• Categories

Nasıl bir Anayasa?

Önümüzdeki süreçte Anayasa’nın çok tartışılacağı ÅŸimdiden belli olmuÅŸtur.

Mevcut anayasamız 1982′de askeri yönetim tarafından yapılmış bir anayasadır. Mevcut Anayasa’nın ıslaha muhtaç bir anayasa olduÄŸu açık ve nettir. Ancak, “Bu anayasa ile olmuyor” diyerek yeni anayasa yapmak ta ülke ve milletin yararına olmayacaktır!

Elbette yeni anayasa yapılabilir. Ancak, önemli olan yeni anayasa yapmak değil, sağlıklı bir anayasa yapabilmektir. Anayasalar eski oldukları için değil, hatalı oldukları için ülke ihtiyaçlarını karşılayamazlar.

Anlatmak istediğim şudur; Yeni anayasa yapmış olmak için, sivil anayasa yapmış olmak için anayasa yapılmamalıdır. Anayasa, daha mükemmel bir anayasal düzen kurgulamak için yapımalıdır.

» Yazının Devamı

Hoşgörü ve empatiyi unuttuk

Geçmişte, günümüzde ve öyle görünüyor ki gelecekte de insanlar inandıkları yaşam biçimlerini, hayat görüşlerini, tercihlerini başka insanlara dayatıyor ve dayatmaya devam edecek. Fakat bu çalışmalar tam bir şeytan saygısızlığı, hayat hırsızlığı ve yaşam diktatörlüğüdür.

İdeolojimizi başkalarına dikte edip, onları da kendimiz gibi tekdüze eyleriz. Başkalarının da bizim gibi inanması, yaşaması, davranması hayati bir ihtiyaç gibi giriyor dar kalıplı beyinlerimize.

Söylemlerimizi, düşüncelerimizi kağıtlara basıp, taraf toplamaya, kalıplaştırmaya başlıyoruz insanları. Daha sonra da her alan ve düşünce sisteminde insanların hür iradesinden, özgür düşünebilmesi gerektiğinden ve insanı haklarından dem vuruyoruz.

» Yazının Devamı

 

Ermeni Konferansı

Medyamızın elindeki büyüteç ile olaylara abartma sosu eklendiÄŸinde “Ermeni Konferansı Sorunu”nda olduÄŸu gibi durumlar ortaya çıkıyor. Daha baÅŸlangıcında, konferansın yapılacağı açıklandığında “Hayır! Yapamazsınız. Bu konferansı size yaptırmayız” ÅŸeklinde çıkışlar olmasa idi, daha hafif ve sakin bir zeminde gerçekleÅŸecekti konferans.

Öncelikle, Avrupa BirliÄŸi yasaları gereÄŸince “ifade özgürlüğü” gibi bir olguyu kabullenmiÅŸ ve yaÅŸayan bir hale dönüştürmek için yola çıkmış isek, konferans erteleme, durdurma gibi eylemlerde bulunmamamız gerekir. Ki ÅŸu son zamanlarda, Avrupa’da karşı seslerin arttığı dönemlerde (bkz: Türkiye-AB iliÅŸkileri ve artan karÅŸi sesler) “Buyrun, bakın, biz ne olursa olsun yine başımızın dikine gideriz” anlamına gelecek bir yaptırımda bulunmak akıl karı deÄŸil. Bir yandan birliÄŸe girme isteÄŸinizin üst düzeyde olduÄŸunu belirteceksiniz, diÄŸer yandan da gerekenlerin tersini yapacaksınız, bu daha başında sizi yarı yolda bırakır. Ki “Neden bizi istemiyorlar?” siteminin de cevabıdır.

» Yazının Devamı

 

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.