Her hafta yeni bir bölümü yayınlanan televizyon dizisi için gereÄŸinden fazla kaliteli olan, ekran başında gözlerimizi dolduran, yüreÄŸimizi burkan, her karesi kartpostal tadı vermiÅŸ “Çemberimde Gül Oya” ile adından söz ettiren ÇaÄŸan Irmak ürünü olan ve adı artık “AÄŸlatan film”e çıkan “Babam ve OÄŸlum“un methini çok duymuÅŸ fakat izleme ÅŸansı bulamamıştım. Tüm korsan cd’cilerde rastlayıp, “AÄŸlatan Baba ve OÄŸlun DVD’si çıktı abi!” sloganıyla pazarlanmasına raÄŸmen “Bu filmi sinemada izlemeliyim” dirayetini gösterip, korsana “Yahu korsan bey, orjinal DVD’si çıkmadı ki. Bu neyin DVD’siymiÅŸ?!” diyerek elimin tersi ile ittim üzerinde 700mb/80min Recordable CD yazan “DVD”yi. O da alınmış olacak ki “Abi ben korsan deÄŸilim, filmler korsan” dedi.
Yerinde bir karar verdiÄŸimi “Babam ve OÄŸlum”u sinemada izledikten sonra ispatlamış oldum korsana pardon korsancıya. Gerçi onun bu ispattan haberi olmadığını bilsem de içime garip bir haz yerleÅŸti. O hazla şöyle bir sarıldım filmi beraber izlediÄŸim kız arkadaşıma. Yazık, o da filmin etkisiyle salya sümük bir halde, sarılmamı “aÄŸlama geçti geçti” niyetine yorup başını omzuma yasladı hıçkırarak.
» Yazının Devamı
30 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: aÄŸlamak,
babam ve oÄŸlum,
çağan ırmak,
çemberimde gül oya,
dizi,
dvd,
film,
gülşen bubikoğlu,
kadir inanır,
mustafa hakkında her şey,
sinema,
tarık akan,
televizyon,
türkan şoray,
yeşilçam
İçimizde yaÅŸadığımız ve kendimizi tam merkezine koyduÄŸumuz dünyamız ne kadar küçük. Sanki tüm dünya benim. Oysa bu hissettiÄŸim, hissettiÄŸiniz o kadar yanıltıcı bir duygu ki. “Sanal” kelimesinin anlamı bu olsa gerek.
Belki tüm yaşantımız yanlızca bir mahalle yüzölçümünde geçiyor. Belki hiç uzun yolculuklara çıkmadık. Ama uzaklarda, çok uzaklarda da bizim gibi düşünen başkaları var. Onlar da dünyanın kendilerinin etrafında döndüğü düşüncesine kapılıyor zaman zaman.
Hiç görmediÄŸimiz, belki hiçbir zaman da göremeyeceÄŸimiz hayatlar var. Biz aÅŸk acısı ile “intihar edeceÄŸim abi” umutsuzluÄŸuna düşerken, uzaklarda olan bazıları hayatlarını kaybediyorlar bir hiç uÄŸruna. Televizyon haberlerinden edindiÄŸimiz izlenim nedeniyle, çeÅŸitli sayılardan baÅŸka bir ÅŸey ifade etmeyen ölüm, bize çok uzakmış gibi geliyor. “Trafik kazası. 3 ölü 15 yaralı”, “Irak’da bombalı saldırı. 14 ölü yüzün üzerinde yaralı”, “Barda çıkan kavgada bıçaklar konuÅŸtu. 2 ölü 5 yaralı”… O kadar kanıtsadık ki ölümü, patlamış mısır yiyerek daha okula gitmeyen çocuÄŸumuzla izliyoruz sayıları ya da ölümleri…
» Yazının Devamı
20 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »