Bu yazının başlığını oluşturan cümleyi kurabileceğimi, kullanmaya yelteneceğimi zannetmiyorum. Asıl sorun da bu zaten…
Bireylerin kendilerini belli bir -izm- çatısı altına almak istemeleri ve bazıları gibi alttan usulca, diğerleri gibi yüze bir şaplak şeklinde ortaya atılmalarını garipsiyorum. Solcu, sağcı, kapitalist, komunist, demokrat, sosyalist, liberal… ve buna benzer onlarca daha… Saymakla bitmez sanırım.
Gülay Göktürk’ün, Bugün gazetesinde yayınlanan yazısı ile başlayıp birçok “ünlü” bloğu kasıp kavuran bir tartışmadır sürüp gidiyor (Bkz: Gülay Göktürk’ün sınırları var mı?) (Bkz: Sağ, Sol ve Atatürk). Anafikir.com olarak, “Atatürk ve gruplaşmalar” başlıklı yazım ile ben de bu kasırgadan nasibimi aldım.
Burada tekrardan bu konuya değinmek istemiyorum. İsteyenler o yazımı tekrar okuyup bu konu hakkında ne düşündüğümü öğrenebilir. Bu yazıda bahsetmek istediğim insanların neden bir siyasi kimlik altına girmek istemeleri.
» Yazının Devamı
17 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Asker “İktidar Elması”nın tadını aldı bir kere…
SY: 60 darbesi kısa vadede işe yaramadı. Peki, ardından neler oldu? İkinci darbeyi hazırlayan nedenler nelerdi?
70 darbesinin nedeni 80′ler ile aynıdır. Siyasetin kilitlenmesi, bu darbenin görünürdeki nedenidir. Bence asıl nedense, Milli Birlik Komitesi zamanında “iktidar elması“nın tadına bakan askeriyenin bu meyvenin artık istediği zaman uzanabileceği bir noktada olduğunu anlamasıdır.
İlk İşkence İspatı olan Edebi Metin
70 darbesi dendiğinde gariptir, benim aklıma hep İlhan Selçuk‘un “Ziverbey Köşkü” gelir. İşkence altında insan beyninin nasıl çalıştığına dair gerçekten ilginç bir belgedir bu kitap. İlhan Selçuk “Ülkeye komünizm getirmek için nasıl bir örgüt kurduklarını anlatan sözde bir itirafnameyi yazmazsa öldürüleceğini anladığı için içinde akrostiş mesajlar taşıyan bir uzun metni kalemi alır. 70 darbesinden sonra Nazlı Ilıcak bu itirafnameleri üzerine “mal bulmuş mağribi” misali atlar ve bunu gazetesinde yayınlar (gülümsüyor).
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ali ışıngör,
amerika,
atatürk,
avrupa,
bill gates,
cezayir,
darbe,
filistin,
fransa,
hitler,
ırak,
ilhan selçuk,
live8,
marksizm,
mtv,
nazlı ılıcak,
nuri alço,
tarih,
vietnam
Her şey Ilk Askeri Darbe ile Başladı, 1960!
İsmet İnönü diktatör müydü?
…Bence İsmet Paşa’nın diktatörlüğünden çok, 70 ve 80′de bu role soyunanlar Türkiye’ye asıl zararı verdiler. Asıl bunları konuşmalıyız.
SY: Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’ten mi bahsediyorsunuz?
Hayır, bu isimler bunu denemeye yetecek kadar hiçbir zaman oy alamadılar bu ülkede… Buradaki en büyük kastım, Kenan Evren‘dir.
SY: Darbe! Önce Adnan Menderes ile başlayalım isterseniz? 1960.
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: adnan menderes,
ali ışıngör,
bülent ecevit,
chp,
darbe,
deniz baykal,
idam,
ismet inönü,
kenan evren,
mesut yılmaz,
mustafa sarıgül,
necmettin erbakan,
osmanlı imparatorluğu,
sol,
süleyman demirel,
tansu çiller,
tarih
Yakın Tarih bazılarına dokunuyor ve saklanıyor
SY: Şöyle bir durum var gibi; Birçoğumuz tarihi ortaokul tarih kitaplarının yazarı Kemal Kara‘nın bıraktığı yerde inceliyor ve önemsizleşiyor zannediyor. 1938. Ata’nın gidişi ile birlikte bizim bilgilerimiz de kesiliyor bir bakıma. Birkaç dönüm noktasının haricinde herhangi bir bilgi yok belleğimizde. Neden yakın tarihimizi bilmiyoruz?
Yakın tarihimizden ve bu dönem içinde yenilen boklardan siyasetçiler korktuğu için! Düşünsenize ne anlatacağız çocuklara? İlk demokratik seçimlerden sonra iktidara gelen DP’nin basını nasıl susturduğunu mu? 60 devriminden sonra başbakanımızı nasıl astığımızı mı? 80 darbesi ile ülkeyi nasıl bir yarı-açık cezaevine çevirdiğimizi mi?
Bu ülkenin edebiyatçıları bu yüzden lise kitaplarında yer almaz. Nâzım Hikmet birileri için bu ülkede hâlâ “vatan haini”, Necip Fazıl hâlâ “vebalı”, Yaşar Kemal hâlâ “sakıncalı”… Bunları çıkardığımızda geriye ne kalıyor, çocuklarımıza anlatacak? Aklıma çarpıcı bir örnek geldi, hemen onu size anlatayım.
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Bu geniş çaplı söyleşi için Ali Işıngör’e tekrar teşekkür ediyorum. Sanıyorum, bu söyleşi ile birlikte birkaç gencimiz daha ülkemizin yakın tarihi hakkında az çok bilgi sahibi olmuş olacak.
Okunabilir olması bakımından kronolojik olarak parçalara ayırarak yayınlıyorum. Toplamda 21 sayfadan oluşan ve iki oturumda gerçekleştirilen bu söyleşinin tamamını buradan edinebilirsiniz.
Selim Yörük: Sizi Focus‘daki yazılarınızdan ve mizahi bir dille ele aldığınız tarih içerikli Burkina Fasa Fiso’dan tanıyoruz. Biraz kendinizden bahsetmek ister misiniz?
Ali Işıngör: En zor şey insanın kendisini anlatması sanırım… Nereden başlamalıyım aslında bilmiyorum.
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ali ışıngör,
aziz nesin,
burkina fasa fiso,
corriere della sera,
dergi,
focus,
italya,
linux,
panorama,
tarih,
televole,
yaşar kemal