Şahan Gökbakar ve ürünleri ile ilgili görüşlerler, çeşitli eleştiriler yazmayı planlamıştım fakat vazgeçtim. Çünkü popüler olan çok fazla taze komedyen yok ortalıkta. Bu yüzden kendi görüşlerim yerine, Şahan Gökbakar’ın kendi cümlelerini paylaşmak istedim sadece. Görüşlerimiz zaman içinde de şekillenecektir sanırım.
Aşağıda çeşitli zamanlarda Şahan Gökbakar ile yapılmış röpörtajların derlenmiş, düzenlenmiş, seçilmiş hallerini görüyorsunuz;
Her şovmenin ilginç bir keşfediliş hikayesi var. Senin de böyle bir hikayen var mı?[1]
Benim ilginç bir hikayem yok. Aslında hikayeler insana mistik bir hava katıyor. ‘Hayatım sinema filmi gibi geliÅŸti’ sözleri insanlara ilginç geliyor. Tam aksine çok lakayıt bir hayatım oldu. Çok acılar çekip de sekiz kardeÅŸimle bir odayı paylaÅŸmadım. O esnada ayran almaya gidip de UÄŸur Yücel ile karşılaÅŸmadım. Kolejlerde okudum, devlet okuluna hiç gitmedim. Hiçbir zaman bir sırada üç arkadaÅŸ oturmadım.
» Yazının Devamı
14 April 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ata demirer,
benny hill,
cem yılmaz,
dikkat şahan çıkabilir,
ekşi sözlük,
hamdi alkan,
komedyen,
komik,
levent kırca,
okan bayülgen,
şahan gökbakar,
ÅŸovmen,
televizyon,
trt,
tv8,
ünlü,
zıbın,
zoka
Televizyona bir ÅŸey yapmak istemez misin?
- Daha dün abimle televizyon izliyorduk, “Ne mutlu ki televizyona bir ÅŸey yapmıyorum” dedim. Yapmayacağım da. Ben televizyonda olacak birisi deÄŸilim. Mesela bir talkÅŸov yapacak kabiliyette, tıynette birisi deÄŸilim. Ben yarım saat Banu Alkan‘la konuÅŸamam.
- Tenezzül etmezsin?
- Tenezzül deÄŸil de, tercih meselesi. Ya da tenezzül. Neyse ne! Niye konuÅŸayım ben Banu Alkan’la? Niye ÅŸaka yapayım? Ama Okan yapar. Yanına da Hatemiler’i koyar. Ama ben Hatemiler’le de televizyonda konuÅŸmak istemem. Hatemiler’le konuÅŸacağım ÅŸeyi evde konuÅŸurum bir gün denk gelirse. Öbür çocuÄŸun, Beyaz‘ın yaptığı ÅŸeyi de yapamam. Åžahan‘ın yaptığı ÅŸeyi yapmam. Niye yapayım? Öyle ÅŸeylerin televizyonda olmasında bir önem görmüyorum.
» Yazının Devamı
23 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: abbas güçlü,
babam ve oÄŸlum,
balans ve manevra,
banu alkan,
banyo,
beyazıt öztürk,
bir tat bir doku,
cem yılmaz,
çağan ırmak,
film,
gora,
gönül yarası,
her şey çok güzel olacak,
hırsız var,
muhsin bey,
okan bayülgen,
röportaj,
sinema,
siyaset meydanı,
şahan gökbakar,
televizyon,
timuçin esen,
yavuz turgul,
yılmaz erdoğan,
züğürt ağa
İrma diye ÅŸiÅŸe dibi gözlüklü, saf bi kiz vardi kanal 6da çalışan. Sekreter mi ne. Bi de Vernon diye pembe gömlekli, gıcık, kanal patronunun yakalası, April’ı sinir eden -dolayisiyla bizi de sinir eden- bi tip. İşte bu iki salak paso baÅŸlarını belaya sokarlardı, April bu belaya bulaşırdı. DoÄŸal olarak kaplumbaalar da haberdar olurdu olaydan bi ÅŸekilde.
Bu tip olaylari haberdar etmek için April’da kaplumbagalarda da bulunan bi cep telefonu vardı. Taaa o yıllarda onu telsiz zannederdik tabi. Böyle ufak bi kaplumbaga gibiydi, yuvarlak. Bunların düştügü tuzaktan kurtulup bu telefonla kaplumbalagalara haber vermesi zaten bölümün yarisina kadar getirirdi.
» Yazının Devamı
25 April 2005 | İlgili Olduğu Konular »