Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
27 Åžubat 2006
Normal bir insan beyninin ürettiÄŸi akıl gücüne kıyasla daha emekleme aÅŸamasında olan Yapay Zeka(Artificial Intelligence) geliÅŸtiricileri halen taklidini yapmaya çalıştıkları organın çalışma prensiplerini tam anlamıyla kavrayabilmiÅŸ deÄŸiller. Ürettikleri “akıllı” makınalar, bir insan olarak gözümüz kapalı yapabileceÄŸimiz ÅŸeyleri zor bela gerçekleÅŸtirdiklerinde, hayretle karışık bir gülümseme ile alkışı patlatıyoruz.
Yapay zeka üzerine çalışan bilim adamları en büyük engellerinin taklit etme ve öğrenme gibi karmaşık fizyolojik yetenekleri makinalara kazandırabilmek olduğunu belirtiyorlar. Oysa sıradan bir insan olarak her birimiz her gün onlarca yeni şey öğreniyor, onlarca kişiyi, durumu, olayı taklit ederek hayatımızı devam ettiriyoruz. Peki ama bu nasıl oluyor?
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
25 Ekim 2005
İnternet’te yapılabilecek eylemlerin ve hizmetlerin sayısı arttıkça firmalar tercihlerini ’sanal’dan yana kullanıyor.
Fiziksel yöntemlere kıyasla, giderlerin daha az olması, iletişim hızının katlanması gibi nedenler e-işi cazip kılıyor.
Confederation of British Industry‘nin yaptığı araÅŸtırmaya göre İngiliz firmaların 3′te 2’si iÅŸ baÄŸlantılarını internet yoluyla yapıyor.
Bu ülkemize göre inanılmaz bir oran. Daha aktif ve bilinçli olarak internet kullanan kişi sayısı milyonlarla bile ifade edilemezken Türk firmalarının bu gibi bir orana ulaşmaya çabalaması zor gözüküyor.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
24 Ekim 2005
Herhangi bir anahtar kelimeyi birkaç arama motorunda birden arattığınızda karşınıza farklı sonuçlar, en azından değişik sıralamalar otaya çıkar (hosting@msn, hostbul@yahoo, hostbul@google). Bu farklılık, arama motorlarının listeleme/sıralama algoritmalarının parametrelere farklı katsayılar vermesinden kaynaklanır.
Danny Sullivan, Bill Slawski, Todd Malicoat, Dann Thies gibi bu konuda oldukça bilgili ve deneyimli isimler arama sonuçlarını etkileyen parametrelere, arama motorundan bağımsız, ortalama değerler verebilmek amacıyla bir araya gelip, detaylı bir analiz gerçekleştirmişler.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
22 Mart 2005
Bu Japonlar pek ilginç insanlar. Hayır, milletleri kategorilere ayırıp, ÅŸunlar böyle bunlar böyle, iÅŸte ÅŸu millet böyle ipne, ÅŸu millet pek saf gibi tesbitlerde bulunmak tabiki yersiz ama… ArkadaÅŸ bu Japonlar da görünüşleriyle, kiÅŸilikleriyle, cinsel uzuvlarının boyutlarıyla -diÅŸi: fındık, erkek: serçe parmak- tek baba ve annenin çocuklarıymış gibiler.
Hal böyle olunca ister istemez bi çok dedikodu yapılıyor bu ufak arkadaÅŸlar hakkında. Genellemelerin biri bin para. En ünlülerinden biri de “Bu kesin japon icadıdır abi”, “Japonlar yapmış abi”, “Bu Japonlar çok çalışkan insanlar vesselam… Kıçlarından terleyene kadar çalışır bunlar…”, “Bunlar yılda 5 gün tatil yapıyolarmış (oha artık!)” ÅŸekillerinde tezahur eden “Karınca gibi çalışan Japon” imgesidir.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
20 Mart 2005
Fernando Alonso’yu geçen grandprix*de “gönlümüzün birincisi” seçmiÅŸtik. Bu yarışta da kelimenin tam anlamıyla uçmuÅŸ, lastiklerini yerden kesmiÅŸtir. Öyle ki, son 4-5 turda ikinci ile arasında 17-18sn var iken 1.38′nın altında tur zamanlarına sahip olan iki pilot biri idi.
Bir diÄŸeri ise Kimi Raikkonen idi. Onun lastiÄŸinin “ben gitmiyorum ne bok yersen ye” deyip yarı yolda bırakmasının ardından piste en hızlı turları atan pilot olmuÅŸtur. DiÄŸer pilotlar ortalama 1:39 civarı tur zamanlarına sahip iken Raikkonen yaklaşık 21sn geriden 1:36′lı turlar ata ata bu farkı kapatmak için kasm kasm kasmıştır. Son olarak 8. ile aradaki farkı 0.6sn’ye kadar indirmiÅŸti ki malesef yarış bitti.
» Yazının Devamı
* * *