• Categories

Hoşgörü ve empatiyi unuttuk

Geçmişte, günümüzde ve öyle görünüyor ki gelecekte de insanlar inandıkları yaşam biçimlerini, hayat görüşlerini, tercihlerini başka insanlara dayatıyor ve dayatmaya devam edecek. Fakat bu çalışmalar tam bir şeytan saygısızlığı, hayat hırsızlığı ve yaşam diktatörlüğüdür.

İdeolojimizi başkalarına dikte edip, onları da kendimiz gibi tekdüze eyleriz. Başkalarının da bizim gibi inanması, yaşaması, davranması hayati bir ihtiyaç gibi giriyor dar kalıplı beyinlerimize.

Söylemlerimizi, düşüncelerimizi kağıtlara basıp, taraf toplamaya, kalıplaştırmaya başlıyoruz insanları. Daha sonra da her alan ve düşünce sisteminde insanların hür iradesinden, özgür düşünebilmesi gerektiğinden ve insanı haklarından dem vuruyoruz.

Kendimizi çağdaş saydığımız bir dönem içerisinde olmamıza rağmen, bir ülke, başka bir ülkenin topraklarına arka bahçesine girer gibi girebiliyor.

Özgürlük heykellerini büyük gururla simge olarak beraberinde gezdirenler, silahların gölgesinde insanları özgürleştirdiklerinden utanmaz yüzleriyle ve yılan dilleriyle bahsedebiliyorlar. Kendini özgür sayan diğer ülkelerde dillerini midelerine indirmiş durumda.

Doğanın ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu söylüyoruz. Kendimizi doğanın bir parçası olarak görüyoruz.

Malesef ki; doğanın ders almayan bir parçasıyız. Kendimizden daha aşağı gördüğümüz hayvanlardan bile ders alamıyoruz. Bir kurbağanın çıkardığı sesi beğenmediği için kavgaya girişen kaç bülbül gördünüz?

Hayvanlar aleminde bile olan hoşgörü çevremizde gördüğümüz insanların kaçında var? Biz, kendimiz hoşgörülü müyüz? Anlayış iplerini sarmış mıyız akıl makaramıza?

4 Yorum — “HoÅŸgörü ve empatiyi unuttuk”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.