Türkiye’de tınılarına takıntılı bir ÅŸekilde esir olduÄŸum iki grup var biri Nem diÄŸeri de Sakin. Nem’in “GüneÅŸte Yalnız” albümünün her saniyesindeki iniÅŸ çıkışları, vurucu noktalarını, ölümcül tınılarının baÅŸladığı milimetrik saniyeleri, notaları ile bilirkte size sayabilirim!
Evet, abarttım ama öyle, hakediyorlar. DiÄŸer bir deliliÄŸim de Sakin iÅŸte. Sakin bizim üniversitenin TaÅŸ Oda’sından çıkma. O yüzden ilk konserlerine gidenlerden olduÄŸumu rahatça söyleyebilirim. Birçok ufak tefek konser de verdiler onlara da koÅŸtum gittim hep.
TaÅŸ Oda konserleri her dönem sonunda olur, kaçırılmaması gerekir. “Yeni müzik, yeni tınılar…” diye ölüp biten benim gibi arkadaÅŸlar için tam bir keÅŸif ortamı. Badem de TaÅŸ Oda‘dan geçmiÅŸ yine pek saygı duyduÄŸum gruplardandır, onu da eklemeden geçemedim.
» Yazının Devamı
13 March 2008 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: badem,
güneşte yalnız,
hayat,
indie,
kristalize,
mp3,
müzik,
nem,
sakin,
seabear,
taÅŸ oda,
yeni albüm
Kader
Soru: Madem, herşey bir kader defterinde yazılı ve her şey ona göre oluyor. O halde insanlar niçin cehenneme gidiyor?
Cevap: Evet, her şey bir kader defterinde yazılı ve her şey ona göre oluyor. Ama, defterde yazılı olduğu için o şey olmuyor.
Mesela; Meteroloji uzmanı, uydudan gelen fotoÄŸraflara bakarak geleceÄŸi görebilmektedir. Bir insan ne kadar yükseÄŸe çıkarsa hem görüş alanı geniÅŸler hem de geleceÄŸi görebilir. Uzman, uydudan görüyor ki, Türkiye’nin batısından yaÄŸmur bulutları geliyor. Bulutların hızını ve yönünü hesaplıyarak, hemen defterine ÅŸunları yazıyor; “Yarın Türkiye bulutlu ve yağışlı olacak”. Bulutların gelmesine bir gün var. Bir gün sonra Türkiye bulutlu ve yağışlı olsa; Acaba meteroloji uzmanı bir gün önceden deftere, bu olayı yazdığı için mi olaylar oluyor?Yoksa uzman olayları uydudan önceden gördüde mi yazdı.
» Yazının Devamı
19 July 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: allah,
cevap,
din,
dua,
hayat,
ilim,
kader,
namaz,
ruh,
soru,
ÅŸeytan,
tevekkül
Bazılarının inancına göre, bir gün gelecek ve tüm hayatımız boyunca hem yönetip, hem de başrol oynadığımız filmleri herkes en ince ayrıntısına kadar izleyecek.
Farkı, bunun bizi mutlu etmemesi. Filmin giÅŸe rekorları kırması o an için pek önemli olmayacak malesef. Daha ziyade, kimse bilmeyecek, kimse görmeyecek diye rahatça çektiÄŸimiz çirkef, rezil sahneleri herkesin izleyecek olması bize soguk terler döktürecek. KeÅŸke sadece terle kalsa…
(bkz: Dünya benim)
15 January 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Neredeyse hesaplanamaz bir değerdir. Şöyle bir bakalım;
lt= Yaşam süresi
de= Gün içinde yaşanan bir olay
t= Olayın gerçekleştiği gün
k= Olayın önem katsayısı
kt= Olayın t anındaki yaptığı etki. Yani günlük etki.
b= Olayın kelebek etkisi katsayısı
Bi kere düğüm baÅŸtan kopuyor. “b” katsayısının deÄŸerini zamana dışarıdan bakmadan bilemiyoruz malesef. EÄŸer zamanı düz bir çizgi olarak görebilseydik, olayın(de) gerçekleÅŸtiÄŸi andan itibaren sonraki olayların akışını ve etkileÅŸimlerini takip ederek eÅŸÅŸekler gibi kasıp bulabilirdik bu katsayıyı(b) bulabilirdik. Ama fonksiyonda “lt”ye ulaÅŸmış(yani ölmüş), ve hayatı tüm ince ayrıntılarına kadar kaydedilmiÅŸ birinin “b” katsayısı -dediÄŸimiz gibi eÅŸÅŸekler gibi kasılarak- bulunabilir. Çünkü onun yaÅŸadığı zamanı, tutulan kayıtlar sayesinde çizgi olarak görebiliriz.
» Yazının Devamı
17 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »

Ağızda deÄŸiÅŸik bir tat bırakan, huzur veren bir aktivitedir… Deniz kenarında, bir bankta, yapayanlız, bazılarının öğle yemeÄŸi olarak ifade ettikleri ekmek arası yer iken, pırı pırrrr pırrr bi tane kanatlı beyaz bi ÅŸey uçup önünüze konuverir. Biraz ürkek, biraz meraklı. Yandan yandan bakarak hareketlerinizi izler. Ani bir oturuÅŸ pozisyonu deÄŸiÅŸiminde hemen uçmaya, kaçmaya, “insan oÄŸlu bana zarar verecek yine” ihtimali ile uzaklaÅŸmaya hazırdır. Heyecanla bi oraya bi buraya döner “keÅŸke birazcık yiyecek verse” dercesine.
Homudu homudu ekmekten lokmalar alırken, ağızdan düşen bi parça, yerden alınarak, sabırla beklemekte olan o süt beyaz canlılın önüne atılır, gayri ihtiyari. ilk anda “aman tanrım… pusu! pusu! sapan taşı!!” inancıyla bi metre kadar havalanır, kanatlı ürkek canlı. Haklıdır. InsanoÄŸlunun kendine ve türlerine yaptığı iÅŸkenceler ÅŸehir efsaneleri haline kulağında çınlamaktadır. Nasıl güvenebilir ki…
» Yazının Devamı
09 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »