Pek samimi olmadigimiz bir ortamda, tek elimizle dolu poseti, diger elimizle bos poseti tutup birbiri içine sokmaya çalisirken “hay allah”, “nick!”, “alla hallaaa” deriz ki bi yüregi yufka insan evladi gelsin de yardim etsin.
Ama genelde yardim etmeye gelen o insanlar bile “hey salak, iki elinle bi ski dogrultamadin” bakisi attiktan, “dur bilader dur” dedikten sonra yardim ederler ki kizarir, momaririz haybeye…
Bu prosedürün hemen öncesinde, müsterinin ikinci posete ihtiyaci oldugunu belirtme efektleri vardir. Saticinin bakislarinin üzerinde oldugunu farkettigi bir ani yakaladiginda, poseti eline alir, altindan tutar, söyle bi hoplatir. Iki sapindan tutup, basini öne egerek içine bakar. Elini içine atar, malzemeleri posetin bi o yanina bi bu yayina ittirir. Son olarak da yagmurda islanmis kedi yavrusu bakisi ve küçük emrah kaslari ile saticiya bakar. Islem tamamdir. Satici “o öyle olmicak… Ben size bi poset daha vereyim” der. Müsteri “hay allah razi olsun… ben de…” ile baslayan ve taaa ailesel sorunlarina kadar varan bir muhabbete girer…
(bkz: Esnaf)
19 Nisan 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Eskiden birb… (Takıntılı mıyız yoksa tüm güzellikler eskide mi kaldı. “Eskiden” girizgahı taşıyor artık hep sitemlerimiz; “Eskiden şöyle naiflerdi, böyle saygılılardı… Eski insanlar varya eski insanlar”… Belkide biz doÄŸru yerden bakmasını bilemiyoruz. Her yeni/modern/”state of the art” yoz geliyor bize, dudak büküyoruz, eksiye imreniyoruz, keÅŸkeleri ardı ardına sıralıyoruz. Beyse kaldığımız yerden devam edelim)
Eskiden birbirlerinin halini hatrını sorarlardı muntazaman. Aile bağına benzer bir baÄŸ ile baÄŸlıydı aynı sokak içindeki esnaflar. Her gün, güneÅŸin kendini göstermesinin hemen ardından “Hayırlı iÅŸler” yankıları ile açılan dükkanların önleri süpürüldükten sonra herhangi birinin dükkanında toplanılır, üzerinde dumanı ile gelen çaylar kahveler içilir, sohbetler edilir, gülüşülür, yeni çıraklara esnaf üçlemesi yapılır, yeni güne ve alışveriÅŸe tebessüm ile baÅŸlanırdı. Müşteriler hoÅŸ karşılanır, “Bakacaksın!” gibi eÅŸÅŸekliklere rastlanmazdı. Kasaya giren ilk para önce yere atılır, yüze sürülür, “Siftahi benden bereketi allahtan” ile baÅŸlanırdı.
Eskiden… eskiden… eskiden… diye sayıklamamız boÅŸuna deÄŸil sanırım… Hey gidi hey…
26 Åžubat 2005 | İlgili Olduğu Konular »