» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


KomÅŸu komÅŸu, hu hu

Konşu diyen Anadolu aksanı komşuya, sanırım konuşmak ile de ilintili olan konmaktan türeme, konuşlanmada karşılıklılık içeren komşuluğun akustiğine daha uygun düşmekde. Kondu karşıma da, oldu konuşu konuşuma karşılık diye dendi bize. Komşu bakışıyla, birbirine baka baka kararan üzümler yerine, bakısı esriten komşular da olmalı hayat kitabında.

Özüm özüne teşne, her kıpırtısı bir deprem gibi yenilik doğran bir komşusu olsa birinin; o konuş mahallinden kalkıp uçacak takat kalır mı bu halin oluşturduğu sekirle onda. Onda bir sarhoş edicilik var ise, hamuruna katılan şaraptan olmalı bu; sevgi bir şarap olarak anılıyorsa klasik şark şiirinde, bu sarhoş edici yanı nedeniyledir elbette.

» Yazının Devamı

* * *

Türk medyası bizi rahat bırakın!

Siz ki adetleri, örfleri batılı tarza dönüştürmek isteyen Türk medyası, siz ki dış devletlerin psikolojik baskısı altında kalan Türk medyası…

Siz ki Sivas olaylarını 2 saat içinde canlı yayına sürükleyip, Gölcük depremini 24 saat sonra canlı yayına veren Türk medyası olarak ramazan davulunu neden kaldırmasından yana olmasın? Yakında ramazan davulu yerine sahur vakitlerinde çan çaldırılmasına bile göz yumacaklardır.

Ramazan davulu tartışması yapan sizler, ramazanda neden davul çalındığını bilmeden ramazan davulunun kaldırılmasını neden bu kadar istiyorsunuz?

» Yazının Devamı

* * *

Entegrasyon ve asimilasyon

Özellikle Almanya’da yaÅŸayan yabancılar ve tabii ki büyük çoÄŸunluÄŸu teÅŸkil eden Türkler için kullanılan “entegrasyon” kelimesi, bütünleÅŸme, kaynaÅŸma anlamına gelmektedir.

Almanya’da yaÅŸayan yabancıların çoÄŸu bu bütünleÅŸme kavramını tam anlamıyla anlayamamış ne Alman gibi ne de kendi etnik kültürlerindeki bir bireyin yaÅŸamı gibi yaÅŸayamamaktadırlar. Bunun tam tersine bir görüntü ve yaÅŸam tarzı içerisinde yaÅŸam sürdürmekte olan bu kiÅŸiler, dış görüntüleri, müzik, yaÅŸam tarzından, giyiminden kolayca göze çarpmaktadırlar.

Kent sokaklarında gezerken, kafanızı kaldırıp şöyle bir çevrenize bakındığınız zaman kolaylıkla göze çarpan bu kiÅŸileri bir Alman’dan (yerli halktan) ayırt etmeniz pek zor olmayacaktır (Çesitli saç ve sakal imajları ve giyim olarak).

» Yazının Devamı

* * *

Çocuklarımızı nereye yönlendiriyoruz?

Mehmetçiklerimiz ve ülke güvenligimiz için sınır ötesi harekat illaki lazım. Bu konuda oldugu gibi, kültürel açıdan da devletim nerede diyorum.

Nurcular, Süleymancılar, ÅŸucular, bucular, özel okullar, dersane, vakıf olarak ülke çocuklarını mahalleden, sokaktan kopardılar. Sokakların gerçek kültürü yerine “Sokak kültürü” diye kötü bir imaj oluÅŸturuldu. Sebep ailelerin gözü kapalı çocuklarını kurbanlık koyun gibi cemaatlere teslim etmesi!

Hem milletin kurban derilerini hem de çocuklarını alarak karanlık düşüncelerine kaynak saglıyorlar. Peki Türkiye Cumhuriyeti’nin okulları ne iÅŸe yarıyor?

» Yazının Devamı

* * *

Ünlü olmak mı istiyorsunuz?

Ne zaman bir manken, ÅŸarkıcılığa soyunup albüm yapmaya kalksa, bir gün herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olacağı ÅŸeklinde bir öngörü ortaya atılır, yarı sitemkar yarı alaycı. Bu öngörü gerçeÄŸe dönüşecek mi bilmiyoruz ama her geçen gün ekranlara yeni yüzler ekleniyor. Çogunu bir süre sonra unutacak, isminin önündeki ünlü sıfatını çekip alacak olsak da…

Turgut Özal zamanından kalma, kolay yoldan köşe dönme mantalitesinden mi yoksa ekranlardan pompalanan “Televole kültürü“ne özentilikten midir bilinmez, birçok genç amaçlarını “ünlü olmak” olarak betimliyorlar. Hepsi keÅŸfedilmemiÅŸ bir özelliÄŸinin, yadsınamaz bir yeteneÄŸinin olduÄŸunu iddia eden bu gençler, kendileri için hazırlanmış yarışmaların uzayıp giden kuyruklarında ünlü olmayı bekliyorlar.

Bu kuyrukta sabırla beklemiÅŸ olanların arasından bazıları ekranlara çıkma hakkını kazanıyor. Pek tabi ünlü olmanın tek yolu kuyrukda beklemek deÄŸil; Soyunmak, ünlü biri ile aÅŸk yaşıyormuÅŸ izlenimi vermek, maç sonrasında röpörtaj yapanların arkasından el sallamak, sıkışık trafikte “Nerde bu devlet!” diye kameralara haykırmak ve böyle uzayıp gidiyor liste. Yani, ünlü olmanın yolu sadece hayal gücünüzle sınırlı. BaÅŸka bir ülkede bu kadar kolay ünlü olunabiliyor mudur bilinmez ama ülkemizde yaÅŸanan aÅŸağı yukarı bu ÅŸekilde.

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.