Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
26 Mayıs 2011
İnsan doÄŸası güven duymadığı bir çevrede yaÅŸamaya uygun deÄŸildir. Ve en temel amacı da hayatta kalmaktır. Fakat hayati tehlikenin nadirleÅŸtiÄŸi ve kaybolduÄŸu dönemlerde, farklı ihtiyaçlar ön plana çıkar. Çünkü “yaşıyor olmak” oldukça kolay bir ÅŸekilde norm haline gelebilir.
Bu genlerimize kodlanmış bir savunma mekanizmasının ürünüdür. Aynen, kötü kokulara alışmamız ya da dışarıda sürekli devam eden trafik gürültüsünü duymamaya başlamamız gibi.
Terör ve şiddete kayan aktivitelerinin tek amacı vardır; korku salmak. Terör, normları hedef alır. Onları sarsarak kendi varlığının farkındalığını arttırmaya çalışır.
Savunma mekanızmamız sayesinde garantide hissettiğimiz hayatımızın aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu ima etmeye çalışır.
Terörist olmuş kişiler korku üzerinden kazanabileceklerine inanırlar. Kazanmak istedikleri çoğu zaman çeşitlidir. Ama ortak oldukları tek nokta, şiddet ile kazanç sağlayabileceklerine inanmalarıdır.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Serbest Kürsü
— Tarih:
21 Åžubat 2007
İstanbul günden güne yaşanmaz bir şehir haline geliyor. Çok fazla giderilmesi gereken konular var ama bunlar arasında en önemlileri sokak çocukları ve bu çocukların birer suç makinelerine dönüşmesi.
Tabii yalnız bu İstanbul’un sorunu değil, tüm Türkiye’nin de sorunu. Fakat İstanbul’da, süratle artan bir suç grafiği var. Bu grafiğin artmasına sebep olanlar arasında sokak çocuklarının katılmış olduğu yaralama, hırsızlık, tecavüz ve öldürme gibi olaylar bulunmaktadır.
Bu durum yıllardır dermanı bulunamamış bir hastalıktır gibidir. Hiçbir şekilde devletin özenle üzerinde durmadığı bir konudur. Tabii ki çok basit bir olay değil ama somut adımları atmadığımız takdirde gazetelerden, televizyonlardan bu tür haberleri çok göreceğiz.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
19 Aralık 2005
Anafikir.com ucretsiz bir web alanı ile destekleniyor iken kullanılan modüle göz attım geçtiğimiz günlerde (bkz: Domaindlx). Arama motorlarından gelen ziyaretçilerin siteyi kendi başlarına yönetmeye başladığını, yaptıkları yorumlarla güncel kıldıklarını görüp şaşırdım. Hemen modülü sildim pek tabi. Ama aklım yapılmış yorumlarda kaldı.
Onlarca yorum yapılmıştı. Ve çoğu oldukça uzundu. Bazıları etliye sütlüye karışmıyordu. Fakat diğerleri -ki bunlar çoğunluğu oluşturuyor- oldukça sert bir dile sahipti. Hangi hasta akıldan çıktığını merak ettiğim düşüncelerin ürünleriydiler.
» Yazının Devamı
* * *