Din, asırlardır varlığı ve gerekliliği tartışılagelmiş bir olgu. Günümüzde bu konudaki kutuplaşmaların birçoğu bilim ve tanrı arasında gidip geliyor.
Bilimsel bakış açısına sahip olanlar çoğu zaman dinin gerekliliğini sorgularken, herhangi bir dine mensup kişiler de, bu derece kompleks sistemlere sahip evrenin bir yaratıcı olmadan, yoktan varoluvermesi fikrini anlamsız bulurlar.
Din, her toplumda çeşitli şekillere bürünerek karşımıza çıkar. Bazen tek tanrılıdır, bazen çok. Bazen tanrı olarak adlandırılan yüce güç, günlük yaşantımızda dokunduğumuz bir varlık bile olabilir. Çoğu zaman ise doğanın gözle görülen güçlerinden anlam bulmuştur.
Aslında din, en temelinde “inanç” denen olguyu barındırır. Bir “kabullenme” olarak çıkar çoÄŸu zaman karşımıza. Üstün bir gücün varolduÄŸuna inanmakla baÅŸlar. YaÅŸanan ve yaÅŸanacak her türlü deneyimin bir güç tarafından kontrol edildiÄŸi düşüncesi ile geliÅŸir.
Kısacası; İnsanoÄŸlunun piÅŸmanlık duygusu ve umutları olmasaydı, bugün “din” dediÄŸimiz olgunun varlığından söz edemiyor olurduk.
» Yazının Devamı
23 Åžubat 2010 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: beklenti,
bilim,
din,
enerji,
felsefe,
fizyoloji,
hafıza,
hegel,
hinduizm,
huzur,
inanç,
kuantum fiziÄŸi,
membrane,
nöron,
platon,
ruh,
tanrı,
tasavvuf,
vilayanur ramachandran
Türkiye’nin çok kültürlü yapısı baÅŸlangıçta aşırı milliyetçi nüanslar taşıyan ve ülke gündeminin gerginleÅŸtiÄŸi noktalarda bu aşırı milliyetçi nüansa geri dönen Türk kelimesinin de bir süre sonra ‘tanımında’ çok kültürlülüğü ihtiva etmesini zorunlu hale getirdi.
Ancak bu tanımında çok kültürlü olan ve savunucuları tarafından da herkesi kapsadığı söylenen kelime; herkesi kapsaması düşüncesinde samimiyetsiz ve üstünlükçü, egemenlikçi olması nedeniyle Türkiye’nin Türk olmayan halkları arasında yaygınlaÅŸmadı. Zaman zaman gerilen ülke ortamında vatan, millet ve hatta laik yapımıza raÄŸmen din ile de iliÅŸkilendirilerek meÅŸru hale getirildiyse de siyasi sakinleÅŸme durumunda tekrar baÅŸa dönüldü.
» Yazının Devamı
14 Aralık 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Savaşmak hayatın doğası hatta ta kendisi bence. Peki bu barış dedikleri şey nedir yahu? Bunu gerçekten anlayamıyorum. Herkesin dilindeki bu barış kelimesi neyi simgeliyor?
Bana kalırsa herkes için farklı anlamlara sahip bu kelime. Kimileri için barış, kendisinin kaybettiği anlarda aldığı mola. Mola süresi bitince yani tekrar güç ve zeka kapasitesi arttığında savaşmaya devam ediyor.
Bir başkası içinse hayat savaşı verirken yanındaki arkadaşı, yoldaşı düşerse yerden kaldırmasıdır barış.
Bir grup insansa barışı rahat yaşamını devam ettirirken ona rahatsızlık verenleri engellemek için yapılan uğraşılar olarak tanımlıyor. Bir başka grupsa, ezildiği fikri ile ezmek için organize olma haline yani savaşmaya barış diyor ki bu çok enteresan gelir bana.
» Yazının Devamı
05 Kasım 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: aile,
barış,
din,
eÄŸlence,
istanbul,
müslüman,
new york,
savaÅŸ,
ÅŸehir,
televizyon,
toplum,
yaÅŸam
İnsanların birbirleriyle kaynaşmaları, tanışmaları için vesile olması gereken sebeplerin en önemlisi bence selamdır. İnsanlar tanışmadan önce birbirlerine yabancı oldukları için konuşamazlar.
Tatlı bir ses tonuyla söze selam ifadelerinden biriyle başlamak, karşımızdaki kişinin bize yaklaşmasını sağlar.
Selam tüm insanlık için ortak tanışma aracıdır. Her dilin kendine özgü, her kültürün kendine mahsus selam ifadeleri vardır. Selamlaşmak insanın kültür seviyesini, gelenek-görenek konusundaki seviyesini de gösterebilir
» Yazının Devamı
06 Nisan 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı yani laikliğin olduğu söylenen bir ülkede din işleri ile ilgilenen bir kurumun yani Diyanet İşlerinin Başbakanlığa bağlı bir teşkilat olarak çalışması ve bunun anayasa tarafından genel idare içerisinde kamu kurumu olarak sayılması ve laik bir devlet yapısı içerisinde bulunan bu teşkilatin cumhuriyete fetvalar vermesi laikliğe aykırı bir durum olarak görülmektedir.
3. Mart 1924 tarihinde 429 sayılı kanunla Başbakanlığa bağlı bir teşkilat olarak kurulan Diyanet İşleri;
» Yazının Devamı
23 Kasım 2006 | İlgili Olduğu Konular »