Görecelik Teorisi
Evet hakketen bu teoriyle Einstein, Newton’u döt etmiÅŸtir. Fakat telaÅŸ yapmaya, “Aman Tanrım yer yerinden oynuyor” demeye gerek yoktur. Anlaşılması gereken ÅŸudur ki, Newton’un fiziÄŸi ÅŸu an geçersiz deÄŸildir. Hatta pratik anlamda, tekniksel hesaplamalarda kullanılan fiziktir. Fakat iÅŸler yüksek hızlara, çok yüksek hızlara çıktıgında, Newton fiziÄŸinin yavaÅŸtan sıçmaya baÅŸladığı farkedilir. Ve bu durumda Einstein’ın tavsiyelerine uyulmaya baÅŸlanır, “Haa demek hızlı giderkene cisim uzay-zaman eÄŸrisini büküyor imiÅŸ” denmelidir.
Ama genel anlamda yani günlük hayatımızda halen Newton’un fiziÄŸi hiç hesaba katılmayacak derecede farkla, gerçek sonuca yakın sonuçlar vermektedir. Metin olunuz.
Zamanın kendi zatında sabit, değişmez olmadığını, zamanın tamamen olayları gözleyene bağlı oldugunu, zaman ve mekanın birbirinden ayrı iki varlık olarak düşünülemiyecegini göstermiştir.
Özellikle kütlenin enerjiden baÅŸka bir ÅŸey olmadığını, klasik fizigin “parçalanamaz parçacıklar” dediÄŸi ÅŸeylerin sadece enerji hüzmelerinden ibaret olduÄŸunu göstermiÅŸtir.
28 March 2003 | İlgili Olduğu Konular »

İshak
İzafiyetten daha inanılmaz olan bir şey varsa o da sevgili Selim arkadaşımız nadide anlatışıdır benim için.
Allah’ım hala gözlerimde yaşlar var. Gülmekten ölüyordum az kalsın. Ellerin dert görmesin aziz kardeşim…
18 August 2006
Ufuk
Einstein, zamanın göreceliği kavramını bilimsel olarak ortaya koymuştur. Bu teoriye göre, zaman mutlak ve değişmez değildir. Zaman, her cismin hızına ve konumuna (çekim merkezine olan uzaklığına) göre hızlı veya yavaş geçmektedir.
Einstein’a göre bir sistem hızlandıkça o sistem üzerinde zaman yavaşlamaktadır. Işık hızına yakın bir hızla hareket eden bir aracın içinde zaman daha “ağır” akar. Her türlü organik, biyolojik ve anatomik yapı daha ağırdan işlemeye başlar. Atom düzeyindeki tüm hareketler yavaşlar. Zamanın hıza göre olan bu değişimini, uzayda hareket eden bir araçtaki gözlemci, yani bir astronot anlayamaz. Çünkü onun da her türlü hücre fonksiyonu, dolaşım ve solunum sistemi daha ağır işleyecektir. Dünyada bildiğimiz 3 saatlik bir zaman geçtiğinde uzay kapsülü içindeki adam için sadece 3 dakika geçmiştir.
Görecelik Kuramı olarak bilinen bu teoriyi açıklamak için kullanılan bir diğer örnek “ikizler paradoksu”dur. Bu örnekte aynı yaşlardaki ikizlerden biri dünyada kalırken, diğeri ışık hızına yakın bir hızda uzay yolcuğuna çıkar. Geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulacaktır. Bunun nedeni uzayda seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır.
Rakamlarla ifade etmek gerekirse, eğer ikizlerden uzayda yolculuk yapanın roketi ışık hızının yüzde doksandokuzuna erişirse, dünyada 30 yıl geçerken uzayda yalnızca 2.9 yıl geçer. Bu örnek bir baba-oğul için düşünülecek olursa uzay yolculuğuna çıkan baba 27 yaşında dünyadaki oğlu ise 3 yaşında olsa, 30 dünya yılı sonra baba dünyaya döndüğünde kendisi 30 yaşında olacağı halde oğlu 33 yaşında olacaktır. Diğer bir deyişle oğlu babasından yaşlı olacaktır.
14 January 2007
KaÄŸan Ataseven
Bu teori hayatımı değiştiren ve yaşamıma yön veren teoridir. Bu teorinin üzerine teori tanımam. Gerçekten müthiş bişe.
06 January 2008
ekrem
şunu hatırlatmakta fayda var
zamanı nekadar eğerseney yine de geleceğe
yolculuk yapılamayacağını Einstein KANITLADI
AMA şu var geçmişe yolculuk yapıla bilir ve
geleceğe yolculuk yapmadan gelecekte ne olacağını güre biliriz
ama şu anki teknoloji ile imkansız ütesi
daha ışık hızına bile gelemedik
belkide geldik ama gizli tutuluyo olamazmı
örneğin:İNTERNETİ ilk FBI(efbiay) buldu
dünyaya açıklamadı ve kendi arasında gizlice haberleşti
01 February 2008
yunus
öncelikle bu mükemmel bir beyne şuan ihtiyac duyulmakta şimdikiler ise öğrenciyi nasıl not ile korkutabilirim düşüncesi var zaman her yasanan degil yaşanan olay sonrasıda işler
15 March 2008