Gerçek nedir?

Gerçek; değişmeyendir, sabittir, evrenseldir.

Yıllarboyu gerçeği aramayı hayat felsefesi haline getirmiş biri olarak, gerçeğin tarifini yapma ihtiyacı hissettim. Aslında bu tanım bilim literatüründeki yasanın tanımıyla birebir örtüşüyor. Bu da bilimsel olarakta dogru bir tanım yaptığımın ispatıdır diye düşünüyorum.

Günlük hayatımızda “doğru” ve “gerçek” kelimelerinin tam bir anlam kargaşasıyla kullanıldığının farkına vardım. Doğru bilimsel literatürde teori’ye karsılık gelir. Gerçek ise yasaya. Buradan şu sonuca varabiliriz.

– Dogru; değişkendir, yanlışlanabilir, tartışılabilir.
– Gerçek; sabittir,degişmez,tartışılmaz.

Doğru ve gerçek arasındaki farkı ve ilişkiyi şu şekilde açıklayabiliriz; Ortaya atılan bir iddianın doğrulanabilirliğini mantıken ispatlayacak kanıtlar ortaya koymalıyız. İddianın doğruluğunu ispatlayacak birden fazla kanıt veya birden fazla başka dogru olabilir. Gerçeğe giden yolda bu kanıtların veya bu doğruların gerçekliğini ispatlayabilmek için bir takım olgulara ihtiyacımız var. Bunlar bilgi, mantık ve görebilirlik’tir.

Bilgi; belli bir süreç içinde edindiğimiz birikimlerdir. Eksikliği fazlalığı tartışılabilir ancak gerçekliği kanıtlanmış bilgileri, başka bir iddianın gerçekliğini ispatlamak için kullanabiliriz.

Mantık; insana özgü, bilgiyle orantılı olarak düşünsel bir karar verme ve fikir yürütme mekanizmasıdır. Mantık genelde gerçekle ters düşmez. Doğrular arasında yanlız kalırsa yanılgıya düşebilir. O yüzden sadece mantığımıza güvenmek yanlış olur.

Görebilirlik belki size yabancı bir kavram gibi gelebilir ama gerçeği bulmada önemli rol oynar. Bilgilerimizin mantık çercevesinde düşüncelerimizle yoğrulup neden-sonuç ilişkisini ortaya çıkarabilmektir.

Kanıtlarımızı veya doğrularımızı bilgi, mantık ve görebilirlik eleklerinden geçirdikten sonra elimizdeki kanıt veya doğruların bazılarının yanlışa düştüğünü bazılarının gerçeğe yaklaştığını görürüz. Bu eleme süreci bilgi birikimiyle doğru orantılı olarak artar veya azalır. Bu şu anlama gelir; Bazı gerçekleri 1 yılda bulabiliriz, bazılarını 100 yılda, bazılarını 1000 yılda, bazılarını hiç bulamayabiliriz.

Yazan: Bigalıoğlu

103 Responses to “Gerçek nedir?”

  1. MUSTAFA TUR diyor ki:

    ben burda bilimsel yazı nedir dedim ama bura çıktı benim ihtıyacım olan sey bilimsel yazının ne demek olduğu ben sahsen begenmedım kusura bakmayı

  2. murat diyor ki:

    bu kadar basit anlatım bana yeterli gelmedi ancak bu konuda daha fazla ve derin araştırma yapmanız gerektiğini düşünüyorum

  3. kubra diyor ki:

    gerçegin tanımını bu ise kişinin hayatta kaygılanabilecegi bişey kalmamış:) gerçek! ben gerçekmiyim gerçek insanın kendisiyle çelişmesi olabilir tanımı yok

  4. muhammed diyor ki:

    gercek sudur 5 duyu organımızla hissettiğimiz olayların beyinde elektirik yoluyla yorumlanmasıdır. peki 5 duyu organımızı kayıp rttik gercek kayboldu. ama yüce ALLAH ı 5 duyu organımız ile algılayamıyoruz o zaman gercek diye bir sey kesinlikle yoktur.

  5. Sude diyor ki:

    Sizki gerçeği yıllar boyu arayan biri, gerçeği hiç bulamamış olduğunuzu düşünüyorum. Çünkü ben de gerçeği bulmak istiyorum, malesef sizin yazıklarınızdan beynimde ışık yanmadı. Gerçek nedir sorusuna ışık arıyorum.

  6. Sedef diyor ki:

    Sanıyorum birçok insan hayatını bilgi ve mantık yoluyla tamamlıyordur.

    Çok bilgisi olan mantıklı, belki de kendine göre gerçeği bulabilmiş biri; ölünce bulduğu gerçekleri yanında mı götürüyor?

    Niye yaşıyoruz? Nedir bu mücadele? İyi bir hayat için sürekli çalışıyoruz. Tam elde edince bu sefer ömrümüz bitiyor.

    Bu soruların cevabında gerçeği bulur muyum?

  7. Akhates diyor ki:

    Gerçek her insanın içinde değişkenlik gösteren bir maneviyattır. Yani hissedilmez, ancak duyumsanır.

    Materyallerle dolu dünyanın orta göbeğinde hatta materyalden oluşan bir vücudu taşıyıpta, gerçeğin maneviyattan oluştuğunu iddaa etmek, belki de son derece aykırı ama ilk söylediğim gibi maddiyatın içinde hatta ötesindeki mutluluktur gerçeklik bence.

  8. Filozzof diyor ki:

    Gerçek bence tanımlanamaz. Ben sadece Muhammed arkadaşımın sölediğine bir karşılık vermek istiorum.

    Beş duyu organımızla algıladığımız her şey gerçektir diyosun peki çay bardığının içindeki kaşık kırık gibi gözüküyo resmen ve bunuda beş duyu organlarımızdan biri olan gözle alglıyosun ama bu gerçek gibi gözüktüğü halde gerçek deil gözün seni yanıltıo yani gerçekliğine inanmıosun birde belkide sen suan yaşamıorda uyuyo olabilirsin bunun ispatını bana sölermisin rüya sandığın şey belkide gerçek olandır bunun yanlış olduğunu nerden biliosun ben bunu merak ettim o kadar?

  9. Ahmet diyor ki:

    Gerçek diye bir şey yoktur.

  10. Baba Horoz diyor ki:

    Sn.Bigalıoğlu’nu kutluyorum. Ana amacının insanlara pozitif düşünceler verebilmek olduğu apaçık. Akademisyen olmadığı halde, amacını akademik ağızla aktarmaya çalıştığı için başarılı olmadığı kanısı uyanıyor.

    Bir de, ilk paragrafta daha okuyucuya olayı aktarmadan:

    “Aslında bu tanım bilim literatüründeki yasanın tanımıyla birebir örtüşüyor. Bu da bilimsel olarakta dogru bir tanım yaptığımın ispatıdır diye düşünüyorum.”

    cümlelerini kullanması okuyucudan gelecek yorumları dikkate almama gerek yok, zaten ispatlamışım güdülemesi hissettirmektedir.

    Bence sadece olayları ve görüşlerini verip son yorumu okuyucuya bırakmak daha isabetli olurdu.

    Şahsen ben yazıdan faydalandım. Yazarın gerçeğe varmak için kullanılması gerektiğine inandığı üç prensip yıllarca duygusal kararlar verip ekonomik ve manevi zararlar gören bir kişi olarak neden mantığımı kullanma refleksini veremediğim konusunda beni uyardı.

    Bilgi, mantık ve görebilirlik. Görebilirlik gerçekten önemli, çünkü görmek var, bakmak var. Diskromatopsi dediğimiz renk körlüğünün tespitinde kullanılan testte, sadece bakarsak rengarenk beneklerin içinde saklanmış olan rakamı veya yazıyı göremiyoruz görmek için bakarsak içerdeki gerçeği seçiyoruz. İşte bize hayatın içini görebilmeyi sağlayan diğer iki unsur bilgi ve mantık oluyor.

    Bu konu genişletilmeye çok müsait. Ben sadece popüler bir konu üzerinden örnek vereceğim: Futbol da bilginiz var, mantığınız var sahada futbolcu olarak bunları uyguluyorsunuz, bunların ışığında gol olana kadar yaptığınız başarılı uygulamalar doğruları, kalecinin üzülerek ağlardan aldığı top ise gol olduğu gerçeğini bize anlatır. Gol gerçeğine ulaşabilmek için 3-5-2, 4-4-1 gibi yöntemlerle oynarsın ama hepsi bir maçın doğrusu değildir. Öbür rakibe karşı başka bir doğru sistem vardır. Ama önemli olan gol gerçeğine varmaktır.

    Genelde doğrular değişebilir ama gerçek değişmez diyebiliriz. Ama bazen gerçekler de değişebilir. Örneğin, daha düne kadar bir tek güneş sistemi olduğu bir gerçekti. Ama bilimadamları şimdide CERES ismini verdikleri bir güneş sistemi daha buldu. Ne oldu gerçek değişti. Gezegenler dokuz tane diye biliniyordu. Bir tane daha bulundu. Doğru, gerçeğe ulaşmada kullanılan her türlü aktivitenin bütünüdür. Onun da doğru olduğu gerçeğe ulaşılınca anlaşılır. Selamlar.

    Not: FİLOZZOF rumuzlu kardeşimin mutlaka birkaç öğretim diploması vardır. Türkçe eğitimi almış birisinin Türkçe’yi layıkıyla kullanmasını beklemek benim vatandaşlık hakkımdır, bu hakkımı kendisinden talep ediyorum. Konuşmada hata olursa, insanın damak ve diş yapısı ile orantılı olarak bazı harfleri yutabilirsiniz, özürü olabilir. Ama hatalı yazmanın özürü olamaz. Her kelimede birer harf eksik. Ülkenin resmi kurumlarının bile görsel ve işitsel alanlarda bu katliamı yaptığı ülkede bu arkadaşımı suçlayamam ama kötü bir alışkanlık olarak kalırsa üzülürüm. Lütfen güzel Türkçe’mize sahip çıkalım.

  11. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Bizler, bir şeyin var olması için, onun bir cismi ve ismi olması algılanabilinir ve tarif edilebilinir olması gerekir diye düşünürüz. Cismi, ismi yoksa algılanıp tarif de edilmiyorsa bizim için yoktur.

    “GERCEK” ya bunun tam tersiyse?

    Yoklugun varlığını hiç düşündünüz mü?

  12. Hüseyin Kolcu diyor ki:

    Ya bilgisayarla beynimize birisi kablolarla bağlanmış ve gördüğümüz yaşadığımız düşünebildiğimiz her şey o bilgisayarın başındakinin bilgisayarıyla girdiği programlarsa ve gerçek olan tek şey bizim zavallılığımızsa…

  13. Barış Başaran diyor ki:

    “Gerçek nedir” sorusunu soran, gerçek olmadığını anladığında, kendi gerçekdışılığıyla yüzleştiği an gerçektir.

  14. Sebahattin diyor ki:

    Barış çok güzel özetlemişşin, teşekkürler.

  15. Store diyor ki:

    Gerçek yoktur, doğru vardır.

  16. Trend diyor ki:

    Aslında bir tesadüf oldu bu linke girmem ama baktım ki, çok güzel bir tartışma konusu var ve hayranlıkla herkesin yazdığı yorumları okudum.

    Bana kalırsa da doğru çoktur herkese göre bir doğru vardır ama gerçek bir tanedir ve bu gerçekte, bize doğruyu sunar.

    Ve doğru ile mantık arasındaki çelişkiye de gerçek son verir. Yani gerçek vardır.

  17. Sinan diyor ki:

    Bu siteye Türk Dili Edebiyatı ödevimi araştırmak için girmiştim. Ödev gerçek ile hakikat arasındaki farklılıktı.

    Sitede gezerken gözüm bu linke takıldı ve bir şeyler de ben eklemek istedim.

    Gerçek olmak ya da olmamaktır. Yani gerçek herkese göre değişebilir. Her inanca göre değişebilir.

    Bana göre gerçek olan var olan ona göre gerçek değildir. Kısaca gekçek herkese göre değişebilen bir kavramdır.

  18. Bercenay diyor ki:

    Sinan Bey, yazımı iyi okumadıgınızı düşünüyorum.
    Herkese göre değişen şey DOĞRU’dur. Herkese göre değişmeyen şey GERÇEK.

    Eklemek istediğim bir şey daha var. Yanlışlara uğrayarak doğruları buluruz. Doğrulara uğrayarak gerçege yaklaşırız.

    Bir de, gerçekle ilgili bir örnek vermek istiyorum.

    Dünya’nın kutuplarının basık olması Dünya’nın yuvarlak olduğu gerceğini değistirmez.

    Gerçeği yanlışlamaya çalışmak gerçeği zayıflatmaz ama güçlendirir.

    her durumda gerçeğin değişmezliğini bozamazsınız.

  19. Gökhan diyor ki:

    Güzel bir konu. Tesadüfen de görmedim bu konuyu. Gecenin 02.01’inde tam uyacakken, yine aklıma takıldı.

    “Ben kimim” diye ve google gerçekliğinde “Gerçek nedir?”in cevabını aradım ve ilk çıkan site oldu burası. Ama malesef burda da bulamadım cevabı daha doğrusu tatminkar cevabı.

    Ama benim gibi arayanların olması da hoşuma gitti. Çevremde bunu sorgulayan yokta sorgulamaya kalksan hemen sus çarpılırsın deniyor.

    Herifin oğlu 18 aylık, bebeğe tecavüz ediyor çarpılmıyor da ben bir kelime ettim diye çarpılıcağımı düşünen bir toplumda yaşamak hakkaten zor zanaat.

    Neyse bu konuda cevabım olsa aramazdım herhalde ben de.

    “13. Kat” adlı filmini izleyen olmuştur herhalde aramızda. Bence oradaki gibi bir durum var. İzlemeyen varsa arattırıp bulsun Google’da. Anlatmayayım şimdi.

    Hani deniyor ya “Tanrı 7 günde yarattı” diye bence bu yaratma işini çok aceleye getirmiş ki dünya böyle dengesiz ve de saçma olmuş.

    Üzerinde biraz daha çalışsa hakkaten güzel bir dünya olabilme potansiyeli varmış. Ne yapalım katlanacağız ve ölünce anlayacağız gerçek nedirin cevabını Descartes ne demiş “Düşünüyorum, o halde varım”.

    Üzgümün düşünemiyorum ve o halde ben yokum. Yok olmaktansa hiç ama hiç memnun değilim.

  20. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    “Ben neyim” diye o nihayi soruyu derinlemesine korkmadan hiç düşündünüz mü? Doğumlu ve ölümlü analı ve babalı kadın veya erkek kendimizi bu kavramlar içinde tanır ve kendimiz sandığımız kişinin kölesi olup derdini tasasını çekip yaşamadan geçer gideriz. Taa ki rüyasında kendini zavallı bir dilenci gören Krala, sen zannettiğin değilsin uyan! hitabı gelesiye kadar.

    İnsan ancak yapışmadığı, özleşmediği, ben ve benim demediği sürece özgür olabilir. Bu her ne olursa olsun! İster bedeni, ister fikirlerle dolu zihni.

    İnsan şu ya da bu olmadan var olmanın ne demek olduğunu anlayıp yaşadığı zaman özgürleşmenin ve bilmenin manasını derinliğini ve mükemmelliğini anlar!

  21. Umut Turunç diyor ki:

    Gerçek: şimdiki ana verilen addır. Şimdiki zamanda ne geçmiş ne de gelecek vardır. Sadece saf bir varoluş vardır. Ben gerçeği felsefelerle değil; gördüklerimle bilmek istiyoum.

  22. Sefil diyor ki:

    Nedir gerçek, buna kim cevap verecek? Siz, ben, o, şu, Bilal, Mehmet… Kimden isteriz cevabını?

    Kendini bil öyle değil mi? O zaman sorulması gereken kişi… Bir arayan olduğunuz sürece aramaya devam edersiniz. Ta ki onu bırakana kadar.

    Sevgiyle kalın.

  23. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Evet, gerçek aranıp bulunacak bir şey değil. O farkedilecek olandır. O çok iyi bildiğiniz “Ben” yani varoluş duygunuzdur ki, onu hiçbir aklı selim kişi inkar edemez!

    Ne var ki, “Ben” dediğimiz varlık zihin tarafından örtülmüş, kişilik vehmine kapılmış, kendini göremez hala gelmiştir.

    Onun icin Hz. Muhammed bu zandan kurtulmamız için “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” demiştir.

    Hz. İsa da bu aldanmadan kurtulmamız için “Sen hala insan gibi düşünüyorsun, Allah gibi değil” demiştir.

    “Gercek hiç

  24. Fanivebaki diyor ki:

    TEK ”gerçek” , değişkenler içindeki değişmeyendir. Yani diğer bir deyişle her hangi bir şey ile özdeşleşmemiş derinindeki BEN bilincidir. “Ben benim” diyendir. Ama lafla diyen değil! Ne beden, ne ruh, ne de ismi olan bir cisim.

    BEN insanın sırrıyım, insan BENim sırrım”

  25. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Gercegi bilmek, olmak demektir! Biz ancak sahte olani bilebiliriz ki, buna da gerçek denir.

    Algılanan sahtedir, algılayan Gerçek, bilinen sahtedir, bilen Gercek.

    “Gözler O

  26. Fanivebaki diyor ki:

    Düşünüyordum da bu konu ile ilgili. Sanırım bir kavram kargaşası yaşıyoruz gerçek derken.

    Atladığımız nokta gerçek kavramının çok, Hakikatin ise TEK ve değişmez olduğudur.

    Biz hakikati anlatmaya çalışırken burada gerçek ismi ile etiketlediğimiz için havada kalıyor söylediklerimiz. Dolayısı ile de herkesin kendine göre mutlak bir gerçekliği söz konusu olduğundan hepsi de doğru bir gerçek olarak kabul ediliyor.

    Bence gerçek dediğimiz kavram Hakikat’in farklı görüntüleridir.

    Aynen;
    Ete kemiğe büründüm,
    Yunus diye göründüm
    dizelerindeki gerçek gibi.

    Yunus bir gerçektir inkar edilemez, ancak ne var ki gerçekliğini ÖZde saklı olan Hakikatten almaktadir. Ve bu Yunus gerçekliği doğru olmasına rağmen geçicidir. Kendi de bunu bilmektedir. Ve sadece ete kemiğe bürünmüş haline Yunus dendiğini ifade etmektedir. Geçici olmayan, Hakikat ise

    Bir ‘BEN‘ var benden içeri seslenişindeki ÖZ / BEN. Algılayan, bilen ve gören.

  27. Bigalıoğlu diyor ki:

    Arkadaşlar; gerçek ile ilgili birkaç örnek daha vermek istiyorum.

    2+2=4 ile başlayan bütün matematik denklemleri ve parametreleri gerçektir.

    Fizik yasaların büyük bir çoğunluğu gerçek veya gerçege çok yakındır.

    Akıl, mantık, düşünce olguları gerçektir. Umut gerçektir. İnanç gerçektir. Ancak inanılan “şey” kişiden kişiye değişebilir. En büyük olasılık gerçege en yakın olandır.

    Değişkenler içindeki değişmeyen de gerçektir. Huylarımız gibi, bunlar kişisel gerçekliğimizdir.

    Hiç’likte gerçektir. Hiçlikten önceki “ben” de. Ben gerçeğim, yaşanmışlıgım da öyle, bir gün yok olacak olsam da.

  28. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Biz “hiç”iz, gerçek “hiç”liktir derken, saf varoluş haline dikkat cekmek istiyoruz. Herhangi bir şey olmadan varolma haline!

    Bazı arkadaşlar Nietszche’nin hiçliğiyle karıştırmışlar. O öyle bir “hiç”liktir ki aynı zamanda her şeyin potansiyel olarak barındığı Rahim’dir!

  29. Serkan diyor ki:

    Gerçek olan beden midir ruh mu? Ruhdur. Peki beden sadece bu dünyada var. O da sadece bir gün belki bir gün bile değil ama ruh var.

    Sizce bunlar doğru mudur gerçek mi? Peki ahiret gerçek mi? Ben onu göremiyorum ama inanıyorum. İnanmak da bir gerçek doğru değil o zaman.

  30. Arjen diyor ki:

    Bence de. Arkadaşlara katılıyorum, gerçek diye bir şey yoktur! Bir kere kelimelerde hata yapmış literatür edebiyattır eddebiyattında gerçek anlamı yalandır!

  31. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Hani Rabbin Melaike’ye: “Muhakkak ki ben kuru balçıktan,değişmiş kara balçıktan bir insan halkedeceğim” demişti.

    “Onu tesviye edip o yapının içinde RUHUM’dan nefhettiğim vakit, Ona secdeye kapanın”.

    O Melaike’nin hepsi, toptan secde ettiler.

    İblis müstesna; (o) secde ediciler ile beraber olmaktan imtina etti.

    “Ey İblis! .. Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun? “.

    (İblis) dedi ki: kuru balçıktan, belli bir s

  32. Barış diyor ki:

    Ölümden başka ne gerçek vardır şu an? Bilinçli olarak düşünün.

  33. Yilmaz I/Belçika diyor ki:

    Sevgili kardeşlerim, gerçek kelimesini kısaca benim düşüncemle anlatayım.

    Gökteki yaratılmış olan Ay, Güneş ve Yıldızlar bir gerçektir. Gerçek olmayan da hayal edipte ulaşamadığınız.

  34. Eryet diyor ki:

    Arkadaşlar herkes kendi görüş ve düşüncelerini dile getirmiş. Ben de birkaç şey söleyeceğim.

    Dini bağlamda insan yapmıştır ve tapmıştır. Bizler doğanın birer ürünüyüz. Bu yüzden bu kavramda bizim ürünümüzdür.

    Evren bizden öncede vardı. Biz öldükten sonra da var olucak. Tabii ki bu da tartışılabilinir. Herkesin düşünce ve algı yapısı farklıdır. Ama hepimizin ortak aynı algıladığı şeyler vardır.

    Örneğin toprak, hava, su, ateş, demir vb… Örnekler çoğaltılabilinir. Ama bence asıl olan şu andır.

    İşte oturdum bilgisayarın başına ve gerçek nedir diye yazdım ve burasını gördüm. Ben de yorum yaptım kendimce.

    Ve şunu da unutmamak gerekir ki insanoğlunun yapacakları hayalleriyle sınırlıdır. Benim için gerçek hayatın ta kendisidir. İçtiğimiz sudur. Yediğimiz ekmektir. Sevmektir ya da sevilmek. Çünkü hepsi bu doğanın canlıları içindir.

  35. Juanna diyor ki:

    Bence hayatta gerçek olan tek şey var olmak. Gerisi her şey başarılysan iyisin. Başarısızsan yoksun. İşte gerçek bu.

  36. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Gerçek hayat sahibi ancak O’dur ! (Mümin 65)

    Gerçek su ki, O’dur isiten gören ! (isra 1)

  37. Emir diyor ki:

    Ben şahsen bu konuda kafayı sıyırmak üzereyim. Nedir bu gerçek biz var mıyız yoksa hayal miyiz? Bizi hayatta sürükleyen şey ne.

  38. Bigalıoğlu diyor ki:

    Ben şahsen bu konuda kafayı sıyırmak üzereyim. Nedir bu gerçek biz var mıyız yoksa hayal miyiz? Bizi hayatta sürükleyen şey ne.

    Siz yine de kafayı sıyırmayın. Oldukça karmaşık bir konu. Yalnız şu kadarını söyleyebilirim. Bu konu dahil hayatta her şeyin, sizin deyiminizle dinle veya ilahi bir güçle ilgisi var.

    Bu konu ile ilgili bir yazı yazacagım, yakında. Sanıyorum, her şey biraz daha aydınlanacak.

  39. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Gerçeğin güneşi kendimizi bedenle özleştirme bulutunun ardında gizli kalır.

    Bütün isimler ve şekiller terk edildiklerinde gerçek bizimledir!

    Çokluk ve çesitlilik yalnızca zihindedir. Gerçek ise Tek’dir!

    İsimlerin, şekillerin, zihinlerin ve bedenlerin çoklugu bizi yanıltmasın!

    Sadece ÖZ vardir, her şeyin Tek Özü!

    Her şey Bir’dir. Bir her şeydir!

    Bakın bu konu hakkında Muhyiddin İbn-i Arabi ne diyor;

    Alem’de Tek bir Varlık vardır. O da Vucudu Mutlak olan Allah’ın Varlığıdır. Diğer Varlıklar bu Varlığın çeşitli Zuhurları ve Değişik Tecellileridir. Var zannedilen Şeyler aslında Vehim ve Hayalden İbaret’tir.

    Sen Hakk’ın sureti ve Hakk da senin ruhun olduğu cihetle sen Hakk için cisman

  40. Fikri diyor ki:

    İnsan, hayvan, eşya, para, kadın, erkek, güneş, dünya, ay, çocuk, doğum, ölüm, sex, göz, kulak, ağız, diş, el, ayak, saç, kıl, burun, kalem, kağıt, yazı, bilgisayar, internet, yemek, ekmek, elma, portakal, karpuz vb gördüğünüz, duyduğunuz, kokladığınız, tatığınız, ellediğiniz, her şeyin gerçek ve doğru olduğunu bilir ve kabul ederiz.

    Evet beş duyu organının işe yaraması için öğrenebilen, kavrayan, anlayan bir akıla ihtiyaç olduğu, insan aklının ne işe yaradığını tam olarak öğrenebilirse gerçek ve doğrunun tanımı yaparsınız.

    Evet biz kendimizin varolduğuna, gerçek olduğuna doğru olduğuna inanıyoruz. İnsan Allah’ın yarattığı bir mükemmeldir.

    Biliyoruz ama hepsinin ötesinde her şeyin üzerinde bir güç ve varlık olan bunları yaratan bir Allah’ın varlığına birliğine inanıyoruz.
    dünya sınav yeri, tarla, otel, misafirhane, ölüm var geçici bir süre yaşadıktan sonra ölüm gerçeği ile karşılaşıp boyut değiştirmek ve dünya dershanesinde hayat derslerinden bakalım ne kadarı bizi iyi ve kötü olarak gösterecek sonuç bilemiyoruz.

    Gerçekten sınav salonundayız. Sınav sonuçları ise öldükten sonra açıklanacak bir sınav iyi ve kötü işlerimizle Kulluk sınavı bakalım nasıl bir karne gelecek önümüze.

  41. Mustafa İnce diyor ki:

    Kafama bu zamana kadar çok takıldı. Hala da arıyorum.

    Gerçeğin gerçek bir tanımını yapamadım. Yapılacağını da düşünmüyorum.

    Benim doğrum şu; herkesin kendi doğrularının içinde inandığı gerçekler vardır.

    Allah gerçektir. Bu dünyada değilse bile ben gerçeğim. İnanmayan birisi için tanrı gerçek değildir. Bu tanrının gerçek olmadığı anlamına gelmez.

    Bunlar benim doğrularımdır.

    Bazı arkadaşların yazdıklarına cevap vermek istiyorum.

    Matematiğin gerçek olduğunu iddia etmişsin. Ama ben desem ki 2+2=n desem ne dersin? Benim yanlış yaptığımı nasıl ispatlayabilirsin ki?

    Matematikte, fizikte doğrulardan oluşur. Bunlar genel kabul görmüş doğrulardır. 2+2’nin 4 olduğunu kabul ederiz. Aynı şekilde çekim kuvveti içinde geçerli. Çekim kuvvetinin olmadığı bir yer varsa. Çekim kuvveti nasıl gerçek olabilir ki?

    İkinci olarak da, hakikat ve gerçek ile ilgili yazı yazan arkadaşa bir şey demek istiyorum. Aslında yapmaya çalıştığın gerçek tanımı doğru ile örtüşüyor. Hakikat tanımı da gerçekle. Farklı kelimeleri kullanarak bu soruya yanıt bulamazsın.

  42. Mazlumadam diyor ki:

    Gerçek insanın içinde var olandır. Bu dünyada gerçek olan şey insandır. Doğrular yanılgıya uğrayabilirler fakat gerçek asla.

    Gerçek insanın içindedir. Eğer sen kendini keşfetmeye başlarsan o zaman bulursun ki bu yıllarda hor görülen ve geri kafalı sayılan (haşa) İslam dininde bunların hepsi vardır. Hepsi anlatılmıstır.

    İslam dininin sufizm dalı vardır ki bu insanı gerçeğe götürür. Yani insanı kendi içine ve kendi benligine yani ölümsüz olan ruha götürür ve bu ruhta ‘O’nun yansımasıdır.

    Unutmayın ne zaman ki kendinizi en küçük yani ‘hiç’ yerine koydugunuz zaman, işte o zaman yükselmeye başlarsınız.

    Eğer gerçeği bulmak isteyen biri varsa yardım edebildiğim kadar anlatırım. Yardım isteyen herkes eklesin ozan_han_zade@hotmail.com. Saglıcakla ve ‘o’ nun nuruyla ısığıyla kalın.

  43. Fatih diyor ki:

    gerçek: bir yoldur kişinin kendine benımsediği bır yol gercege yalnızca feda etmek we görebilme yeteneği ile ulasılır.
    (gerçek sonuna kadar acıdır) neden bunları söyluyorum ben ölmeden ölmeyi basarabilmiş ınsanlarla alış werişi bi şekilde bitirmiş bi insanım hayatı sıfırladım yane we suanda gercegın Tam ortasındayım bundan emınım. Buna dayanarak da şunu söylemek istiyorum.

    Gerçek zamanı yakalayabilmekdir. Şükürler olsun ki ben de zamanı yakalamanın bahtıyarlığı içerisindeyim.

    Teşekkürler.

  44. Bigalıoğlu diyor ki:

    Fatih; farkına varabilirlik ve görebilirlik desek ortak bir noktaya yaklaşmış olacağız.

    Farkında olabilmek çok önemli bir kavram; birçoklarımız bu farkındalığa ulaşabilmek için çok uzun yıllar harcıyoruz. Hayat böyle.

    Geriye dönüp baktığımızda geçmişteki kendimizi daha iyi görüyoruz.

    Gerçek zamandan benim anladığım zamansızlık, belki bu konuda farklı düşünüyor olabiliriz.

    Bir tahminde bulunmak istiyorum. İçindeki yüce öz’e ulaştığını düşünüyorum. Ama bunun gerçekliğin ortası olduğunu nasıl biliyorsun.

    Biraz daha açarsan belki bizlere daha fazla şey katabilirsin.

  45. Fatih diyor ki:

    Bigalıoğlu teşekkür ederim önce. İlk başta da dediğim gıbı gercek bir yoldur içindeki öze ulaşmakda yatıyor bunun altında.

    Evet ben ulaşdığımı sanmıyorum fakat bunun için çabalıyorum. Gerçekliğin ortasında olduğumdan emin olup olmadığıma gelince yani nasıl emin oluyorsun deyince sana şöyle bir cevap verebilirim.

    Şimdi gerçeği tamamen yaşayan insan, olan olayları ve yaşamını hiçbir şekilde açıklıyamıyor açıkcası tam bu nokdada ben de gerçeğin tam ortasında olduğumu iddia ediyorum. Yaşarım, anlatamam dıyorum ben :)

    Teşekkür ederim.

  46. Sebahattin Zorlu diyor ki:

    Yılların getirmiş olduğu sahte fikirler bizi zavallı, sinirli bir kişi kimliğine
    bürümüşken, hakikat güneşi bu kişilik bulutunun ardında görünmez hale gelmişken, bir beşer gibi düşünüp, değerlendirme yapıp yaşarken, GERÇEK yaşanmaz!

  47. Turgay diyor ki:

    Yorum yapan herkese ‘Ne biliyoruz ki?‘ adlı araştırmayı tavsiye ediyorum. VCD’sini Kanal D Home Videodan temin edebilirsiniz.

  48. Akaramaji diyor ki:

    Bilinmeyen bilindikçe bilineni değiştirebiliyorsa ‘gerçek bilinen’ yerini o andan itibaren gerçek diye bilinecek olana bırakacaktır.

    Bu durumda gerçek bilinen ne yazık ki mutlak gerçek(hakikat) olmayacaktır.

    “Gerçek nedir?” sorusu maalesef tuzak bir sorudur. “Gerçek diye bilinen nedir?” sorusu yol almamızı sağlayacaktır. Çünkü gerçek özü gizleyen bir perde gibidir.

    Bu söylem tamamen felsefik bir açılımdır. Materyali bağlamaz.

  49. Mavi diyor ki:

    Kişinin doğrusu gerçeğidir.

    Akaramaji ‘nin yazdığı gibi, gerçek katmanları özü gizleyen perdeler gibi. Perdeleri kaldırdıkça öze biraz daha yaklaşıyorsun. Yaklaştıkça bilinmezliğin çekimi sizi sarıyor. Sanki ona ulaşmazsanız maddi, manevi hiçbir şey sizi tatmin etmeyecek gibi. Sonuç tanımlanamaz. Sadece her şey ve hiçbir şey hepsi bu.

  50. Ömer diyor ki:

    Gerçek, ruh gibidir. O’nu bilen anlatmaz, O’nu anlatan bilmez.

  51. felsefeci diyor ki:

    Bir çoğunun söylediği gibi gerçek yoktur.. aslında gerçek de vardır. hz. muhammed’in devamlı söylediği bir söz varmış gerçek mi çok mu merak ediyorsunuz işte ölüm gerçektir demiş

    siz kendinizi aynada görebiliyormusunuz karşınızdaki bir yansıma öyle değilmi işte gerçekte öyle…

    söyle bir düşünelim arkadaşlar rüyada iken gördüklerinize reaksiyon veya tepki gösteriliyor yaşananlar sanki gerçekmiş gibi rüyanda kalkıyorsun ama başka bir boyuta geçiyoruz aslında gözlerimiz görüyor görüyor olmamız bazı şeylerin gerçekliğini kanıtlamaz gördüklerimiz sadece gözdeki elektrik dalgaları sadecesinde beynin arka taradında bulunan görme merkezine iletir ve bu şekinde görürüz

  52. felsefeci diyor ki:

    matrix filmini izlerseniz benim dediklerimi daha iyi anlayacaksınız ama dikkatli izleyin film gerçek dünyayı ve zihnimiz de yaratılan dünyayı görmenizi sağlayacaktır…

  53. selva diyor ki:

    ben gerçekçiden bahzetmek istiyorum gerçekçi bir kişilik özelliğidir ve bu kişilik özelliğine sahip insanlar hayal kurmazlar hayata hep negatif yönünden bakarlar bu da birçok sitres hastalığına neden olabilir

  54. Green Card diyor ki:

    güzel bir site, konuları da güzel seçiyorsunuz, umarım devamı gelir

  55. sensualist diyor ki:

    Gerçeklik evrensel doğruyu ifade etmez fakat; bir yeni gerçeklik ortaya çıkana dek o gerçek olan, ilüzyonist değişmez doğruluk olarak kabul edilir.
    Ortaya çıkan her bilimsel gerçeklik, diğer teorilerin noksanlığını bularak kendini temele almak ister. Tabi kendisinin de zamanı geldiğinde çörüyecektir.
    Burdan şu noktaya gelmek istiyorum: herkesin kendine göre bir gerçeliği vardır.Ama bu görecelidir.Tüm insanlık için illaki bir gerçeklik aranıyorsa bu din olabilir.Çünkü din doğmatik bir kavramdır, hiç bir zaman değişmez ve sorgulanamaz yapıya sahiptir.Dini sadece asrın sorunlarına göre bir madeni işler gibi tekrar yontarsın.
    Evrensel gerçeklik sadece dinlerdir, ideolojiler bunu yerini almaktan öte durumdadırlar.Çünkü onlar değişime açık olabilirler.
    Bu platform gerçekten güzel bir bilği sahası.

  56. volkan diyor ki:

    elle tutulup gözle görülen herşey gerçektir kardeşim gerisi hayal ve ötesi

  57. murattunc diyor ki:

    arkadaşlar gerçekten de bu şekilde bu konuları tartışmak insanın aydınlanmasını sağlıyor.ben bu dünyada gerçek ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olamayacağımızı düşünüyorm.gördüğümz herşeyin hayal olduğunu ve ne yaparsam yapayım mantığım benm bu dünyada tek gerçeğin tek mutlak varlık olan allahın olduğuna götürüyor.ve bunuda ahirette insanların çoğunun büyük bir hüsranla pişmanlıkla görecekleri gerçektir.

  58. Neverwhere diyor ki:

    Selamlar saygılar…

    Tüm yorumları dikkatle okudum. İçinde soru barındırmayan cümleler… Herkesin net olarak anlatabildiği bir konu… Kendilerinden emin ve net… Bir bilgi vermek ve bir şeyler açıklamak arzusu…

    Fakat bazı “bu konuların uzmanları ( ! ) ” konuyu tek bir düzlem, diğerelerinin idrak edemediği ( ! ) bir mantık ile tek bir sonuçla “tüme varıp” bütünleşmek ister gibiler… Sanırım sonra herkes rahat edecek. :)

    İnsanlar inandıkları ve bildikleri gibi yaşasınlar ve “yazsınlar”… İnsanları rahat bırakın.

    Onları anlayan anlasın, anlamayan da anlamasın… Nedir bu topyekün tek inanış ve tek doğru olalım mücadelesi ?

    Naçisane yorumum – ki kimseyi bağlamaz ve bağlamak zorunda da değildir. – Herkesin gerçeği herkese göre farklılık gösterebilir çünkü insanların tamamı birbirlerinden farklıdır neden düşünceleri ve gerçekleri aynı olmalıdır?

    Ha bunu Hawkings ler anlayamayabilir. Kan davası olup da cinayet işleyen kişinin umurlarında da değildir kendileri… Sonra götürürler merkeze – bu kimseyi de bağlamaz… O onun gerçeğidir ve onu yaşamalıdır.

    Kişi kendi gerçeğini yaşarsa kişi, başkalarınınkini yaşarsa da koyun olur kanaatindeyim. Bu koyunluk hedef kitle tanımaz.

    Adam 20 yıl sonra pardon aslında kara delikler yokmuş dedi… Ben ve arkadaşlarım var olduklarına o yıllarda da zaten inanmamıştık. :) Bu aralar da bir antimadde tutturulmuş gidiyor… Sanırım gerçek buralarda bir yerlerde… Bu arada site sahibine “koyunluk ve statüsülerinin” sorgulamasını teklif ediyorum…

    Hawkingsler bu konulara biraz da bu perspektiften bakmalılar kanımca..

    Saygılar.

  59. özgür diyor ki:

    herkes gerçeği dışarıda arıyor çünkü içerisi karanlık demem o ki gerçek;aranılan değil arayandır…bütün mesele arayanı bulmak !

  60. selim diyor ki:

    gercek nedır bılıyormusunz felsefecı arkdaslarım gercek sızsınız kendınızı bulduysanız kendınızı tanımladıysanız hersey sızde baslar ve sızde bıter gercek ksının kendı gercegıdır sıze nekadar anlatsada kendı bıldıgı seydır sız kendınız aramalısınz

  61. mahir kanık diyor ki:

    gerçek nedir? ya da gerçeği görmek istesek nasıl birşey hayal edebiliriz?elle tutulabilir mi yada ona dokunmamıza izin verir mi?gerçek dediğimiz aslında beynin bir yanılsamadır yani gerçek dediğimiz neye göre gerçek 5 duyuya göre mi ya 5 duyu organı bizi yanıltırsa ya da 5 duyunun algılayamadığı bir durumsa gerçek o zaman bu gerçek değil mi diyeceğiz?gerçek beynimizde oluşturduğumuz illizyondan başka birşeyin ötesine gidemez.bilimin birgün bunu çözeceğine inanmak da bilimi doğmatikleştirmektir….

  62. bi garip diyor ki:

    bende çocukluğumdan beri gerçeği düşündüm durdum.amaç ne, gaye ne ,neden burdayız ama bir gün çok korktuğum bir rüya gördüm evrende hiç bir şey yoktu sadece allah vardı yani onu hissettim. aslında hiç bir şeyin olmadığını sadece allahın var olduğunu gördüm ama ondan çok korkmuştum.

  63. yılmaz diyor ki:

    ğerçek bir durumun bir nesne veya bir nitelik olarak var olan varlığı inkar edilemeyen olğu durumunda olan hakiki realite yalan olmayan doğru olan şey

  64. doğan diyor ki:

    dokunduğum her şey var olsaydı, var olan herşeye dokunabilirdim..

  65. doğan diyor ki:

    ışık renklerin,sessizlik seslerin, yokluk varlığın kaynağıdır… fakat ayrı gbi görünseler de onlar birdir!!

  66. akaramaji diyor ki:

    AN dır gerçek olan ve bu silsilenin deposudur ,kılıfıdır zaman.Evren heran bir değişim içersindedir.İşte bu değişimin son hali daima AN da gizlidir ve bunu farkedebilmekte peygamber işidir…

  67. denizz diyor ki:

    aslında hiç birimiz bu sorunun cevabına ulaşamicaz…2+2=4 bu bir gerçek ama neden ?.kimse gerçeği anlatamaz anlatsa da onun anlatmak istediğini biz anlayamayız böle bir şeyi-gerçeği anlatabilecek laf,söz yok!bilim adamı anlatmak isteğini cümle kurarak anlatamayacağını anladığı zaman düşüncelerini kağıda dökmeye başardı…okullarda newton öğretiliyor ama onun gerçeği gerçekmidir? aslında 2+2=4 örneği ezbere anlatılan bişeydir biri bunun gerçek olduğunu ıspatladı ve biz onu bulan insanın gerçeğine inanıyoruz…neden artık tartışmaya yol açacak bilim adamı yoktur? çünkü şimdiki biz merak ettiğimiz şeye doğru gitmiyoruz…bunun gibi araştırmaların boş olduğunu hiç bişey çıkamicağını bildiğimiz için bir yerden sonra bırakıyoruz ama aslında biraz daha zorlarsak ve bunu insanlara kanıtlamaya cesaretimiz olursa aramızdan biri gerçeği bulabilir…ve hiç birimiz bu sonunun böyle sitelerde yazılanları okuyarak bulamayız o yuzden kimse tatmin edici cevap bulabileceğine inanmasın.Biz sadece fikirlerimizi paylaşyoruz böylece merakımız daha da artıyor daha yeni, farklı fikir öğrenyoruz…insan gerçeği sadece düşünerek kendi içinde bulacaktır ve bulduğu zaman da bunu anlatamayacaktır..çünkü karşıdakiler onun kadar kafa yormamaıştır…aradığımız sadece bir kelime ”gerçek” gerçek olarak adlandırdığınız ,bulmak istediğiniz şey ne ki?

  68. yagmur diyor ki:

    gerçek olan şuki hepiniz biraz tuhaf (tuaf)sınız :)

  69. eslem diyor ki:

    gercek aslında var oldugunu bildiğimiz ama kendisinden sürekli kaçmakla birlikte onu aradığımızı savunduğumuz seyler bütünüdür bence. ondan kacarız çünkü gerçeğin misyonu üzmektir. onu aradığımızı yada aramak istediğimizi hissederiz çünkü dogruyu bulmak ve bilmek isteriz.

  70. eslem diyor ki:

    gercek bizim samsung c260 telefonunun sahip oldugu titresim özelligini kaldıramamamızdır. cunku eger kaldıramazsak basımız belaya gırecek titresimi nasıl kaldıracagıızı bılıyorsanız lutfen cevabı yazın simdiden tesekkür ederiz

  71. eslem diyor ki:

    aslında gecek diye bir sey yoktur bence gerceklik herkesin kabul ettigi bir olgudur ama benim gercegim onun gercegi olmayabilir

  72. levent fulya diyor ki:

    Öncelikle buraya kadar okuma gayreti gösteren dostların gerçeği idrak etme sabrını tebrik ederim.
    Forumda düşüncelerini paylaşan arkadaşların yazılarını tasnif ettim üçe indirgedim,
    Birincisi, günümüzün çağdaş ortamında kendini geliştirmiş, “üniversiteler olabilir bu..” arkadaşların yorumları; İkincisi, din-tasavvuf birikimiyle yapılan yorumlar; Üçüncüsü konu itibarıyla dikkatini çeken arkadaşların yorumları,
    Gerçeği lügate bakıp kolaylıkla tanımını okuyabilirsiniz. Profesör olamaya da gerek yok.
    Ben gerçek nedir? Sorusunu neden sorma ihtiyacını hissediyorum ile başlamak istiyorum. Acaba dünya yaşanılası bir yer, bizde burda sonsuz yaşacağız, keyfimizde yerinde. Böyle bir durumda olsaydım, Gerçek Nedir? sorarmıydım. “Ben Sormazdım”
    Açıkça söylemek gerekirse ölüyoruz…Öldükten sonra ne olacak? Maalasef bunu bilen yok. “Gerçek bilinmiyor” Peki gerçek bilinmeyense x diyelim biz buna…Öyleyse yukarıda yapılan tanımlamalar neyin nesidir?
    Yaptıkları yorumla bilim felsefe ve mantık ile parallellik kuran dostların, yani bu çervede yorumunu ortayan koyan dostların gerçek tanımlamalarını kabul etmiyorum. Katılmama sebebimi kısaca belirtmek gerekirse; aydınlanmadan itibaren tüm bilim adamları bu forumda konuşulan gerçek nedir? sorusuyla ilgilenmediler. Dolayısıyla onların yöntemleriyle, kavramlarıyla ve bakış açısıyla yorum yapan dostların en başından yanlış yolda olduğu düşünüyorum…
    Konuya dini açıdan bakan arkadaşların ise bana göre önlenlerinde önemli bir engel var. Bu engelde ölüm gerçeğidir. Din bu noktada rahatlatıcıdır. Peki dinin söyledikleri gerçekmidir ! Rahatlayabiliyormusun…. Gene de Kuran süresinde ne güzel ortaya koymuş “Senin dinin sana,benim dinim bana” diyor.. Seçimini dini açıdan yaptığında “gerçeği bilmek demiyorum inanmak”la birlikte dogmatik olan tüm kurallara uyup onları yerine getirmen gerekiyor, herşey elinin altında kafa yormana gerek yok sınırlar içinde özgür kalmanı vaat ediyor, “Bu arada sınırların olması özgür olduğunu söyleyen düşünenlerde var”
    yada bilinmeyenle yaşa…… …….

    Özetle gerçek nedir? Hala bilinmiyor…..

  73. barış diyor ki:

    gerçek: gerçek olan yokluğun dışında olandır.Allah gerçek olandır , bir dışındaki herşey gerçek olmayandır.İnsanlık gerçek olanı kelimenin içinde aramiş ve uğraş alanını bununla geçirmiştir.En güzel olan şey gerçek olandır.Tatmin olunacak anlam ve istenilen cevab bunda gizlidir. Arzun ona ulaşmaksa kendini bilmen lazım,kendi bedeninden ayrılman lazım…

  74. sır diyor ki:

    Gülün kokusunu yazıp anlattınız mı iş tamamdır : )

  75. Oğulcan Doğanay diyor ki:

    hiçbirşeyin gerçekligini kanıtlayamassın.
    Herşey bir ilüzyonda olabilir.
    Sadece duygularımız vardır, onlarda içimizde gerçektir.

    – Asla Sakın ama Sakın aldanma çünkü hiçbirşey gerçek degildir,
    Ama Sakın da hiçbirşey Karşısında Şaşırma çünkü herşey mümkündür.

    Biz insanlar zamanla bazı şeyleri daha iyi kavradık, her özelligimizi geliştirdik.
    100 yıl önceki insanla şu anki insan arasında çok büyük fark var. Zeka olarak hertürlü olarak.
    Gittigimiz yolun farkındasınız umarım, herşey zamanla gelişiyor, internet-tıp-astroloji-fizik.. Gittigimiz yer tanrı olmaktır. herşeyin birsonu vardır. Tanrının bile.
    Algılarımız herşeyi görmemizi *Şuanda* engelliyor.
    Onun için illüzyonun Farkında Degiliz,
    Bir Zaman bütün varlıklar illüzyonun farkına varırsa,
    işte o zaman gerçekligi bulabiliriz.

  76. akaramaji diyor ki:

    Gerçeğin tanımı değişmez ,sabittir ama içeriği değişkendir.Zamanın ne olduğunu biliyoruz ama zamanı hepimiz farklı geçiriyoruz farklı yaşıyoruz.Bilmem anlatabildimmi……………

  77. zülfikar diyor ki:

    gerçek : degişmeyen,sabit ve evrensel olan şey nedir? her şey görecelimidir?bana kalırsa gerçek ön sezgilerin anlayabileceği yazıların yetersiz kalıcağı gizli bir bulmacadır? bu bulmacanın neresindeyiz?geçmişler şimdikiler için birazını çözmüşler bize düşen parçaları yerine oturtmak . gerçek aramak ve onu bulmaktır gerçek bunun için var.o bizi istiyor tanınmak istiyor.siz tanınmak istermiydiniz????????

  78. asigirl diyor ki:

    Bir merdivenin basamaklarıdır gerçek,
    her adımda biraz daha yükselten…ve her adımda biraz daha
    aşağıya indiren…bana göre gerçek BEN im !!!
    Size göre de SİZ olabilir…

  79. arda diyor ki:

    arkadaşlar gerçek veya gerçek olmayan yada gerçekleşemeyen gerçekler herbiri aslında bizim bakış açımızla birebir tam orantılı., albert einstein i hepiniz tanırsınız (belki tanımayan arkadaşlarım varsa kısaca tanıtıyım Gerçek ten atom bombasını yapan bilim adamı ve çok iyi bir fizik bilimcisidir )
    daha on üç yaşındayken okulda fizik hocası anlatığı bir ders te Tanrının gerçekte iyi biri olmadığını çünkü kötülüğüde tanrının yaratığını söyler .. Bu sözler üzerine albert einstein konuşma hakı ister ve ayağa kalkar
    e – hocam gerçekte soğuk varmıdır ?
    h -evet vardır.
    e – hayır efendim gerçekte soğuk diye birşey yoktur sadece sıcaklık oranı düştüğü için düşük sıcaklık vardır .
    e – peki karanlık varmıdır ?
    h – evet vardır .
    e – hayır efendim gerçekte karanlıok diye birşey yoktur. sadece görebilecek kadar yeterli ışık olmadığı için karanlık diyoruz ve gerçekte karanlık diye bir şey yoktur.
    ve sözlerine devam eder : tanrı gerçekte kötülüğü yaratmadı onuda bizler yaptık…..

    işte böyle sanırım fazla söze gerek yok ve eğer bir yazım hatasında bulunmuşsam eğer affınıza sığınırım …

  80. hüseyin diyor ki:

    gercek bence: herkesın kendı dusuncelerı kendı yasadıkları we bıldıklerı kendıne gore bır gercektırr .

  81. Hsyn diyor ki:

    bilimsel araştırma:
    Geçmişten günümüze insanoğlu sürekli olarak yaşayışı, varoluşu, çevresindeki olayları merak etmiş ve sorular sorarak çeşitli cevaplar üretmeye çalışmıştır.
    Bilim ve teknoloji gelişiminin temelinde insanoğlunun sonu gelmez merakı ve araştırma dürtüsü yer almaktadır. Asırlardır insanlar sürekli merak etmişler, sürekli sorular sormuşlar ve bu meraklarının ürettiği güdü ile çeşitli araştırmalar yapmışlar ve bu araştırmalarının karşılığını da bilgi olarak teknoloji olarak, daha işevuruk bir tanımlama ile ampul, telefon, otomobil, vs. olarak geri almışlardır.
    Araştırmayı: Kerlinger (1986): doğal olaylar arası ilişkiler hakkındaki hipotezlerin sistemli, kontrollü, ampirik ve eleştirel olarak incelenmesi, Arıkan (1995) ise: bir amaca ve bir sorunu çözmeye yönelik belirli aşamalar içerisinde ve bir düzen dahilinde yapılan bilimsel çalışmalar olarak tanımlamaktadırlar.
    Ulaşılan bilgilerin herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması ve yorumlanması için bilgiye ulaşmada izlenen yollarda belirli bir metodoloji takip edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.
    Bilimsel araştırma, sistematik veri toplama ve analiz etme sürecidir. Bazı bilimsel
    araştırmalar, kuram (teori) üretmeyi ya da var olan kuramları sınamayı amaçlamaktadır. Bilimsel araştırmalar bilgi edinme yollarından biri olup: Olayların tanımlanması ve sınıflanması, olaylar arasındaki ilişkileri bulmak, olayları anlamak ve açıklamak, olayların önceden tahmin edilmesi, olayların kontrolü, ilişkilerin içindeki sebepleri incelemek, vs. amaçlarla yapılmaktadır. Bilimsel araştırmalarla bilgi üretmek için bilimsel araştırma yöntemleri izlenmeli bir bilimsel araştırma; açık, anlaşılır, güvenilir, gerçekçi, düzenli, belirli bir mantık çerçevesinde ve doğru olmalıdır. (Güngör, ?)

  82. sultan arzu büşra diyor ki:

    tek gerçek ölümdür gerisi yalan

  83. kuto diyor ki:

    kuto der ki selamlar doğru değişkendir ama gerçek sabittir örneğin güneş fvar dır bu bir gerçektir yer çekimi kanunu bir gerçektir değiştirilemez ama doğru değişir toplumdan topluma ve insandan insana farklılık gösterir.

  84. kuto diyor ki:

    lütfen btu sayfalara münazara şekilinde bir şeyler ekleyin

  85. ruya diyor ki:

    ALLAHIN yaratıgı hersey gercektır

  86. murAT diyor ki:

    bu kadar basıt bir açıklama olmamalı kusura bakma begenmedim

  87. beyza diyor ki:

    bence gerçek değiştirilemeyendir ben şu anda konulu bir kompozisyon yazıyorum gerçeğin anlamını bulmak istedim ama burada yeterli bilgi verilmemiştir bu yazıları yazan kişi LÜTFEN NE YAZCAĞINIZI BİLMEDEN BİR ŞEYLER YAZMAYIN!!!

  88. yasiş diyor ki:

    Ben de bir şeyler söyleyeyim; her şey gerçektir, mesela yaşadığımız hayat gerçektir, yalan değil sadece geçicidir ama gerçekdir! Bu hayat sermayesinde biriktirdiğimiz ne varsa(iyi,kötü)herşey ve bize emanet edilen vücudumuz,kalbimiz,vicdanımız geçicidir ama gerçektir! Geçip gitmeyecek tek gerçek; Allah’ın varlığı,rahmeti,merhametidir! Daha da irdeleyip kafamızı bulandırmanın alemi yok boşa olur.Çünkü Allah ‘ın da insanoğluna verdiği,çizdiği sınırlar var…bize verilen bilinçle,akıl ve duyularla gerçeğin bu kadarını kaldırabiliyoruz ! Öldükten sonra farklı bir boyuta geçtiğimizde; Gerçeğin geriye kalan kısmını da görmüş olacağız.Hepimiz için dua edelim ki;Allah kalplerimizi ,aklımızı şaşırtmasın, doğru yolu göstersin arkadaşlar..Hepinize Sevgiler…:)

  89. HaYilEHU diyor ki:

    Herkese slmal arkadaslar..Ben benliğimi bildim bileli göreceli yada somutsal olara daha açılımı sabit olarak gerçeğin neolduğu konusunda hep araştrıp durdum ve çıkan sonucumu sizinle paylaşma istiyorum müsadenizle..GERÇEK..şuki.aslında hiçbirimiz burada değiliz..yani herbirimiz sadece akıl yüklü maddelerin enerji denen güçle birleşiminden oluşan YOKLUK alemi denen sıfır oktasında hareketsiz birbiçimde YÖNETEN konumundaki ‘VAR’larız..Yani bizler HEP VARDIK ancak dünya yansıması bize sinema gibi izletildiği için asıl BİZ i unuttuk ve sadece HATIRLAYANLAR bu olayı çözebildi..Hatırlayabileniz VAR ise lütfen Hatırlatın..ki Bu da sizin ilk Göreviniz..Hakkınızı Helal ediN..

  90. İrEm diyor ki:

    ben bu soruyu beklemiyordum hemde anlamadımmm

  91. heryer karanlık diyor ki:

    metafizik;anlayışımızın ötesinde,bana göre evren kötü bir tanrıdan ibaret… tabi herkesin kendince bir senaryosu,kişisel gerçekliği vardır, ve öyle senaryolar vardır ki ! çok fazla insan aynı senaryoya kapılır gider ve bende onlardan birindeydim küçükken ,artık hiçbir yoldan gitmemeyi seçiyorum yolun ortasında öylece beklemeyi… neden mi ? bilemeyeceğimi bildiğim için ve ben bildiğini bilen insanlardan korktuğum için buraya bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum çünkü sayımız çok az ama doğru ya einstein de 1 TANE !!!

  92. siyah şapka diyor ki:

    Anlayışımızın ötesinde

  93. swing diyor ki:

    Merhaba!!!
    Benim kafama takılanda tamda böyle birşey çok düşündüm ama hala doğru ve gerçek konusunda tatmin edici bir bilgiye ulaşmadım.Bu yazıda beni tatmin etmedi.
    Birçok yorum yapılmış ama çoğu kendiyle çelişiyor.
    Teşekkürler.Aramaya devam…

  94. adem çelebi diyor ki:

    bende arkadaşlarıma katılıyorum bu kadar basit olmamalı ben ce bu var ve yok arasında olan bir cvp yani belirsizlik siz böle cvp veremesınız daha özel ve anlamlı olması gerekiyo bn de beyenmedim!

  95. Günay Aktürk diyor ki:

    Astronomiyle ilgilenenler, muazzam bir yalnızlığın içine düşerler. Hiç bir şeyden ne büyük nede küçüğüz. Bir çok şeye de gücümüz de yetmiyor, o kadar aciziz ki… Aslında bir ölümlünün dünyasındaki gerçeği arıyoruz: Bir gün bitecek olan yaşamın içinde aradığımız gerçek ne kadar doğru olabilir ki… Bu gerçeği bir Tanrıya bağlayan arkadaşlara önce şöyle bir örnek vereyim: Uçsuz bucaksız bir okyanusun içindeki küçücük bir çakıl taşının içinde var ile yokluğu belli olmayan dünyadaki Tanrı’yı insandan başkası yaratmış olamaz. En basitinden müslümanlık dininin geri de bıraktığı şeriat, İslam ilkelerinde kendi halkını kesiyor.
    Gerçek olan şey bu denli bir yıkım getirmemeli.
    Dolayısıyla gerçek denilen şeyin de bir inançla alakası olamaz. Hem, gerçek denilen şey saf olmalı, insandan insana farklılık göstermeyen, kendi içinde de değişime uğramayan şey olmalı:
    Yani hiçlik! Dün, hiç oldu gitti. bugün ve yarın da hiçe dönüşecekler. Hepsi de teker teker yaşanıp birer hiçe dönüşüyor. Değişmeyen şey değişimin kendisidir sözü gibi, değişmeyen şey, hiçliğin ta kendisi…

  96. kadir diyor ki:

    bence gerçek manivayatı yaşayabilmektir. onu hissetmektir.

  97. sorgu diyor ki:

    Gerçeğe sabittir, değişmez, evrenseldir dersek onu dogmalaştırırız. Bilimde ve onun tanımladığı nesnellikte değişmeyen hiç bir şey yoktur. Değişmezlik ancak din dogmalarında olur. Buradaki değişmez olarak nitelediğimiz bilimsel yasalar, evrenin bir başka köşesinde geçerli olmayabilir. Bu yüzden “gerçekler” de, yorumlayanlara bağlı “doğrular” da görelidir. Aslında doğruların tanımı da, dış dünyamızdaki nesnel gerçeklerle zamana ve mekana bağımlı olarak örtüşüyorlarsa, onlar da gerçekler kadar göreli gerçektirler.

    DEVAMI…
    http://www.fikir.in/konu-gercek-nedir-in-elestirisi

  98. murat diyor ki:

    gerçek.. sonuçtur.. tamamlanan herşey gerçektir. gerçek ispat ister ispatlar bizi gerçeğe götürür..

  99. ERDAL ÇEVİK diyor ki:

    TEK GERÇEK ÖLÜM

  100. zinar diyor ki:

    mrb a. arkadaşlar eminimki bu sorguladığımız arayışın bir gerçeği vardır teori insanın gerçeğini kabul etirmekte gerçek arayışın da, ikilem bir kişilik olduğunu göstermekte. kendimizde kabulenemediğimiz, tanımadığımız soyut bir kavramdır. kendinizi keşfetinğinizde bunun farkına varacağınıza inanıyorum. toplumsal düşüncede insanların itifakı aynıdır ama ben farklılık olabilir inacındayım.olaylara gerçekçi bir yaklaşımla tarafsız özgür bir iradeyle. kendim gerçekliğini engelsiz başarılı ve olumlu kıla biliriz. örneğin kendimizi. tanıyarak bunu doğruluya biliriz, sorusunu sora biliriz kendimize, bunu merak eden herkese. sevgiler, zinar_zinar2121@hotmail.com

  101. sarı karanlık diyor ki:

    insanların tanrı dedikleri şeye ben kabus diyorum.kabus bir sistem ve sadece tanrı bu sistemin dışına çıkabilir.

  102. merak diyor ki:

    Gerçek; değişmeyendir, sabittir, evrenseldir.

    deişmeyen sabit ve evrensel olan bişey söylermisin gercek kelimesinden başka ?

    ben söyleyim deişmeyen deişimin kendisidir
    sabit kalan bişey yoktur
    evrensel olan tek şeyse herşeyin göreceli oldugudur.

  103. merak diyor ki:

    senin gercek tanımında sana ait üzgünüm evrenseldeil :)

Leave a Reply