Bu yarışın galibi, Kimi Raikkonen’in ardından David Coulthard’dır. Startda 12. sıradan 4. sıraya fırlaması “uçak motoru takmıştır bu” iddialarının ortaya çıkmasına neden olsa da ilk pitstopa kadar attığı hızlı tur zamanları ile hem aracının performansını hem de kendi yeteneÄŸini bir kez daha kanıtlamıştır. Gerçi ilk pitstop sırasında “yürrü iskoçum küm tutar seni” diye bağıran bir taraftarın gazına gelip pit hız limitini aÅŸarak pitten geçme cezası alıp tüm kredilerini buruÅŸturup çöpe atsa da takdir edilmesi gereken bir yarış çıkarmıştır.
Fernando Alonso ise, yarışın strateji anlamında galibi olmuÅŸtur. Fakat yaptığı küçük bir hata ile 7sn gibi ölümcül bir zaman kaybı ile adeta Raikkonen’e “buyur podyumun en yüksek yeri senin olsun. Orası fazla esiyo. Zatureytim ben” dercesine ikinciliÄŸe razı olmak zorunda kalmıştır.
» Yazının Devamı
29 May 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Kimi Raikkonen geçen yarışta olduÄŸu gibi bu sefer de aÄŸzımızı açık bırakmıştır. Yirmili turlarda kaza olupda herkes “Aman Allah” figanlarıyla, etekleri tutuÅŸarak pite girerken, Kimi Raikkonen altındaki teknoloji harikasının yakın akrabası Mercedes Cl 55 Amg’yi takip etmeyi tercih etmiÅŸ, fanlarını umutsuzluÄŸa sürükleyivermiÅŸti.
“Yaa abi herifler akıllılık yapıp girdiler iÅŸte pite. Bizimki niye girmedi. Bırak abi bırak… Stratejide sıçar zaten hep McLaren… Önceden beri böyledir” öngörüleri baÅŸ gösterdiÄŸinde güvenlik aracı pitten çıkmış, yarışın gidiÅŸatı süt liman olmuÅŸtu. Sıralar oturmuÅŸ, Monaco gp’sinin doÄŸal getirisi ile tiren vagonları gibi birbirlerini takip eder olmuÅŸlardı.
» Yazının Devamı
22 May 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ferrari,
formula 1,
grand prix,
juan pablo montoya,
kimi raikkonen,
mclaren,
mercedes,
michael schumacher,
monaco,
ralf schumacher,
renault
Kimi Raikkonen’in ilk 24 turda 26 sn fark atarak kendine fazladan bir pit stop kazandıracak derecede bir performansa imza atmasının altında, diÄŸer pilotlar ortalama 1.17:500 civarı turlar atarken 1.16lı derecelerin altına düşmemesi yatıyor idi. BaÅŸta herkes “Az yakıt almıştır bu kesin… Bak gör ÅŸimdi girer” bilgiçlikleri elinin tersi ile “höööyt” diyerek itivermiÅŸtir.
Bu performansa yardımcı olan diÄŸer bir etken de Fernando Alonso’nun pek iyi dereceler atamayıp arkadakileri bloke etmiÅŸ olmasını da sayabiliriz aslında. Fakat arkadakilerin, müsait iken attıkları en hızlı turlar dahi Raikkonen’in en kötü derecesine yaklaÅŸamamıştı. Burdan anlaşılıyor ki, Fernondo Alonso’yu geçmeleri Raikkonen’e baskı kurmaları anlamına gelmeyecekti.
» Yazının Devamı
08 May 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Her yarista birinci olmayan bir birinci seçiyoruz ya, işte bu gpnin de birinci olmayan birincisi hep birinci olmasina alistigimiz bir pilot: Michael Schumacher.
Yarisin dönüm noktasinin M.Schumacher’in ilk pitstopu oldugunu herkes farketmistir herhalde. Pitstop sonrasi orta siralardan birden üçüncülüge oturunca etrafimizdaki tüm izleyenlerin gözleri döndü. Klise bir tabirle “uyuyan dev uyandi!” çigliklari duvarlarda yankilandi.
M.Schumacher sadece pit stratejisinin kaymagini yalamadi. O inanilmaz pitstopun ardindan pist üzerindeki diger pilotlar ortalama 1:24.500 civarlarinda turlar atarken 1:22:100′un altina düsmedi. Bu fark gözlerimizi kamastirdi ki arkasina hizla yaklastigini aci bir sekilde gören ve bi süre sonra yillarin sampiyonunun göstere kendini geçmesini izlemek zorunda kalan Jenson Button neler* hissetmistir o aralar kim bilir…
» Yazının Devamı
24 April 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: alex wurz,
ferrari,
formula 1,
grand prix,
jacques villeneuve,
jarno trulli,
kimi raikkonen,
michael schumacher,
pit stop,
rubens barrichello,
san marino
Fernando Alonso ve istikrarlı takipçisi Jarno Trulli’nin rahat(rahat derken görünürde öyle. aÅŸağıya bakın bi…) bir ÅŸekilde kazandıkları gp.
Fakat bu grand prix’e imzasını atan bu kez bu ikili deÄŸildir. Imzayı kazıya kazıya Pedro de la Rosa atmış ve “elin soÄŸuktur olm senin…kaç yıldır yarış yüzü görmüyosun” ÅŸeklindeki indirgemelere, agresif ataklarıyla defalarca “dan! dan! dan!” diye cevap vermiÅŸtir. Ayrıca her geçiÅŸinin ardından, bir tur sonra geçtiÄŸi rakibine 3-4 sn fark atmasını F1.com’un “live feed”inden izlemek, CNN-Turk’ten izlemekten daha zevkliydi. HerkeÅŸler 1.34-1.36 civarı turlar atarken(Kimi Raikkonen, ve Renault’lar hariç) bu deli kızan 1.32lere kadar inip, her geçiÅŸin ardından gelen yeni rakibini sert savunmalarla karşılaÅŸmasına raÄŸmen, adeta tesbih gibi dizmiÅŸtir.
Yarışa bu kadar uzun bir süre sonrasında cartdadanak giren bir pilotun bu kadar hızlı olabilmesi ancak altındaki aracın da yardımıyla gerçekleÅŸir. Ki “Yardımcı oldu mu McLaren, de la Rosa’ya” sorusunun cevabını, hemen takım arkadaşının zamanlarına bakarak bulabiliyoruz. O da son turlarda dahi 1.31′e kadar indi. Ve bu zamanları Renault’ların zamanlarıyla karşılaÅŸtırınca diÄŸer takımlarla arada bariz, sırıtan bir fark olduÄŸunu görüveriyoruz. McLaren ve Renault ÅŸu an için pistteki en hızlı araçlar bu gayet kolay görülebilecek bir ÅŸey. Hem de en az 0.75-1 sn farkla. Yarış içerisinde bu iki takımın pilotlarından baÅŸka 1.31 küsür dereceler yapan insan evladı olmamıştır.
» Yazının Devamı
03 April 2005 | İlgili Olduğu Konular »