» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Umutların kenti İstanbul

İstanbul’un yüreÄŸinde, Süleymaniye’de açtım gözlerimi güne. Gökyüzünü hançerlercesine minarelerini uzatmış, dimdik duruyordu tam karşıda. Asırlardır kimseye baÅŸ eÄŸmeyen Süleymaniye, kimseye baÅŸ eÄŸmiyor, yüce ve ölümsüz bir çınar gibi duruyordu tam karşımda. Asırlardır sönmeyen gülümsemesi, göğsünde titreyen ezan sesiyle daha da güçleniyor ve serinletiyordu yüreÄŸimi. Büyüsüne kapılmamak, azametine koÅŸmamak mümkün olmuyordu. İşte dimdik duruyordu İstanbul; tam karşımda, Süleymaniye’de…

Ayasofya, Süleymaniye’nin bu ölümsüzlüğünü, coÅŸkusunu ve asırlık yalnızlığını paylaşıyordu ve kucağını açmış, dünyanın dört bir yanından gelip, büyüsüne kapılan insanlara kanat geriyordu. Yediyüz yıllık bir milletin tüm ruhunun, varlığının ve nakış nakış ilmek ilmek sanatının büyüsünü taşıyordu. İstanbul, Ayasofya’nın kanatlarına sığınmış, yediyüz yıllık bir efsaneyi yaşıyordu.

» Yazının Devamı

* * *

İstanbul’da yaÄŸmurlu bir gündü

Gün yeni başlamıştı. Her zamanki rutinleri yaşadıktan sonra sıra yine İstanbul sokaklarına çıkmaya gelmişti. Dışarıda feci bir yağmur vardı. Her zamanki gibi rahat değildim, çünkü gideceğim yere vaktinde gidemeyecek ve yanıma yedek elbise almam gerekecekti.

Tüm önlemlerimi alıp sokaÄŸa çıktım. Elimde ÅŸemsiye üzerimde yaÄŸmurluk… Yani tam anlamıyla İstanbul yaÄŸmuruna kendi çapımda hazırlık yapmıştım.

Ana caddeye doğru çıkarken tepeden inen suların yanında, yerden üzerime doğru gelecek yağmur sularına hazırlıklıydım. Ne de olsa İstanbullu şemsiye kullanmayı çok iyi biliyor. Gerektiğinde kıyafetlerini yağmur suyundan korumak için bir savaşçı nasıl kullanıyor ise kalkanını aynen şemsiyesini de bu şekilde kullanır.

» Yazının Devamı

* * *

Nedir bu İstanbul’un laleye bulanmış hali?

Pek tabi İstanbul’umuzun toplumumuz için de büyük önemi olan lalelerle bezenmesi insanin içini kıpır kıpır ediyor. Fakat kaç kiÅŸi düşünüyor acaba bu kadar gözümüze gözümüze sokulan 3 milyon lalenin, kapladığı yolların birilerini daha da zengin hale getirmek için 3 milyon kez sökülüp tekrar yapılan kaldırımlarının asıl anafikrinin gözden kaçması için konulmuÅŸ bir göz yanılması olması olasılığını?

BüyükÅŸehir belediyesinin bu atılımını begenmemek tabi ki elde degil. Ama benim söylemeye calıştıgım biraz objektif bakabilmek olaya. Ki yakın tarihimizde Beyoglu İstiklal’in nasıl bir fiyaskoyla sonuçlandıgını bizzat baÅŸkanın aÄŸzından duyduk; “Hataydı” demiÅŸti.

Etrafın güzelleÅŸmesinin elbetteki yanlış bir tarafı olamaz ama kanımca İstanbul’un ihtiyacı olan daha kalıcı güzellikler. Yani kim aksini söyleyebilir ki 6 aya kalmaz bu laleler köpeklerin ya da sarhoÅŸların tuvaletleri haline gelmeyecek. Ya da yanından geçen her çift, sevgilisine bir tanesini koparmak istese dahi aynı sonuçla karşı karşıya kalınmayacak.

» Yazının Devamı

* * *

Hayvan sevgisi ve birleştirici özelliği (1)

Soğuk bir kış günü. Rüzgar keskin bir şekilde suratları zımparılıyor. Zor bela yürüyor sokaktakiler.

İstanbul’un kenar mahallerinden birinde bir apartman. Zemin katın penceresi açılıyor. Yeni uyandığı gözlerinden belli olan bir genç. Kollarını sonuna kadar açıp, titretiyor. Tam o sırada alttan yukarıya doÄŸru bir ÅŸey zıplıyor. Genç irkiliyor. Kendisine doÄŸru zıplayan ÅŸeyin ne olduÄŸunu öğrenmek için pencereden sarkıp, aÅŸağıya doÄŸru eÄŸiliyor. Gördükleri karşısında önce ÅŸaşırıyor ve daha sonra tüm suratını kaplayan bir gülümseme beliriyor.

Biraz pencere önünde oyalandıktan sonra içeriye giriyor. Odalarda bir ÅŸeyler aranıyor. Küçük bir karton koli buluyor. Buzdolabını açıyor…

» Yazının Devamı

* * *

İstanbul, metro ve tramvay

Postitler‘in “Son sefer” baÅŸlıklı yazısında, birçok semtte karşımıza çıkıp, trafikte çılgına dönmemize neden olan metro (çalışmaları) ile tramvay sisteminin karşılaÅŸtırıldığını ve tramvayın tercih edildiÄŸi hissine kapıldım. EÄŸer mesajı yanlış almış isem Sayın M. Selim NaiboÄŸlu’nun beni bağışlayıp yazının kendisine bir cevap olmaktan çıktığını bilmesini istiyorum. Yok eÄŸer verilmek istenen mesaj buna benzer bir karşılaÅŸtırma ise biraz garip bir yaklaşım gibi geldi.

Metro için yapılan kazı çalışmaları pek tabi rahatsız edici, ve deste deste paralar akıtılıyor. Akıtılan bu paralar bizim cebimizden çıkıyor, doÄŸrudur. Fakat yine bizim olan bir sıkıntının aşılabilmesi için; “Trafik”.

Bana kalırsa, beklenilen sonuç nedeniyle bir süre katlanmamız gerekiyor bu duruma.

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.