Önümüzdeki süreçte Anayasa’nın çok tartışılacağı ÅŸimdiden belli olmuÅŸtur.
Mevcut anayasamız 1982′de askeri yönetim tarafından yapılmış bir anayasadır. Mevcut Anayasa’nın ıslaha muhtaç bir anayasa olduÄŸu açık ve nettir. Ancak, “Bu anayasa ile olmuyor” diyerek yeni anayasa yapmak ta ülke ve milletin yararına olmayacaktır!
Elbette yeni anayasa yapılabilir. Ancak, önemli olan yeni anayasa yapmak değil, sağlıklı bir anayasa yapabilmektir. Anayasalar eski oldukları için değil, hatalı oldukları için ülke ihtiyaçlarını karşılayamazlar.
Anlatmak istediğim şudur; Yeni anayasa yapmış olmak için, sivil anayasa yapmış olmak için anayasa yapılmamalıdır. Anayasa, daha mükemmel bir anayasal düzen kurgulamak için yapımalıdır.
» Yazının Devamı
07 August 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: anayasa,
cumhurbaşkanlığı,
cumhuriyet,
darbe,
devlet,
diploma,
düzen,
iktidar,
kuvvetler ayrılığı,
özgürlük,
rejim,
rüşvet,
seçim,
sistem,
torpil,
yolsuzluk
O kadar çok şey yazılıp söylendi ki aslında söylenecek pek fazla bir şey yok gibi görünüyor. Ama kendini pek göstermeyen bir şeyler var görünmeyen, duyulmayan, sadece sezinlenebilen.
Bir tespit mi yoksa bir ön yargı mı tam bilemiyorum. Bundan emin olabilmek için ürkmeden, gocunmadan dile getirelemiyenleri konuşmalı, yazmalı diye düşünüyorum.
Böyle bir tartışma ortamını yaratacak bilgi birikimine ve kaleme sahip olmamama rağmen, bir vatandaş olarak zorunlu hissettim kendimi, etkin ve yetkin bizi yöneten, yönlendiren mümtaz şahsiyetlerin zorunlu hissetmediği kadar.
» Yazının Devamı
07 April 2006 | İlgili Olduğu Konular »
CUMHURBAŞKANI Sezer, 1950’den sonra göreve gelen cumhurbaşkanlarının hiçbirine benzemiyor. Hiçbir tantanası yok, son derece gösterişsiz. Görevine bisikletle giden, elinde file pazarda alışveriş yapan, sinema gişesi önünde sıraya giren İskandinavyalı cumhurbaşkanlarına, başbakanlara benziyor.
Son derece tutumlu. Devletin parasını tutkuyla koruyor.
Yurtdışına çok az çıktı. Yurtdışına çıkışlarda uçağına işadamlarını ve gazetecileri doldurmadı, ülke ülke gezmedi. Ailesini ortalığa salmadı, özel ve aile yaşamıyla gündeme gelmedi. Nikáh şahitliği yapmadı, açılış ve temel atma törenlerine katılmadı. Hiç basın toplantısı düzenlemedi, hiçbir gazeteciye özel röportaj vermedi.
» Yazının Devamı
31 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »
BaÅŸbakanımızın önü alınır gibi deÄŸil. Daha önce İzmir hakkında kötü bir ÅŸey söylemiÅŸti, “Peki, öyle demediyse ne dedi?” diye ona buna sorduk durduk. Kimse akıl erdiremedi. Hiç hız kesmeden, “BoÅŸ durmak olur mu?” mantığıyla olsa gerek yeni bir gizemli cümle sarfetti. En yeni bombası; “…” (üç nokta).
Üç nokta hangi durumlarda kullanılır? Karşınızdakine şöyle okkalı bir ÅŸey söylemek istersiniz ama aÄŸzınızdan çıkmaz. Ayıp karşılanacak bir ÅŸeydir, “A aa ne dedi.. aaa” gibi bir tepki alacağınızı bilirsiniz. Öyle ulu orta küfür edip rahatlasanız da olmaz. Onun yerine, hayalgücünüzü kullanarak bu boÅŸluÄŸu doldurun diye üç nokta koyarsınız… BaÅŸbakanımız da böyle yaptı. Bizim hayalgücümüze güvendi ve üç noktayı koltuÄŸumuzun altına sıkıştırdı.
» Yazının Devamı
31 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Türkiye’nin en önemli sorunları en ciddi zeminlerde bile televole formatında ele alınıyor.
Meclisteki bütçe müzakereleri de aynı havada geçti.
Muhalefet liderleri iktidara ve BaÅŸbakan’a BaÅŸbakan da muhaliflerine “hırsız-hain edebiyatı”ndan seçilmiÅŸ küfür melezi sözlerle veryansın etti.
Oysa bütçe ülkenin bir yıllık rotasını belirleyen yasadır. Temel sorunların irdelenmesi, küresel ve bölgesel trendlerin teşhis edilmesi, risk ve fırsatların değerlendirilmesi konusunda çok verimli olabilecek bu zemin ziyan edilmiştir.
Kimlik tartışmaları ve yolsuzluk suçlamaları zaten dünkü, bugünkü ve yarınki gündemimiz, bütçe müzakerelerine bulaştırmasaydık ne kaybederdik?
» Yazının Devamı
16 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »