• Categories

Fincan sapı

O olmazsa fincan tutulamaz. Tutulsa bile anlamı olmaz. Baş parmak şöyle bi ortadan geçip işaret parmağıyla öpüşmeli. O daracık yerde sıkışmalı. Hatta kokteylde falan isek fincanı yarım saat elimizde tutup baş parmağımızı ve işaret parmagımızı etkisiz hale getirebiliriz. Ne güzel..

Çogu zaman kırılması ile ruhumuzda kapanması zor derin yaralar açar. Nedendir bilinmez, cam kırılınca, balon patlayınca, terliÄŸinizin sapı kopunca o kadar üzülmezsiniz de, fincan olsun bardak olsun, sapı kırıldı mı, içimizi bir hüzün kaplar. “Artik hiç bir ÅŸey eskisi gibi olmayacak” nakaratını dilinizden düşürmezsiniz.

Bize anlamsız gelen bu üzüntünün nedeni belkide, o bardağı/fincanı sapsız kullanmak zorunda olduğumuzdur. Misa, balon patlarsa onu kullanamazsınız. Ya da cam kırılırsa, değiştirmek zorundasınız. Ama bardağın sadece tutacak yeri kırıldı diye atamayız. Içimiz el vermez.

Bu yüzden onu öyle, eksik, “un”simetrik, rahatsız edici bi ÅŸekilde kullanmak zorunda kalırız. Her yudumda içimize bir üzüntü döker o bardak. Her yudumda bizi içer bitirir.

İlgili Konular: No Tags

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.