Hoşgörü ve empatiyi unuttuk
Geçmişte, günümüzde ve öyle görünüyor ki gelecekte de insanlar inandıkları yaşam biçimlerini, hayat görüşlerini, tercihlerini başka insanlara dayatıyor ve dayatmaya devam edecek. Fakat bu çalışmalar tam bir şeytan saygısızlığı, hayat hırsızlığı ve yaşam diktatörlüğüdür.
İdeolojimizi başkalarına dikte edip, onları da kendimiz gibi tekdüze eyleriz. Başkalarının da bizim gibi inanması, yaşaması, davranması hayati bir ihtiyaç gibi giriyor dar kalıplı beyinlerimize.
Söylemlerimizi, düşüncelerimizi kağıtlara basıp, taraf toplamaya, kalıplaştırmaya başlıyoruz insanları. Daha sonra da her alan ve düşünce sisteminde insanların hür iradesinden, özgür düşünebilmesi gerektiğinden ve insanı haklarından dem vuruyoruz.
Kendimizi çağdaş saydığımız bir dönem içerisinde olmamıza rağmen, bir ülke, başka bir ülkenin topraklarına arka bahçesine girer gibi girebiliyor.
Özgürlük heykellerini büyük gururla simge olarak beraberinde gezdirenler, silahların gölgesinde insanları özgürleştirdiklerinden utanmaz yüzleriyle ve yılan dilleriyle bahsedebiliyorlar. Kendini özgür sayan diğer ülkelerde dillerini midelerine indirmiş durumda.
Doğanın ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu söylüyoruz. Kendimizi doğanın bir parçası olarak görüyoruz.
Malesef ki; doğanın ders almayan bir parçasıyız. Kendimizden daha aşağı gördüğümüz hayvanlardan bile ders alamıyoruz. Bir kurbağanın çıkardığı sesi beğenmediği için kavgaya girişen kaç bülbül gördünüz?
Hayvanlar aleminde bile olan hoşgörü çevremizde gördüğümüz insanların kaçında var? Biz, kendimiz hoşgörülü müyüz? Anlayış iplerini sarmış mıyız akıl makaramıza?
23 July 2007 | İlgili Olduğu Konular »

Talha Can
Zamanlaması tam yerinde bir yazı, tebrik ederim. Herhalde bu günlerde milletçe en çok itiyaç duyduğumuz şey; hoşgörü.
Muhabbetle…
30 July 2007
İzzet Kütükoğlu
Hoş görü ne yazık ki, ihtiyaç duyduğumuz anda aklımıza geliyor.
Bu tür yazıların hem bu siteye, hem de toplumumuza değer katacağına inanıyorum.
Saygılar, teşekkürler.
31 July 2007
Uğur Çelebi
Maalesefdir ki uzun zamandır bu kadar doğu tespitler ve bu kadar önemli ve gerekli bir yazı okumamıştım.
Teşekkürler.
09 October 2007
murat
Eğitimin en önemli eseri hoşgörüdür. Bir insanın yaptığına veya düşüncesine katılmayabilirsiniz. Ama bu, o kişinin şahsiyetine düşman olmanızı veya tepki göstermenizi gerektirmez.
Malesef ülkemizde hoÅŸgörü oranı çok düşük. Ve iÅŸin kötü yanı hoÅŸgörüsüyle övündüğümüz Osmanlı’nın torunlarıyız.
Siyasi düşüncen farklıysa, dinin farklıysa, hatta tuttuğun takım farklıysa kavga çıkıyor.
Irkçılık, eşcinsel düşmanlığı, cinsiyetçilik malesef insanoğlunun pisliği. Hiçbir hayvanda bunları göremezsiniz.
10 December 2007