Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
10 Ekim 2005
Bugün NTV Radyo‘dan Yorum Farkı‘nı dinlerken, Emre Kongar‘ın daha önce bir yerlerden hatırladığım bir alıntıyı okuduğunu duydum. Evet, Bekir Çoşkun‘un 6 Ekim tarihli “Avrupalı oldunuz” başlıklı yazısıydı.
Bekir Çoşkun’un sol tandansını açıkça vurguladığı agresif üslubundan hoşlanmasam da yazılarındaki birçok ana fikri desteklediğimi belirtmeliyim.
“Kültür reformu yaşamalısız” diyen Avrupalıları “Biz yaşadık reform. Yeter bu kadar” tadındaki yorumlara cevap olan aşağıdaki yazısını aktarmak istiyorum. Aşağıdakiler yanlızca Avrupa Birliği’ne dahil olmak adına yönlendirilen mesajlar değil bence. Olması, düzeltilmesi gereken kötü huylarımız. Anlaşılan şu ki her ne kadar Cumhuriyet’in ilanı ve Atatürk ile büyük bir kültür devrimi yaşamış olsak da, daha almamız gereken yollar var. Buyrun;
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
01 Ekim 2005
Bildiğiniz gibi 24 Eylül’de Bilgi Üniversitesi’nde bütün itirazlara ve engelleme çalışmalarına rağmen bir Ermeni Konferansı gerçekleştirildi. Konferansı düzenleyen ve kendilerine “aydın” diyen kişiler amaçlarına ulaştı. Bolca “Türkiye bu soykırımı kabul etmeli” gibisinden yönergeler ilan edildi.
Konferansın başlangıcında, engelleme çalışmalarına “Özgürlük var!” diyerek karşı çıktılar ve bir yolunu bulup, biraraya gelip, tüm dünyanın ilgisini toplayıp yapacaklarını yaptılar.
Daha önce de bu ve bunun gibi konferansların yapılmasına karşı olmadığımı, olamayacağımızı, özgürlüklerden bahsedilen bir ülkede böyle bir kısıtlamanın yersiz olduğunu düşündüğümü belirtmiştim. Fakat zamanının iyi belirlenmesi gerektiğini ve sonucunda ne gibi durumlarla karşılaşılacağının iyi planlanması gerektiğini belirtmiştim (bkz: Ermeni Konferansı).
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
04 Eylül 2005
Asker “İktidar Elması”nın tadını aldı bir kere…
SY: 60 darbesi kısa vadede işe yaramadı. Peki, ardından neler oldu? İkinci darbeyi hazırlayan nedenler nelerdi?
70 darbesinin nedeni 80′ler ile aynıdır. Siyasetin kilitlenmesi, bu darbenin görünürdeki nedenidir. Bence asıl nedense, Milli Birlik Komitesi zamanında “iktidar elması“nın tadına bakan askeriyenin bu meyvenin artık istediği zaman uzanabileceği bir noktada olduğunu anlamasıdır.
İlk İşkence İspatı olan Edebi Metin
70 darbesi dendiğinde gariptir, benim aklıma hep İlhan Selçuk‘un “Ziverbey Köşkü” gelir. İşkence altında insan beyninin nasıl çalıştığına dair gerçekten ilginç bir belgedir bu kitap. İlhan Selçuk “Ülkeye komünizm getirmek için nasıl bir örgüt kurduklarını anlatan sözde bir itirafnameyi yazmazsa öldürüleceğini anladığı için içinde akrostiş mesajlar taşıyan bir uzun metni kalemi alır. 70 darbesinden sonra Nazlı Ilıcak bu itirafnameleri üzerine “mal bulmuş mağribi” misali atlar ve bunu gazetesinde yayınlar (gülümsüyor).
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
29 Mayıs 2005
Bu yarışın galibi, Kimi Raikkonen’in ardından David Coulthard’dır. Startda 12. sıradan 4. sıraya fırlaması “uçak motoru takmıştır bu” iddialarının ortaya çıkmasına neden olsa da ilk pitstopa kadar attığı hızlı tur zamanları ile hem aracının performansını hem de kendi yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır. Gerçi ilk pitstop sırasında “yürrü iskoçum küm tutar seni” diye bağıran bir taraftarın gazına gelip pit hız limitini aşarak pitten geçme cezası alıp tüm kredilerini buruşturup çöpe atsa da takdir edilmesi gereken bir yarış çıkarmıştır.
Fernando Alonso ise, yarışın strateji anlamında galibi olmuştur. Fakat yaptığı küçük bir hata ile 7sn gibi ölümcül bir zaman kaybı ile adeta Raikkonen’e “buyur podyumun en yüksek yeri senin olsun. Orası fazla esiyo. Zatureytim ben” dercesine ikinciliğe razı olmak zorunda kalmıştır.
» Yazının Devamı
* * *