• Categories

Gazete köşelerinde blog havası

Ülkemizde, kariyer sahibi olan ya da olmayan birçok kişi son bir yılda yeni bir alışkanlık kazandı; blog takibi. Bu alışkanlık başlı başına bir mesai haline geldi.

Kahvaltı masasına oturup, bacak bacak üstüne attıktan hemen sonra çayımızdan bir yudum alırken gözattığımız gazetenin yerini dizüstü bilgisayarımızda açık bulunan bloglar almadı henüz ama ben ilerisi için bu değişimin farklı bir yapıda gerçekleşeceğini düşünüyorum (Bkz: Görüyorum. Medya evrilecek). Gerçekleşeceğini düşündüğüm bu değişim, klasik medyanın taşlarını sallayacak.

“Blog kültürü” medyanın sunumunu etkileyen ve ileride de etkileyecek olan önemli olgulardan biri. Ülkemizde de blog kültürü yalnızca “blogcu”lar ile desteklenmekle kalmıyor. Sendeyolla.com bu kültürün kurumsala yansımış ve bir ürüne dönüşmüş ilk örneklerinden. Hürriyet gazetesinin bir iÅŸtiraki. Vatan gazetesi de okurların katılımı için internet sitesi içerisinde bir komunite blogu açmış durumda.

» Yazının Devamı

Farkında olacak bir tehlike var mı?

Bir süre öncesine kadar ekranlarda bir gazetenin reklamı vardı. Gazetenin satışı üzerinde hiçbir etkisi olacağını zannetmediÄŸim, sadece ortamı germeye yönelik olarak deÄŸerlendirdiÄŸim (Ali Atif Bir Hoca baÅŸka türlü deÄŸerlendirebilir tabii.) bu reklam hakkında nedense hiç bir medya organı bir ÅŸey demedi. Oysa birisi sokakta kendi kendine ‘la ilahe illallah’ dese bu söyleneni günlerce manÅŸet yapıp Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanı ilan ederek, sahibinin idamla yargılanması için ellerinden geleni yaparlar.

Gazete çıkarmanın maliyetleri ve bahse konu gazetenin satış adedini düşündüğünüzde nasıl olup da hala yayınlanabildiğine anlam veremediğimiz (daha dogrusu anlam verdigimiz) gazetenin demokrasi adına dokunulmazlığı olduğunu görüyoruz.

» Yazının Devamı

 

Okullarda neler oluyor?

Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında okullarda işlenen cinayetler, yaralamalar ve kavgalar yer almaya başladı. Okullardaki suç işleme oranı da her geçen gün artmaktadır.

Son haberlerde;

- Samsun’da okula giderken üzerlerine kurÅŸun yaÄŸdırılan iki genç.

- İzmir Karşıyaka’da okulda suyla ÅŸaka yaparken kavga eden lise öğrencisi, arkadaşını sırtından bıçakladı.

- Yalova’da teneffüste arkadaşı tarafından bıçaklanan 9. sınıf öğrencisi yaralandı.

» Yazının Devamı

 

Kürt sorunu bir realite midir?

Son dönemlerde “Kürt Sorunu” söylemini sık sık duymaya baÅŸladık. Gerek siyasi liderlerin ağızlarından, gerek medya organlarından, gerekse bir takım yazarlardan. Herkes Kürt sorununun varlığından bahsediyor. Ancak bu Kürt sorunu tam olarak nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Çözümü nedir? Ortada gerçekten bir Kürt sorunu var mıdır, yok mudur? Bu soruların cevaplarına doyurucu yanıt almış deÄŸiliz.

Kendi gözümden, gerçekte varolmayan Kürt sorunundan biraz bahsetmek istiyorum. 1994-1995 yılları arasında iki yıl süre ile Bingöl’de sivil olarak Kürtlerle iç içe bulundum. Kürtler hakkında kısaca ÅŸu izlenimler edindim; Kendi içlerinde sıcak kanlı, dürüst, ahlaklı, imanı bütün ve birbirlerine sıkı bir ÅŸekilde baÄŸlı insanlar. Ancak cehalet ve eÄŸitimsizliÄŸin ciddi bir sorun teÅŸkil ettiÄŸini gördüm.

» Yazının Devamı

 

BoÅŸ zaman, iki kelime sekiz harf

Televizyon olmayan bir evde kalıyorsanız, kendinize ayırabileceğiniz çok vaktiniz oluyor;

- Kitap, gazete, dergi vs… okumak
- Yatağa uzanıp, tavanı izlemek
- Sokağı gören pencerenin önüne, ellerinizi arkada birleştirerek dikilmek
- Buzdolabının kapağını açıp, kapatmak
- Banyoda işiniz bitmiş olsa bile, belki de 3 yıl önce almış olduğunuz temizlik gereçlerinin arkalarındaki yazıları okumaya koyulmak
- Günler önce çekyatın altına itmiş olduğunuz gazeteleri tekrar okumak

gibi meşgaleler buluyorsunuz. Sandığımızın aksine, o kadar çok boş zaman içinde yüzmekteyiz ki, eğer işiniz ile ilgilenmek zorunda olduğunuz vakti ve uykuyu çıkarırsanız, günde -en az- 5 saat onu doldurmanız için sizi bekliyor. Yani, 41 saniye önce okumaya başlamış olduğunuz bu yazının, bir önceki cümlesindeki noktaya tam 439 kez baştan dönüp gelmeniz gerekiyor. Aslında o kadar verimsiz kullanıyoruz ki bu zamanı, aranızdan -evinde televizyonu olmayan- bazıları, yukarıdaki eylemi 439 kez yapıp, toplamda 5 saat tutup tutmadığını kontrol edebilecek ruh halinde bile olabilir.

» Yazının Devamı

 

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.