Dört ay öncesine kadar, Evrim Teorisi‘nin çoktan tarihin tozlu sayfaları arasına gömülmüş olduÄŸunu düşünüyordum. Ancak, bir arkadaşım sayesinde hala bu teorinin güncelliÄŸini koruduÄŸunu, hatta ÅŸiddetli tartışmalara neden olduÄŸunu gördüm.
Yanılmış, bir o kadarda şaşırmıştım. İlkokul yıllarımda bu konuyu görmüştüm ve daha o yaşta saçma gelmişti bana. Yüzeysel bir anlayışla maymundan ya da ona benzer bir şeyden gelmiştik.
18 yaÅŸ civarında, hayatı sorgulamaya baÅŸladım. Nedenler, nasıllar, vs… Aklıma gelen herÅŸeyi sorguluyor, üzerinde düşünüyor, gözlemliyor, araÅŸtırıyordum ve bugün hala bu böyle. 10 yılı aÅŸkın bir süredir evrende mevcut bir denge, düzen ve tasarımın olduÄŸunu biliyordum. BilmediÄŸim bunun “Akıllı Tasarım” adı altında bilimsel bir teori olarak sunulduÄŸu idi.
» Yazının Devamı
20 March 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İnterneti yegane bilgi edinme aracı olarak kullananlar bilir, yokluÄŸunda boÅŸ bir odaya kapatılmış gibi hissedersiniz. Etrafınızdaki dergiler, gazeteler sizin için geçici bir yatıştırıcı olarak kalır. Hatta çok çaresiz kaldığınızda sofra altı gazetesi olarak kullanılmak üzere divan altına itilmiÅŸ eskilerine dahi saldırırsınız. Daha önce okunmadığı hatırlanan/zannedilen her yazılı ürün “yeni” gibi gelir. Tarihlere hiç dikkat etmeden okur gideriz.
Buyrun size bir örnek; Üzerinde geçen ayın son pazarının tarihi olan, Hürriyet gazetesinin KEY!F eki. ÇoÄŸunluÄŸu vizyon filmlerinin, güncel kitapların, yeni albümlerin promosyon yazılarından oluÅŸÅŸa da en baÅŸtaki “Bu hafta neler var”da gördüğüm “İnternet sitelerinin tartışma grupları vardır, bilirsiniz” cümlesi ile baÅŸlayan Kültürazzi (köşesi) ilgimi çekti. “Al iÅŸte… ‘internet’i görünce yine dibin düştü deÄŸil mi” benzeri bir çıkış yapışınızı görmezden geliyor, göğsümde yumuÅŸatıyor ve halis mulis sarı saman kağıdına, hep ucu kemirilmiÅŸ bir halde olan kurÅŸun kalemle son derece nostaljik bir ÅŸekilde bu yazıyı satırlara döküyorum.
» Yazının Devamı
06 February 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Öncelikle Sayın N. Emrah Aydınonat’a “Kambiryan patlaması” baÅŸlıklı yazıma yaptığı uzun ve doyurucu yorum için teÅŸekkür ediyorum. AÅŸağıdaki yazı da bir anlamda Sayın Aydınonat’a cevap niteliÄŸindedir.
“Kambiryan patlaması” baÅŸlıklı yazımda Evrim Teorisini destekleyen bilim adamlarının teoriye olan “inanç”larının çok güçlü olduÄŸundan bahsetmiÅŸtim. 520 milyon yıl önce gerçekleÅŸen kambiryan patlamasını iÅŸaret eden fosiller ilk kez Kanada’da bir dere yatağında Amerika’lı bilim adamları tarafından bulunmuÅŸtu. Fakat bu fosilleri bulan bilim adamları Darwin’in evrim teorisiyle büyük bir çeliÅŸki oluÅŸturacağını farkettikleri için bu fosilleri gizlemiÅŸlerdir. Öncelikle bu ve buna benzer “inanç”lardan bahsettiÄŸimi belirterek baÅŸlayayım.
» Yazının Devamı
08 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: akıllı tasarım,
bilim,
darwin,
emre aydınonat,
evren,
evrim,
filum,
fosil,
jane eisner,
kambiryan patlaması,
mustafa akyol
Evrim teorisini destekleyen bilim adamlarının dahi kabul ettiÄŸi bir gerçeklik “Kambiryan patlaması”. Ve bu gerçek Evrim teorisinin temeline büyük bir balta indiriyor. Hemen bundan önce Akıllı Tasarım ile ilgili bir giriÅŸ yapmak istiyorum.
Sitesini yeni takip etmeye başladığım N. Emre Aydınonat Akıllı Tasarım konusunda şöyle diyor;
“Canlıların evrim geçirdiÄŸi önermesi ise kanıtlanmış bir önermedir. Bir olgusal gerçekliktir. Bugün bu önermenin yanlış olduÄŸunu söyleyenlerin düpedüz saçmaladıklarını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz”
Biraz “saçmalamak” istiyorum o halde. Darwin teorisini sunarken şöyle bir öngörüden bahsetti;
“Evrim süreci çok yavaÅŸ ve kademe kademe oluÅŸmuÅŸtur. Benim teorim eÄŸer doÄŸru ise, ilerki dönemlerde ÅŸu an elimizde olan fosil örneklerine benzer, türler arasındaki geçiÅŸi ispatlayacak ara formlar bulmamız gerekmektedir”
Ara form olarak nitelendirdiği canlılar geçiş formlarıdır. Örnek olarak, balığın atasının omuzgasız bir deniz canlısı olduğunu söyler Darwin.
» Yazının Devamı
08 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Ülkemizde medyanın gücü açık. Televizyon en büyük “öğretici” konumunda. Her ÅŸeyi ekranlardan öğrenir olduk. Bilimsel bir münazara bile ülkemizde bağırışmalarla sonuçlanabilecek, reyting getirebilecek bir ÅŸekilde yer alabiliyor ancak.
Tanıyanlarınız vardır. Akıllı Tasarım’ın Türkiye’deki sözcülüğünü Mustafa Akyol yapıyor. Bu konuda bir hayli bilgiye ve anlatım gücüne sahip. Katıldığı programlarda münazaranın gereklerini iyi bildiÄŸi görüntüsü çiziyor. Bizim alışık olduÄŸumuz, ağızlardan tükürükler saçacak hale gelmiyor hiçbir zaman. Sakin, ne anlatması gerektiÄŸini, sözlerini nasıl etkili kullanabileceÄŸini biliyor.
» Yazının Devamı
21 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »