» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Türk medyası bizi rahat bırakın!

Siz ki adetleri, örfleri batılı tarza dönüştürmek isteyen Türk medyası, siz ki dış devletlerin psikolojik baskısı altında kalan Türk medyası…

Siz ki Sivas olaylarını 2 saat içinde canlı yayına sürükleyip, Gölcük depremini 24 saat sonra canlı yayına veren Türk medyası olarak ramazan davulunu neden kaldırmasından yana olmasın? Yakında ramazan davulu yerine sahur vakitlerinde çan çaldırılmasına bile göz yumacaklardır.

Ramazan davulu tartışması yapan sizler, ramazanda neden davul çalındığını bilmeden ramazan davulunun kaldırılmasını neden bu kadar istiyorsunuz?

» Yazının Devamı

* * *

Entegrasyon ve asimilasyon

Özellikle Almanya’da yaÅŸayan yabancılar ve tabii ki büyük çoÄŸunluÄŸu teÅŸkil eden Türkler için kullanılan “entegrasyon” kelimesi, bütünleÅŸme, kaynaÅŸma anlamına gelmektedir.

Almanya’da yaÅŸayan yabancıların çoÄŸu bu bütünleÅŸme kavramını tam anlamıyla anlayamamış ne Alman gibi ne de kendi etnik kültürlerindeki bir bireyin yaÅŸamı gibi yaÅŸayamamaktadırlar. Bunun tam tersine bir görüntü ve yaÅŸam tarzı içerisinde yaÅŸam sürdürmekte olan bu kiÅŸiler, dış görüntüleri, müzik, yaÅŸam tarzından, giyiminden kolayca göze çarpmaktadırlar.

Kent sokaklarında gezerken, kafanızı kaldırıp şöyle bir çevrenize bakındığınız zaman kolaylıkla göze çarpan bu kiÅŸileri bir Alman’dan (yerli halktan) ayırt etmeniz pek zor olmayacaktır (Çesitli saç ve sakal imajları ve giyim olarak).

» Yazının Devamı

* * *

Esnaf

Eskiden birb… (Takıntılı mıyız yoksa tüm güzellikler eskide mi kaldı. “Eskiden” girizgahı taşıyor artık hep sitemlerimiz; “Eskiden şöyle naiflerdi, böyle saygılılardı… Eski insanlar varya eski insanlar”… Belkide biz doÄŸru yerden bakmasını bilemiyoruz. Her yeni/modern/”state of the art” yoz geliyor bize, dudak büküyoruz, eksiye imreniyoruz, keÅŸkeleri ardı ardına sıralıyoruz. Beyse kaldığımız yerden devam edelim)

Eskiden birbirlerinin halini hatrını sorarlardı muntazaman. Aile bağına benzer bir baÄŸ ile baÄŸlıydı aynı sokak içindeki esnaflar. Her gün, güneÅŸin kendini göstermesinin hemen ardından “Hayırlı iÅŸler” yankıları ile açılan dükkanların önleri süpürüldükten sonra herhangi birinin dükkanında toplanılır, üzerinde dumanı ile gelen çaylar kahveler içilir, sohbetler edilir, gülüşülür, yeni çıraklara esnaf üçlemesi yapılır, yeni güne ve alışveriÅŸe tebessüm ile baÅŸlanırdı. Müşteriler hoÅŸ karşılanır, “Bakacaksın!” gibi eÅŸÅŸekliklere rastlanmazdı. Kasaya giren ilk para önce yere atılır, yüze sürülür, “Siftahi benden bereketi allahtan” ile baÅŸlanırdı.

Eskiden… eskiden… eskiden… diye sayıklamamız boÅŸuna deÄŸil sanırım… Hey gidi hey…

* * *

Eski dilde papaÄŸan

Sadece bazılarımıza mı böyle gelir bilmem; Günümüzde her ÅŸey yoz mudur? Her türlü ÅŸey farklı mı algılanır? Ters köşelere mi uçulur panter kaleciler gibi. Bazıları İstanbul’a bakıp gözü kapalı ÅŸiirler yazar, bazıları boÄŸaza karşı “sen mi büyüksün ben mi” hırsı ile höykürür. Elimizde olanları yanlış amaçlara yönelik mi kullanırız, hep cinliÄŸe, hep kötülüğe mi koÅŸarız?..

Eskiden papağanlara, kısa özlü sözler, ayetler, mucizeler ezberletilirmiş. Toplumu yönlendirecek hoş beyitler belkide;

“Ruhun ilacı kitaptır”
“İnsanın kanadı, gayretidir”
“Her kanat denizi aÅŸamaz”
“Yüzün rengi, kalplerin casusudur”
“Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır”

» Yazının Devamı

* * *

Deve güreşi

Ege’de oldukça ünlü olan, insan deÄŸil gerçek develerin rol aldığı dövüşlerdir. Bu bölgede neredeyse her ilçe düzenler. Kış aylarında yapılır. Aynı gün iki farklı ilçede olmayacak ÅŸekilde planlanmış, sırası deÄŸiÅŸmeyen bir takvimi vardır. Belediyelerin kazanç kapılarından biridir. Rakiplerini yenen develer yani sahipleri halı ile ödüllendirilir.

Ayrıca sürekli motosikletle mahalle aralarında amaçsız bi şekilde gezen, kahvehanelerde okeydir, pişpiriktir zaman öldüren işsiz köy gençlerine farklı bir eğlence kaynağıdır. Bu gençler deve güreşlerinin başladığı aylarda ilçe ilçe dolaşarak bu bayram tadındaki etkinliklere katılırlar.

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.