Gerçek nedir?
Gerçek; değişmeyendir, sabittir, evrenseldir.
Yıllarboyu gerçeği aramayı hayat felsefesi haline getirmiş biri olarak, gerçeğin tarifini yapma ihtiyacı hissettim. Aslında bu tanım bilim literatüründeki yasanın tanımıyla birebir örtüşüyor. Bu da bilimsel olarakta dogru bir tanım yaptığımın ispatıdır diye düşünüyorum.
Günlük hayatımızda “doÄŸru” ve “gerçek” kelimelerinin tam bir anlam kargaÅŸasıyla kullanıldığının farkına vardım. DoÄŸru bilimsel literatürde teori’ye karsılık gelir. Gerçek ise yasaya. Buradan ÅŸu sonuca varabiliriz.
- Dogru; değişkendir, yanlışlanabilir, tartışılabilir.
- Gerçek; sabittir,degişmez,tartışılmaz.
DoÄŸru ve gerçek arasındaki farkı ve iliÅŸkiyi ÅŸu ÅŸekilde açıklayabiliriz; Ortaya atılan bir iddianın doÄŸrulanabilirliÄŸini mantıken ispatlayacak kanıtlar ortaya koymalıyız. İddianın doÄŸruluÄŸunu ispatlayacak birden fazla kanıt veya birden fazla baÅŸka dogru olabilir. GerçeÄŸe giden yolda bu kanıtların veya bu doÄŸruların gerçekliÄŸini ispatlayabilmek için bir takım olgulara ihtiyacımız var. Bunlar bilgi, mantık ve görebilirlik’tir.
Bilgi; belli bir süreç içinde edindiğimiz birikimlerdir. Eksikliği fazlalığı tartışılabilir ancak gerçekliği kanıtlanmış bilgileri, başka bir iddianın gerçekliğini ispatlamak için kullanabiliriz.
Mantık; insana özgü, bilgiyle orantılı olarak düşünsel bir karar verme ve fikir yürütme mekanizmasıdır. Mantık genelde gerçekle ters düşmez. Doğrular arasında yanlız kalırsa yanılgıya düşebilir. O yüzden sadece mantığımıza güvenmek yanlış olur.
Görebilirlik belki size yabancı bir kavram gibi gelebilir ama gerçeği bulmada önemli rol oynar. Bilgilerimizin mantık çercevesinde düşüncelerimizle yoğrulup neden-sonuç ilişkisini ortaya çıkarabilmektir.
Kanıtlarımızı veya doğrularımızı bilgi, mantık ve görebilirlik eleklerinden geçirdikten sonra elimizdeki kanıt veya doğruların bazılarının yanlışa düştüğünü bazılarının gerçeğe yaklaştığını görürüz. Bu eleme süreci bilgi birikimiyle doğru orantılı olarak artar veya azalır. Bu şu anlama gelir; Bazı gerçekleri 1 yılda bulabiliriz, bazılarını 100 yılda, bazılarını 1000 yılda, bazılarını hiç bulamayabiliriz.
Yazan: Bigalıoğlu
30 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »

MUSTAFA TUR
ben burda bilimsel yazı nedir dedim ama bura çıktı benim ihtıyacım olan sey bilimsel yazının ne demek olduğu ben sahsen begenmedım kusura bakmayı
24 February 2006
murat
bu kadar basit anlatım bana yeterli gelmedi ancak bu konuda daha fazla ve derin araştırma yapmanız gerektiğini düşünüyorum
06 March 2006
kubra
gerçegin tanımını bu ise kişinin hayatta kaygılanabilecegi bişey kalmamış:) gerçek! ben gerçekmiyim gerçek insanın kendisiyle çelişmesi olabilir tanımı yok
18 March 2006
muhammed
gercek sudur 5 duyu organımızla hissettiğimiz olayların beyinde elektirik yoluyla yorumlanmasıdır. peki 5 duyu organımızı kayıp rttik gercek kayboldu. ama yüce ALLAH ı 5 duyu organımız ile algılayamıyoruz o zaman gercek diye bir sey kesinlikle yoktur.
03 May 2006
Sude
Sizki gerçeği yıllar boyu arayan biri, gerçeği hiç bulamamış olduğunuzu düşünüyorum. Çünkü ben de gerçeği bulmak istiyorum, malesef sizin yazıklarınızdan beynimde ışık yanmadı. Gerçek nedir sorusuna ışık arıyorum.
21 July 2006
Sedef
Sanıyorum birçok insan hayatını bilgi ve mantık yoluyla tamamlıyordur.
Çok bilgisi olan mantıklı, belki de kendine göre gerçeği bulabilmiş biri; ölünce bulduğu gerçekleri yanında mı götürüyor?
Niye yaşıyoruz? Nedir bu mücadele? İyi bir hayat için sürekli çalışıyoruz. Tam elde edince bu sefer ömrümüz bitiyor.
Bu soruların cevabında gerçeği bulur muyum?
27 July 2006
Akhates
Gerçek her insanın içinde değişkenlik gösteren bir maneviyattır. Yani hissedilmez, ancak duyumsanır.
Materyallerle dolu dünyanın orta göbeğinde hatta materyalden oluşan bir vücudu taşıyıpta, gerçeğin maneviyattan oluştuğunu iddaa etmek, belki de son derece aykırı ama ilk söylediğim gibi maddiyatın içinde hatta ötesindeki mutluluktur gerçeklik bence.
31 August 2006
Filozzof
Gerçek bence tanımlanamaz. Ben sadece Muhammed arkadaşımın sölediğine bir karşılık vermek istiorum.
Beş duyu organımızla algıladığımız her şey gerçektir diyosun peki çay bardığının içindeki kaşık kırık gibi gözüküyo resmen ve bunuda beş duyu organlarımızdan biri olan gözle alglıyosun ama bu gerçek gibi gözüktüğü halde gerçek deil gözün seni yanıltıo yani gerçekliğine inanmıosun birde belkide sen suan yaşamıorda uyuyo olabilirsin bunun ispatını bana sölermisin rüya sandığın şey belkide gerçek olandır bunun yanlış olduğunu nerden biliosun ben bunu merak ettim o kadar?
20 September 2006
Ahmet
Gerçek diye bir şey yoktur.
21 September 2006
Baba Horoz
Sn.Bigalıoğlu’nu kutluyorum. Ana amacının insanlara pozitif düşünceler verebilmek olduğu apaçık. Akademisyen olmadığı halde, amacını akademik ağızla aktarmaya çalıştığı için başarılı olmadığı kanısı uyanıyor.
Bir de, ilk paragrafta daha okuyucuya olayı aktarmadan:
“Aslında bu tanım bilim literatüründeki yasanın tanımıyla birebir örtüşüyor. Bu da bilimsel olarakta dogru bir tanım yaptığımın ispatıdır diye düşünüyorum.”
cümlelerini kullanması okuyucudan gelecek yorumları dikkate almama gerek yok, zaten ispatlamışım güdülemesi hissettirmektedir.
Bence sadece olayları ve görüşlerini verip son yorumu okuyucuya bırakmak daha isabetli olurdu.
Şahsen ben yazıdan faydalandım. Yazarın gerçeğe varmak için kullanılması gerektiğine inandığı üç prensip yıllarca duygusal kararlar verip ekonomik ve manevi zararlar gören bir kişi olarak neden mantığımı kullanma refleksini veremediğim konusunda beni uyardı.
Bilgi, mantık ve görebilirlik. Görebilirlik gerçekten önemli, çünkü görmek var, bakmak var. Diskromatopsi dediğimiz renk körlüğünün tespitinde kullanılan testte, sadece bakarsak rengarenk beneklerin içinde saklanmış olan rakamı veya yazıyı göremiyoruz görmek için bakarsak içerdeki gerçeği seçiyoruz. İşte bize hayatın içini görebilmeyi sağlayan diğer iki unsur bilgi ve mantık oluyor.
Bu konu genişletilmeye çok müsait. Ben sadece popüler bir konu üzerinden örnek vereceğim: Futbol da bilginiz var, mantığınız var sahada futbolcu olarak bunları uyguluyorsunuz, bunların ışığında gol olana kadar yaptığınız başarılı uygulamalar doğruları, kalecinin üzülerek ağlardan aldığı top ise gol olduğu gerçeğini bize anlatır. Gol gerçeğine ulaşabilmek için 3-5-2, 4-4-1 gibi yöntemlerle oynarsın ama hepsi bir maçın doğrusu değildir. Öbür rakibe karşı başka bir doğru sistem vardır. Ama önemli olan gol gerçeğine varmaktır.
Genelde doğrular değişebilir ama gerçek değişmez diyebiliriz. Ama bazen gerçekler de değişebilir. Örneğin, daha düne kadar bir tek güneş sistemi olduğu bir gerçekti. Ama bilimadamları şimdide CERES ismini verdikleri bir güneş sistemi daha buldu. Ne oldu gerçek değişti. Gezegenler dokuz tane diye biliniyordu. Bir tane daha bulundu. Doğru, gerçeğe ulaşmada kullanılan her türlü aktivitenin bütünüdür. Onun da doğru olduğu gerçeğe ulaşılınca anlaşılır. Selamlar.
Not: FİLOZZOF rumuzlu kardeşimin mutlaka birkaç öğretim diploması vardır. Türkçe eğitimi almış birisinin Türkçe’yi layıkıyla kullanmasını beklemek benim vatandaşlık hakkımdır, bu hakkımı kendisinden talep ediyorum. Konuşmada hata olursa, insanın damak ve diş yapısı ile orantılı olarak bazı harfleri yutabilirsiniz, özürü olabilir. Ama hatalı yazmanın özürü olamaz. Her kelimede birer harf eksik. Ülkenin resmi kurumlarının bile görsel ve işitsel alanlarda bu katliamı yaptığı ülkede bu arkadaşımı suçlayamam ama kötü bir alışkanlık olarak kalırsa üzülürüm. Lütfen güzel Türkçe’mize sahip çıkalım.
21 September 2006
Sebahattin Zorlu
Bizler, bir şeyin var olması için, onun bir cismi ve ismi olması algılanabilinir ve tarif edilebilinir olması gerekir diye düşünürüz. Cismi, ismi yoksa algılanıp tarif de edilmiyorsa bizim için yoktur.
“GERCEK” ya bunun tam tersiyse?
Yoklugun varlığını hiç düşündünüz mü?
09 October 2006
Hüseyin Kolcu
Ya bilgisayarla beynimize birisi kablolarla bağlanmış ve gördüğümüz yaşadığımız düşünebildiğimiz her şey o bilgisayarın başındakinin bilgisayarıyla girdiği programlarsa ve gerçek olan tek şey bizim zavallılığımızsa…
11 October 2006
Barış Başaran
“Gerçek nedir” sorusunu soran, gerçek olmadığını anladığında, kendi gerçekdışılığıyla yüzleştiği an gerçektir.
14 October 2006
Sebahattin
Barış çok güzel özetlemişşin, teşekkürler.
15 October 2006
Store
Gerçek yoktur, doğru vardır.
15 October 2006
Trend
Aslında bir tesadüf oldu bu linke girmem ama baktım ki, çok güzel bir tartışma konusu var ve hayranlıkla herkesin yazdığı yorumları okudum.
Bana kalırsa da doğru çoktur herkese göre bir doğru vardır ama gerçek bir tanedir ve bu gerçekte, bize doğruyu sunar.
Ve doğru ile mantık arasındaki çelişkiye de gerçek son verir. Yani gerçek vardır.
30 October 2006
Sinan
Bu siteye Türk Dili Edebiyatı ödevimi araştırmak için girmiştim. Ödev gerçek ile hakikat arasındaki farklılıktı.
Sitede gezerken gözüm bu linke takıldı ve bir şeyler de ben eklemek istedim.
Gerçek olmak ya da olmamaktır. Yani gerçek herkese göre değişebilir. Her inanca göre değişebilir.
Bana göre gerçek olan var olan ona göre gerçek değildir. Kısaca gekçek herkese göre değişebilen bir kavramdır.
01 November 2006
Bercenay
Sinan Bey, yazımı iyi okumadıgınızı düşünüyorum.
Herkese göre değişen şey DOĞRU’dur. Herkese göre değişmeyen şey GERÇEK.
Eklemek istediğim bir şey daha var. Yanlışlara uğrayarak doğruları buluruz. Doğrulara uğrayarak gerçege yaklaşırız.
Bir de, gerçekle ilgili bir örnek vermek istiyorum.
Dünya’nın kutuplarının basık olması Dünya’nın yuvarlak olduğu gerceğini değistirmez.
Gerçeği yanlışlamaya çalışmak gerçeği zayıflatmaz ama güçlendirir.
her durumda gerçeğin değişmezliğini bozamazsınız.
07 November 2006
Gökhan
Güzel bir konu. Tesadüfen de görmedim bu konuyu. Gecenin 02.01′inde tam uyacakken, yine aklıma takıldı.
“Ben kimim” diye ve google gerçekliğinde “Gerçek nedir?”in cevabını aradım ve ilk çıkan site oldu burası. Ama malesef burda da bulamadım cevabı daha doğrusu tatminkar cevabı.
Ama benim gibi arayanların olması da hoşuma gitti. Çevremde bunu sorgulayan yokta sorgulamaya kalksan hemen sus çarpılırsın deniyor.
Herifin oğlu 18 aylık, bebeğe tecavüz ediyor çarpılmıyor da ben bir kelime ettim diye çarpılıcağımı düşünen bir toplumda yaşamak hakkaten zor zanaat.
Neyse bu konuda cevabım olsa aramazdım herhalde ben de.
“13. Kat” adlı filmini izleyen olmuştur herhalde aramızda. Bence oradaki gibi bir durum var. İzlemeyen varsa arattırıp bulsun Google’da. Anlatmayayım şimdi.
Hani deniyor ya “Tanrı 7 günde yarattı” diye bence bu yaratma işini çok aceleye getirmiş ki dünya böyle dengesiz ve de saçma olmuş.
Üzerinde biraz daha çalışsa hakkaten güzel bir dünya olabilme potansiyeli varmış. Ne yapalım katlanacağız ve ölünce anlayacağız gerçek nedirin cevabını Descartes ne demiş “Düşünüyorum, o halde varım”.
Üzgümün düşünemiyorum ve o halde ben yokum. Yok olmaktansa hiç ama hiç memnun değilim.
23 November 2006
Sebahattin Zorlu
“Ben neyim” diye o nihayi soruyu derinlemesine korkmadan hiç düşündünüz mü? Doğumlu ve ölümlü analı ve babalı kadın veya erkek kendimizi bu kavramlar içinde tanır ve kendimiz sandığımız kişinin kölesi olup derdini tasasını çekip yaşamadan geçer gideriz. Taa ki rüyasında kendini zavallı bir dilenci gören Krala, sen zannettiğin değilsin uyan! hitabı gelesiye kadar.
İnsan ancak yapışmadığı, özleşmediği, ben ve benim demediği sürece özgür olabilir. Bu her ne olursa olsun! İster bedeni, ister fikirlerle dolu zihni.
İnsan şu ya da bu olmadan var olmanın ne demek olduğunu anlayıp yaşadığı zaman özgürleşmenin ve bilmenin manasını derinliğini ve mükemmelliğini anlar!
25 November 2006
Umut Turunç
Gerçek: şimdiki ana verilen addır. Şimdiki zamanda ne geçmiş ne de gelecek vardır. Sadece saf bir varoluş vardır. Ben gerçeği felsefelerle değil; gördüklerimle bilmek istiyoum.
27 November 2006
Sefil
Nedir gerçek, buna kim cevap verecek? Siz, ben, o, şu, Bilal, Mehmet… Kimden isteriz cevabını?
Kendini bil öyle değil mi? O zaman sorulması gereken kişi… Bir arayan olduğunuz sürece aramaya devam edersiniz. Ta ki onu bırakana kadar.
Sevgiyle kalın.
08 December 2006
Sebahattin Zorlu
Evet, gerçek aranıp bulunacak bir şey değil. O farkedilecek olandır. O çok iyi bildiğiniz “Ben” yani varoluş duygunuzdur ki, onu hiçbir aklı selim kişi inkar edemez!
Ne var ki, “Ben” dediğimiz varlık zihin tarafından örtülmüş, kişilik vehmine kapılmış, kendini göremez hala gelmiştir.
Onun icin Hz. Muhammed bu zandan kurtulmamız için “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” demiştir.
Hz. İsa da bu aldanmadan kurtulmamız için “Sen hala insan gibi düşünüyorsun, Allah gibi değil” demiştir.
“Gercek hiç
09 December 2006
Fanivebaki
TEK ”gerçek” , değişkenler içindeki değişmeyendir. Yani diğer bir deyişle her hangi bir şey ile özdeşleşmemiş derinindeki BEN bilincidir. “Ben benim” diyendir. Ama lafla diyen değil! Ne beden, ne ruh, ne de ismi olan bir cisim.
“BEN insanın sırrıyım, insan BENim sırrım”
09 December 2006
Sebahattin Zorlu
Gercegi bilmek, olmak demektir! Biz ancak sahte olani bilebiliriz ki, buna da gerçek denir.
Algılanan sahtedir, algılayan Gerçek, bilinen sahtedir, bilen Gercek.
“Gözler O
10 December 2006
Fanivebaki
Düşünüyordum da bu konu ile ilgili. Sanırım bir kavram kargaşası yaşıyoruz gerçek derken.
Atladığımız nokta gerçek kavramının çok, Hakikatin ise TEK ve değişmez olduğudur.
Biz hakikati anlatmaya çalışırken burada gerçek ismi ile etiketlediğimiz için havada kalıyor söylediklerimiz. Dolayısı ile de herkesin kendine göre mutlak bir gerçekliği söz konusu olduğundan hepsi de doğru bir gerçek olarak kabul ediliyor.
Bence gerçek dediğimiz kavram Hakikat’in farklı görüntüleridir.
Aynen;
Ete kemiğe büründüm,
Yunus diye göründüm dizelerindeki gerçek gibi.
Yunus bir gerçektir inkar edilemez, ancak ne var ki gerçekliğini ÖZde saklı olan Hakikatten almaktadir. Ve bu Yunus gerçekliği doğru olmasına rağmen geçicidir. Kendi de bunu bilmektedir. Ve sadece ete kemiğe bürünmüş haline Yunus dendiğini ifade etmektedir. Geçici olmayan, Hakikat ise
Bir ‘BEN‘ var benden içeri seslenişindeki ÖZ / BEN. Algılayan, bilen ve gören.
11 December 2006
Bigalıoğlu
Arkadaşlar; gerçek ile ilgili birkaç örnek daha vermek istiyorum.
2+2=4 ile başlayan bütün matematik denklemleri ve parametreleri gerçektir.
Fizik yasaların büyük bir çoğunluğu gerçek veya gerçege çok yakındır.
Akıl, mantık, düşünce olguları gerçektir. Umut gerçektir. İnanç gerçektir. Ancak inanılan “şey” kişiden kişiye değişebilir. En büyük olasılık gerçege en yakın olandır.
Değişkenler içindeki değişmeyen de gerçektir. Huylarımız gibi, bunlar kişisel gerçekliğimizdir.
Hiç’likte gerçektir. Hiçlikten önceki “ben” de. Ben gerçeğim, yaşanmışlıgım da öyle, bir gün yok olacak olsam da.
12 December 2006
Sebahattin Zorlu
Biz “hiç”iz, gerçek “hiç”liktir derken, saf varoluş haline dikkat cekmek istiyoruz. Herhangi bir şey olmadan varolma haline!
Bazı arkadaşlar Nietszche’nin hiçliğiyle karıştırmışlar. O öyle bir “hiç”liktir ki aynı zamanda her şeyin potansiyel olarak barındığı Rahim’dir!
13 December 2006
Serkan
Gerçek olan beden midir ruh mu? Ruhdur. Peki beden sadece bu dünyada var. O da sadece bir gün belki bir gün bile değil ama ruh var.
Sizce bunlar doğru mudur gerçek mi? Peki ahiret gerçek mi? Ben onu göremiyorum ama inanıyorum. İnanmak da bir gerçek doğru değil o zaman.
17 December 2006
Arjen
Bence de. Arkadaşlara katılıyorum, gerçek diye bir şey yoktur! Bir kere kelimelerde hata yapmış literatür edebiyattır eddebiyattında gerçek anlamı yalandır!
18 December 2006
Sebahattin Zorlu
19 December 2006
Barış
Ölümden başka ne gerçek vardır şu an? Bilinçli olarak düşünün.
28 December 2006
Yilmaz I/Belçika
Sevgili kardeşlerim, gerçek kelimesini kısaca benim düşüncemle anlatayım.
Gökteki yaratılmış olan Ay, Güneş ve Yıldızlar bir gerçektir. Gerçek olmayan da hayal edipte ulaşamadığınız.
23 January 2007
Eryet
Arkadaşlar herkes kendi görüş ve düşüncelerini dile getirmiş. Ben de birkaç şey söleyeceğim.
Dini bağlamda insan yapmıştır ve tapmıştır. Bizler doğanın birer ürünüyüz. Bu yüzden bu kavramda bizim ürünümüzdür.
Evren bizden öncede vardı. Biz öldükten sonra da var olucak. Tabii ki bu da tartışılabilinir. Herkesin düşünce ve algı yapısı farklıdır. Ama hepimizin ortak aynı algıladığı şeyler vardır.
Örneğin toprak, hava, su, ateş, demir vb… Örnekler çoğaltılabilinir. Ama bence asıl olan şu andır.
İşte oturdum bilgisayarın başına ve gerçek nedir diye yazdım ve burasını gördüm. Ben de yorum yaptım kendimce.
Ve şunu da unutmamak gerekir ki insanoğlunun yapacakları hayalleriyle sınırlıdır. Benim için gerçek hayatın ta kendisidir. İçtiğimiz sudur. Yediğimiz ekmektir. Sevmektir ya da sevilmek. Çünkü hepsi bu doğanın canlıları içindir.
14 February 2007
Juanna
Bence hayatta gerçek olan tek şey var olmak. Gerisi her şey başarılysan iyisin. Başarısızsan yoksun. İşte gerçek bu.
21 February 2007
Sebahattin Zorlu
Gerçek hayat sahibi ancak O’dur ! (Mümin 65)
Gerçek su ki, O’dur isiten gören ! (isra 1)
21 February 2007
Emir
Ben şahsen bu konuda kafayı sıyırmak üzereyim. Nedir bu gerçek biz var mıyız yoksa hayal miyiz? Bizi hayatta sürükleyen şey ne.
03 March 2007
Bigalıoğlu
Siz yine de kafayı sıyırmayın. Oldukça karmaşık bir konu. Yalnız şu kadarını söyleyebilirim. Bu konu dahil hayatta her şeyin, sizin deyiminizle dinle veya ilahi bir güçle ilgisi var.
Bu konu ile ilgili bir yazı yazacagım, yakında. Sanıyorum, her şey biraz daha aydınlanacak.
04 March 2007
Sebahattin Zorlu
Gerçeğin güneşi kendimizi bedenle özleştirme bulutunun ardında gizli kalır.
Bütün isimler ve şekiller terk edildiklerinde gerçek bizimledir!
Çokluk ve çesitlilik yalnızca zihindedir. Gerçek ise Tek’dir!
İsimlerin, şekillerin, zihinlerin ve bedenlerin çoklugu bizi yanıltmasın!
Sadece ÖZ vardir, her şeyin Tek Özü!
Her şey Bir’dir. Bir her şeydir!
Bakın bu konu hakkında Muhyiddin İbn-i Arabi ne diyor;
Sen Hakk’ın sureti ve Hakk da senin ruhun olduğu cihetle sen Hakk için cisman
05 March 2007
Fikri
İnsan, hayvan, eşya, para, kadın, erkek, güneş, dünya, ay, çocuk, doğum, ölüm, sex, göz, kulak, ağız, diş, el, ayak, saç, kıl, burun, kalem, kağıt, yazı, bilgisayar, internet, yemek, ekmek, elma, portakal, karpuz vb gördüğünüz, duyduğunuz, kokladığınız, tatığınız, ellediğiniz, her şeyin gerçek ve doğru olduğunu bilir ve kabul ederiz.
Evet beş duyu organının işe yaraması için öğrenebilen, kavrayan, anlayan bir akıla ihtiyaç olduğu, insan aklının ne işe yaradığını tam olarak öğrenebilirse gerçek ve doğrunun tanımı yaparsınız.
Evet biz kendimizin varolduğuna, gerçek olduğuna doğru olduğuna inanıyoruz. İnsan Allah’ın yarattığı bir mükemmeldir.
Biliyoruz ama hepsinin ötesinde her şeyin üzerinde bir güç ve varlık olan bunları yaratan bir Allah’ın varlığına birliğine inanıyoruz.
dünya sınav yeri, tarla, otel, misafirhane, ölüm var geçici bir süre yaşadıktan sonra ölüm gerçeği ile karşılaşıp boyut değiştirmek ve dünya dershanesinde hayat derslerinden bakalım ne kadarı bizi iyi ve kötü olarak gösterecek sonuç bilemiyoruz.
Gerçekten sınav salonundayız. Sınav sonuçları ise öldükten sonra açıklanacak bir sınav iyi ve kötü işlerimizle Kulluk sınavı bakalım nasıl bir karne gelecek önümüze.
07 March 2007
Mustafa İnce
Kafama bu zamana kadar çok takıldı. Hala da arıyorum.
Gerçeğin gerçek bir tanımını yapamadım. Yapılacağını da düşünmüyorum.
Benim doğrum şu; herkesin kendi doğrularının içinde inandığı gerçekler vardır.
Allah gerçektir. Bu dünyada değilse bile ben gerçeğim. İnanmayan birisi için tanrı gerçek değildir. Bu tanrının gerçek olmadığı anlamına gelmez.
Bunlar benim doğrularımdır.
Bazı arkadaşların yazdıklarına cevap vermek istiyorum.
Matematiğin gerçek olduğunu iddia etmişsin. Ama ben desem ki 2+2=n desem ne dersin? Benim yanlış yaptığımı nasıl ispatlayabilirsin ki?
Matematikte, fizikte doğrulardan oluşur. Bunlar genel kabul görmüş doğrulardır. 2+2′nin 4 olduğunu kabul ederiz. Aynı şekilde çekim kuvveti içinde geçerli. Çekim kuvvetinin olmadığı bir yer varsa. Çekim kuvveti nasıl gerçek olabilir ki?
İkinci olarak da, hakikat ve gerçek ile ilgili yazı yazan arkadaşa bir şey demek istiyorum. Aslında yapmaya çalıştığın gerçek tanımı doğru ile örtüşüyor. Hakikat tanımı da gerçekle. Farklı kelimeleri kullanarak bu soruya yanıt bulamazsın.
16 March 2007
Mazlumadam
Gerçek insanın içinde var olandır. Bu dünyada gerçek olan şey insandır. Doğrular yanılgıya uğrayabilirler fakat gerçek asla.
Gerçek insanın içindedir. Eğer sen kendini keşfetmeye başlarsan o zaman bulursun ki bu yıllarda hor görülen ve geri kafalı sayılan (haşa) İslam dininde bunların hepsi vardır. Hepsi anlatılmıstır.
İslam dininin sufizm dalı vardır ki bu insanı gerçeğe götürür. Yani insanı kendi içine ve kendi benligine yani ölümsüz olan ruha götürür ve bu ruhta ‘O’nun yansımasıdır.
Unutmayın ne zaman ki kendinizi en küçük yani ‘hiç’ yerine koydugunuz zaman, işte o zaman yükselmeye başlarsınız.
Eğer gerçeği bulmak isteyen biri varsa yardım edebildiğim kadar anlatırım. Yardım isteyen herkes eklesin ozan_han_zade@hotmail.com. Saglıcakla ve ‘o’ nun nuruyla ısığıyla kalın.
11 April 2007
Fatih
gerçek: bir yoldur kişinin kendine benımsediği bır yol gercege yalnızca feda etmek we görebilme yeteneği ile ulasılır.
(gerçek sonuna kadar acıdır) neden bunları söyluyorum ben ölmeden ölmeyi basarabilmiş ınsanlarla alış werişi bi şekilde bitirmiş bi insanım hayatı sıfırladım yane we suanda gercegın Tam ortasındayım bundan emınım. Buna dayanarak da şunu söylemek istiyorum.
Gerçek zamanı yakalayabilmekdir. Şükürler olsun ki ben de zamanı yakalamanın bahtıyarlığı içerisindeyim.
Teşekkürler.
22 April 2007
Bigalıoğlu
Fatih; farkına varabilirlik ve görebilirlik desek ortak bir noktaya yaklaşmış olacağız.
Farkında olabilmek çok önemli bir kavram; birçoklarımız bu farkındalığa ulaşabilmek için çok uzun yıllar harcıyoruz. Hayat böyle.
Geriye dönüp baktığımızda geçmişteki kendimizi daha iyi görüyoruz.
Gerçek zamandan benim anladığım zamansızlık, belki bu konuda farklı düşünüyor olabiliriz.
Bir tahminde bulunmak istiyorum. İçindeki yüce öz’e ulaştığını düşünüyorum. Ama bunun gerçekliğin ortası olduğunu nasıl biliyorsun.
Biraz daha açarsan belki bizlere daha fazla şey katabilirsin.
23 April 2007
Fatih
Bigalıoğlu teşekkür ederim önce. İlk başta da dediğim gıbı gercek bir yoldur içindeki öze ulaşmakda yatıyor bunun altında.
Evet ben ulaşdığımı sanmıyorum fakat bunun için çabalıyorum. Gerçekliğin ortasında olduğumdan emin olup olmadığıma gelince yani nasıl emin oluyorsun deyince sana şöyle bir cevap verebilirim.
Şimdi gerçeği tamamen yaşayan insan, olan olayları ve yaşamını hiçbir şekilde açıklıyamıyor açıkcası tam bu nokdada ben de gerçeğin tam ortasında olduğumu iddia ediyorum. Yaşarım, anlatamam dıyorum ben :)
Teşekkür ederim.
24 April 2007
Sebahattin Zorlu
Yılların getirmiş olduğu sahte fikirler bizi zavallı, sinirli bir kişi kimliğine
bürümüşken, hakikat güneşi bu kişilik bulutunun ardında görünmez hale gelmişken, bir beşer gibi düşünüp, değerlendirme yapıp yaşarken, GERÇEK yaşanmaz!
28 April 2007
Turgay
Yorum yapan herkese ‘Ne biliyoruz ki?‘ adlı araştırmayı tavsiye ediyorum. VCD’sini Kanal D Home Videodan temin edebilirsiniz.
06 May 2007
Akaramaji
Bilinmeyen bilindikçe bilineni değiştirebiliyorsa ‘gerçek bilinen’ yerini o andan itibaren gerçek diye bilinecek olana bırakacaktır.
Bu durumda gerçek bilinen ne yazık ki mutlak gerçek(hakikat) olmayacaktır.
“Gerçek nedir?” sorusu maalesef tuzak bir sorudur. “Gerçek diye bilinen nedir?” sorusu yol almamızı sağlayacaktır. Çünkü gerçek özü gizleyen bir perde gibidir.
Bu söylem tamamen felsefik bir açılımdır. Materyali bağlamaz.
08 May 2007
Mavi
Kişinin doğrusu gerçeğidir.
Akaramaji ‘nin yazdığı gibi, gerçek katmanları özü gizleyen perdeler gibi. Perdeleri kaldırdıkça öze biraz daha yaklaşıyorsun. YaklaÅŸtıkça bilinmezliÄŸin çekimi sizi sarıyor. Sanki ona ulaÅŸmazsanız maddi, manevi hiçbir ÅŸey sizi tatmin etmeyecek gibi. Sonuç tanımlanamaz. Sadece her ÅŸey ve hiçbir ÅŸey hepsi bu.
29 July 2007
Ömer
Gerçek, ruh gibidir. O’nu bilen anlatmaz, O’nu anlatan bilmez.
23 January 2008
felsefeci
Bir çoÄŸunun söylediÄŸi gibi gerçek yoktur.. aslında gerçek de vardır. hz. muhammed’in devamlı söylediÄŸi bir söz varmış gerçek mi çok mu merak ediyorsunuz iÅŸte ölüm gerçektir demiÅŸ
siz kendinizi aynada görebiliyormusunuz karşınızdaki bir yansıma öyle deÄŸilmi iÅŸte gerçekte öyle…
söyle bir düşünelim arkadaşlar rüyada iken gördüklerinize reaksiyon veya tepki gösteriliyor yaşananlar sanki gerçekmiş gibi rüyanda kalkıyorsun ama başka bir boyuta geçiyoruz aslında gözlerimiz görüyor görüyor olmamız bazı şeylerin gerçekliğini kanıtlamaz gördüklerimiz sadece gözdeki elektrik dalgaları sadecesinde beynin arka taradında bulunan görme merkezine iletir ve bu şekinde görürüz
26 February 2008
felsefeci
matrix filmini izlerseniz benim dediklerimi daha iyi anlayacaksınız ama dikkatli izleyin film gerçek dünyayı ve zihnimiz de yaratılan dünyayı görmenizi saÄŸlayacaktır…
26 February 2008
selva
ben gerçekçiden bahzetmek istiyorum gerçekçi bir kişilik özelliğidir ve bu kişilik özelliğine sahip insanlar hayal kurmazlar hayata hep negatif yönünden bakarlar bu da birçok sitres hastalığına neden olabilir
03 March 2008
Green Card
güzel bir site, konuları da güzel seçiyorsunuz, umarım devamı gelir
04 March 2008
sensualist
Gerçeklik evrensel doğruyu ifade etmez fakat; bir yeni gerçeklik ortaya çıkana dek o gerçek olan, ilüzyonist değişmez doğruluk olarak kabul edilir.
Ortaya çıkan her bilimsel gerçeklik, diğer teorilerin noksanlığını bularak kendini temele almak ister. Tabi kendisinin de zamanı geldiğinde çörüyecektir.
Burdan şu noktaya gelmek istiyorum: herkesin kendine göre bir gerçeliği vardır.Ama bu görecelidir.Tüm insanlık için illaki bir gerçeklik aranıyorsa bu din olabilir.Çünkü din doğmatik bir kavramdır, hiç bir zaman değişmez ve sorgulanamaz yapıya sahiptir.Dini sadece asrın sorunlarına göre bir madeni işler gibi tekrar yontarsın.
Evrensel gerçeklik sadece dinlerdir, ideolojiler bunu yerini almaktan öte durumdadırlar.Çünkü onlar değişime açık olabilirler.
Bu platform gerçekten güzel bir bilği sahası.
24 May 2008
volkan
elle tutulup gözle görülen herşey gerçektir kardeşim gerisi hayal ve ötesi
01 June 2008
murattunc
arkadaşlar gerçekten de bu şekilde bu konuları tartışmak insanın aydınlanmasını sağlıyor.ben bu dünyada gerçek ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olamayacağımızı düşünüyorm.gördüğümz herşeyin hayal olduğunu ve ne yaparsam yapayım mantığım benm bu dünyada tek gerçeğin tek mutlak varlık olan allahın olduğuna götürüyor.ve bunuda ahirette insanların çoğunun büyük bir hüsranla pişmanlıkla görecekleri gerçektir.
19 June 2008
Neverwhere
Selamlar saygılar…
Tüm yorumları dikkatle okudum. İçinde soru barındırmayan cümleler… Herkesin net olarak anlatabildiÄŸi bir konu… Kendilerinden emin ve net… Bir bilgi vermek ve bir ÅŸeyler açıklamak arzusu…
Fakat bazı “bu konuların uzmanları ( ! ) ” konuyu tek bir düzlem, diÄŸerelerinin idrak edemediÄŸi ( ! ) bir mantık ile tek bir sonuçla “tüme varıp” bütünleÅŸmek ister gibiler… Sanırım sonra herkes rahat edecek. :)
İnsanlar inandıkları ve bildikleri gibi yaÅŸasınlar ve “yazsınlar”… İnsanları rahat bırakın.
Onları anlayan anlasın, anlamayan da anlamasın… Nedir bu topyekün tek inanış ve tek doÄŸru olalım mücadelesi ?
Naçisane yorumum - ki kimseyi bağlamaz ve bağlamak zorunda da değildir. - Herkesin gerçeği herkese göre farklılık gösterebilir çünkü insanların tamamı birbirlerinden farklıdır neden düşünceleri ve gerçekleri aynı olmalıdır?
Ha bunu Hawkings ler anlayamayabilir. Kan davası olup da cinayet iÅŸleyen kiÅŸinin umurlarında da deÄŸildir kendileri… Sonra götürürler merkeze - bu kimseyi de baÄŸlamaz… O onun gerçeÄŸidir ve onu yaÅŸamalıdır.
Kişi kendi gerçeğini yaşarsa kişi, başkalarınınkini yaşarsa da koyun olur kanaatindeyim. Bu koyunluk hedef kitle tanımaz.
Adam 20 yıl sonra pardon aslında kara delikler yokmuÅŸ dedi… Ben ve arkadaÅŸlarım var olduklarına o yıllarda da zaten inanmamıştık. :) Bu aralar da bir antimadde tutturulmuÅŸ gidiyor… Sanırım gerçek buralarda bir yerlerde… Bu arada site sahibine “koyunluk ve statüsülerinin” sorgulamasını teklif ediyorum…
Hawkingsler bu konulara biraz da bu perspektiften bakmalılar kanımca..
Saygılar.
23 June 2008
özgür
herkes gerçeÄŸi dışarıda arıyor çünkü içerisi karanlık demem o ki gerçek;aranılan deÄŸil arayandır…bütün mesele arayanı bulmak !
18 July 2008