Fikir Atölyesi’nde Pazarlama 2.0 örneği
Geçtiğimiz günlerde, Marketing Türkiye‘nin hayata geçirdiği Marketing & Management Institute (MMI) tarafından düzenlenen Pazarlama 2.0 Zirvesi‘ne katıldım. Dolu dolu ve oldukça verimli bir gün geçirdik. Bu organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyorum.
Zirve ile ilgili videolardan oluşan daha detaylı bir yazı kaleme almadan önce zirve öncesinde, zirvenin felsefesine (pazarlama 2.0) tamamiyle örtüşen bir uygulamadan ve geri dönüşlerinden bahsetmek istiyorum.
Bu uygulamanın üreticisi işlediği her konuyu derinlemesine ele alan Fikir Atölyesi‘nden tanıdığımız Tunç Kılınç
Tunç fikrini Fikir Atölyesi’nde duyururken şöyle demiş;
Garanti Bankası, Volvo, Tefal, Soyak, Atlasjet veya Bosch-Siemens… Bu altı firmaya sormak istediğiniz bir şeyler var mı?
22 Kasım Çarşamba günü Hilton Convention Center İstanbul’da Marketing Türkiye önderliğinde yapılacak olan “Etkileşimli Pazarlama Zirvesi 2006: Pazarlama 2.0” konferansında “Sonuç Alan Kampanyaların Perde Arkası : Türkiye Vaka Analizleri” bölümünün yönetimini yapacağım. Hani şu moderatörlük denen olay.
Her konuşmacıya, kendilerine ayrılan sürede sunumlarını bitirdikten sonra, bazı sorular sorma şansım olacak. Ben de bu moderatörlükte yeni bir şey denemek istiyor ve soruları sorma şansını size bırakıyorum!
Onlarca kişi bu etkileşimli fikre katılıp sorularını yöneltmişler. Bir haftada toplam 30 soru gelmiş. İşte şahane bir pazarlama 2.0 örneği.
Tunç yönettiği bölümün açılışı bu etkileşimli uygulamasından bahsederek yaptı. Ve mümkün olduğunca çok soru yöneltmeye çalıştı. Öyle ki, bazı sorular konuşmacıları bir hayli terletti diyebilirim. Detayları bir sonraki “Pazarlama 2.0 Zirvesi” yazımda paylaşmaya çalışacağım.
Tunç sorabildiği kadarıyla da yetinmedi. Daha önceden bu uygulaması için belli bir ön hazırlık yaptığını belirtir şekilde konuşmacılara “ev ödevi” verdi. Elindeki A4′leri göstererek, her konuşmacıya tek tek “Bakın bunlar tüm sorular. Daha sonra cevaplayıp, yollarsanız sevinirim, istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz” dedi :) Buradan Tunç’un azmini kutluyoruz.
Demin 30 soru gelmiş dedim, sanki haberim yokmuş gibi ama ben de bir soru yöneltmiştim. Ve ev ödevlerinin arasında sorumun cevabını da bulabildim. Konuşmacılara da kredi vermek gerek (gerçi biri zaten bankacı ama), onlar da ödevlerini iyi yapmışlar.
Bence Tunç’un bu uygulaması ile hem hoş bir pazalama 2.0 örneği oldu hem de blogların aslında çoğunluğun tarzanca Türkçeleştirdiği gibi “internet günlüğü” olmadığını kanıtlamış oldu. Gördüğünüz gibi iş yaşamının önemli noktalarına kadar yayılabilme gücü var blogların. Umarım Türk iş dünyası bir an önce bunun farkına varır ve “bireysel meyda” ürünleri olan blogları takip ederler, bu tür küçük süprizlere karşı hazırlıksız yakalanmazlar.
Soruma gelen cevaplarla yazıyı noktalamak istiyorum;
SORU: Her eve girebilen bir pazarlama aracı haline gelmiş televizyondan sonra internet de aynı özelliğiyle dikkat çekmeye başladı.
Pek tabii daha fazla reyting daha fazla reklam, daha fazla pazarlama demek. Bunun anlamı, ancak internet penetrasyonu arttıkça üzerindeki reklamlar da artacak. Yani İnternet’te daha fazla reklam görmemiz için beklememiz gerekecek.
Acaba gelecekte İnternet’te yayınlanacak olan reklamların tarzlarını, formatlarını tahmin edebilir misiniz?
Mesela Televizyon’da, insanların hayatlarını (gizli) reklam öğeleriyle süslü bir şekilde sunan “Truman Show” (ya da BBG) gibi pazarlama kokan hareketlerin olabileceğini gördük. İnternet’i neler bekliyor acaba?
CEVAPLAR:
Garanti Bankası Şubesiz Bankacılık Birim Müdürü Barbaros Uygun:
Merhaba Selim,
Bence internet için önümüzdeki dönemde kritik olan konular; broadband yatırımları, WMAX de yaşanacak gelişim ve mobil entegrasyon süreci olacak… Reklam formatlarında ise interaktif reklamların artacağını ve interaktif video uygulamalarının tasarlanacağını düşünüyorum.
——
BSH Almanya (Bosch - Siemens Ev Aletleri) Kurumsal Satış E-Business Müdürü Onur Özçelik:
Sayin Yörük,
Acikcasi böyle bir tahmin de bulunmak cok da kolay degil. Internetin bu teknolojinin gelismesinden nasil etkilendigini hep beraber takip ediyoruz. Internetin interaktif yapisinin ileride reklamciliga cok faydasi dokunabilecegini düsünmekteyim.
Örnegin internette haber okudugunuz bir sitede ünlü bir kisinin resminin üstüne geldiginizde onun giymekte oldugu kazagin aynisini hemen üzerine tiklayarak internetten siparis edebileceksiniz. (Ki buna bezer uygulamalar su anda dahi mevcut). Ben biraz daha begendigim bir örnek olarak “canli bir satis elemani karsisinda siparis vermeyi” gösterebilirim. Bilgisayarinizdan Bosch’un web sitesine girdiginizde arzu ederseniz canli bir satis danismani sizin ekranin bir kismini kontrolü altina alarak danismanlik verebilecek ve size en uygun ürünü bulup siparis vermenizi saglayabilecek.
Ayrica daha da ilerleyen dönemlerde internetin cep telefonlari ile daha siki fiki olmasi da bir cok yaratici yeni calismayi beraberinde getirecektir.
Saygilarimla.
Buradan sorulmuş diğer sorulara göz atabilir, şuradan da verilmiş diğer cevapları görebilirsiniz.
28 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Sema Ceylan
Merhaba,
Hayatımıza son dönemlerde girmiş olan Pazarlama 2.0 kavramı aslında web 2.0 uygulamalarına paralel oluşmaya başladı.
Web 2.0 uygulamaları ise yeni bir teknik olmasından çok yeni bir bakış açısı aslında. Keza Pazarlama 2.0 da öyle. Hatta Community 2.0 uygulamaları da…
Araştırma 2.0 ise tam bir uzmanlık alanı.
2.0 uygulamalarının 1.0 uygulamalarından en büyük farkı “son kullanıcının” artık kuralları belirleyen kişiler olması üzerine kurulu.
Kontrol %100 son kullanıcıda desek sanırım doğru olur.
Bu durum ilk duyuşta kulağa oldukça garip geliyor tabi ama global web uygulamalarında yapılmakta olan aslında tam da bu.
Yani artık “one to many” pazarlama uygulamalarından çok “one to one” pazarlama uygulamalarına geçilmekte, markayı son kullanıcıların ürettiği ortamlar şekillendirmekte.
Pazarlama ve reklam faaliyetleri bloglara, social networking sitelerine, wikilere, wishlistlere taşınmaya başladı.
Klasik bannerların tıklanma oranları ve newsletterların okunma oranları (yani one to many marketing) bir süredir düşüş yaşıyor. Yerini bloglar, wikiler, social networking uygulamaları alıyor. (one to one marketing uygulamalarının yapıldığı platformlar da diyebiliriz.)
“İçeriğini kullanıcıların oluşturduğu ortamlarda var olabilen ve bu trendi kendileri adına olumlu kullanabilen markalar devleşiyor.”
Power to people dönemi hızla ve yükselerek devam ediyor.
Sanırım en güzel Pazarlama 2.0 uygulamalarını youtube.com, myspace.com yapıyor. Wikipedia ise web 2.0 uygulamalarında bir ilah.
Sevgiler.
Sema
27 February 2007
Selim Yörük
Sema Hanım, “2.0″ olgusunu gerçekten oldukça sade ve anlaşılır betimlemişsiniz. Paylaşımınız için çok teşekkürler.
27 February 2007
Ali Osman
İnternetten pazarlama artık kaçınılmaz olmuşken, yorumlarınızı www.addlas.com sitemiz için de bekliyorum. Dünya üzerinden ülkeler ve iller hatta ilçeler bile pazarlama yarışına katıldı.
23 September 2007