• Categories

Güvercinlere yem vermek

Ağızda deÄŸiÅŸik bir tat bırakan, huzur veren bir aktivitedir… Deniz kenarında, bir bankta, yapayanlız, bazılarının öğle yemeÄŸi olarak ifade ettikleri ekmek arası yer iken, pırı pırrrr pırrr bi tane kanatlı beyaz bi ÅŸey uçup önünüze konuverir. Biraz ürkek, biraz meraklı. Yandan yandan bakarak hareketlerinizi izler. Ani bir oturuÅŸ pozisyonu deÄŸiÅŸiminde hemen uçmaya, kaçmaya, “insan oÄŸlu bana zarar verecek yine” ihtimali ile uzaklaÅŸmaya hazırdır. Heyecanla bi oraya bi buraya döner “keÅŸke birazcık yiyecek verse” dercesine.

Homudu homudu ekmekten lokmalar alırken, ağızdan düşen bi parça, yerden alınarak, sabırla beklemekte olan o süt beyaz canlılın önüne atılır, gayri ihtiyari. ilk anda “aman tanrım… pusu! pusu! sapan taşı!!” inancıyla bi metre kadar havalanır, kanatlı ürkek canlı. Haklıdır. InsanoÄŸlunun kendine ve türlerine yaptığı iÅŸkenceler ÅŸehir efsaneleri haline kulağında çınlamaktadır. Nasıl güvenebilir ki…

Daha sonra atılanın taş değil yiyecek olduğunu kavrar. Tekrar konar. Pıtı pıtı pıtı adımlarla yiyeceğe yaklaşır. Ama halen korkmaktadır. Ekmek parçasına ulaşır, gagasıyla şöyle bi kavrayıp, tekrar bırakır. emin olamaz, bir iki adım geri çekilir. Belkide zehirlidir. Tekrar cesaretlenip bi hamle daha yapar. Bu kez yer. Ekmek parçasını mideye indirdikten sonra korkusu hafifler.

İnsanoÄŸlu gittikçe kendine yaklaÅŸan güvercine hayretle bakarak “nasıl yedi lan… allahalla” diyerek gülümseyip bi parça daha ekmek atar. Ortamın güvenli olduÄŸuna karar veren güvercin, bu kez insanoÄŸluna daha yakın bi yere düşen parçaya yine pıtı pıtı adımlarla yaklaşır. O parçayı da mideye indirir. InsanoÄŸlu göğsünün altında deÄŸiÅŸik bir duygu hisseder. Anlamsız bir sevinçle gözleri parlar. Ve bir parça daha atar.

Bu sırada haÅŸin kanat çırpışlarıyla baÅŸka bi güvercin bankın önüne konar. “Bilader burda yiyecek dağıtılıyomuÅŸ, doÄŸru mu acaba” dercesine, bi o yana bi bu yana koÅŸar. InsanoÄŸlu ÅŸaşırır. “Aha ne güzel lan… bi tane daha geldi” diyerek yeni gelene de ekmeÄŸinden bi parça atar. Ikisi birden atılan yiyeceÄŸe doÄŸru kıçlarını sallaya sallaya koÅŸar. Artık hangisi kaptıysa, bi sonraki ekmek parçası diÄŸerinindir. Onun yakın olduÄŸu yere atılır.

İnsanoÄŸlu yemeÄŸi bırakıp, gülücükler içinde güvercinleri beslemeye baÅŸlar. Her yeni parçada bi güvercin daha katılır. 3, 5, 7 derken onlarca güvercinle dolar bankın önü. “Gurrr gurrr gurrrrrr” sesleri yükselir. Bankın önünden geçenler, önce besleyene sonra da beslenenlere bakarlar, “ayy ne güzel… ne ÅŸirin” diyerek. bazıları durup, uzun uzun izler bu şöleni, tebessümle.

Güvercinler artık besleyenin ayaklarının dibinde dolaÅŸmakta, hatta bankın üzerine çıkıp, orada beklemektedirler nasiplerini. “Gurrrrrr gurrrr” diye sesler çıkarıp “eee necmi abi bugün de karnımızı doyurduk. yarına allah kerim” ÅŸeklinde sohbete baÅŸlarlar. Artık bankın önü güvercinle doludur. Yiyecek için oradan oraya koÅŸan dalgalar, erkek-diÅŸi sevgililer, birbirlerinin arkasından koÅŸarlar boyunlarını ÅŸiÅŸirerek. DiÅŸi kaçar, erkek kovalar. Artık korkudan eser kalmamıştır.

InsanoÄŸlunun atacak ekmeÄŸi kalmaz. Ama güvercinler yerlerini benimsemiÅŸlerdir. Terketmezler bankın önünü. InsanoÄŸlu içindeki huzurun, sevincin devamı için en yakın bakkala koÅŸar, yeni ekmek için. Bakkala koÅŸarken arkasına bakar “lütfen gitmeyin… lütfen ben gelene kadar gitmeyin… ekmek getiricem…” dercesine. Güvercinler birbirleriyle “gurrr gurrrr gurrrrrr” diye derin sohbettedirler. ÇiftleÅŸme arzusu ile koÅŸuÅŸanlar, yerde kalmış ekmek kırıntılarını kapışanlar…

InsanoÄŸlu elinde ekmek, koÅŸarak geri gelir. Fakat… fakat bankın önünde yeller esiyordur. Onlarca kuÅŸ birden nereye gitmiÅŸtir? Neden beklememiÅŸlerdir?… Elindeki ekmeÄŸe bakar, daha sonra banka oturur. Bi kaç ekmek parçası koparıp atar, mutluluÄŸu geri kazanmak için. Nafile, ne gelen vardır ne giden. Belliki oradan ayrıldığında ters bi ÅŸeyler olmuÅŸtur. Belliki o huzur verici kanatları bi ÅŸeyler hareketlendirmiÅŸtir, bi kez daha geri dönmemecesine… Ya bi insanoÄŸlu gelip aralarına dalıp korkutmuÅŸtur ya taÅŸ atılmıştır… Ya da…

IÅŸte mutluluk bu kadar kolay kazanılır. IÅŸte bu kadar kolay kaybedilir. Bankta boynu bükük kalakalır insanoÄŸlu. E ÅŸimdi ne olmuÅŸtur. On dakika önceye kadar içinde garip, tatlı bi his varken, tam tersine dönmüştür ruhu. KeÅŸke o ilk güvercin gelmesemiydi… KeÅŸke o bankta oturmasamıydı… Åžimdi neden üzgündü…

“Güvercinlere yem vermek”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.