Masumiyet Müzesi ve tarihe düşülen hatırlatma noktaları
Orhan Pamuk‘un yeni kitabının adı; Masumiyet Müzesi. Duymayan kalmış mıdır acaba : ) Åžu, pazarlama müdavimlerinin bile aÄŸzında dolaÅŸan aÅŸk romanı. Ne garip deÄŸil mi, pazarlamcıların diline düşen bir aÅŸk romanı…
Genelde kitaplar üzerine konuşmayı ya da yazmayı pek sevmem. Kitapların okunduğundan çok görüldüğüne inanıyorum. Yani zihni açık her insan, herhangi bir kitabı, yazılma amacı ne olursa olsun, kendi hayatıyla kesiştiği noktalarda gördüğünü düşünüyorum.
Bir cümle, bir kelime, anlatılanın dışında kalmış küçük mekan tasvirleri ve anılarımızla örtüştüğü yerler… Ve hatta o örtüşmeler öyle garip çaÄŸrışımlarla oluÅŸur ki, çoÄŸu kimse “Ne ilgisi var, ne garip çalışıyor senin beynin” tepkisi verir bize.
Önemli deÄŸil ki ne anlatılmak istendiÄŸi ya da kitabın ana fikri. Bizim için alınan, örtüşen, görülen noktalar “biz” olduÄŸumuz için önemli. Kısacası kitaplar onları görenlere göre binbir ruha bürünürler.
14 September 2008 | İlgili Olduğu Konular »
