Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
21 Eylül 2005
“Tek Amacım Sözlükten Karı Kaldırmak”
SY: Ekşi Sözlük binlerle ifade edilen bir sanal topluluk. Bu büyük komunite içerisinde “Dostluk” ya da “Arkadaşlık” olarak tanımlayabileceğiniz yeni bağlantılar kazandınız mı? Ya da böyle bir beklentiniz var mı?
Aslına bakılırsa o kadar büyük bir komunite değil sözlük. Aktif yazar o kadar fazla değil ki. Ya da ben öyle sanıyorum, bilmiyorum. Belkide sözlük büyüdü de benim haberim yok. Bak nasıl da umursamaz tavır takınıyorum ha…
Arkadaşlık dostluk gibi bir beklentim olmadı hiç. Ama dostluklar kazandım. Hem de asosyal sayılabiliecek biri olduğum halde. Sıradaki soruyu da tahmin ediyorum. Sözlükten hatun kaldırmakla ilgilidir kesin (gülüyor).
SY: Gizemli kimliğiniz ile birçok karşı cinsin ilgisini çekiyormuşsunuz. “Kaldır”dıklarınız oldu mu?
(Gülüşüyoruz)
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
21 Eylül 2005
“Detaycıyım, Evet. Ne Olmuş!”
SY: Takip ettiğim kadarıyla, sizin bir tarzının var sözlükte. “Her başlığın altında benim de bir yazım olsun” yerine, seçmece çalışıyorsunuz. Bu tarzdan bahseder misiniz biraz.
Evet öyle diyorlar. Haksız da değiller. Detaylara taktığımı söylerler hep. Sadece sözlükte değil. Normal yaşantımda da. Bundan şikayet edenler hiç az değil. Detaylara takılıp işin özünü kaçırdığımı iddia ediyor kimi yakınlarım. Bu özelliğim sözlüğe de yansıyor haliyle. Ama ben halimden memnunum
Öyle her başlığa da yazmıyorum evet. Eğer başlık güzelse “Bu neden benim aklıma gelmedi lan? Beynimi s.kim” diyorum. Kıskançlığımdan yazmıyorum. Başlık kötüyse okumuyorum bile zaten. Böyle de kişiliksiz bir adamım işte.
SY : Bu detaylar için elinizde not defteri ve kalem ikilisi ile dolaştığınız söyleniyor?
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
21 Eylül 2005
Ekşi Sözlük diye bir site var. Bilemiyorum artık tanıtılmasına gerek var mı. Onu kullananlar “Kutsal bilgi kaynağı” olarak tanımlıyorlar. Bu “kutsal eser”i sen, ben, o, herkes tarafından oluşturulmuş. Hayır o kadar da değil. Ama niye de on binleri aşan bir topluluk her geçen gün yenileyip, geliştiriyorlar onu. Canlı mı canlı, hatta hiperaktif bir ortam.
İşte bu ortam içerisinde kendine ayrı bir yer edinmiş bir “yazar” var. “Cohesionless” diyor kendisine. İmzasını bu şekilde atıyor. Onu tanımlamak biraz zor, buradan birkaç örneğini görebilirsiniz.
Hemen yüzünüzde bir gülümseme oluştu değil mi? Yaa..
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
16 Mart 2005
Sözlükte bir tarzın temsilcisidir. Onlar tespit, detay insanıdır. Ne bi polemiğe girerler sözlükte, ne de ona buna ayar vermeye kalkışırlar.
Saf kalitedir bunlar. İki üç cümleyi geçen her entrysinde ayrı bir tat vardır. Ne zirvelere gitme heveslisidirler, ne de “Ortama akalım hacı, kız kaldıralım”. Onların tek amacı yazmaktır.
Not tutar bunlar sözlük için, sözlük başında olmadıkları zamanlarda ellerinde illa bi kalem bulunur. Akıllarına gelen güzel başlıkları not ederler, biriktirirler. İlk fırsatını bulduklarında da yapıştırırlar hemen.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
15 Mart 2005
Belki miğferdibi yüzünden, belkide daha önceden yerleşti bu his içime. Önceden sözlük çok çekici geliyor idi. Farklı bir tat idi. Yazıların tarzı, espriler e-mail forwardlarına benzemiyordu.
“Biraz da gülelim” başlıklı, yüzlerce kişiden forwardlana forwardlana gelmiş gubik şeylerin olduğu maillerden bıktığımız bir zamandı ilk tanıştığım. İmreniyor idim “Vay be! Ne güzel yazmışlar” şeklinde.
Miğferdibinden önce sanki bi bok olmuşum gibi “Bu böyle olmamalı”, “Bak gene anket yapmışlar”, “Bak yine dün yaptığım şey yazmışlar”, “Sözlük kötüye gidiyor” gibi sitemler yağdırıyodum. Benim yazdıklarım çok güzel ya…
» Yazının Devamı
* * *