Önümüzdeki süreçte Anayasa’nın çok tartışılacağı ÅŸimdiden belli olmuÅŸtur.
Mevcut anayasamız 1982′de askeri yönetim tarafından yapılmış bir anayasadır. Mevcut Anayasa’nın ıslaha muhtaç bir anayasa olduÄŸu açık ve nettir. Ancak, “Bu anayasa ile olmuyor” diyerek yeni anayasa yapmak ta ülke ve milletin yararına olmayacaktır!
Elbette yeni anayasa yapılabilir. Ancak, önemli olan yeni anayasa yapmak değil, sağlıklı bir anayasa yapabilmektir. Anayasalar eski oldukları için değil, hatalı oldukları için ülke ihtiyaçlarını karşılayamazlar.
Anlatmak istediğim şudur; Yeni anayasa yapmış olmak için, sivil anayasa yapmış olmak için anayasa yapılmamalıdır. Anayasa, daha mükemmel bir anayasal düzen kurgulamak için yapımalıdır.
» Yazının Devamı
07 August 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: anayasa,
cumhurbaşkanlığı,
cumhuriyet,
darbe,
devlet,
diploma,
düzen,
iktidar,
kuvvetler ayrılığı,
özgürlük,
rejim,
rüşvet,
seçim,
sistem,
torpil,
yolsuzluk
Cumhurbaşkanı yürütmenin dualist yapısında, sorumsuz kanadın baş aktörü olup 1982 Anayasasının 101. maddesinde (1982 AN. m. 101) yazıldığı şekilde 7 yıllık bir süre için seçilir. Aynı madde meclis dışından Cumhurbaşkanı seçilmek için gerekli şartları göstermiş olup, Cumhurbaşkanının iki defa seçilemeyeceğini söyler.
Konumuz açısından önemli olan nokta ise maddenin sonunda belirtilmiÅŸtir. Aynen alıntılarsak madde şöyle diyor: ” CumhurbaÅŸkanı seçilenin, varsa partisi ile iliÅŸiÄŸi kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ÜyeliÄŸi sona erer.”. Bu madde üzerinden yazımızı sürdürmeye devam edersek, kendimizce CumhurbaÅŸkalığı seçimi tartışmalarına bir bakış açısı getirme umudundayız.
Burada bir husustan bahsetmemiz gerekiyor: TBMM seçimleri, yüksek olasıkla bir iktidar doğurur ve bu iktidar belirli bir süre görevde kalır. Görevde kaldığı sürece, Anayasada ve kanunlarda kendisine verilen görevleri yerine getirir.
» Yazının Devamı
30 January 2007 | İlgili Olduğu Konular »
CUMHURBAŞKANI Sezer, 1950’den sonra göreve gelen cumhurbaşkanlarının hiçbirine benzemiyor. Hiçbir tantanası yok, son derece gösterişsiz. Görevine bisikletle giden, elinde file pazarda alışveriş yapan, sinema gişesi önünde sıraya giren İskandinavyalı cumhurbaşkanlarına, başbakanlara benziyor.
Son derece tutumlu. Devletin parasını tutkuyla koruyor.
Yurtdışına çok az çıktı. Yurtdışına çıkışlarda uçağına işadamlarını ve gazetecileri doldurmadı, ülke ülke gezmedi. Ailesini ortalığa salmadı, özel ve aile yaşamıyla gündeme gelmedi. Nikáh şahitliği yapmadı, açılış ve temel atma törenlerine katılmadı. Hiç basın toplantısı düzenlemedi, hiçbir gazeteciye özel röportaj vermedi.
» Yazının Devamı
31 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »