» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Cumhurbaşkanlığı seçimi için çağdaş bir öneri

Siyasi kadrolaşma için en uygun sistem mevcut sistemdir. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde yasama, yürütme ve yargı ülkemizdeki kadar iç içe olmamıştır.

Açıkçası bu durum siyasi partilerin de çok işlerine gelmiştir. Zaten az gelişmiş bir ülkeyiz ve halkımızın ihtiyaçları sınırsız. Hiçbir iktidarın tüm ihtiyaçları karşılaması da mümkün değil. Dolayısıyla halkı mutlu edecek bir iktidar bulmak da imkansız.

O halde yeni kurulan, bir takım iç ve dış destekleri de alan, hoş bir vizyon oluşturan her partinin iktidar olma şansı var demektir. İyi bir tanıtım, reklam ve propaganda ile meclise girmek mümkün.

» Yazının Devamı

* * *

Danıştay saldırısı ve siyasi süreci

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yıllardır toplumun en büyük sorunlarından olan “türban sorunu”yla uÄŸraşıp durmaktadır. Kimi zaman bu soruna bir çözüm mahiyetinde bazı çalışmalar olmuÅŸÅŸa da, bu çalışmalar çok yavan kalmış ve soruna radikal bir çözüm getirememiÅŸtir.

Türkiye’nin içinde bulunduÄŸu bu durum aslında bazı çıkar odaklarının iÅŸine gelse de Türkiye halkını hiç de memnun etmiyor. Zira halk huzur istiyor, barış istiyor ve en önemlisi inandığı gibi yaÅŸamak istiyor.

Türban sorunun çözülememesinin altında yatan en büyük neden, siyasal ve ekonomik elitlerin devlet aygıtları üstündeki görünen ve görünemeyen baskılardır. Bunun felsefesinin temeli ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında atılmış olan “Halk için, halka ragmen” desturudur. Bu felsefede halk, ikinci plana atılmakta ve tamamen elitlerin isteÄŸi yerine getirilmektedir. Sorun da burada; Madem demokratik bir devletiz neden “halka ragmen”? Hakla beraber olamaz mı?

» Yazının Devamı

* * *

Demokrasi nedir?

Son zamanlarda ‘Demokrasi’ sözcüğü dilimize pelesenk oldu. Her yerde demokrasiden türetilen kelimeler duyuyoruz.

Bir satıcı bana arabayı öve öve bitiremiyorsa işkillenirim, kesin bir çapanoğlu var derim.

Bir sakızı ne kadar çok çiğnerseniz, tadı o kadar bozulur.

Aslında bunları yazdıktan sonra demokrasi hakkında yazı yazmak biraz yanlış geliyor ama yazmak zorundayım. Zira vatandaş demokrasiyi sorgulamak gibi bir düşünceyi bile tahayyül edemiyor.

» Yazının Devamı

* * *

AK Parti : Ak mı kara mı?

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, geçen yıl üniversite mezunları arasında işsizlik oranı 10.2, işsiz sayısı ise 287 bin oldu. Bunun anlamı okumuş işsizler ülkesi. Bu sorun günlük politikalarla değil uzun vadeli planlarla çözülür. Git gide iç ve dış yatırım kaynakları da azalmakta ve istihdam yapılamamaktadır. Ve bu oranın 2006 verilerinde yükseleceği tahmin edilmektedir.

** ** **

Åžu anki hükümet, bir önceki hükümete göre yaklaşık dört misli üst düzey atama yapmıştır. KadrolaÅŸma tartışmalarını ortaya atan politikacıların rakamlara daha net bakmaları gerekmekte. » Yazının Devamı

* * *

Kemal abi’nin vecizeleri

“Babalar gibi satarım” sözünü siyasi literatüre kazandıran Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, her açıklamasında kendine has üslubuyla dikkat çekiyor.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, son dönemde 59. hükümetin en çok tartışılan ismi oldu. Muhalefetin istifaya çağırdığı Unakıtan, kaçak villa, mısır ithalatı, Galataport, TüpraÅŸ’taki hisse satışı gibi birçok tartışmalı konunun odağında yer aldı. BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın ‘Kemal Abi’ dediÄŸi bakan, farklı üslubuyla da sürekli olarak gündemde yer aldı.

8. CumhurbaÅŸkanı merhum Turgut Özal’ın “Benim memurum iÅŸini bilir”, 9. CumhurbaÅŸkanı Süleyman Demirel’in “Dün dündür, bugün bugündür” sözü siyasi literatüre giren cümleler oldu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da, yaptığı açıklamalardaki kendine has üslubuyla bu cümlelere yenilerini ekledi.

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.