanabilir.
kısacası yanlıslanabilirlik bilimsellige temel teskil edemez.ettirmeye calısırsanız bugun mantıgınızla celisirsiniz.
yanlıslamanın temel bir anlamı da yoktur.cunku bilim daima dogruyu bulma,gercege yaklasma cabası icindedir.bu surecte zaten teoriler veya iddialar defalarca yanlıslanıyor.yanlıslanabilirlik ilkesi olsun veya olmasın.
http://www.anafikir.com/goster.asp?t=730
buradaki yazıyı bir okuyun.
buradaki tasarımı yanlıslayamazsınız.ama gozlem yoluyla dogrulayabilirsiniz ve mantıgınız ile de celismez.
bunu eşsiz öz veya doğanın eşsiz laboratuvarı ile de yanlıslayamazsınız ama gozlem yoluyla dogrulayabilirsiniz.ancak bu mantıgınızla celisir.
eşsiz özü ve doğanın eşsiz laboratuvarlarını dusundugunuzde.
sizce doga binlerce yıldır,gokyuzu laboratuvarlarında binlerce farklı sekillerde sanat eseri kar tanesi yapıyor olabilir mi..?
kısaca illaki yanlıslanabilirlik olacak diyerek bilimi sınırlandırmak yerine mantıgımızı kullanarak bilimin sınırlarını genisletmeliyiz.egerki bilimde gelisme kaydetmek istiyorsak.
09 April 2006
bercenay
sayın st anger;
“ancak evrim görüşü son 150yıldır çok sayıda kantla desteklenmiş ve bir teori gerçeğe dönüşmüştür.”
evrim’i gercekmis gibi gosterme cabasını anlamakta zorlanıyorum acıkcası.
“ancak benim anlayamaığım bir durum var:1)bu cümlelerin neresine takıldınız. 2)bilime kendini adamış, bilgi abidesi olan ve 30.000 sayfa kitap yazmış bir bilim adamının niçin 2cümlesine takılıyorsunuz. size belki mantıksız gelmiş olabilir orada söyledikleri. tabiki olabilr farklı düşünebilirsiniz sonuçta insanlar farklı düşündükleri için insanlık gelişmiştir. ancak lütfen sadece işinize gelen kısma takılmayınız ve de okuyunuz.”
okuyup anlamaya calısmak istemiyorsunuz.
makalenin altında ne yazıyor.
“Bu makale Prof Dr. Ali DEMİRSOY’un Kalıtım ve Evrim Kitabından alınmıştır.”
bu adam 30.000 sayfa kitap yazmıs olabilir kendini bilime-evrim’e-adamıs olabilir.
ancak,bilim ciddi bir istir.siz kalkıpta yasamın baslangıcı ile ilgili;piyango cekerseniz,buyuk olasılıklardan,eşsiz özden,doganın eşsiz laboratuvarlarından bahsederseniz.ben o adamın bilimselliginden,tarafsızlıgından,objektifliginden ve ciddiyetinden suphe ederim.
masal anlatır gibi yasam baslangıcı anlatılmaz.
ha bilmiyorsan soyle dersin;
biz yasamın nasıl ortaya cıktıgını bilmiyoruz.
yasamın suda basladıgını bulup arkasından akedemik agızdan uydurma beyanlarda bulunmak.
yazıklar olsun.daha ne diyeyim.
bilimde sorgulama diye bir sey vardır ve bilim adamları sorgulanamaz diye bir sey yoktur.her kim olursa olsun.bana masal anlatan normal biri olsa sorun degil.akademik kariyeri olan bir bilim adamı bana bu hikayeleri anlatıyorsa.
yazıklar olsun.
09 April 2006
Tansel Güçlü
bercenay,
Doğanın eşsiz labarotuvarı söylemlemleriniz olsun tanrı olsun doğrulanamaz. Yukarıda söylediklerim net ve açık. Üstüne birşeyler daha yazmak yersiz. Doğrulanabilirlikle ilgili yüzde yüz veriler gerekir. Tanrı ile ilgili bu tarz yargılar koyulamaz. Ama siz bana cevap vermek yerine beni hiç okumayarak kafanızdaki kişiye cevap veriyorsunuz. Tanrı hem doğrulanamaz hem de yanlışlanamaz. Yani hem barlığını hem yokluğunu kanıtlayamazsınız.
Bu ilkeler bilimi sınırlamaz. Bilimi bilim yapan bu ilkelerdir. Yoksa ben size öyle yanlışlanamaz şeyler üretirim ki bunu sizin “mantık” çerçevenizde bilimsel kabul etmek zorunda kalırsınız. Tekrar ediyorum eğer pozitif bilim icra ediyorsanız elinizdeki maddi delillerden öteye bir şey iddia edemezsiniz. Pozitif bilimler veri koyar. Üstelik evrim vardır zaten.
Bu ilke sorgulamak için vardır zaten. Herşeyi birbirine karıştırmanın yanında çok garip şeyler söylüyorsunuz. Sorgulamaktan kaçan kim. Bilimin tanrı olgusuyla hiç bir işi olmaz. Alıp veremediği de. Kanıtlar netse birşeyler söyler. Yok değilse üretmez. Her teori de tabiiki boşluklar olacaktır. Teoriler tam olmaz zaten. Ama evrim teorisinin boşluklarına tanrıyı yerleştirirseniz işte o zaman ortada bilim kalmaz inanç kalır. Pozitif bilimlerde yanlışlanamayan mantık bütünlüğü diye birşey olmaz. Sosyal bilimlerde olabilir. O da test etmenin zorluğu ve etik önkabullerden gelir. Ama elle tutulur bilimlerde bunu söylemek yüz yıl öncesine geri gitmektir. (Tanrıya inanmak size kalmış ama bilimi bu işe bulaştırmamak gerekli)
Saygılar,
TG
09 April 2006
bercenay
evrim yoktur,dogal sartlara uyum vardır.
hic bir tur dogal sartlar yoluyla baska bir ture donusmez.bir balık bir dinozor olamaz.bir dinozor bir deve olamaz.bir kus bir kelebege donusemez.maymunun atası insana donusemez.yasamın ortak atası diye bir sey soylemek sacmalıktır.
bilimde yanlıslanabilirlik ilkesi bilime ne katmıstır?
bu ilkeyi yok farzetmek bilime ne gibi zararlar getirir?
gozlemlediginiz ve acıklayamadıgınız seyleri gormezden gelerek bilim yapılır mı?
bilim acık kalan noktalara “bilmiyorum” demek yerine.neden akademik agızlardan ideolojik yorumlar yapar?
yasamın tek bir ortak atadan ortaya cıktıgı iddiasının saglam hicbir temel dayanagı olmamasına ragmen neden bu kadar siddetli bir sekilde savunulma ihtiyacı duyuluyor?
sihirli kelime,yine ideolojik cıkarlar.
09 April 2006
bercenay
bilim daha basit bir doga olayını bile acıklamaktan acizken;siz milyonlarca yıl once yasamın ortaya tek bir atadan cıktıgını ve bunun bilimsel bir gercek oldugunu soyleyebiliyorsunuz.
ustelik gozle gorunur,elle tutulur surekli meydana gelen bir doga olayı.kar taneleri
siz bilimsel ogretileri,bilimsel yontemleri,bilimsel felsefeyi,belli bir ideolije uyacak sekilde kalıplastırırsanız,evrim bilimsel gerceklikte olur,yanlıslanabilirlik bilimsellik ilkeside.
iste bu yuzden bilim’in kendisi bile bugun tartısılır hale gelmistir.
09 April 2006
goktug
Evrim’e inanmıyorum.Henüz 14 yaşındayım aynı zamanda bence bigbang teorisi de yalan.Bir düşünün madem ki büyük bir patlama sonucu dünya oluştu.Peki güneşteki bu patlama nasıl ve niçin meydana geldi?bunun ayrıntılı cevabını bilen varsa lütfen cvp yazsın.Ayrıca madem ki evrim vardı okuduğum birçok kitapta bizim tek bir fark bile olsa maymun olmadığımızı yazıyordu.ilk insan elinde tuttuğu taşla maymundan ayrılıyor.Maymunlar taşı insan kadar iyi kullanamazlar.Beyin sürekli değişebilir fakat hiçbir zaman içinde bulunduğu vücut gelişmeden gelişemez.
26 April 2006
common
Arkadaşlar, Da Vinci ateist olduğu için evrim teorisini taparcasına savunmak zorundadır, başka alternatifi yoktur.
Ateistlerin başlangıç varsayım sorusu mecburen şu olmalıdır :
Başlangıçta hangi doğal nedenlerle ilk çorban meydana geldi?
Aksini düşünemezler, çünkü dünya görüşleri buna engel olmakta, dolayısıyla ateistler burada dogmacılığın kralını sergilemekteler..
Ateizm belli kalıplara sıkışmış bir dogmatizmdir.
Mantıksal olarak bile bir Tanrı varsayımı olası iken onu reddetmek dogmatizmdir. Çünkü muhtemel sonsuz nedenlerden biri de Tanrı’dır.
Hatta Occam ilkesine göre Tanrı transendence nedenleri açıklamadaki en tutarlı ve güçlü nedensel etkendir.
Tabi bir çok ateist gibi Da Vinci arkadaşımız da bunları anlayacak kapasitede değildir.
Sevgiler..
03 May 2006
Da Vinci
Sayın common,
Büyük bir yanılgı içindesiniz. Hiçbir ateist bilimsel temeli olmayan bir görüşe sizin yaptığınız gibi körü körüne bağlanmaz. Evrim teorisi birçok deneyle ve buluşla onaylanmış bilimsel bir teoridir. Evrimin olmadığını gösteren hiçbir bilimsel veri bulunmamıştır. H
13 May 2006
bercenay
“Ayrıca bercenay’ın evrim konusunda ne kadar bilgisiz biri olduğunu görmek isteyenler sitemdeki yazılarıma gönderdiği yorumlarına ve ona verdiğim cevaplara bakabilir.”
sayın Da Vinci;
ben sizin sitenize ne zaman yorum yazmısımda,siz cevap vermissiniz?merak ettim,link verebilirmisiniz?
14 May 2006
Yaratilis.com
Modern bilim Kutsal Kitap’ı çürütmemiş midir?
Bilimsel keşifler, Kutsal Kitap ile çatışmaz mı, hatta
Kutsal Kitap’ı çürütmez mi?
Bizim CEVABIMIZ: Muhtemelen birçoğunu şaşırtsa da bilim çoğunlukla Kutsal Kitap’ta var olan bilgileri tekrar dile getirir. Haydi birkaç örneğe bakalım. . .
1. Türler aynı türleri üretir. (Yaratılış 1). Kutsal Kitap Tanrı’nın bizi kendi benzerliğinde yarattığını söyler. Bilimde türlerin kendi benzerliğinde türler yarattığını göstermiştir. Bir türden başka bir türün ürediğini gösteren fosiller hala daha bulunamamıştır. Bilim (Mikro evrim) türlerin kendi içinde koşullara adaptasyonunu gösterir ancak başka bir türe dönüşmesini (Makro evrim) ispatlamamıştır. Bu bilimsel gerçek Kutsal Kitap ile uyuşum içindedir.
2. İnsanların Üremesi. Bazı insanlar tüm insan ırkının sadece iki insandan (Adem ve Havva) gelmiş olabilmiş olmasını gülünç bulur. Ancak, bilim bu olasılığı çürütmemekte hatta desteklemektedir. Bilim test edilebilen ve tekrarlanabilen deneyler ile ortaya konulan iddiaları ciddiye alır. İnsan üremesi görülebilir ve test edilebilirdir. Bir kadın ve erkek üçüncü bir şahısı üretebilir ve bu tekrar tekrar yapılabilinir, üretilenler başkalarını üretebilir ve daha büyük bir nüfus ortaya çıkar. Bilim bunu kanıtla destekler. İnsan üremesi için geçmişte başka bir yol kullanıldığına dair bir kanıta daha rastlanmamıştır.
3. Tüp bebek. Günümüzde bir kadın ve bir adam, çocuk sahibi olmak için seks yapmak zorunda değillerdir. Tüp bebek yöntemi ile kadın hamile kalabilir. Bu keşif bizim düşünüşümüzdeki ve bilimimizdeki ilerlemeyi gösterir. Yine de, Kutsal Kitap, İsa Mesih’in bakireden doğmuş olduğunu iddia eder.
4. Mikroplar. İnsanlar birkaç asır öncesine kadar mikropların doğasını anlamamışlardır. Ancak Eski Antlaşma’da yer alan yiyeceğin ve bedenin temizliği hakkındaki yasalara baktığımızda mikroplardan korunmak için ortaya konan standartları görebiliriz. Unutulmaması gereken mikropların varlığından haberdar olmayan insanlığa bu yasaların binlerce yıl önce Tanrı tarafından verilmiş olmasıdır.
5. Dünyanın şekli ve evrenin düzeni. Kutsal Kitap, Galileo’dan çok uzun zaman önce, insanlar dünyayı düz zannederken “Dünyanın çemberliğinden” bahsetmiştir. İnsanlık astronomiyi anlamadan önce, Kutsal Kitap’da Tanrı gökyüzünü yıldızlarla kaplayıp hepsinin yerini belirlediğini bildirmişti. Evreni yaratan ve düzenini oluşturan Tanrı’dır. Bizim yaptığımız O’nun yarattığı bu düzeni ve O’nun kudretinin işlerini anlayama ve gözlemlemeye çalışmaktır. Bir çok bilim adamı bu nosyon (Tanrı’nın hükmettiği evren) ile doğayı ele almış ve keşiflerde bulunmuştur (örneğin Bay Isaac Newton).
Evrenin düzeni ve kuvvetleri incelenebilirdir ancak bunları meydana getiren ne olmuştur? Günümüzde bilim adamları büyük birleşmiş bir alan teorisinin peşindedirler. Bu teori kuantum teorisi ile astrofiziği tek bir kuvvet/teori altında birleştirmeyi amaçlamaktadır. Aradıkları büyük birleşmiş bir alan aslında Tanrı’nın kendisidir. Varlıkların astronomik bir yüzeyde farklı, mikroskobik bir yüzeyde farklı şekilde çalışacağını kararlaştıran Tanrı’dır. Boyut göreli ve önemsizdir. Varlıklar astronomik bir yüzeyde farklı, mikroskobik bir yüzeyde farklı şekilde çalışmamalıdır ancak farklıdırlar. Birçok bilim adamı çalışmalarına daldıkça şaşkınlık geçirirler çünkü çalışmalarının başında Tanrı’yı esas olarak almamışlardır. Bir kuvvet keşfedilse bile (yer çekimi gibi) bu kuvvetin nasıl oluştuğuna cevap bulunmamaktadır.
Varılan Nokta: Eğer Kutsal Kitap, tıp ve bilim alanlarında insanların bilgisini aşan bilgileri içerirse, o zaman biz sadece orada bizden öte bir şeyin olduğu sonucuna varabiliriz. Her defasında O’nsuz açıklamalar bulmaya çalışmak yerine O’nun yaratıcılığını kabul etmek gözlemlerimizi çok daha kolaylaştıracaktır. Eğer Tanrı oradaysa ve gerçekse, biz onu tahtından indiremeyiz. Her şey O’nun kontrolü altındadır ve bunu hiçbir şey değiştiremez. Bilimsel keşifler sadece Tanrı’nın dizaynını gözler, anlamaya çalışır ve kullanır. Evrim teorisi gibi yaşamın kaynağı olarak Tanrı’yı reddeden teoriler cevapsız sorularla dolu kaos kuyularından başka bir şey oluşturamamaktadır:
Niçin bizim Yaratıcımızı tanımayalım? Tanrı, bize Kutsal Kitap’ında Kendisi hakkında, bizim maksadımız ve bizim dünyamız hakkında bilgi vermiştir. Bu yaşamı anlamaya başlamanın en mükemmel adımı Kutsal Kitap’ı okumaktır.
Alıntı
Akıllı Tasarım:YARATILIŞ
A’r
23 July 2006
Jackal
Arkadaşlar ‘Eğer biz maymundan gelmişsek neden hala insanlaşamamış maymunlar var’ sorusunu biraz daha açmak istiyorum.
Öncelikle bildiğim kadarıyla insanla maymun arasında evrim teorisine göre birçok ara geçiş formu oluşturan canlılar var. Düşünün bir yerde üretilen bir ürünü. Ürün en son haline getirildiği zaman bile, ürünün üretimi devam ediyor olur ve eksik olan parçalar tamamlandıkça en son halini.
Yani evrimcilerin homosapiens olarak adlandırdığı insandan önce maymuna kadar çok arageçiş formları bulunur. Ama nedense yine onlara göre insan meydana geldiğinde bunlar ortadan kalkıyo ve sadece insan ve büyük büyük atası maymun başbaşa kalıyor. Neden diğer homo..bilmem neler ortadan birdenbire kalkıyor. Ne bileyim eğer görmüşsek o zaman zavallı homo…ları neden insan olarak bir yardım eli uzatmamışız. Ne bileyim sağından yontup solundan yontup belki kendimize benzetirmişiz hayvanoğlu hayvanları.
Şu an yeryüzünde bulunan fosillerin %90ından fazlası bulunmuş olmasına rağmen hiçbir arageçiş formu bulunamamıştır. Bu da hala teorinin ne kadar geçersiz olduğunu göstermektedir. Ayrıca hiçbir canlının sahip olduğu bilgileri kendinden öncekilerden alamıyacağı şu an hala geçerliliğini korumakta olan bi teoridir. Bu da teoriyi çürüten ayrı bir ispattır. Darwin denen şahıs açıklayamadığı birçok şey olduğunu kabul etmiştir.
Bir tanesinde de tavuskuşlarından tüylerindeki tasarımdan dolayı nefret ettiğini arkadışına bir mektupla yazmıştır. Darwin bir Türk düşmanı olmasına rağmen birçok kişi bu şahsı kendine ilah kabul etmiş durumdadır. Bu da oldukça acınası bir durumdur. Evrim teorisiyle kutsal kitapların bağdaşabilmesi birçok ayetteki bilgilerle kesin bir dille ortaya konulmuştur. Tüm bunlar inanılması zor bilimsel veriler ortaya çıkarılmasına rağmen devam etmektedir. Ama inşallah bilimin zaman içinde ortaya koyacağı başka şeylerle çürütülecektir. Ama yine de bu teoriye körü körüne bağlı olan kişiler (da vinci gibi) olacaktır. Bunlarının tümünün sonu da bunu başlatan zavallı Darwin’den farksız olmayacaktır.
İnsan daha önce de insandı. Maymun da yine daha önce de maymundu. Hepsinin ataları yine kendileridir. Hepimiz Adem babamızın ve Havva anamızın soyundan geliyoruz. Allah birdir ve ondan başka ilah ta yoktur. Her şeyin yaratıcısı odur. Hepimiz yine ona döndüreleceğiz. İnşallah bunların son bulacağı günler Allah’ın izniyle çok yakındır. Tüm müslüman alemine selam olsun.
06 September 2006
Ybss
Ateist bir adam Akıllı Tasarımdan elbette korkacak ya Tanrı varsa.
Ateist bir adamın da bir inancı var aslında, inanmadığı şeye inanmak.
Evrim Avrupa’da bile bazı üniverstelerde artık bir teori gözüyle bakılmazken, bir ateist ne yapsın.
Hak veriyorum Da Vinci’ye ve sadece tebessüm edebildiğim diğer ateistlere. Hak veriyorum çünkü insan olarak sadece beynimizin küçük bir kısmını kullanabiliyoruz.
19 October 2006
Gökhan Ceran
Ben bir şey sölemek istiyorum. Bu evrime inanlardan olmak isityorum ama bakıyorum ki sadece bir tür bilim diye çözümlemeye çalıştıkları şeyler yorumlar çok mantıklı ama burdaki bir şey dikkatimi çekti.
Herkes bir şeyleri görmezden gelmek gerektiğini söylüyor, hangisini görmezden gellicez öyleyse kanıtlanamayan dini mi ve yine eksikleri ve kanıtlanamayan evrim teorisini mi?
Ben yine de en karlı olanını seçiyorum. Ben ebediyet istiyorum ve bakıyorum ki evrim teorisinde böyle bir şeyden bahsedilmiyor o yüzden dini düşüncelere yönelip ona inanıyorum. Hiç olmaktansa belki bir şeyler olur diyen yoldan gidelim de belki bişeyler olur..
31 October 2006
Selim Sülej
Herkesin dilinde “Maymundan gelmişiz”. O zaman niye bu tür maymun yok gibi sözler Evrim konusunda pelesenk olmuş.
Birincisi Darwin maymun ve insanın aynı ortak atadan gelebileceğini savunuyordu. Maymudan geldiğini değil.
Ayrıca evrimin dine karşı gelen sözler sarfettiğini düşünmüyorum. Zira her şeyden önce bir sınav dünyasındayız. Allah’ın varlığını red edemeyeceğimiz bir yapı olursa sınav dünyasındayız diyebilir miyiz?
Bir diğer husus ise profesörlerin hiç birinin savunmaması konusunda: bu konu artık o kadar ısıtlıp önümüze kondu ki ve de herkes burnunun dikine gittiği için tartışmanın devamının yapılmasının manası yok!
Evrim hala geçerliliğini koruyor. Bizim yanlış yaptığımız nokta evrime geniş bir perspektiften bakamamamız. Virüsler kendini değişen koşullara uyduruarak evrime katkıda bulunuyor, bakterilerde de böyle ama insan üreme ve olgunlaşma süresi uzun bir süreç olduğu için uzun dönemde incelenmesi gerekiyor.
Biz de burada sanki yarın yataktan başka biri olarak kalkacağımızı varsaydığımızdan, evrimi yok sayıveriyoruz.
11 November 2006
Emre
Sayın Bercenay;
Öncelikle düşücelerinizi büyük bir titizlikle eleyerek ortaya atmanızdan dolayı sizi tebrik ediyor ve size büyük saygı duyuyorum.
Ben 18 yaşında bir gencim, ve Marmara Üniversitesi’nde öğrenciyim. Ben başörtü neden yasak, islam ülkeleri niçin zulüm altında diye düşünürken, yüzüme tokat gibi çarpan islamiyetgercekleri.org‘a rastladım.
Bakarken bile içimin acıdığını ve nasıl olurda bu insanlar böyle bir şeyi savunur diye düşündüm. Yani evrimcilik anlayışını.
Ben bir öğrenciyim, profösör ya da araştırmacı değilim. Yazım da elbette yanlış yerler olacaktır ama ben 8 yaşındaki bir çocuğun bile aklıyla karvarayabileceği bir gerçeği görmemezlikten gelemem.
Dünya üzerinde 1.500.000 civarında hayvan türü varmış. Peki neden bu kadar hayvan türünün olduğu bir gezegende sadece 1 canlı türü akıl sahibi.
Madem evrimciler insanlar maymunlardan oluşmuştur diyolar diğer maymun türleri niçin insan olmamış.
Ben evrimci düşünceye sahip insanlara şunu söylüyorum; sizlerde benim gibi aynı kanın evlatlarısınız. Sizler bugün Türkiye adında bir ülkede yaşıyorsanız. Bunu dedelerinize ve ninelerinize borçlusunuz, hepimiz borçluyuz.
Lütfen kendinize gelin de bu vatan için, dini için şehit olan dedelerimizin ve ninelerimizin mezarda kemiklerini sızlattırmayın. Sizinle aynı topraklar üzerinde yaşadığım için utanç duyuyor ama sayın Bercenay gibi insanlar olduğu içinde onur duyuyorum.
Lütfen gözlerinizi doğrulardan kaçırmayın, inşaalah doğruyu bir gün görür de Kuran-ı Kerim’i okumaya ve tarafsız bir düşünceyle anlamaya çalışırsınız.
Sayın Bercenay konuları biraz karıştırdım ama dediğim gibi ben bir profösör ya da araştırmacı değilim. Umarım sözlerimi kimse yanlış anlamaz, çünkü herkesi seviyorum (Yaradılanı severim, yaradandan ötürü)
Saygılar.
06 December 2006
esen
ya kardeş bu evrim teorisini kabul eden din adamları varda fakat evrim teorisi tanrınında müdahele etmedende çoğu şeyin olacağını söyler ama hala din adamları tanrıyam inanır bu büyük bir çelişkidir bide bu saftacı harun yahya ve mustafa akyolun düşünceleri beş kuruş etmiyor
29 August 2007
muratS
yazınız çok güzel deÄŸinilmesi gerekli noktalara deÄŸinmiÅŸsiniz tebrikler….
14 April 2008