Orduya katılmak
Pek alışık olmadığımız bir eylemdir. Biz “o ÅŸimdi asker”i, “ÅŸafak” olgusunu, “komutanın kapıya bi tekme vurdum girdim”i, “200 metreden gazoz kapağını vurmuÅŸtum”u, “bizim komutan çok kıyaktı”yı biliriz. Yani askerlerik bizim için anılar denizidir, vatan borcudur, ÅŸehir düşmek bir onurdur…
Fakat “orduya katılmak” içinde ruh barındırmayan bir olgudur. Hiçbir batlaya sap olamamış kiÅŸiler katılır orduya son çare olarak çogu zaman. Sam amcanın parmağının ucu gösterir “Gel seni istiyorum, para kazanacaksın, en güzel meslek” sloganını. İş baÅŸvurusu yapar gibi gidilir belgeler imzalanır, yeni bi iÅŸe baÅŸlar gibi orduda kariyer yapmak akla gelir. Komutanlar, “Kaldır o pis kara kıçını aÅŸÅŸalık zenci” diyen müdürler olurlar.
