• Categories

Foto-Röportaj

Her yazısında pazarlamacılara seslendiÄŸi açık ve net olmasına raÄŸmen, inatla takip ettiÄŸim Selim Bey’in Diyalog adlı blogunda olagan takibimi gerçekleÅŸtirmekte iken hiç ÅŸaşırmadığım bir baÅŸlıkla karşılaÅŸtım önce; “Haydi pazarlamacılar pazara!“.

Bu baÅŸlığa sahip bir yazının aÅŸağı yukarı ne ile alakalı olduÄŸunu tahmin edebiliyorsunuz. Evet tahmin edebiliyorsunuz. Ama ben sizin adınıza konuÅŸtum. Kendi adıma deÄŸil. Ben denedim. Malesef yapamıyormuÅŸum. Yani yazının içeriÄŸi hiç beklediÄŸim ÅŸekilde deÄŸildi. Fotograf sanatçısı Fatih Pınar‘ın NTVMSNBC için hazırlamış olduÄŸu Foto-Röportaj adlı bölümden bahsediyordu.

Tahminimin çuvallamış oluşuna takılmadan doğruca ilgili bölüme yöneldim. Yetenekli ellerden çıkan, net, pürüzsüz ve canlı renklerden oluşan fotograflar beni her zaman etkilemiştir. Halihazırda bu yolla beni etkileyen Fatih bey, bir de o güzel fotograflarla birlikte çekilen mekanlardaki orjinal sesleri de iletince daha bir çekiyor sizi fotograflarının içerisine.

Bu çalışmalardan beni en çok etkileyen Åžefik ile yapılmış olan röportaj oldu. Åžive ile konuÅŸan insanlara bayılırım. Bana çok samimi ve doÄŸal gelirler. Dilinin dönmemesine raÄŸmen İstanbul Türkçesi ile konuÅŸmaya çalışanlara kıyasla daha sevimlidirler. Åžefik de öyle idi. Yalnızca ÅŸivesi deÄŸil, kendisi ve söyledikleri de çok yalın. Son karelerde oÄŸlu ile girdiÄŸi diyaloÄŸu acı bir ÅŸekilde gülümsememe neden oldu. O kadar gerçekti ki o duyduÄŸum sesler…

Eve yorgun argın gelmiş babayı gören çocuk sevinçle atılır babasının üzerine;

- Baba… babaa
- Efendim oÄŸlum?
- Sende 500 var?

DoÄŸu ÅŸivesinde genellikle soru ekleri kullanılmadan soru sorulur. Soru anlamı vurgu ile verilir. Åžefik’in oÄŸlu da öyle yapıyor. O kadar ÅŸirin ki…

Baba daha hakkaten 500′ü olup olmadığını düşünecek kadar zaman bile geçirmeden;

- Yok oÄŸlum. Ne yapacan?
- Kendime bi ÅŸey alacam.

Kazanılan para alın teri ile gelince, deÄŸeri daha iyi anlaşılıyor. Parasının hesabını bilmeyen, çocuÄŸunun altına daha 15 yaşında iken araba çekenlerin pek bilmediÄŸi bir histir sanırım bu. O yüzden paranın nereye gideceÄŸini bilmek gereklidir. Bu çocuÄŸunuzun alacağı 3 kuruÅŸluk çikolata bile olsa…

- Ne alacan?
- Hı?
- Ne alacan?

İstediÄŸini alamayacağını anlayan çocuÄŸun dili tutulur. Söyleyecek bir ÅŸey bulamaz…

Ne kadar gerçek, ne kadar bizden, ne kadar acı…

Bu çalışmaları görmenizi tavsiye ederim. [Bu] NTVMSNBC’deki bölüm [bu] da Fatih Pınar’ın resmi sitesi.

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.